|
Yargıtay 7.
Hukuk Dairesinden:
Esas : 2008/5383
Karar : 2008/5017
Mahkemesi : İstanbul 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarihi:
7.12.2006
Numarası : 2006/1100-2006/1342
Davacı:
İstanbul Valiliği İl Dernekler Müdürlüğü
Davalı:
Genç Otomotivciler Derneği
Taraflar
arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda yerel mahkemece verilen
hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay
C. Başsavcılığı tarafından istenilmekle raportör
üyenin açıklamaları dinlendi. Evrak okundu. Gereği görüşüldü:
İstanbul Valiliği
İl Dernekler Müdürlüğünün 23.7.2006 tarihli 2006 sayılı yazıları üzerine
4721 sayılı T.M.K.nun
87. maddesi gereğince davalı derneğin kendiliğinden dağılmış sayılmasına
mahkemece karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği
anlaşılmaktadır.
Dava T.M.K.nun 87. maddesi hükmü
gereğince davalı derneğin kendiliğinden sona erdiğinin tespiti davasıdır.
Dosyanın incelemesinde İstanbul Valiliği İl Dernekler Müdürlüğünün talep
yazısı üzerine anılan mahkemece esasa kaydedilen davanın dosya üzerinden
yapılan inceleme ile sonuçlandırıldığı görülmüştür.
5253 sayılı
Dernekler Kanununun 18/1 maddesinde "bu kanunla ilgili olarak Hukuk
Mahkemelerinde bakılacak davalarda basit yargılama usulü uygulanır."
denilmektedir. Dernekler Kanununun 36. maddesinin son cümlesinde ise
"sözü edilen kanunda hüküm bulunmayan hallerde 4721 sayılı Türk Medeni
Kanununun hükümleri uygulanacağı" öngörülmüştür.
Sözü edilen yasal
düzenlemeler gereğince Dernekler Kanunu ile ilgili hukuk davalarında
duruşma yapılması ve yargılamanın basit usule göre gerçekleştirilmesi ve
sonuçlandırılması gerekmektedir.
Davanın dosya
üzerinde inceleme yapılarak karara bağlanması konusunda mahkemeye takdir
hakkı tanınmamıştır. Ayrıca HUMK 73. maddesine göre de “istisnalar
haricinde hakimin her iki tarafı istima veyahut iddia ve müdaafalarını
beyan etmeleri için kanuni şekillere tevfikan davet etmedikçe hükmünü
veremeyeceği” kabul edilmiştir.
Hal böyle olunca
Yargıtay C. Başsavcılığının HUMK'nun 427/6 maddesine
dayalı kanun yararına bozma isteminin açıklanan sebeplerle kabulü ile
hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA,
Kararın onaylı bir
örneğinin Adalet Bakanlığınca Resmî Gazete’de yayınlanmak üzere onaylı bir
örneğinin de Yüksek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına, dava dosyasının
yerel mahkemesine gönderilmek üzere Yüksek Yargıtay Başsavcılığına
gönderilmesine 18.11.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.
—— • ——
Yargıtay 13. Hukuk Dairesinden:
Esas No:2008/7449
Karar
No:2008/14015
Mahkemesi:İstanbul
5. Tüketici Mahkemesi
Tarihi:6/3/2007
Numarası :2006/1113-2007/95
Davacı:Digital Platform İletişim Hizmetleri A.Ş. vekili avukat
Erdal
Büyükkaya
Davalı:Mustafa
Ercan
Taraflar
arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda
yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün
süresi içinde davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de dava
miktar itibariyle duruşmaya tabi olmadığından bu isteğin reddiyle
incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya
incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,
davalı ile aralarında “Digitürk Konut İçi
Bireysel Abonelik Sözleşmesi” bulunduğunu, davalının 170.65
YTL borcunu ve bunun işlemiş faizini ödemediğini, girişilen icra takibine
itiraz ettiğini, Tüketici Mahkemesinde açılan dava yönünden miktar itibarıyle bu tür uyuşmazlıkların Tüketici Sorunları
Hakem Heyetlerince çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik karar
verildiğini, Beşiktaş İlçesi Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvurduklarını,
Hakem Heyetinin de tacir olan davacının, tacir olması nedeniyle talep
hakkının olmadığı ve şikayet hakkının bulunmadığından bahisle talebini
reddettiğini, Halbuki alacağının sözleşmeden kaynaklandığı ve bu ücretin
verilen hizmetin karşılığı olduğunu, yasaya aykırılığının bulunmadığını
ileri sürerek, Beşiktaş Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığı' nın 28.6.2006 tarih ve 2006/247 sayılı kararının
iptaline ve işlemiş faiziyle birlikte 643.70 YTL ye ulaşan alacağın
tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı
davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 4077 Sayılı yasadan
kaynaklandığı ve miktar itibarıyle sorunun
çözümün de Tüketici Sorunları Hakem Heyetine ait olduğu, görevden
kaçınmanın sorumluluk getireceği gerekçe gösterilerek Hakem Heyeti
kararının kaldırılmasına, davacının diğer taleplerinin reddine, talep
halinde dosyanın Beşiktaş Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığına
gönderilmesine karar verilmiş; miktar itibarı ile kesin olan hüküm Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz edilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki abonelik sözleşmesine dayalı olarak
ödenmeyen abonelik ücretinin tahsiline ilişkin olarak Beşiktaş Tüketici
Sorunları Hakem Heyeti'nce verilen kararın itirazen
kaldırılmasına ve alacağın tahsiline ilişkin olup, Taraflar arasındaki
uyuşmazlıkta davacının verdiği hizmet karşılığında davalıdan talepte
bulunup bulunamayacağı, Mahkemeninde Tüketici
Sorunları Hakem Heyeti kararını kaldırırken onun yerine geçip, yeni bir
karar verip veremeyeceği noktasında toplanmaktadır. 4822 sayılı Yasa
ile değişik 4077 sayılı Yasanın 22. maddesinin 5. fıkrasında "Değeri
beş yüz milyon liranın altında bulunan uyuşmazlıklarda (1.1.2006 tarihinden
itibaren bu miktar 724.99 YTL ye çıkarılmıştır)
Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerine başvuru zorunludur. Bu uyuşmazlıklarda
heyetin vereceği kararlar tarafları bağlar. Bu kararlar İcra ve İf1as
Kanununun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine
getirilir. Taraflar bu kararlara karşı 15 gün içinde tüketici mahkemesine
itiraz edebilirler. İtiraz, tüketici sorunları hakem heyeti kararının
icrasını durdurmaz, ancak talep edilmesi şartıyla hakim,
tüketici sorunları hakem heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla
durdurabilir. Tüketici sorunları hakem heyeti kararlarına karşı yapılan
itiraz üzerine tüketici mahkemesinin vereceği karar kesindir” yazılıdır.
Yine aynı yasanın 23/1 maddesinde de “Bu kanunun uygulanmasıyla ilgili
olarak çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılacağı”
yazılıdır. Davacının talep ettiği 643.77 YTL nın yasada öngörülen 724.99 YTL nın
altında kaldığı da dikkate alınmak suretiyle az yukarıda açıklanan yasa
maddeleri de birlikte değerlendirildiğinde mahkemece, Tüketici Sorunları
Hakem Heyetine itiraz şeklinde gelen iş bu talep yönünden taraf delilleri
toplanıp, işin esası incelenmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi
gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis etmiş olması, usul ve yasaya aykırı
olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının HUMK nun 427/6 maddesine dayalı olarak talep ettiği kanun
yararına bozma isteğinin kabulü ilehükmün sonucaetkiliolmamaküzere BOZULMASINA,
25.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
|