← Resmî Gazete · 20 Şubat 2009 · Sayı 27147

YARGI BÖLÜMÜ · Yargı Kararı

Yargıtay 13. Hukuk Dairesine Ait Karar

Metin

Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü

20 Şubat 2009 CUMA

Resmî Gazete

Sayı : 27147

YARGITAY KARARI

Yargıtay 13. Hukuk Dairesinden:

Esas No:2008/14000

Karar No:2008/14691

Mahkemesi:Sarıoğlan Asliye Hukuk Mahkemesi

Tarihi:19/7/2007

Numarası :2007/38-2007/81

Davacı:M. Ali Şahiner

Davalı:Mehmet Taştan

Taraflar arasındaki çek iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün kanun yararına temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, Ziraat Bankasına ait 11/4/2007 ve 7/5/2007 keşide tarihli iki adet çeki mal karşılığı olarak düzenleyip davalıya verdiğini, ancak, mallar teslim edilmediği halde çeklerin ciro edildiğini ileri sürerek, çeklerin iptaline karar verilmesini istemiştir.

Davalı, malları teslim edemediğini, çeklerin karşılıksız kaldığını belirterek davayı kabul etmiştir.

Mahkemece, dosya kapsamı ve davalının beyanı nazara alınarak davanın kabulü ile çeklerin iptaline karar verilmiş; hüküm, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz edilmiştir.

Yukarıda da kısaca özetlendiği gibi davacı, sipariş ettiği mal bedeli olarak çek keşide edip davalıya verdiğini, ancak malların teslim edilmediğini, bu arada çeklerin üçüncü kişiye ciro edildiğini ileri sürerek çeklerin iptalini istemiştir. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 730/20 maddesi yollaması ile aynı yasanın 669 ve müteakip maddeleri uyarınca çekin iptalini isteme hakkı sadece hamile ait olup, keşideciye böyle bir hak tanınmamıştır. Böyle bir durumda keşideci, anılan yasanın 711. maddesi hükmü gereğince muhatabı ödemekten men edebilir veya elinden çıkan çek bedelinin istenilmesi halinde borçlu olmadığının tespitini isteyebilir. Kaldı ki dava, keşideci tarafından lehdara karşı açılmış menfi tespit davası olarak nitelendirilmesi halinde de, çeki ciro yoluyla elde etmiş iyi niyetli çek hamilini bağlayacak şekilde çekin iptaline karar verilemez. Ancak davacının lehdara olan davalıya borçlu olmadığının tespitine karar vermekle yetinilmelidir. Mahkemece bu nedenlerle davanın reddine, şayet dava, menfi tespit davası olarak nitelendirilirse, sadece davalı yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken, keşideci tarafından lehdar hasım gösterilmek suretiyle açılan çek iptaline ilişkin davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazların kabulü ile kazanılmış hakları etkilememek üzere hükmün HUMK.nun 427/6 maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, ilamın bir örneğinin yayınlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 4/12/2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.