← Resmî Gazete · 18 Mayıs 2008 · Sayı 26880
YARGI BÖLÜMÜ · Yargı Kararı
Yargıtay 4. ve 18. Hukuk Dairelerine Ait Kararlar
Metin
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinden: Esas No: 2007/15118 Karar No: 2008/445 Mahkemesi: Tunceli Asliye (Tüketici Mahkemesi Sıfatı ile) Hukuk Hakimliği Tarihi: 8/6/2006 Numarası: 2005/254-2006/120 Davacı: Gülsüm Güçer Davalı: Siemens Sanayi ve Ticaret AŞ. Davacı Gülsüm Güçer tarafından davalı Siemens San. ve Tic. A.Ş aleyhine 20/10/2005 gününde verilen dilekçe ile ayıplı malın bedelinin iadesi istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne dair verilen 8/6/2006 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 12/10/2007 günlü yazısında, temyiz edilmemek suretiyle kesinleşen Tunceli Asliye Hukuk Mahkemesinin 8/6/2006 gün ve 2005/254 Esas 2006/120 sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenildiği ve bozma nedeni olarak; somut olayda uyuşmazlık konusunun değerine göre tüketici sorunları hakem heyetine başvurulmadan davanın açıldığı, mahkemece davacının 4077 sayılı kanunun 22.maddesine göre dava açabilmesi şartının gerçekleşmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı bulunduğu belirtilerek HUMK'nun 427/6 maddesi uyarınca hükmün kanun yararına bozulması istenilmiştir. Davacı, 2003 yılı Aralık ayında 305,00 YTL'ye satın almış olduğu Siemens marka cep telefonunun arızalı çıkması üzerine 3 kez yenisi ile değiştirildiğini, yeni telefonda da aynı arızanın devam etmesi nedeniyle ödediği bedelin iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece işin esasına girilerek alınan bilirkişi raporu doğrultusunda telefonun ayıplı bulunması nedeniyle davanın kabulü ile 305,00 YTL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verildiği ve kararın temyiz edilmeyerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 22/5 maddesi uyarınca değeri beşyüz milyon liranın (dava tarihinde (20/10/2005) bu değer toptan eşya fiyatları endeksinde meydana gelen yıllık ortalama fiyat artışı oranına göre daha yüksek) altında bulunan uyuşmazlıklara tüketici sorunları hakem heyetine başvurulması gerektiği, bu kararlara karşı 15 gün içinde tüketici mahkemesine itiraz edilebileceği, itiraz üzerine tüketici mahkemesinin vereceği kararların kesin olduğu hükme bağlanmıştır. Açıklanan hüküm gereğince davacının Tüketici Sorunları İl Hakem Heyetine başvurduktan sonra verilen karara karşı tüketici mahkemesine itiraz etmesi gerekirken Tüketici Sorunları İl Hakem Heyetine başvurmadan tüketici mahkemesine dava açması durumunda mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerekirken, işin esasını inceleyerek hüküm kurmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi kabul edilerek mahkeme kararının bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK'nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA; gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine 23/1/2008 gününde oybirliğiyle karar verildi. ——• —— Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden: Esas No:2008/2065 Karar No:2008/3528 Davacı Ahmet Müezzin Yılmaztekin ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 23/3/2007 günlü ve 2007/189 E. - 273 K. sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/2/2008 gün ve Hukuk-2008/26005 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü: YARGITAYKARARI Davacı, dava dilekçesinde; nüfus kütüğünde 15/9/1982 olan doğum tarihinin ay ve gün baki kalmak kaydı ile 1984 olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemece kısa kararda davanın reddine ilişkin hüküm kurulduğu halde gerekçeli kararda davanın kabulüne karar verilmek suretiyle kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır. Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kurulunun 10/4/1992 gün 1991/7-1992/4 sayılı kararı gereğince sonradan yazılan gerekçeli kararın tefhim edilen kısa karara uygun olması zorunludur. Kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması usul ve yasaya aykırıdır. Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.'nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereğiyapılmak üzerekararınbir örneği iledosyanın YargıtayCumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 25/3/2008 gününde oybirliğiyle karar verildi. ——• —— Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden: Esas No:2008/2607 Karar No:2008/3795 Davacı İbrahim Erol Apt.Yön. ile davalı Afitap Erol (Ercan) aralarındaki itirazın iptali davası hakkında Lüleburgaz Sulh Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 27/6/2007 günlü ve 2006/1019-2007/665 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/1/2008 gün ve Hukuk-2007/294051 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü: YARGITAYKARARI Dava, 375 YTL. tutarındaki ortak gider alacağının tahsili ile ilgili icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile icra takibine yapılan itirazın 300 YTL. üzerinden iptaline karar verilmiştir. Buna göre davanın 300 YTL'lik kısmının kabul ve 75 YTL'lik kısmının reddedildiği anlaşılmakla HUMK'nun 417. maddesi hükmü uyarınca davada iki taraftan herbirinin kısmen haklı çıktığı gözetilerek yargılama giderlerinin yanların haklılık oranlarına göre paylaştırılması, bu bağlamda vekalet ücretinin de buna göre takdir edilmesi gerekirken, mahkemece yargılama giderlerinden salt davalı yanın sorumlu tutulması ve davalı vekiline avukatlık ücreti takdir edilmemiş olması yasaya ve yönteme aykırıdır. Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.'nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 31/3/2008 gününde oybirliğiyle karar verildi. ——• —— Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden: Esas No:2008/2611 Karar No:2008/3796 Davacı İbrahim Erol Apt.Yön. ile davalı Aytap Erol aralarındaki itirazın iptali davası hakkında Lüleburgaz Sulh Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 27/6/2007 günlü ve 2006/1033-2007/667 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/1/2008 gün ve Hukuk-2007/289803 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü: YARGITAYKARARI Dava, 862 YTL. tutarındaki ortak gider alacağının tahsili ile ilgili icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile icra takibine yapılan itirazın 705 YTL. üzerinden iptaline karar verilmiştir. Buna göre davanın 705 YTL'lik kısmının kabul ve 157 YTL'lik kısmının reddedildiği anlaşılmakla HUMK'nun 417. maddesi hükmü uyarınca davada iki taraftan herbirinin kısmen haklı çıktığı gözetilerek yargılama giderlerlerinin yanların haklılık oranlarına göre paylaştırılması, bu bağlamda vekalet ücretinin de buna göre takdir edilmesi gerekirken, mahkemece yargılama giderlerinden salt davalı yanın sorumlu tutulması ve davalı vekiline avukatlık ücreti takdir edilmemiş olması yasaya ve yönteme aykırıdır. Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.'nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 31/3/2008 gününde oybirliğiyle karar verildi. ——• —— Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden: Esas No:2008/2610 Karar No:2008/3797 Davacı İbrahim Erol Apt.Yön. ile davalı Emine Asuman Erol aralarındaki itirazın iptali davası hakkında Lüleburgaz Sulh Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 27/6/2007 günlü ve 2006/1016-2007/664 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/1/2008 gün ve Hukuk-2007/289802 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü: YARGITAYKARARI Dava, 712,50 YTL. tutarındaki ortak gider alacağının tahsili ile ilgili icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile icra takibine yapılan itirazın 450 YTL. üzerinden iptaline karar verilmiştir. Buna göre davanın 450 YTL'lik kısmının kabul ve 262,50YTL'lik kısmının reddedildiği anlaşılmakla HUMK'nun 417. maddesi hükmü uyarınca davada iki taraftan herbirinin kısmen haklı çıktığı gözetilerek yargılama giderlerinin yanların haklılık oranlarına göre paylaştırılması, bu bağlamda vekalet ücretinin de buna göre takdir edilmesi gerekirken, mahkemece yargılama giderlerinden salt davalı yanın sorumlu tutulması ve davalı vekiline avukatlık ücreti takdir edilmemiş olması yasaya ve yönteme aykırıdır. Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.'nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 31/3/2008 gününde oybirliğiyle karar verildi. ——• —— Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden: Esas No:2008/2609 Karar No:2008/3798 Davacı İbrahim Erol Apt.Yön. ile davalı Şerife Ayfer Erol aralarındaki itirazın iptali davası hakkında Lüleburgaz Sulh Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 27/6/2007 günlü ve 2006/1032-2007/666 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/1/2008 gün ve Hukuk-2007/289801 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü: YARGITAY KARARI Dava, 187,50 YTL. tutarındaki ortak gider alacağının tahsili ile ilgili icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile icra takibine yapılan itirazın 150 YTL. üzerinden iptaline karar verilmiştir. Buna göre davanın 150 YTL'lik kısmının kabul ve 37,50 YTL'lik kısmının reddedildiği anlaşılmakla HUMK'nun 417. maddesi hükmü uyarınca davada iki taraftan herbirinin kısmen haklı çıktığı gözetilerek yargılama giderlerinin yanların haklılık oranlarına göre paylaştırılması, bu bağlamda vekalet ücretinin de buna göre takdir edilmesi gerekirken, mahkemece yargılama giderlerinden salt davalı yanın sorumlu tutulması ve davalı vekiline avukatlık ücreti takdir edilmemiş olması yasaya ve yönteme aykırıdır. Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.'nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 31/3/2008 gününde oybirliğiyle karar verildi. ——• —— Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden: Esas No:2008/2608 Karar No:2008/3799 Davacı İbrahim Erol Apt.Yön. ile davalı Aysel Erol aralarındaki itirazın iptali davası hakkında Lüleburgaz Sulh Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 27/6/2007 günlü ve 2006/1014-2007/663 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/1/2008 gün ve Hukuk-2007/294053 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü: YARGITAY KARARI Dava, 375 YTL. tutarındaki ortak gider alacağının tahsili ile ilgili icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile icra takibine yapılan itirazın 300 YTL. üzerinden iptaline karar verilmiştir. Buna göre davanın 300 YTL'lik kısmının kabul ve 75 YTL'lik kısmının reddedildiği anlaşılmakla HUMK'nun 417. maddesi hükmü uyarınca davada iki taraftan herbirinin kısmen haklı çıktığı gözetilerek yargılama giderlerinin yanların haklılık oranlarına göre paylaştırılması, bu bağlamda vekalet ücretinin de buna göre takdir edilmesi gerekirken, mahkemece yargılama giderlerinden salt davalı yanın sorumlu tutulması ve davalı vekiline avukatlık ücreti takdir edilmemiş olması yasaya ve yönteme aykırıdır. Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 31/3/2008 gününde oybirliğiyle karar verildi. |
||||||