|
Anayasa Mahkemesi Başkanlığından:
Esas
Sayısı: 2006/167
Karar
Sayısı: 2008/86
Karar
Günü: 20.3.2008
İTİRAZ YOLUNA
BAŞVURAN: Seferihisar Sulh Ceza
Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 10.11.2005 günlü, 5429 sayılı Türkiye İstatistik Kanunu 'nun 8. maddesi ile 54. maddesinin ikinci fıkrasının (b)
bendinin Anayasa'nın Başlangıç'ı ile 2., 5., 10.,
11., 12., 13., 17., 19., 20. ve 25. maddelerine aykırılığı savıyla iptali
istemidir.
I - OLAY
Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı İzmir Bölge
Müdürlüğünün verdiği idari para cezasına karşı yapılan itirazı incelemekte
olan Mahkeme, itiraz konusu kuralların iptali için başvurmuştur.
II - İTİRAZIN
GEREKÇESİ
Başvuru kararının
gerekçe bölümü şöyledir:
"İtiraz edenin eyleminin sabit olması halinde
itiraza konu olan kuralın itiraz eden hakkında uygulanması mutlaktır. Çünkü 5429 sayılı Türkiye İstatistik Kanunu'nun 8. maddesi
"İstatistiksi birimler kendilerinden istenen veri veya bilgileri
başkanlığın belirleyeceği şekil, süre ve standartlarda eksiksiz ve doğru
olarak ücretsiz vermekle yükümlüdür" ve 54/2 fıkrasına göre Başkanlık
veya kurum ve kuruluşlar tarafından program kapsamında istenen bilgilerin
geçerli bir mazeret olmaksızın belirlenen şekil ve sürede vermeyen veya
eksik veren veya hatalı verenler bir defaya mahsus olmak üzere uyarılarak 7
gün içinde bilgileri vermeleri istenir, uyanlara rağmen belirlenen şekil ve
sürede bilgileri vermeyen eksiklikleri gidermeyen ve hatalı veren gerçek
veya özel tüzel kişilerin organ ve temsilcileri hakkında fiilin; 54/2-b
bendi (a) bendi dışında kalan istatistik birimlerde yapılan araştırmalarda
işlenmesi durumunda 1000 YTL hükmünün uygulanacağı amir belirtilmiştir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın Başlangıç
hükümleri ve 2. ve 5. maddelerinde Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Hukuk
devleti olup kimsenin hukuk devleti dışına çıkamayacağı, devletin amaç ve
görevlerinin kişilerin ve toplumun refahı, huzur ve mutluluğunu sağlamak ve
insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartlan
hazırlamaya çalışmak olduğu, Anayasa'nın 10. maddesinde herkes din, ırk,
renk, siyasi düşünce, felsefi inanç, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım
gözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğunu, hiçbir kişiye, aileye, zümreye
veya sınıfa imtiyaz tanınamayacağının, 11. maddeye göre Anayasa
hükümlerinin yasama, yürütme ve yargı organları ile tüm idari makamları
bağlayan tüm temel kuralların olduğu ve kanunun Anayasa'ya aykırı
olamayacağının, 12. maddesinde herkesin kişiliğine bağlı dokunulmaz,
devredilmez, vazgeçilmez, temel hak ve hürriyetlere sahip olduğunun, temel
hak ve hürriyetlerinin kişinin topluma ailesine ve diğer kişilere karşı
ödev ve sorumluluklarını ihtiva ettiğini, 13. maddesinin temel hak ve
hürriyetlerinin özlerine dokunulmaksızın Anayasa'nın ilgili maddesinde
belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği ve bu
sınırlamanın Anayasa'nın sözüne, ruhuna, demokratik toplum düzenine ve laik
Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağının, 17.
maddesinde herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme
hakkına sahip olduğunu, 19. maddesinde ise kişi hürriyeti ve güvenliğini
düzenlediği herkesin kişi hürriyeti ve güvenliğine sahip olduğunu, 20.
maddesinin herkesin özel hayatına ve aile hayatına saygı göstermesinin
isteme hakkına sahip olduğunun, 25. maddesinde ise herkes düşünce ve kanaat
hürriyetine sahip olduğunun, her ne sebep ve amaçla olursa olsun herkes
düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamayacağını emreden amir
hükümlerdir.
Özel olarak belirtilen amir kurallar gereğince
temel hak ve hürriyetlerin kısıtlanması ancak kanunla tayin edileceği ve bu
sınırların demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olamayacağı ve
her ne sebeple ve amaçla olursa olsun kimseye düşünce ve kanaatlerini
açıklamaya zorlanamayacağı dikkate alındığında 5429 sayılı Türkiye
İstatistik Kanunu'nun 8. maddesindeki istatistiksi birimler kendilerinden
istenen veri veya bilgileri başkanlığın belirleyeceği şekil ve süre ve
standartlarda eksiksiz ve doğru olarak ücretsiz vermekle yükümlüdür,
hükmünü belirleyen Anayasa hükümlerine aykırılık teşkil ettiği, itiraz eden
özel tüzel kişi temsilcisine her ne sebeple ve amaçla olursa olsun düşünce
ve kanaatlerini açıklamaya zorladığı, düşünce ve kanaatini
belirtilmediğinden dolayı suçlanarak hakkında idari yaptırım karan tanzim
edildiği, oysa ki düşünceyi açıklama ve kanaat
hürriyetine sahip olmanın özel hukuk tüzel kişilerin yetkili
temsilcilerinden sahip oldukları bunlarında düşünce kanaatlerini açıklamaya
zorlanamayacakları ve bundan dolayı da cezai bir müeyyide ya da idari bir
yaptırımla karşı karşıya kalınmasının hukuk devleti ilkesi ile ve temel hak
ve hürriyetlere aykırılık teşkil edeceği, devletin bir kurumunun yapacağı
bir konuda istatistiksi veri veya bilgileri ücret karşılığında aynı durumda
olan başka kişilerden ya da özel hukuk tüzel kişilerin yetkili
organlarından isteyebilmesinin hukuk devleti ilkesinde geçerli olacağı,
zorla kişi ya da özel hukuk tüzelkişiliğinin yetkili temsilci ve
organlarından veri veya bilgi istemenin devletin temel amaçları ve
görevleri, temel hak ve hürriyetleri niteliği, düşünce kanaat hürriyeti,
özel hayatın gizliliği ve korunması ve Hukuk Devleti ilkesiyle
bağdaşmamaktadır ve yine 5429 sayılı Yasa'nın 8. maddesine muhalefet nedeni
ile ilgili kişi ya da kurumların yetkili organ ve temsilcilerinden idari
para cezası verilmesi de yine hukuk devleti ilkesi, temel hak ve
hürriyetlerin korunması, kişi güvenliği ve hürriyeti, düşünce kanaat
hürriyeti ilkeleri ile de bağdaşmamaktadır.
Devletin temel amaç ve görevleri, Anayasa'da yer
alan eşitlik ilkesi, temel hak ve hürriyetleri niteliği, kişi hürriyeti ve
güvenliği özel hayatın gizliliği, düşünce ve kanaat hürriyetine ilişkin
düzenlemelere aykırı olan söz konusu hükümlerin belirtilen ve Yüksek
Mahkeme'ce re'sen nazara alınacak diğer
gerekçelerle itiraza konu 5429 sayılı Türkiye İstatistik Kanunu'nun 8.
maddesi ile 5429 sayılı Kanun'un 54. maddesinin ikinci fıkrasının (b)
bendinin Anayasa'ya aykırı olmasının nedenleri ile Anayasa'nın 152. maddesi
gereğince Yüksek Anayasa Mahkemesi'nce re'sen
iptaline karar verilmesi itiraz ve arz olunur."
III - YASA
METİNLERİ
A - İptali
İstenilen Yasa Kuralları
10.11.2005 günlü, 5429 sayılı Yasa'nın 8. maddesi
ile 54. maddenin itiraz konusu kuralı da içeren ikinci fıkrası şöyledir:
"MADDE 8. - İstatistiki
birimler, kendilerinden istenen veri veya bilgileri, Başkanlığın
belirleyeceği şekil, süre ve standartlarda eksiksiz ve doğru olarak
ücretsiz vermekle yükümlüdür.
MADDE 54. - ...
Başkanlık veya kurum ve kuruluşlar tarafından
Program kapsamında istenen bilgileri, geçerli bir mazereti olmaksızın
belirlenen şekil ve sürede vermeyen veya eksik veya hatalı verenler, bir
kereye mahsus olmak üzere uyarılarak yedi gün içerisinde bilgileri vermeleri
veya eksik ve hataları gidermeleri istenir. Bu uyarıya rağmen, bilgileri
hiç vermeyen veya talep edildiği halde eksikleri gidermeyen ve hataları
düzeltmeyen gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişilerinin organ ve
temsilcileri hakkında, fiilin;
a) Hanehalkı veya
bireylerle yapılan araştırmalarda işlenmesi durumunda beşyüz
Yeni Türk Lirası,
b) (a) bendi dışında kalan istatistiki
birimlerle yapılan araştırmalarda işlenmesi durumunda bin Yeni Türk Lirası,
c)
Sayımlarda işlenmesi durumunda ikibin Yeni Türk
Lirası,
İdari para cezası uygulanır."
B - Dayanılan
Anayasa Kuralları
Başvuru kararında Anayasa'nın Başlangıç hükümleri
ile 2., 5., 10., 11., 12., 13., 17., 19., 20. ve
25. maddelerine dayanılmıştır.
IV - İLK
İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi
gereğince, Tülay TUĞCU, Haşim KILIÇ, Sacit ADALI,
Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, A.Necmi
ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh
KALELİ ve Osman Alifeyyaz PAKSÜT'ün
katılımlarıyla 16.1.2007 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada
eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar
verilmiştir.
V - ESASIN
İNCELENMESİ
Başvuru karan ve ekleri, işin esasına ilişkin
rapor, itiraz konusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların
gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği
görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, 5429 sayılı Yasa'da yer alan,
istatistiki birimlerin kendilerinden istenen veri veya bilgileri,
Başkanlığın belirleyeceği şekil, süre ve standartlarda eksiksiz, doğru ve
ücretsiz olarak vermekle yükümlü olduklarına ilişkin 8. maddesiyle bu
yükümlülüğe uymayanların para cezasıyla cezalandırılacaklarına ilişkin 54.
maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi hükümlerinin eşitlik ilkesi, temel
hak ve hürriyetlerin niteliği, kişi hürriyeti ve güvenliği, özel hayatın
gizliliği, düşünce ve kanaat hürriyetine ilişkin düzenlemelere aykırı
olduğu, temel hak ve hürriyetlerin kanunla sınırlanabileceği ve bu
sınırlamanın demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olamayacağı,
kişilerin her ne sebeple ve amaçla olursa olsun düşünce ve kanaatlerini
açıklamaya zorlanarak yerine getirmeyenlerin cezai ya da idari bir
yaptırımla karşı karşıya bırakılmasının hukuk devleti ilkesine aykırılık
teşkil edeceği düşüncesiyle itiraz konusu kuralların, Anayasa'nın
Başlangıç'ı ile 2., 5., 6., 10., 11., 12., 13.,
17., 19., 20. ve 25. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
İstatistik, verilerin toplanması, düzenlenmesi ve
uygun yöntemlerle analiz edilerek sonuçların yorumlanmasıdır. İstatistikten
söz edebilmek için önce "veri"ye ihtiyaç vardır. Veriler,
araştırma yapılacak konu ile ilgili bilinen veya herhangi bir kaynaktan
doğrudan ya da dolaylı olarak elde edilen bilgilerdir. Verilerin doğrudan
toplanmasında anket, gözlem, deney gibi yöntemlerin kullanıldığı
bilinmektedir. Anket en çok kullanılan yöntem olup, bu yöntem de önceden
hazırlanan anket formu/formları çeşitli şekillerde veri kaynağına
(istatistik birimlerine) ulaştırılmaktadır.
5429 sayılı Yasa'nın 2. maddesinin (h) bendine göre
istatistiki birim, yapılan sayım veya örnekleme
çalışmalarına konu olan, hakkında veri toplanacak gerçek ve tüzel kişiler
ile kurum ve kuruluşları ifade etmektedir.
İtiraza konu 8. madde hükmüyle sayım ve örnekleme
çalışmalarına konu olan, hakkında veri toplanacak gerçek ve tüzel kişiler
ile kurum ve kuruluşların yetkililerine cevap verme yükümlülüğü getirilmiş,
bu yükümlülüğe uymayanların da 54. maddede gösterilen biçimde idari para
cezasıyla cezalandırılması öngörülmüştür.
Maddede açıklayıcı bir düzenleme bulunmadığı için,
"kişisel veri" veya "isteme bağlı veri" olarak
adlandırılan, belirli veya belirlenebilir kişilerle ilgili her türlü
bilgilerin istenebileceği kuşkusuzdur.
İstatistiki birimlerin kendilerinden istenen bilgileri belirlenen şekil ve
sürede eksiksiz ve hatasız olarak vermek zorunluluğuna uyulmaması idari
para cezası yaptırımına bağlanmış olmasına karşın, istenilecek veri ve
bilgilerin kapsamı ya da sınırlarının ne/neler olacağına, başka bir
anlatımla, temel hak ve özgürlüklere müdahale niteliğinde olan veri ve
bilgilerin bu zorunluluk kapsamında bulunup bulunmadığına ilişkin herhangi
bir düzenlemeye rastlanmamaktadır. Dolayısıyla, istatistiki
birimler kendilerinden istenildiği takdirde her türlü bilgiyi temel hak ve
özgürlüklerine müdahale niteliğinde olsa bile vermek zorundadırlar.
Anayasa'nın 20. maddesinde herkesin özel hayatına
ve aile yaşayışına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğu; 25.
maddesinde de herkesin düşünce ve kanaat özgürlüğüne sahip olduğu, her ne
sebep ve amaçla olursa olsun kimsenin düşünce ve kanaatlerini açıklamaya
zorlanamayacağı hüküm altına alınmıştır. 20. madde gerekçesinde, özel
hayatın korunmasının her şeyden önce bu hayatın gizliliğinin korunması,
resmi makamların özel hayata müdahale edememesi anlamına geldiği
belirtilmiştir.
AİHM kararlarında da belirtildiği gibi, özel hayat
bütün unsurlarıyla tanımlanamayacak kadar geniş bir kavram olup devletin
yetkili temsilcileri tarafından ilgililer hakkında rızası olmaksızın bilgi
toplamasının her zaman söz konusu kişinin özel hayatını ilgilendireceği
kuşkusuzdur.
Anket formlarında yer alan bazı sorular özel
yaşamın gizliliği ile düşünce ve kanaatin açıklanması sonucunu doğurabilir.
Bir ülkede en güçlü veri tekeli idaredir. Bu gücün sınırlandırılması özel yaşamın
ve düşünce ve kanaat özgürlüğünün korunması bakımından önemlidir.
Anayasa'nın 20. ve 25. maddelerinde yer alan
güvencelere rağmen itiraza konu 8. madde hükmüyle kişiler, bilgi toplama, saklama,
işleme ve değiştirme tekeli olan idareye ve diğer kişilere karşı korumasız
bırakılmış, veri toplamanın sınırlarına yasal düzenlemede yer
verilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kuralların
Anayasa'nın 20. ve 25. maddelerine aykırı olduğundan iptali gerekir.
Kuralların, Anayasa'nın 20. ve 25. maddelerine
dayanılarak iptaline karar verildiğinden, aykırı olduğu ileri sürülen diğer
maddeler yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI- SONUÇ
10.11.2005 günlü, 5429 sayılı Türkiye İstatistik Kanunu'nun
8. maddesi ile 54. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin Anayasa'ya
aykırı olduğuna ve İPTALÎNE, Haşim KILIÇ'ın karşıoyu ve
OYÇOKLUĞUYLA, 20.3.2008 gününde karar verildi.
|
Başkan
Haşim KILIÇ
|
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
|
Üye
Sacit ADALI
|
|
|
|
|
|
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
|
Üye
Ahmet AKYALÇIN
|
Üye
Mehmet ERTEN
|
|
|
|
|
|
Üye
A. Necmi ÖZLER
|
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
|
Üye
Şevket APALAK
|
|
|
|
|
|
Üye
Serruh KALELİ
|
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
|
|
|
|
|
|
KARŞIOY GEREKÇESİ
Türkiye İstatistik Kanunu'nun 2. maddesinin (h)
bendinde istatistiki birim hakkında veri
toplanacak gerçek ve tüzelkişiler ile kurum ve kuruluşlar tanımlanmakta, 7.
ve 8. maddelerde ise "Kurumun görev alanına giren konularla
ilgili" veri ve bilgiyi tüm istatistiki birimlerden doğrudan isteme
yetkisine Başkanlığın yetkili olduğu belirtilmekte, 54. maddesinde de bu
bilgi ve veriyi mazereti olmaksızın belli süre içinde vermeyenler hakkında
idari para cezası uygulanacağı öngörülmektedir.
Ülkelerin ve toplumların hayatında giderek önem
kazanan istatistiki bilgiler, üretilen araştırma
verilerinin standardının uluslararası mukayese edilebilirlik derecesinde
olması, güvenilir olması, kısa sürede bu verilerin elde edilmesini
gerektirmektedir. Bu hususları sağlamaya yönelik düzenlemelere gereksinim
olduğu da kuşkusuzdur.
İstatistiksel araştırmalardan sağlıklı sonuçlar
alınabilmesi için öncelikle sağlıklı ve yeterli verinin elde edilmesi
gereklidir. Bunu sağlamak amacıyla Yasa'nın 8. maddesi ile getirilen
yükümlülük, 54. maddenin ikinci fıkrası ile yaptırım altına alınmıştır.
Görüldüğü gibi İstatistik Kurumu'nun isteyeceği
bilgiler öncelikle Kurumun görev alanına giren konulardan olacaktır. Görev
alanı dışında bir bilgi istenmesi yasal olmayacaktır.
Diğer yandan, istatistiki
birimlerin cevap verme yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde,
maddede öngörülen idari para cezasının verilebilmesi "geçerli
mazeret" koşuluna bağlanmıştır. Geçerli mazereti olanlar hakkında para
cezası uygulanmayacaktır.
Özel hayata ilişkin soruların tanımlanamayacak
kadar geniş olması, ekonomik, sosyal ve siyasal alanlara ilişkin bilgi ve
verilerinde kapsamının büyüklüğü gözetildiğinde, belirtilen konularda yasal
sınırlamalar getirilmesinin imkansızlığı
ortadadır.
Kişi ve kurumlar, istatistiki
bilgi ve verileri vermek istemediği takdirde "mazeret bildirme"
yolunu kullanarak Anayasa'da güvence altına alınmış hak ve özgürlüklerini
koruyabileceği gibi, bu bilgilerin verilmemesi halinde 54. maddede
öngörülen idari para cezalarına çarptırılmaları durumunda da yargı yolunu
kullanarak haklarını arayabilecekleri kuşkusuzdur.
Belirtilen nedenlerle çoğunluğun iptal kararına
katılmadım.
Başkan
Haşim KILIÇ
|