|
Yargıtay 2. Hukuk
Dairesinden:
Esas No: 2007/13557
Karar
No: 2008/13834
Mahkemesi: Yığılca Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi: 7/7/2005
Numarası: Esas No: 2005/70 Karar No: 2005/82
Davacı: Semiha Çiçek
Davalı: Nurcan Sürekli
Dava
Türü: Evlat Edinme
Temyiz
Eden: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Taraflar arasındaki davanın
yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına
bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp
düşünüldü.
1
- Dava evlat edinme istemine ilişkindir.
Görev
kamu düzenine ilişkindir. Mahkemece yargılamanın her aşamasında
kendiliğinden dikkate alınması gerekir. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin
Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesi; 4721 sayılı
Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere (TMK.md. 118- 395) kaynaklanan bütün davaların Aile
Mahkemesinde bakılacağını hükme bağlamıştır.
Şu
halde Aile Mahkemesi kurulmayan yerlerde Hakimler
ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Asliye Hukuk Mahkemelerinde davanın
Aile Mahkemesi sıfatı ile görülüp karara bağlanması gerekir. (H.G.K 16/11/2005 tarih ve 2/673 - 617 sayılı kararı) Bu
açıklamalar karşısında; davaya Aile Mahkemesi sıfatıyla bakılması
gerekirken, bu husus düşünülmeden Asliye Hukuk Mahkemesi olarak yargılamaya
devam edilip, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı ise de;
karar kesinleşmiş olduğundan bu husus bozma sebebi yapılmamış yanlışlığa
işaret olunmakla yetinilmiştir.
2
- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına temyizinin
incelenmesine gelince;
Davacı
Semiha Çiçek vekilince 18/4/2005 tarihinde davalı
Nurcan Sürekli'ye karşı açılan evlat edinme davasının
yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulü ile davalının 21/6/2001
doğumlu kızı Rüyanur'un davacı tarafından evlat
edinilmesine karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği
anlaşılmaktadır.
4721
sayılı Türk Medeni Kanununun evlat edinme kararı vermeden önce hakime araştırma yükümlülüğü getiren 316. maddesine göre
evlat edinmeye, ancak esaslı sayılan her türlü durum ve koşulların kapsamlı
biçimde araştırılmasından, evlat edinen ile edinilenin dinlenmelerinden ve
gerektiğinde uzmanların görüşünün alınmasından sonra karar verilir.
Araştırmada özellikle evlat edinen ile edinilenin kişiliği ve sağlığı,
karşılıklı ilişkileri, ekonomik durumları, evlat edinenin eğitme yeteneği,
evlat edinmeye yönelten sebepler ve aile ilişkileri ile bakım
ilişkilerindeki gelişmelerin açıklığa kavuşturulması gerekir. Evlat
edinenin altsoyu varsa, onların evlat edinme ile ilgili tavır ve düşünceleri
de değerlendirilir.
Aynı
Kanunun 305. maddesinin ikinci fıkrasında da "evlat edinmenin her
halde küçüğün yararına bulunması ve evlat edinenin diğer çocuklarının
yararlarının hakkaniyete aykırı bir biçimde zedelenmemesi de gerekir"
hükmüne yer verilmiştir.
Dosyada
mevcut nüfus kaydına göre davacının sağ ve reşit oldukları anlaşılan Halit,
Necdet, Necmi ve Necati adlı reşit çocuklarının
yukarıda sözü edilen hükümler uyarınca tavır ve düşünceleri ile
yararlarının değerlendirilmediği görülmüştür.
Mahkemece,
Türk Medeni Kanununun 305. ve 316. maddesi gereğince kapsamlı bir araştırma
yapılmadan, davacıların adı geçen çocukları dinlenmeden eksik inceleme ile
davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun
427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin yukarıda 2.bentte
açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere
BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 22/10/2008
çar.
—— • ——
Yargıtay 2. Hukuk
Dairesinden:
Esas No: 2007/13559
Karar
No: 2008/14119
Mahkemesi: Eskişehir 1. Aile Mahkemesi
Tarihi: 10/10/2006
Numarası: Esas No: 2006/702 Karar No: 2006/798
Davacı: Mustafa Göksel - Cevriye
Göksel
Davalı: Hasımsız
Dava Türü: Evlenmeye
İzin
Temyiz
Eden: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Davanın yapılan muhakemesi
sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen
hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği
görüşülüp düşünüldü.
1
Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun
124/2. maddesi ile "ancak hakim olağanüstü
durumlarda ve pek önemli bir sebep ile 16 yaşını doldurmuş olan erkek veya
kadının evlenmesine izin verebilir. Olanak bulundukça karardan önce ana ve
baba veya vasi dinlenir" hükmü getirilmiştir.
Evlenmesine
izin verilmesi istenen 18/9/1991 doğumlu Nilgün
Göksel’in dava tarihinde 16 yaşını doldurmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece
yasal şartların oluşmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi
gerekirken Türk Medeni Kanununun 124/2. maddesi hükmüne aykırı olarak
evlenmeye izin verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun
427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple
kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle
karar verildi. 27/10/2008 (pzt.)
—— • ——
Yargıtay 2. Hukuk
Dairesinden:
Esas No: 2007/13558
Karar
No: 2008/14178
Mahkemesi: Ankara 2. Aile Mahkemesi
Tarihi: 1/11/2006
Numarası: Esas No: 2006/498 Karar No: 2006/l065
Davacı: Cemile İnci Önür
Davalı: Hasımsız
Dava Türü: Evlat
Edinme
Temyiz
Eden: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Taraflar
arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen
hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği
görüşülüp düşünüldü.
Davacı
Cemile İnci Önür vekili tarafından hasımsız
olarak açılan davada, davacının vasisi olduğu 1/7/1995
doğumlu Berk Timuçin Özvardar'ı evlat edinmesine
karar verilmesinin istendiği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve
hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
4721
sayılı Türk Medeni Kanununun 426. maddesine göre bir işte yasal temsilcinin
menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa, vesayet makamı
tarafından ilgilinin isteği üzerine veya re'sen
temsil kayyımı atanır.
Evlat edinmek isteyen vasi ile evlat edinilmek istenen küçük
arasında menfaat çatışması meydana geldiğinden mahkemece, küçük Berk
Timuçin'in kayyımla temsilin sağlanması, gösterildiği takdirde onun da
delillerinin toplanması, bütün delillerin birlikte değerlendirilmesi ve
sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davanın hasımsız olarak görülmesi
ve eksik incelemeyle hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Yine,
aynı Kanunun 463. maddesinde vesayet makamının izninden sonra denetim
makamının da izninin gerekli olduğu haller düzenlenmiş olup, vesayet
altındaki kişinin evlat edinmesi ve evlat edinilmesi hali de bunlar
arasında sayılmaktadır. Mahkemece vesayet ve denetim makamlarından izin
alınmaksızın, küçüğün evlat edinilmesine karar verilmesi de usul ve yasaya
aykırıdır.
SONUÇ:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun
427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple
kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle
karar verildi. 27/10/2008 pzt.
|