|
Anayasa Mahkemesi
Başkanlığından:
Esas Sayısı: 2008/33
Karar Sayısı: 2008/113
Karar Günü: 29.5.2008
İPTAL DAVASINI AÇAN :Anamuhalefet (Cumhuriyet Halk) Partisi TBMM Grubu adına Grup
Başkanvekilleri Hakkı Suha OKAY ve Kemal
KILIÇDAROĞLU
İPTAL DAVASININ KONUSU :13.3.2008 günlü, 5749 sayılı Seçimlerin Temel
Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun’un 10. maddesi ile 298
sayılı Kanuna 94. maddeden sonra gelmek üzere eklenen
1) 94/A maddesinin birinci fıkrasındaki “mektup” sözcüğünün,
2) 94/B maddesinin,
Anayasa’nın 2., 11., 67.,
ve 79. maddelerine aykırılığı savıyla iptalleri ve yürürlüklerinin
durdurulması istemidir.
I- İPTAL VE
YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİNİN GEREKÇESİ
Dava dilekçesinin gerekçe
bölümü şöyledir:
“13.3.2008 tarih ve 5749 sayılı
Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunda Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanunun 10. maddesi ile 26.4.1961 tarihli ve 298 sayılı
Kanuna 94. maddeden sonra gelmek üzere eklenen; 94/A maddesinin birinci fıkrasındaki
“mektup” ibaresinin ve 94/B maddesinin Anayasa’ya aykırılık gerekçesi aynı
olduğundan tek başlık altında aşağıda açıklanmıştır.
Yasa’nın 94/A maddesi ile yurt dışı
seçmenlerin oy vermesiyle ilgili genel ilkeler belirlenmiş, 94/B maddesi
ile de mektupla oy kullanma düzenlemiştir.
İptali istenen 94/B maddesi göre;
Yüksek Seçim Kurulunun, özel olarak
imal ettirdiği oy pusulası ile özel renkte bastırılmış oy zarflarını
göndereceği Yurt Dışı İlçe Seçim Kurulu, arkası kendi mührüyle işaretlenmiş
oy pusulası ile oy zarflarını, seçimlerin yapılacağı günün yetmişbeş gün öncesinden seçmenin yurt dışında kayıtlı
olduğu adresine gönderecektir. Seçmene oyunu kullanmak
üzere gönderilen özel zarflardan, içine oy pusulasının konulduğu bir köşesi
Yurtdışı İlçe Seçim Kurulunun mührünü taşıyan küçük zarfın, üzerinde
“Yurtdışı İlçe Seçim Kurulu Ankara/TÜRKİYE” yazılı orta boy ikinci bir
zarfa konacağı ve bu ikinci zarf da, üzerinde seçmenin yurt dışı adresi
yazılı üçüncü büyük zarfa yerleştirilecektir.
Mektubu alan seçmen, üzerinde kendi
adresi yazılı zarfı açarak mühürlü küçük zarf içerisindeki oy pusulasında
tercih ettiği siyasi parti sütunundaki daireyi veya cumhurbaşkanı seçimi ya
da halkoylaması için düzenlenen oy pusulasındaki tercih ettiği bölümü (X)
işareti ile işaretledikten sonra sadece oy pusulasını küçük zarfa koyarak
ve kapattığı bu zarfı, üzerinde alıcısı “Yurt Dışı İlçe Seçim Kurulu
Ankara/TÜRKİYE” adresi yazılı ikinci zarfa koyarak seçim günü saat 17:00’a kadar Yurt Dışı İlçe Seçim Kurulunda bulunacak şekilde
posta ile gönderecektir.
Bir ülkedeki seçimin demokratik olarak
kabul edilebilmesi için o seçimin bazı evrensel koşulları taşıması gerekir.
Bunlar; serbest oy veya seçimlerin serbestliği ilkesi, eşitlik, gizlilik,
genel oy, açık sayım ve döküm, dürüstlük ilkeleridir. Bu ilkeleri kısaca
şöyle açıklayabiliriz: serbest oy veya seçimlerin serbestliği ilkesi, oy
verecek kişinin her türlü baskı ve etkiden uzak olarak özgürce oy
vermesidir; eşitlik ilkesi, herkesin yalnızca bir oya sahip olması;
gizlilik ilkesi, oy vermenin gizli olması; tek dereceli seçim veya
doğrudan oy ilkesi, seçmenlerin bizzat ve doğrudan oy kullanmasıdır; genel
oy ilkesi, herkesin seçmen olması yani her vatandaşın hiçbir ayrım
yapılmaksızın seçimlerde oy verme hakkına sahip olması; açık sayım ve döküm
ilkesi, oyların sayımının ve dökümünün alenî yapılmasıdır;
ve son olarak dürüstlük ilkesi; seçimlerin dürüstlük kurallarına göre
yapılması olup belirtilen ilkeleri kapsar.
Anayasa’nın 67. maddesinin ikinci
fıkrasında “Seçimler ve halkoylaması serbest,eşit,
gizli, tek dereceli, genel oy,açık sayım ve döküm esaslarına göre, yargı
yönetim ve denetimi altında yapılır” denilmek üzere seçimlerin temel
ilkeleri açıklanmıştır.
Anayasa’nın 79. maddesinde de,
“dürüstlük ilkesi”ne yer verilmiştir. Anayasa
Mahkemesi’nin 22.5.1987 gün ve E.1987/6, K.1987/14 sayılı kararında,
“Anayasa’nın 79. maddesi yönünden inceleme:
Bu madde, “Seçimlerin genel yönetim ve denetimi”
başlığı altında Yüksek Seçim Kurulu’nun görevlerini belirlerken “...
seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri
yapma ve yaptırma” dan söz etmektedir. Böylece
vurgulanan “dürüstlük” ilkesi, 67. maddede belirlenen ilkeleri kapsadığı
gibi onları ön plâna çıkarmaktadır. Kaldı ki, 67. maddenin ikinci
fıkrasındaki ilkeler de dürüstlük ilkesini özetlemekte, onunla birleşmekte,
bütünleşmektedir.”
denilmek suretiyle dürüstlük ilkesine açıklık
getirilmiştir.
Yurt dışı seçmenlerin mektupla oy
kullanması yöntemi, serbestlik ve gizlilik ilkeleri ile bağdaşmamakta ve
dolayısıyla dürüstlük ilkesine de aykırı düşmektedir. Serbest oy veya seçimlerin serbestliği ilkesinin
evrensel tanımı yukarıda verilmiş ve bu ilkenin, oy verecek kişinin her
türlü baskı ve etkiden uzak olarak özgürce oy vermesi olduğu açıklanmıştı.
Serbest oy ilkesine göre yapılan seçimde, seçmen oyunu açık ya da kapalı
hiçbir baskıya ve bir müdahaleye uğramadan kullanır. Bu ilkenin zedelenmesi
için, oy verecek kişi üzerindeki baskının mutlaka fiili ve maddi olması da
gerekmemektedir. Nitekim, Anayasa Mahkemesi’nin 24.10.1968
tarih ve 13035 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan E.1968/15, K.1968/13
sayılı kararında,
“serbest oy esasına göre yapılan seçim, seçmenin
oyunu baskıya, kanun dışı bir müdahaleye uğramadan kullanabildiği seçimdir.
Ancak bir eylemin serbest oy esasını zedelemesi için baskının mutlaka fiili
ve maddi olması gerekmez. ‘Serbestlik’ ilkesi aynı zamanda seçmen iradesine
dolaylı yollardan müdahalede bulunacak veya etki yapacak bir engel ve
tedbirin seçmen karşısına çıkarılmamasını da zorunlu kılar.” denilmiş ve
Yüce Mahkeme’nin 18.11.1995 gün ve E.1995/54, K.1995/59 sayılı kararında da
bu görüş yenilenmiştir.
Yukarıda da açıklandığı üzere, seçimler,
demokrasinin bir gereği ve Anayasal bir zorunluluk olarak ‘‘serbest ve
gizli oy, açık tasnif’’ yöntemiyle yapılacaktır.Bunun sağlanması için seçmenin oyunu tek
başına kullanması gerektiği açıktır. Nitekim sandıkla oy kullanma
yönteminde. Sandık Kurulu’ndan zarf ve birleşik oy pusulasını alan bir
seçmen, oyunu kullanmadan önce başka bir yere gidemez, başka bir kimseyle
konuşup danışamaz; hemen KAPALI oy verme yerine girerek oyunu kimse
görmeden kullanır.
İptali istenen kuralın getirdiği düzenlemeye göre
ise, yurt dışındaki seçmen yetmiş beş gün öncesinde başlayan bir süreç
içinde kendisine mektupla zarf içinde gönderilen
oy pusulası ile oyunu kullanacaktır. Bu şekilde oyunu kullanacak olan bir
seçmenin; tek başına ve toplum dışı bir yaşam sürdürdüğü
varsayılamayacağından maddi ve manevi her türlü etkileşime açık olduğu
kuşkusuzdur. Mektupla oyunu kullanacak seçmenin, her şeyden önce birlikte
karar verme isteğinin yönlendirmesiyle aile içi manevi bir baskı altında
kalmasının öncelikli bir olasılık olduğu tartışmasızdır.
Mektupla oy kullanacak seçmen, aile baskısı dışında
içinde bulunduğu çevrenin de her türlü baskısı altında kalabilecektir. Bu
bağlamda “mahalle” içindeki çoğulcu potansiyel görmezlikten gelinemeyeceği
gibi dini baskı da göz ardı edilemez.
Kamusal alandan ve siyasal süreçten Anayasal ve
yasal kurallarla “dışlanan” din olsun, feodal (hemşerilik, akrabalık)
ilişkileri olsun, komşuluk ilişkileri olsun gündelik yaşamda kişinin içinde
gömülü bulunduğu topluluk içinde ortaya çıkan ve kişiyi şekillendirici bir
boyutu olduğu yadsınamaz.
Aynı memleket, şehir, köy vb. yerden olan kimse”
(Meydan Larousse Büyük Lügat ve Ansiklopedi,
1973:773)’ye hemşeri denir. Toplumumuzda akrabalık ilişkileri gibi,
hemşerilik ilişkileri de çok yaygındır. Anadolu’dan İstanbul, Ankara, İzmir’e
göç eden ya da yurt dışında çalışmaya giden bir kişi, akrabalık ve
hemşerilik bağlarından faydalanmaktadır. Özellikle yurt dışına çalışmaya
gidenler, yabancılık duygusunun da etkisiyle hemşerileri ve Türk
komşularıyla sıkı bir bağ kurmakta ve buradan da kaçılmaz bir sonuç olarak
karşılıklı etkileşim doğmaktadır.
Terör örgütleri, hemşerilik ilişkilerinden de en
iyi şekilde yararlanmaktadır. Yurt dışında kendini yalnız hisseden
insanlarımıza ve özellikle de gençlerimize “hemşerim” sözcüğünün
çağrıştırdığı anlamlar çerçevesinde yaklaşmaktadırlar.
Ülkemizde faaliyet yürüten terör örgütleri, eleman
kazanmada sosyal yöntemlerin yanı sıra, psikolojik yöntemleri de
kullanmaktadır. Bu çerçevede, arkadaş ilişkisi, akraba ilişkisi,
hemşerilik, sosyal ve kültürel faaliyetler ve dini değerleri kullanarak
bireylerin fizyolojik, psikolojik ve sosyal ihtiyaçlarını karşılamak
amacıyla bir grubun içerisine çekmektedirler. Grubun içerisine çektikleri
bireylerin tutumlarında, örgütün ideolojisi doğrultusunda gerekli
değişikliği yapmakta, algılama dünyalarına nüfuz etmekte, bilinçaltı
oluşturmakta ve bütün bunlarla birlikte bireye, istediği siyasi kimliği ve
kişiliği kazandırmaktadırlar.
Oryantalizmin yani Doğuculuğun etkisi altındaki
demokrasilerde, ismen var olan fakat içeriği doldurulmayan bir sistem,
gözümüze çarpmaktadır. Bu sistemde bireye haklarının ne olduğu konusunda
bilgi verilirken birey bu haklarını; şeyhlerin, tarikat liderlerinin
çizdiği sınırlar içerisinde kullanabilmektedir. Yani demokrasi kavramına
dinin müdahale ettiğini ve özellikle de bu müdahalenin yurt dışında ağırlık
kazandığını gözlemlemekteyiz.
13.3.2008 tarih ve 5749 sayılı
Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunda Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanunun Genel
Gerekçesi”nde “Başta Almanya olmak üzere, birçok Avrupa ülkesi ile Kanada
ve Güney Amerika ülkelerinde uygulanan mektupla oy verme yöntemi de
Tasarıda benimsenmiş ve esasları düzenlenmiştir. Bu yöntemle, Anayasamızın
67. madde hükmüne uygun olarak seçmen iradesinin Parlamentoya yansıtılması
ve dış temsilciliklerin seçim süresince olağan çalışma düzeninin korunması sağlanmıştır”denilmişse de bu gerekçede doğruluk payı
olan tek nokta, seçim süresince dış temsilciliklerin olağan çalışma
düzenine rahatlık kazandırmadır.
Zira,
batı toplumlarının ve devlet düzenlerinin laiklik doğrultusundaki evriminin
özü, devletin belli bir dini temsil etmekten çıkarılması, din ve devlet
ayrılığının sağlanması ve devletin her türlü inanç karşısında tarafsız ve
eşit davranmasıdır. Laiklik doğrultusundaki bu evrimin, ülkemizde
tamamlandığını söylemek ne yazıktır ki mümkün bulunmamaktadır.
Görüldüğü üzere, yurt dışı seçmenlerin mektupla oy
verme yöntemi; oyunu kullanacak olan seçmenin, gerek aile içi, gerek
toplumsal ve dini nedenlerden kaynaklanan fiili ve maddi olmayan çevresel
baskılara açık olduğu bir yöntemdir. Bu yöntemin; aşiret,
tarikat ilişkileri içindeki topluluklarda, feodal ilişkilerde, terör örgütü
başta olmak üzere çeşitli örgütlerin nüfuz ettiği topluluklarda, kimi
siyasi partilerin oy karşılığı çıkar sağladığı koşullarda fiili ve maddi
baskıların da söz konusu olabileceği dikkate alındığında, serbestlik,
gizlilik ve dürüstlük ilkeleriyle bağdaşmadığı ve dolayısıyla Anayasa’nın
67. ve 79. maddelerine aykırı olduğu çok açıktır.
Diğer taraftan Anayasa Mahkemesi’nin 18.11.1995 gün
ve E.1995/54, K.1995/59 sayılı kararında,
“Toplumsal istemlerin ve yeğlemelerin yasama
organına tam olarak yansımasını sağlayacak yöntemleri içeren sistemlerin en
uygununu, en doyurucusunu, başka bir anlatımla hiçbir yakınmaya yol
açmayanını edinmek olanaksız ise de yakınmaya en az neden olanı yeğlemek olanaklıdır.
Seçimlerde ideal bir sistem bulunmamış olmakla birlikte ülke koşulları ve
anayasal gerekler karşısında yasal düzenlemeleri gerçekleştirerek Anayasa’ya
en uygununu almak ya da aykırı olanını bırakmak gerekir.”
denilmiştir. Yüce Mahkeme’nin bu kararından da anlaşılacağı üzere; yasama
organı tarafından oy verme yöntemini belirlenirken ülke koşulları ve
anayasal gereklerin dikkate alınarak Anayasa’ya en uygun olanın alınması ya
da aykırı olanın bırakılması gerekmektedir. Anayasa’nın 67. maddesinin ikinci
fıkrasının son cümlesinin “…yurt dışında bulunan Türk vatandaşlarının oy
hakkını kullanabilmeleri amacıyla kanun, uygulanabilir tedbirleri belirler”
hükmünün taşıdığı anlamda budur.
Yukarıda etraflıca açıklandığı üzere iptali istenen
kurallar ile, yurt dışı seçmenler için getirilen
mektupla oy verme yöntemi, en uygun olan bir yöntem olmadığı gibi fiili,
maddi ve manevi her türlü baskıya açık bir yöntemdir. Yine bu yöntemde,
yargı yönetim ve denetiminin ne ölçüde sağlanabileceği de tartışmaya açık
bir konudur. Bu nedenle, mektupla oy vermenin bırakılması gereken bir
yöntem olarak yurt dışı seçmenlerin oy kullanmalarında uygulanabilir bir
tedbir niteliği taşımadığında hiçbir duraksamaya yer yoktur ve anılan
yöntemi düzenleyen iptali istenen kurallar bu yönden de, Anayasa’nın 67.
maddesine aykırı düşmektedir.
Öte yandan, bir yasa kuralının Anayasa’nın
herhangi bir kuralına aykırılığının tespiti onun hukuk devleti, Anayasa’nın
üstünlüğü ve bağlayıcılığı ilkeleriyle çelişmesine yol açacak ve dolayısı
ile Anayasa’nın 2. maddesinin yanısıra, 11.
maddesine de aykırılığı sonucunu doğuracaktır (Anayasa Mahkemesinin
03.06.1988 tarih ve E.1987/28, K.1988/16 sayılı kararı, AMKD., sa. 24, shf.
225).
Açıklanan nedenlerle, 13.3.2008 tarih
ve 5749 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında
Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 10 uncu maddesi ile 26.4.1961
tarihli ve 298 sayılı Kanuna 94 üncü maddeden sonra gelmek üzere eklenen;
94/A maddesinin birinci fıkrasındaki “mektup” İbaresi ve 94/B maddesi Anayasa’nın
2., 11., 67. ve 79. maddelerine aykırı olup, iptal
edilmeleri gerekmektedir.
YÜRÜRLÜĞÜ DURDURMA İSTEMİNİN GEREKÇESİ
Seçme ve seçilme hakkı demokratik devlet
yönetiminin “olmazsa olmaz” koşullarındandır. Bu nedenle seçim
özgürlüğünün, Anayasa’ya ve ona uygun olarak çıkarılacak bir yasaya uygun
olarak kullanılmaması halinde, demokratik hukuk devleti yönünden sonradan
giderilmesi olanaksız durum ve zararların doğabileceği açıktır.
Bu nedenle, Anayasa’ya açıkça aykırı olan söz
konusu kuralların yürürlüklerinin de durdurulması istemiyle iptal davası
açılmıştır.”
II - YASA
METİNLERİ
A- İptali
İstenilen Yasa Kuralları
13.3.2008 tarih ve 5749
sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunda
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 10. maddesi ile 298 sayılı Kanuna 94.
maddeden sonra gelmek üzere eklenen dava konusu sözcüğü içeren 94/A ve 94/B
maddeleri şöyledir:
“Madde 94/A- Yurt dışı seçmenlerin sandık, mektup, gümrük kapılarında oy kullanma
veya elektronik oylama yöntemlerinden hangisine göre oy kullanacağına
yabancı ülkenin durumuna göre Dışişleri Bakanlığının görüşünü alarak Yüksek
Seçim Kurulu karar verir.
Milletvekili genel seçimlerinde,
üzerinde Yüksek Seçim Kurulu filigranı bulunan özel imal edilmiş kâğıtlara
basılı birleşik oy pusulalarında; sadece seçime katılan siyasi partilerin
özel işaretleri, kısaltılmış isimleri ve tam yazı halinde adlarıyla her
siyasi parti için ayrılan bölümün altında çapı iki santimetre olan boş bir
daire bulunur.
Yurt dışı seçmenler, milletvekili genel
seçimi, Cumhurbaşkanı seçimi ve halkoylamasında oy verebilirler.
Yurt dışı seçmenler sadece seçime
katılan siyasi partilere oy verebilirler.
Yurt dışında ve yurt dışı
temsilciliklerde seçim propagandası yapılamaz.”
“Madde 94/B- Yüksek Seçim Kurulu, özel olarak imal
ettirdiği oy pusulası ile özel renkte bastırılmış oy zarflarını, Yurt Dışı
İlçe Seçim Kuruluna gönderir. Yurt Dışı İlçe Seçim Kurulu, arkası kendi
mührüyle mühürlenmiş oy pusulası ile oy zarflarını, seçimlerin yapılacağı
günün yetmiş beş gün öncesinden seçmenin yurt dışında kayıtlı olduğu
adresine gönderir.
Seçmene oyunu kullanmak üzere
gönderilen özel zarflardan, bir köşesi Yurt Dışı İlçe Seçim Kurulunun
mührünü taşıyan küçük zarfa oy pusulası konur. Bu zarf,
üzerinde “Yurt Dışı İlçe Seçim Kurulu Ankara/TÜRKİYE” yazılı orta boy
ikinci zarfa konur ve bu ikinci zarf, üzerinde seçmenin yurt dışı adresi
yazılı üçüncü büyük zarfa konur.
Mektubu alan seçmen, üzerinde kendi
adresi yazılı zarfı açar, mühürlü küçük zarf içerisindeki oy pusulasında
tercih ettiği siyasi parti sütunundaki daireyi veya cumhurbaşkanı seçimi ya
da halkoylaması için düzenlenen oy pusulasındaki tercih ettiği bölümü (X)
işareti ile işaretler, sadece oy pusulasını küçük zarfa koyar ve zarfı
kapatır. Bu zarfı, üzerinde alıcısı “Yurt Dışı İlçe Seçim Kurulu
Ankara/TÜRKİYE” adresi yazılı ikinci zarfa koyar ve ağzını kapatıp seçim
günü saat 17:00’a kadar Yurt Dışı İlçe Seçim
Kurulunda bulunacak şekilde posta ile gönderir.
Mektupların gönderilmesi, güvenliği ve
kimlik tespitine ilişkin usul ve esaslar, Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel
Müdürlüğünün görüşü alınarak Yüksek Seçim Kurulu tarafından belirlenir.
Posta giderleri Yüksek Seçim Kurulunca karşılanır.
Yurt Dışı İlçe Seçim Kuruluna gelen
mektup, seçmenin kimliği tespit edilip seçmen kütüğündeki ismi bulunarak
işaretlendikten sonra, sandık kurulunca açılır ve içerisinden çıkan oy
pusulasının bulunduğu zarf açılmaksızın sandığa atılır. Oy sandığı her gün
saat 17:00’da yetkili sandık kurulunca açılır,
zarflar oy veren seçmen sayısı ile karşılaştırılır ve uygunluğu tutanakla
saptanır. Oy zarfları açılmaksızın tutanağın bir örneği ile birlikte
torbaya konularak ağzı mühürlenir ve sandık kurulunca Yurt Dışı İlçe Seçim
Kuruluna teslim edilir.
Seçim günü saat 17:00’dan
sonra gelen mektuplar tutanakla tespit edildikten sonra yakılarak imha
edilir.
Seçimin yapıldığı gün saat 17:00’dan itibaren oy torbaları Yurt Dışı İlçe Seçim
Kurulunca açılarak sayım, döküm ve birleştirme işlemleri yapılır ve
sonuçlar Ankara İl Seçim Kuruluna iletilir. Bu Kurulca da birleştirme
tutanağı düzenlenerek Yüksek Seçim Kuruluna gönderilir.
Yurt dışı seçmenler tarafından
kullanılan toplam geçerli oy sayısı, Yüksek Seçim Kurulunca Türkiye
genelinde kullanılan toplam geçerli oy sayısına ilave edilerek yurt
düzeyinde genel oy miktarı ve her partinin ülke genelinde aldığı geçerli oy
miktarı bulunur.
Bu şekilde, 2839 sayılı Milletvekili
Seçimi Kanununun 33 üncü maddesine esas teşkil eden toplam oylar bulunmuş
olur.
Her seçim çevresinde geçerli toplam oy,
Yurt Dışı İlçe Seçim Kurulundan Ankara İl Seçim Kuruluna gelen toplam oyun
diğer seçim kurullarından gelen oylara bölünmesiyle elde edilen oranda
artırılır. O seçim çevresinde kullanılan toplam oylarla bu şekilde
hesaplanan toplam oy arasındaki fark partilere, Ankara İl Seçim Kurulundan
gelen oydaki hisseleri oranında taksim edilir ve elde edilen rakamlar o
seçim çevresinde aldıkları geçerli oylara ilave edilir. Böylece
Milletvekili Seçimi Kanununun 34 üncü maddesinde belirlenen esas seçim
çevresinde kullanılan geçerli toplam oy miktarı ve partilerin aldıkları
toplam geçerli oy miktarı bulunur.”
B- Dayanılan
Anayasa Kuralları
Dava dilekçesinde, Anayasa’nın
2., 11., 67. ve 79. maddelerine dayanılmıştır.
III- İLK
İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 8. maddesi
gereğince, Osman Alifeyyaz PAKSÜT,Sacit ADALI,
Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Mustafa YILDIRIM, A. Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ ve Zehra Ayla PERKTAŞ’ın
katılımlarıyla 17.04.2008 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında,
dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE
karar verilmiştir.
IV- ESASIN
İNCELENMESİ
A- Anlam ve
Kapsam
Dava dilekçesi ve ekleri, işin
esasına ilişkin rapor, iptali istenilen Yasa kuralları, dayanılan Anayasa
kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup
incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Yasa’nın 94/A maddesinde yurt dışı
seçmenlerin oy hakkından nasıl yararlanacakları düzenlenmektedir. Buna göre
yurt dışı seçmenler milletvekili genel seçimi, Cumhurbaşkanı seçimi ve
halkoylamasında oy kullanabileceklerdir. Yasa’da dört farklı oy verme
yöntemi öngörülmüştür. Bunlar, sandıkta oy kullanma, mektupla oy verme,
elektronik oy ve gümrük kapılarında oy verme yöntemleridir. Yüksek Seçim
Kurulu her ülke için ayrı ayrı bu oy verme
yöntemlerinden hangisinin uygulanacağına Dışişleri Bakanlığı’nın görüşünü
alarak karar verecektir.
Yasa’nın 94/B maddesine göre Yüksek
Seçim Kurulunun yurt dışı seçmenlerin oylarını mektupla kullanmalarına
karar vermesi halinde Ankara İl Seçim Kuruluna bağlı bir Yurtdışı İlçe
Seçim Kurulu oluşturulacaktır. Yurtdışı İlçe Seçim Kurulu, oy verme
gününden yetmiş beş gün önce seçmenin yurt dışında kayıtlı olduğu
adreslerine özel basılmış oy pusulaları ile oyunu yollayacağı zarfları
gönderecektir. Seçmen kullandığı oy pusulasını kendisine gönderilen bir
köşesi mühürlü boş zarfa koyacak, bu zarfı Yurtdışı İlçe Seçim Kurulu’nun
adresi yazılı ikinci bir zarfa koyarak postaya verecektir. Yurtdışı İlçe
Seçim Kurulu gelen oy zarflarını seçmenlerin listedeki ismini işaretleyerek
açacak oy zarfını açmadan oy kutusuna atacaktır. Bu şekilde her gün gelen
oylar sandık görevlilerince akşam sayılarak listelerle uyumluluğu kontrol
edildikten sonra tutanakla Yurtdışı İlçe Seçim Kurulu’na teslim edilecektir.
Oy verme gününün sonunda ise oylar açılarak sayım ve dökümü yapılacaktır.
B-Anayasa’ya Aykırılık
Sorunu
Dava dilekçesinde, iptali istenilen kurallarda
öngörülen mektupla oy kullanma yönteminin Anayasa’da yer alan seçimlerin
serbestliği, gizliliği ve dürüstlük içinde yapılması ilkeleriyle
bağdaşmadığı, bu nedenle Anayasa’nın 2., 11., 67.
ve 79. maddelerine aykırı olduğu öne sürülmüştür.
Anayasa’nın 67. maddesinin ikinci fıkrasında “Seçimler ve halkoylaması serbest, eşit,
gizli, tek dereceli, genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına göre, yargı
yönetim ve denetimi altında yapılır. Ancak, yurt dışında bulunan Türk
vatandaşlarının oy hakkını kullanabilmeleri amacıyla kanun, uygulanabilir
tedbirleri belirler.” denilmektedir.
Buna göre seçimler serbest, eşit, gizli, tek dereceli, genel oy, açık
sayım ve döküm esaslarına göre, yargı yönetim ve denetimi altında
yapılacaktır.
Gizli oy ilkesi, seçmenin, seçme hakkını hiçbir
etki ya da baskı altında kalmaksızın özgür iradesiyle kullanmasını sağlamak
amacıyla kabul edilmiştir. Gizli oyun amacı seçmeni oy verirken her türlü
çevre etkisinden uzaklaştırmaktır.
Anayasa Mahkemesi’nin kimi kararlarında
belirtildiği gibi serbest oy ilkesi seçmenin hiçbir yasa dışı el atmaya,
baskıya ve etkiye kapılmadan oyunu kullanmasıdır. Serbest seçim, oyların bu
ortamda kullanıldığı seçimdir. Oy kullanmayı etkileyecek, seçmenin özgür
iradesini saptırabilecek her tür etkileme baskı sayılır. Seçmeni dolaylı da
olsa, olumlu ya da olumsuz etkiye açık tutacak her girişimin önlenmesi
gerekir.
Oy hakkı Anayasa’da güvence altına alınmış temel
bir haktır. Yasa koyucunun ödevi de yurt içinde ya da yurt dışında yaşayan
bütün yurttaşların oy hakkından Anayasa’nın öngördüğü ilkelere uygun olarak
yararlanmasını sağlamaktır.
Devletin, yurt dışında bulunan Türk vatandaşlarının
oy verme haklarını kullanabilmelerini sağlarken Anayasa’da
belirlenen seçim ilkelerine uygun ve uygulanabilir nitelikteki
tedbirleri alması gerekir. İptali istenilen yasa kurallarında
öngörülen mektupla oy kullanma yöntemi, seçmenin oyunu kullanırken aile
üyelerinden ve sosyal çevresinden gelebilecek her türlü etkiye açık olması
nedeniyle seçmenin iradesini korumaya elverişli
bulunmamaktadır. Seçimin serbestliği ilkesi, seçmenin oyunu her türlü
etkiden uzak ve gizlilik içinde kullanmasının tam olarak güvence
altına alınması halinde gerçekleşebilir. Bu güvencenin ise kuralda
öngörülen mektupla oy verme yöntemi ile gerçekleştirilmiş olduğundan söz
edilemez. Bu nedenle seçim için aranan serbestlik ve gizlilik ilkelerini
sağlamaya elverişli bulunmayan mektup yöntemiyle oy kullanılmasına ilişkin
yasa kuralları Anayasa’nın 67. maddesine aykırıdır. İptalleri
gerekir.
Haşim KILIÇ, Sacit ADALI,
Fulya KANTARCIOĞLU ve Serruh KALELİ bu sonuca
farklı gerekçeyle katılmışlardır.
Kurallar, Anayasa’nın 67. maddesine aykırılık
nedeniyle iptal edildiklerinden,2., 11. ve 79.
maddesi yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.
V- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI
İSTEMİ
13.3.2008 tarih ve 5749
sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunda
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 10. maddesi ile 26.4.1961 günlü 298
sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun’a 94.
maddeden sonra gelmek üzere eklenen;
1- 94/A maddesinin birinci
fıkrasında yer alan“…mektup…”
sözcüğü,
2-94/B
maddesinin mektupla oy kullanma yönünden,
29.5.2008 günlü, E.2008/33,
K.2008/113 sayılı kararla iptal edildiğinden, bu hükümlerin uygulanmasından
doğacak sonradan giderilmesi güç veya olanaksız durum ve zararların
önlenmesi ve iptal kararının sonuçsuz kalmaması için kararın Resmi Gazete’de
yayımlanacağı güne kadar YÜRÜRLÜKLERİNİN DURDURULMASINA, 29.5.2008 gününde
OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
VI- SONUÇ
13.3.2008 günlü, 5749 sayılı Seçimlerin
Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına
Dair Kanun’un 10. maddesiyle 26.4.1961 günlü, 298 sayılı
Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen
Kütükleri Hakkında Kanun’a 94. maddeden
sonra gelmek üzere eklenen;
A- 94/A
maddesinin birinci fıkrasında yer alan “…
mektup,…” sözcüğünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve
İPTALİNE,
B- 94/B maddesinin mektupla oy
kullanma yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,
29.5.2008 gününde OYBİRLİĞİYLE karar
verildi.
|
Başkan
Haşim KILIÇ
|
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz
PAKSÜT
|
Üye
Sacit ADALI
|
|
|
|
|
|
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
|
Üye
Ahmet AKYALÇIN
|
Üye
Mehmet ERTEN
|
|
|
|
|
|
Üye
Mustafa YILDIRIM
|
Üye
A. Necmi
ÖZLER
|
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
|
|
|
|
|
|
Üye
Serruh KALELİ
|
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
|
|
|
|
|
FARKLI GEREKÇE
Anayasa’nın
67. maddesinin ilk fıkrasında seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma
hakları düzenlenmiş, ikinci fıkrasında da seçimler ve halk oylamasının
serbest, eşit, gizli tek dereceli, genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına
göre, yargı yönetim ve denetimi altında yapılacağı, ancak yurt dışında
bulunan Türk vatandaşlarının oy hakkını kullanabilmeleri amacıyla kanunun,
uygulanabilir tedbirleri belirleyeceği hükme bağlanmıştır.
Temel siyasi haklar arasında bulunan oy hakkının
gerçek işlevini yerine getirebilmesinin, Anayasa’da güvence altına alınan
seçim ilkelerine uygun olarak kullanılmasına bağlı olduğu kuşkusuzdur. Aynı
ilkeler gözetilerek yurt dışında bulunan vatandaşların da oy hakkından
yararlandırılmalarının sağlanması Anayasal bir zorunluluktur. Bu bağlamda
yurt dışı seçmenlerin de oy haklarını kullanabilmeleri için 5749 sayılı
Yasa’da aralarında “mektub”un da bulunduğu bazı
yöntemlere yer verilmiştir.
298 sayılı Yasa’ya 5749 sayılı Yasa ile eklenen
94/A maddesindeki “mektup” sözcüğü, kararda belirtilen nedenlerle
Anayasa’ya aykırı bulunarak, mektupla oy kullanmanın her halde Anayasa’ya
aykırılık oluşturacağı sonucuna varılmış ise de serbest oy ilkesine uygun
daha güvenli diğer yöntemlerin uygulanamadığı durumlarda, Anayasa’ya
aykırılık gerekçesi gözetilerek yeni düzenleme yapılmasına Anayasal engel
bulunmamaktadır.
Bu gerekçeyle çoğunluk görüşüne katılıyoruz.
|
Başkan
Haşim KILIÇ
|
Üye
Sacit ADALI
|
|
|
|
|
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
|
Üye
Serruh KALELİ
|
|