← Resmî Gazete · 13 Ocak 2009 · Sayı 27109

YARGI BÖLÜMÜ · Yargı Kararı

Yargıtay 7. ve 13. Hukuk Dairelerine Ait Kararlar

Metin

Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü

13 Ocak 2009 SALI

Resmî Gazete

Sayı : 27109

YARGITAY KARARLARI

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinden:

Esas : 2008/5383

Karar : 2008/5017

Mahkemesi : İstanbul 2. Sulh Hukuk Mahkemesi

Tarihi: 7.12.2006

Numarası : 2006/1100-2006/1342

Davacı: İstanbul Valiliği İl Dernekler Müdürlüğü

Davalı: Genç Otomotivciler Derneği

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda yerel mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay C. Başsavcılığı tarafından istenilmekle raportör üyenin açıklamaları dinlendi. Evrak okundu. Gereği görüşüldü:

İstanbul Valiliği İl Dernekler Müdürlüğünün 23.7.2006 tarihli 2006 sayılı yazıları üzerine 4721 sayılı T.M.K.nun 87. maddesi gereğince davalı derneğin kendiliğinden dağılmış sayılmasına mahkemece karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Dava T.M.K.nun 87. maddesi hükmü gereğince davalı derneğin kendiliğinden sona erdiğinin tespiti davasıdır. Dosyanın incelemesinde İstanbul Valiliği İl Dernekler Müdürlüğünün talep yazısı üzerine anılan mahkemece esasa kaydedilen davanın dosya üzerinden yapılan inceleme ile sonuçlandırıldığı görülmüştür.

5253 sayılı Dernekler Kanununun 18/1 maddesinde "bu kanunla ilgili olarak Hukuk Mahkemelerinde bakılacak davalarda basit yargılama usulü uygulanır." denilmektedir. Dernekler Kanununun 36. maddesinin son cümlesinde ise "sözü edilen kanunda hüküm bulunmayan hallerde 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun hükümleri uygulanacağı" öngörülmüştür.

Sözü edilen yasal düzenlemeler gereğince Dernekler Kanunu ile ilgili hukuk davalarında duruşma yapılması ve yargılamanın basit usule göre gerçekleştirilmesi ve sonuçlandırılması gerekmektedir.

Davanın dosya üzerinde inceleme yapılarak karara bağlanması konusunda mahkemeye takdir hakkı tanınmamıştır. Ayrıca HUMK 73. maddesine göre de “istisnalar haricinde hakimin her iki tarafı istima veyahut iddia ve müdaafalarını beyan etmeleri için kanuni şekillere tevfikan davet etmedikçe hükmünü veremeyeceği” kabul edilmiştir.

Hal böyle olunca Yargıtay C. Başsavcılığının HUMK'nun 427/6 maddesine dayalı kanun yararına bozma isteminin açıklanan sebeplerle kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA,

Kararın onaylı bir örneğinin Adalet Bakanlığınca Resmî Gazete’de yayınlanmak üzere onaylı bir örneğinin de Yüksek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına, dava dosyasının yerel mahkemesine gönderilmek üzere Yüksek Yargıtay Başsavcılığına gönderilmesine 18.11.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.

—— • ——

Yargıtay 13. Hukuk Dairesinden:

Esas No:2008/7449

Karar No:2008/14015

Mahkemesi:İstanbul 5. Tüketici Mahkemesi

Tarihi:6/3/2007

Numarası :2006/1113-2007/95

Davacı:Digital Platform İletişim Hizmetleri A.Ş. vekili avukat

Erdal Büyükkaya

Davalı:Mustafa Ercan

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de dava miktar itibariyle duruşmaya tabi olmadığından bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı ile aralarında “Digitürk Konut İçi Bireysel Abonelik Sözleşmesi” bulunduğunu, davalının 170.65 YTL borcunu ve bunun işlemiş faizini ödemediğini, girişilen icra takibine itiraz ettiğini, Tüketici Mahkemesinde açılan dava yönünden miktar itibarıyle bu tür uyuşmazlıkların Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerince çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik karar verildiğini, Beşiktaş İlçesi Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvurduklarını, Hakem Heyetinin de tacir olan davacının, tacir olması nedeniyle talep hakkının olmadığı ve şikayet hakkının bulunmadığından bahisle talebini reddettiğini, Halbuki alacağının sözleşmeden kaynaklandığı ve bu ücretin verilen hizmetin karşılığı olduğunu, yasaya aykırılığının bulunmadığını ileri sürerek, Beşiktaş Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığı' nın 28.6.2006 tarih ve 2006/247 sayılı kararının iptaline ve işlemiş faiziyle birlikte 643.70 YTL ye ulaşan alacağın tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 4077 Sayılı yasadan kaynaklandığı ve miktar itibarıyle sorunun çözümün de Tüketici Sorunları Hakem Heyetine ait olduğu, görevden kaçınmanın sorumluluk getireceği gerekçe gösterilerek Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, davacının diğer taleplerinin reddine, talep halinde dosyanın Beşiktaş Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığına gönderilmesine karar verilmiş; miktar itibarı ile kesin olan hüküm Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz edilmiştir.

Dava, taraflar arasındaki abonelik sözleşmesine dayalı olarak ödenmeyen abonelik ücretinin tahsiline ilişkin olarak Beşiktaş Tüketici Sorunları Hakem Heyeti'nce verilen kararın itirazen kaldırılmasına ve alacağın tahsiline ilişkin olup, Taraflar arasındaki uyuşmazlıkta davacının verdiği hizmet karşılığında davalıdan talepte bulunup bulunamayacağı, Mahkemeninde Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararını kaldırırken onun yerine geçip, yeni bir karar verip veremeyeceği noktasında toplanmaktadır. 4822 sayılı Yasa ile değişik 4077 sayılı Yasanın 22. maddesinin 5. fıkrasında "Değeri beş yüz milyon liranın altında bulunan uyuşmazlıklarda (1.1.2006 tarihinden itibaren bu miktar 724.99 YTL ye çıkarılmıştır) Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerine başvuru zorunludur. Bu uyuşmazlıklarda heyetin vereceği kararlar tarafları bağlar. Bu kararlar İcra ve İf1as Kanununun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirilir. Taraflar bu kararlara karşı 15 gün içinde tüketici mahkemesine itiraz edebilirler. İtiraz, tüketici sorunları hakem heyeti kararının icrasını durdurmaz, ancak talep edilmesi şartıyla hakim, tüketici sorunları hakem heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabilir. Tüketici sorunları hakem heyeti kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine tüketici mahkemesinin vereceği karar kesindir” yazılıdır. Yine aynı yasanın 23/1 maddesinde de “Bu kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılacağı” yazılıdır. Davacının talep ettiği 643.77 YTL nın yasada öngörülen 724.99 YTL nın altında kaldığı da dikkate alınmak suretiyle az yukarıda açıklanan yasa maddeleri de birlikte değerlendirildiğinde mahkemece, Tüketici Sorunları Hakem Heyetine itiraz şeklinde gelen iş bu talep yönünden taraf delilleri toplanıp, işin esası incelenmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis etmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının HUMK nun 427/6 maddesine dayalı olarak talep ettiği kanun yararına bozma isteğinin kabulü ilehükmün sonucaetkiliolmamaküzere BOZULMASINA, 25.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.