← Resmî Gazete · 14 Ocak 2009 · Sayı 27110

YARGI BÖLÜMÜ · Yargı Kararı

Yargıtay 13.Hukuk Dairesine Ait Karar

Metin

Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü

14 Ocak 2009 ÇARŞAMBA

Resmî Gazete

Sayı : 27110

YARGITAY KARARI

Yargıtay 13. Hukuk Dairesinden:

Esas No:2008/13999

Karar No:2008/14939

Mahkemesi:Ankara 6. Tüketici Mahkemesi

Tarihi:16/1/2008

Numarası :2007/525-2007/12

Davacı:İnci Aytaç vekili avukat Semra Kanalp Erden

Davalı:1- Nokia Komünikasyon A.Ş. vekili avukat Ece Güner 2- Mobilium

İlet. Hiz. A.Ş. 3- Ulasal Telfon Ltd. Şti.

Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı Nokia Komünikasyon A.Ş. avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalılardan Mobilium İletişim hizmetleri A.Ş. firmasından 16.4.2006 tarihinde satın aldığı cep telefonunun ayıplı olması nedeniyle ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı Nokia Komünikasyon A.Ş., dava konusu telefonun şirket tarafından ithal edilmediğini, başka yollarla yurda sokulan, ithalatçısı olmadığı telefondan sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini dilemiş, diğer davalılar duruşmaya gelmemiştir.

Mahkemece, davanın kabulüne ayıplı telefonun yenisi ile değiştirilmesine karar verilmiş; miktar itibariyle kesin olan hüküm, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz edilmiştir.

4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesinin üçüncü fıkrasında “imalatçı-üretici, satıcı, bayi, acente, ithalatçı ve 10. maddesinin beşinci fıkrasına göre kredi veren” ayıplı maldan müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Aynı Kanunun 3. maddesi (j) bendinde “ithalatçı : Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere tüketiciye sunulmuş olan mal veya hizmetleri ya da bu mal veya hizmetlerin hammaddelerini yahut ara mallarını yurt dışından getirerek satışa sunan gerçek veya tüzel kişiyi... ifade eder” şeklinde tanımlamıştır. Davalı Nokia Komünikasyon A.Ş., davaya konu telefonun üretimini, ithalini ve satışını firmalarının yapmadığını, Nokia tarafından ithal edilerek Türkiye’ye getirilen telefonların Garanti Belgelerinde Nokia Komünikasyon A.Ş. kaşesi ve yetkili imzasının yer aldığını, şirket tarafından ithal edilmediğinden garanti belgesi sunamadıklarını, husumetin firmalarına yöneltilemeyeceğini belirterek itirazda bulunmuş olup, davalının bu savunması üzerinde durulup, gerekli araştırma ve inceleme yapılmamıştır.

Telekomünikasyon Kurumu’nun 26.1.2005 tarih ve 2005/37 sayılı kararı doğrultusunda hazırlanan ve 28 Nisan 2005 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren Teknik Düzenlemelere göre; piyasaya arz edilecek GSM telefon cihazlarının ambalajları içerisinde ithalatçısı tarafından düzenlenmiş Garanti Belgesinin yanısıra, cihaz üreticisi tarafından düzenlenmiş Uluslararası veya bölgesel Garanti Belgesi de yer alacaktır. Öte yandan Yurtdışından ithal edilen cep telefonlarına ait ithalatçı bilgileri Telekomünikasyon Kurumu tarafından kayıt altına alınmaktadır. Kanunen Telekomünikasyon Kurumu tarafından tutulan bu kayıtlardan, dava konusu telefonun ithalat bilgilerinin, telefonun Garanti Belgelerinde Nokia Komünikasyon A.Ş. kaşesi ve yetkili imzası yer alan ilgili kayıtların istendiğine dair dosyada bir bilgi ve belge olmadığı anlaşılmıştır. Öyle olunca, az yukarıda açıklanan yasa maddeleri ve Teknik Düzenlemeler de birlikte değerlendirildiğinde mahkemece, iş bu talep ve savunma yönünden taraf delilleri toplanıp, incelenmek ve davalıların sorumluluk yüklenmesine sebep olan sıfatlarının herhangi bir şüpheye yer vermeyecek şekilde verilen kararda açıkça gösterilmek suretiyle, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesis etmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın HUMK’nun 427/6. maddesine dayalı olarak talep ettiği kanun yararına bozma isteğinin kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, 17.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.