← Resmî Gazete · 31 Ağustos 2008 · Sayı 26983

YARGI BÖLÜMÜ · Yargı Kararı

Yargıtay 2, 14 ve 18. Hukuk Dairelerine Ait Kararlar

Metin

Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü

31 Ağustos 2008 PAZAR

Resmî Gazete

Sayı : 26983

YARGITAY KARARLARI

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:

Esas No: 2007/11016

Karar No: 2008/10040

Mahkemesi: İstanbul 1. Sulh Hukuk Mahkemesi

Tarihi: 30/5/2006

Numarası: Esas no: 2006/116Karar no: 2006/226

Davacı: Aysel Bayram Özdil

Davalı: Hasımsız

Dava Türü: Miras Şirketine Temsilci Atanması

Temyiz Eden: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 640. maddesi gereğince atanan miras şirketi temsilcisi, özel kayyım yetkilerine sahip olup tüm mirasçılar (tereke) adına tasarruf ve hareket eder. Miras şirketine mümessil atanmasına ilişkin karar, tüm mirasçıların hukukunu etkileyeceğinden davaya mirasçıların tamamının katılımının sağlanması gerekmektedir.

Diğer taraftan, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 73. maddesinde:

"Kanunun gösterdiği istisnalar haricinde hakim her iki tarafı istima veyahut iddia ve müdafaalarını beyan etmeleri için kanuni şekillere tevfikan davet etmedikçe hükmünü veremez."

Hükmüne yer verilmiştir.

Mahkemece anılan hükümler göz önünde bulundurularak, re'sen gözetilmesi gereken taraf teşkilinin sağlanması gerekirken, bu hususa uyulmaksızın davanın esasına girilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 7.7.2008 pzt.

—— • ——

Yargıtay 14. Hukuk Dairesinden:

Esas No:2008/8165

Karar No:2008/9268

Mahkemesi:Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Tarihi:20/4/2006

Numarası:2006/160-2006/265

Davacı:MEHMET GÜZEL

Davalı:2. TAPU SİCİL MÜDÜRLÜĞÜ

Davacı tarafından, davalı aleyhine 2.3.2006 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.4.2006 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.6.2008 gün ve 2008/126687 sayılı tebliğnamesi ile HUMK.nun 427/6. maddesi gereğince Kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı, 2.3.2006 tarihli dilekçesi ile, 808 sayılı parselde 2/8 pay maliki olan amcasının tapuda Ahmet oğlu Şükrü Güzel yazılı isminin nüfus kaydına uygun olarak Ahmet oğlu Mehmet Şükrü Güzel şeklinde düzeltilmesini istemiştir. Tapu kaydı, nüfus kaydı, zabıta ve nüfus araştırması yapılıp, duruşmada dinlenen şahit beyanı alındıktan sonra mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Adalet Bakanlığının gösterdiği lüzum üzerine taraf sıfatı bulunmayan davacının davasının reddi istemiyle HUMK.nun 427/6. maddesi gereğince Kanun yararına bozma istemiştir.

Dava, Türk Medeni Kanunu'nun 1027. maddesi gereğince tapuda isim tashihi istemine ilişkindir. Dosyada veraset ilamı mevcut değildir. Dava dilekçesi ekinde mahkemeye sunulan Ahmet oğlu Mehmet Şükrü Güzel'in 25.10.1980 tarihinde vefat etmiş olup, nüfus kaydının tetkikinde, eş ve çocuklarının sağ olduğu görülmektedir. Davacı, dava dilekçesinde de murisin amcası olduğunu beyan etmiştir. Bu durumda davacı, murisin mirasçısı değildir. Tapu maliki adına dava hakkından söz edilemez. HUMK.nun 221. maddesi gereğince, resen dikkate alınması gereken ve taraf sıfatı bulunmayan davacının davasının reddine karar verilmesi gerekirken davanın esası hakkında hüküm kurulması doğru olmamıştır.

Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 426/6 maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin yukarıda açıklanan nedenle kabulüne, hükmün sonuca etkili olunmamak üzere BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere karar bir örnek ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 15.7.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

—— • ——

Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:

Esas No:2008/5669

Karar No:2008/8393

Davacı Battal Toper ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 29.6.2007 günlü ve 2007/228 Esas 2007/943 Karar sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 6.5.2008 gün ve Hukuk-2008/62247 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı dava dilekçesinde, nüfus kütüğünde 1929 olarak yazılı doğum tarihinin 1.1.1929 olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüyle davacının doğum tarihinin 1.7.1929 olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.

5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun "tarihlerde düzeltme ve tamamlama yetkisi" kenar başlığını taşıyan 39. maddesinin birinci fıkrasında "Genel Müdürlük, nüfus kayıtlarına göre vatandaşların hicri veya rumi tarihle yazılmış nüfus olaylarının tarihlerini miladi yıla çevirerek aile kütüklerine geçirmeye, doğum tarihlerinin ay ve günü belli olmayanların da eksikliklerini tamamlamaya yetkilidir." hükmüne yer verilmiştir. Anılan hükme göre nüfus kayıtlarında doğum tarihlerinin ay ve günü belli olmayanların eksikliklerini tamamlamak, idari bir görevdir. Mahkemece HUMK.nun 7. maddesinin birinci fıkrası gereğince görev yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve Yasaya aykırı bulunmuştur.

Kabule göre ise;

Mahkemece doğum tarihinin 1.7.1929 olarak düzeltilmesine karar verilen davacı 8.5.1929 tarihinde nüfusa tescil edilmiştir. Bir kimsenin doğmadan önce nüfus kütüğüne tescili mümkün değildir.

Hakim nüfus kayıtlarında düzeltme yaparken kayıtlar arasında çelişki meydana getirmemeye ve hayatın doğal akışına ters düşecek durumlara yol açmamaya özen göstermesi gerekirken bu hususa dikkat edilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru bulunmamıştır.

Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.'nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 10.7.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

—— • ——

Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:

Esas No:2008/5670

Karar No:2008/8394

Davacı Tülü Peker ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Kadirli 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 9.10.2007 günlü ve 2007/346 Esas 2007/432 Karar sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 6.5.2008 gün ve Hukuk-2008/65767 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAYKARARI

Davacı dava dilekçesinde, nüfus kütüğünde 5.4.1967 olarak kayıtlı doğum tarihinin 5.4.1969 olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden davacının nüfusa 6.4.1967 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır. Bir kimsenin doğmadan önce nüfusa tescili mümkün olmadığı halde doğum tarihinin 5.4.1969 olarak düzeltilmesi nüfus kayıtlarında çelişki meydana getirmektedir.

Hakim, nüfus kayıtlarında düzeltme yapılmasına karar verirken, bu kayıtlar arasında çelişki meydana getirmemek ve hayatın olağan akışına ters düşecek durumlara yol açmamaya özen göstermek zorunda olup, bu hususa uyulmaması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.'nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 10.7.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

—— • ——

Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:

Esas No:2008/5671

Karar No:2008/8395

Davacılar Dilek Güneş ve Arzu Güneş ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Ümraniye 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 14.8.2007 günlü ve 2007/202E-2007/448K sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 6.5.2008 gün ve Hukuk- 2008/80983 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacılar dava dilekçesinde, ikiz olduklarını ve nüfus kütüğünde 15.10.1984 olarak kayıtlı doğum tarihlerinin 15.10.1986 olarak düzeltilmesini istemişler, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Doğum tarihlerinin düzeltilmesine karar verilen davacılar ile aynı anneden doğduğu anlaşılan kardeşi 12.2.1987 doğumlu Songül arasında düzeltilen doğum tarihine göre 3 ay 27 günlük bir zaman farkı bulunmaktadır. Bir kadının bu süre içerisinde iki kez doğum yapmasının tıbben mümkün olmadığı açık olup, hakim, nüfus kayıtlarında düzeltme yaparken bu kayıtların diğerleri ile çelişik olmamasına özen göstermeli, böyle bir sonucu doğuracak kararlar vermemelidir. Mahkemece bu husus dikkate alınmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.'nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 10.7.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

—— • ——

Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:

Esas No:2008/5672

Karar No:2008/8396

Davacı Seyfettin Ateş ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Tuzla Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 28.3.2007 günlü ve 2007/149-2007/218 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 6.5.2008 gün ve Hukuk- 2008/89830 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı dava dilekçesinde nüfus kütüğüne 21.5.1978 olarak kayıtlı doğum tarihinin 21.5.1981 olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

4721 sayılı Türk Medeni Yasasının 285. maddesinin birinci fıkrasında "Evlilik birliği devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde doğan çocuğun babası kocadır" hükmüne yer verilmiştir.

Dosyada bulunan nüfus kayıt örneğinden davacının babası Yaşar Ateş'in 14.6.1978 tarihinde öldüğü anlaşılmıştır. Düzeltilen doğum tarihine göre davacı, babasının ölümünden 2 yıl 10 ay 7 gün sonra doğmuştur. Ancak böyle bir durumun tıbben gerçekleşmesi mümkün değildir. Davacının nesebinin sahih olmadığına ilişkin herhangi bir iddia veya bilgiye de dosyada rastlanmamıştır.

Hakimin nüfus kayıtlarında düzeltme yaparken, kayıtlar arasında çelişki meydana getirmemeye ve hayatın doğal akışına ters düşecek durumlara yol açmamaya özen göstermesi gerekirken, bu hususlara uyulmaksızın davacının doğum tarihinin babasının ölümünden yaklaşık otuz dört ay sonraki bir tarihe düzeltilmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.'nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 10.7.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

—— • ——

Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:

Esas No:2008/5673

Karar No:2008/8397

Davacı K.H. ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Erzurum 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 22.5.2007 günlü ve 2007/71-2007/152 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 6.5.2008 gün ve Hukuk- 2008/81845 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 8.3.2007 tarihli davanamesi ile Nüfus Müdürlüğü ve Ömer Gözübüyük aleyhine açtığı davada, davalı Ömer'in 1.6.1987 olan doğum tarihinin ay ve günü saklı kalmak üzere 1991 olarak düzeltilmesi istenmiş, mahkemece davanın kabulüyle davalı Ömer'in doğum tarihinin 1.6.1991 olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden davalı Ömer'in nüfusa 16.12.1988 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır. Bir kimsenin doğmadan önce nüfusa tescili mümkün olmadığı halde doğum tarihinin 1.6.1991 olarak düzeltilmesi nüfus kayıtlarında çelişki meydana getirmektedir.

Hakim, nüfus kayıtlarında düzeltme yapılmasına karar verirken, bu kayıtlar arasında çelişki meydana getirmemek ve hayatın olağan akışına ters düşecek durumlara yol açmamaya özen göstermek zorunda olup, bu hususa uyulmaması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

BuitibarlayukarıdaaçıklanannedenlerleYargıtayCumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.'nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 10.7.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.