← Resmî Gazete · 1 Haziran 2008 · Sayı 26893

YARGI BÖLÜMÜ · Yargı Kararı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesine Ait Kararlar

Metin

Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü

1 Haziran 2008 PAZAR

Resmî Gazete

Sayı : 26893

YARGITAY KARARLARI

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:

Esas No: 2008/1911

Karar No: 2008/5919

İncelenen Kararın :

Mahkemesi: İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesi

Tarihi: 31/7/2006

Numarası: Esas No: 2006/747Karar No: 2006/890

Davacı: İstanbul Valiliği İl Dernekler Müdürlüğü

Davalı: Beşiktaş Ertuğrul Tekke Camii Koruma ve Yaşatma Derneği

Dava Türü: Derneğin Kendiliğinden Sona Erdiğinin Tesbiti

Temyiz Eden: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

İstanbul Valiliği İl Dernekler Müdürlüğünün 9/6/2006 tarihli ve 17522 sayılı yazısı üzerine, Mahkemece Beşiktaş Ertuğrul Tekke Camii Koruma ve Yaşatma Derneğinin kendiliğinden dağılmış sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Dava; Türk Medeni Kanununun 87. maddesi hükmü gereğince derneğin kendiliğinden sona erdiğinin tespiti davasıdır.

Dosyanın incelenmesinden; İstanbul Valiliği İl Dernekler Müdürlüğünün yazısı üzerine, mahkemece esasa kaydedilen davanın; dosya üzerinden yapılan inceleme ile sonuçlandırıldığı görülmüştür.

4/11/2004 tarihli ve 5253 sayılı Dernekler Kanununun 18. maddesinin birinci fıkrasında "Bu kanunla ilgili olarak hukuk mahkemelerinde bakılacak davalarda basit yargılama usulü uygulanır." denilmektedir.

Dernekler Kanununun 36. maddesinin son cümlesinde ise, sözü edilen Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür.

Sözü edilen yasal düzenlemeler gereğince, Dernekler Kanunu ile ilgili hukuk davalarında duruşma açılması ve basit yargılama usulüne göre yargılama yapılarak davanın sonuçlandırılması gerekmektedir. Davanın dosya üzerinde yapılan inceleme ile karara bağlanması konusunda mahkemeye takdir hakkı tanınmamıştır.

Ayrıca, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 73. maddesinde, kanunun gösterdiği istisnalar haricinde hakimin her iki tarafı istima veyahut iddia ve müdafaalarını beyan etmeleri için kanuni şekillere tevfikan davet etmedikçe hükmünü veremeyeceğine ilişkin hükme yer verilmiştir.

Mahkemece; duruşma açılması, iddia ve savunmalarını bildirmeleri için taraflara davetiye çıkartılması, göstermeleri halinde delillerin de toplanması suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davanın duruşma açılmaksızın dosya üzerinden görülerek sonuçlandırılması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 28/4/2008

—— • ——

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:

Esas No: 2007/21186

Karar No: 2008/6207

İncelenen Kararın :

Mahkemesi: Ortaca Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi

Tarihi: 25/10/2005

Numarası: Esas No: 2005/49Karar No: 2005/347

Davacı: Zeycan Kesici

Davalı: Hakkı Kesici

Dava Türü: Yabancı Mahkeme Kararının Tanınması

Temyiz Eden: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacı Zeycan Kesici vekili tarafından Hakkı Kesici'ye karşı açılan davada, soybağının reddine ilişkin İlenburg Asliye Hukuk Mahkemesinin 18/5/2004 tarih 341 F 745/03 sayılı kararının tanınmasına karar verilmesinin istendiği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 37. maddesinde tenfiz dilekçesine eklenecek belgeler belirtilmiş olup, bu hükme göre yabancı mahkeme ilamının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı ve onanmış tercümesi ile, ilamın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesinin dilekçeye eklenmesi zorunludur.

Mahkemece fotokopi karar ve onaysız tercümenin kanundaki koşulları taşımadığı gözetilmeksizin bunlarla yetinilerek hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Ortaca Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 25/10/2005 tarihli 2005/49 esas, 2005/347 karar sayılı kararının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 1/5/2008

—— • ——

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:

Esas No: 2008/1909

Karar No: 2008/6290

İncelenen Kararın :

Mahkemesi: Bala Asliye Hukuk Mahkemesi

Tarihi: 30/10/2003

Numarası: Esas No: 2003/188Karar No: 2003/326

Davacı: Alaettin Ercan

Davalı: İngrit Ercan

Dava Türü: Yabancı Mahkeme (Boşanma) Kararının Tanınması

Temyiz Eden: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacı Alaettin Ercan vekilinin davalı İngrit Ercan aleyhine 8/10/2003 tarihinde açtığı davada, boşanmaya ilişkin Rheinberg Asliye Hukuk Mahkemesinin 25/11/1993 tarihli ve 7F 296/92 sayılı kararının tanınmasına karar verilmesinin istendiği mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 37. maddesinde tenfiz dilekçesine eklenecek belgeler belirtilmiş olup, bu hükme göre yabancı mahkeme ilamının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı ve onanmış tercümesi ile, ilamın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesinin dilekçeye eklenmesi zorunlu olduğu halde, bu hususlara uyulmayarak fotokopi ile yetinilmesi de doğru bulunmamıştır.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 2/5/2008