|
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinden:
Esas No:
2008/3339
Karar
No: 2008/6157
İncelenen Kararın
Mahkemesi: Çatalca Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarihi: 7/10/2005
Numarası: 2005/198-2005/917
Davacı: T.C. Ziraat Bankası A.Ş. Vek. Av. Selvihan Cengiz
Davalı: Nesrin Yayla - Rabia Berberoğlu
Dava dilekçesinde 792,40 YTL rücuan alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı
taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın ve yargılamanın iadesi
isteminin reddi cihetine gidilmiş, hüküm Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığının 19/2/2008 tarih ve 2008/26003
sayılı yazıları ile kanun yararına bozulması istenilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde
olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar
okunup gereği düşünüldü.
Davacı Banka tarafından, banka
personeli davalılar aleyhine açılan tazminat davasında yapılan yargılama
sonucu haksız fiilin 25/10/1994 tarihinde
gerçekleştiği ve davacının bu rücuen alacak
davasını 2/3/2005 tarihinde açtığı gerekçesi ile zamanaşımı nedeniyle
davanın reddi cihetine gidilmiş; davacı banka vekilinin temyiz istemi
miktardan reddedilmiştir. Yine, davacı vekili bu red
kararı üzerine yargılamanın iadesini istemiş ise de mahkemece, HUMK. 445
maddede sınırlı olarak sayılan sebeplerden hiç birisine uygun olmayan
talebin reddine karar verilmiştir. Bu şekilde kesinleşen hükmün Yargıtayca incelenmesi Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığının 19/2/2008 gün ve 2008/26003 sayılı
tebliğnamesi ile HUMK. nun
427/6 maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla dosya
ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği
düşünüldü:
Davada, banka personeli
davalıların özensiz ve dikkatsiz davranışları nedeniyle mudileri zarara
uğrattıkları ileri sürülerek 792,40 YTL tazminatın rücuen
tahsili istenilmiştir.
Tebligat Kanunu'nun 17. ve
Tebligat Tüzüğü'nün 23. maddesine göre belli bir yerde devamlı olarak
meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ
aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerden birine yapılır. Aynı kanunun 18. ve aynı tüzüğün 24. maddesinde ise tebliğ
yapılacak şahıs otel hastane, tedavi veya istirahat evi, fabrika, mektep,
talebe yurdu gibi içine serbestçe girilemeyen veya arananın kolayca
bulunması mümkün olmayan bir yerde bulunuyorsa, tebliğin yapılmasını o yeri
idare eden veya muhatabın bulunduğu kısmın amiri temin eder, bunlar
tarafından muhatap derhal bulundurulamaz veya tebliğin temini mümkün
olmazsa, tebliğ amire yapılır hükmü yeralmaktadır.
Somut olayda, davalılardan
Nesrin Yayla adına çıkartılan davetiye "görevli Meriç Kaplan imzasına
tebliğ edilmiştir" şerhini içermektedir. Mahkemece, tebligat yapılan
kişinin tebligatı almaya ehil olup olmadığı araştırılmamıştır.
Bundan ayrı olarak ta
zamanaşımı itirazı, davalılardan Rabia Berberoğlu
vekili tarafından yapılmıştır. Diğer davalı Nesrin Yayla'nın zamanaşımı
itirazı bulunmamaktadır. Bu davalı yönünden delillerin toplanıp davanın
esası hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde her iki
davalı yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddi usul ve yasaya aykırı
olduğundan bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı
kanun yararına bozma isteğinin yukarıda açıklanan nedenle kabulü ile hükmün
sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, gereği yapılmak
üzere kararın bir örneğinin ve dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına
gönderilmesine, 8/4/2008 gününde oybirliği ile
karar verildi.
|