|
Anayasa
Mahkemesi Başkanlığından:
Esas Sayısı: 2005/38
Karar Sayısı: 2008/53
Karar Günü: 7.2.2008
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN MAHKEMELER:
1- Konya 1. İdare Mahkemesi(E:2005/38)
2- Ordu İdare Mahkemesi(E:2005/45, E:2005/46)
İTİRAZLARIN KONUSU : 4.6.1937 günlü, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun,
6.4.2001 günlü, 4638 sayılı Yasa ile eklenen geçici 20. maddesinde yer alan
“Bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten önce,dört yıllık
yükseköğretim kurumlarından mezun olarak komiser yardımcılığı kursunu
bitirenler ile…” ibaresinin Anayasa’nın 2. ve 10. maddelerine
aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I - OLAY
(B) grubu polis amiri olarak komiser yardımcısı
kadrosunda görev yapan davacılar, komiser yardımcılığı kursuna başladıkları
tarihte yürürlükte olan yasa kuralları gereğince (A) grubu polis amiri
olarak atanmaları gerektiğini ileri sürerek yaptıkları başvuruların idarece
reddi işlemlerinin iptali istemiyle açmış oldukları davalarda,itiraz konusu ibarelerin Anayasa’ya
aykırı olduğu kanısına varan Mahkemeler iptali için başvurmuşlardır.
II - İTİRAZLARIN GEREKÇELERİ
Konya İdare Mahkemesi’nin başvuru kararında,
Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk Devleti olduğu, yasa koyucunun yasal
düzenlemeler yaparken sahip olduğu takdir yetkisinin hukuk devleti
ilkesiyle sınırlı olduğu, komiser yardımcılığı kursuna başladığı tarihte
geçerli olan kurallara göre (A) grubu polis amiri olması gereken davacının
itiraz konusu kural ile kazanılmış haklarının ihlal edildiği, kuralın
davacının aleyhine olarak geçmişe yürütüldüğü ve hukuk devleti ilkelerinden
belirlilik, devlete güven ve devlette istikrar kavramlarını ihlal ettiği,
hukuki güvenlik ilkesine aykırı olduğu, davacıdan bir dönem önce dört
yıllık bir yüksek öğretim kurumundan mezun olan ve komiser yardımcılığı
kursunu bitirenlerin (A) grubu polis amiri olarak atanmalarına rağmen
itiraz konusu kural nedeniyle davacının (B) grubu polis amiri olarak
atanmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğu, belirtilen nedenlerle Anayasa’nın
2. ve 10. maddelerine aykırı olan kuralın iptali gerektiği ileri
sürülmüştür.
Ordu İdare Mahkemesi’nin başvuru kararlarında ise
komiser yardımcılığı kursuna başladıkları tarihte yürürlükte olan kurallar
uyarınca söz konusu kursu başarıyla bitirmeleri halinde (A) grubu polis
amiri olacak davacıların 3201 sayılı Yasa’nın 55. maddesinde yapılan
değişiklik sonucunda (B) grubu polis amiri oldukları, kamu görevlilerinin
hakları ve yetiştirilmelerine ilişkin statü hukuku kurallarının
düzenlenirken kazanılmış hak, beklenen hak ve kazanılmış avantaj ilkelerine
uygun hareket edilmesinin hukuk devleti ilkesinin bir gereği olduğu,kazanılmış hakları korumak ve hukuksal
güvenliği sağlamak amacıyla getirilen itiraz konusu kuralın davacılar
bakımından hukuki bir koruma içermediği, belirtilen nedenle Anayasa’nın 2.
maddesine aykırı olan itiraz konusu kuralın iptali gerektiği ileri
sürülmüştür.
III - YASA METİNLERİ
A - İtiraz Konusu Yasa Kuralı
Emniyet
Teşkilatı Kanunu’nun 6.4.2001
günlü, 4638 sayılı Yasa ile eklenen ve iptali istenilen ibareyi de içerengeçici 20.
maddesi şöyledir:
“BuKanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce,dört yıllık yükseköğretim kurumlarından mezun olarak komiser
yardımcılığı kursunu bitirenler ile bulunduğu rütbede dört yıllık
yükseköğretim kurumlarından mezun olup (B) grubundan (A) grubuna geçen polis
amirleri, (A) grubunda değerlendirilir.”
B - Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru
kararlarında Anayasa’nın 2. ve 10. maddelerine dayanılmıştır.
IV - İLK İNCELEME
Anayasa
Mahkemesi İçtüzüğü’nün 8. maddesi uyarınca yapılan ilk inceleme
toplantılarında, dosyalarda eksiklik bulunmadığından işin esasının
incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
V - BİRLEŞTİRME KARARI
4.6.1937
günlü, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 4638 sayılı Yasa ile
eklenen geçici 20. maddesinde yer alan “…komiser
yardımcılığı kursunu bitirenler…” ibaresinin iptali istemiyle yapılan
itiraz başvurularına ilişkin 2005/45 ve 2005/46 Esas sayılı davaların,
aralarındaki hukuki irtibat nedeniyle 2005/38 Esas sayılı dava ileBİRLEŞTİRİLMESİNE,
esaslarının kapatılmasına, esas incelemenin 2005/38 Esas sayılı dosya
üzerinden yürütülmesine, 18.5.2005 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
VI - ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru
kararları ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu Kanun
Hükmünde Kararname kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların
gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği
görüşülüp düşünüldü:
A - Sınırlama Sorunu
Anayasa’nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu
ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 28. maddesine göre, Anayasa
Mahkemesi’ne itiraz yoluyla yapılacak başvurular itiraz yoluna başvuran
mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulayacağı yasa kuralı ile sınırlıdır.
Emniyet
Teşkilatı Kanunu’nun 6.4.2001
günlü, 4638 sayılı Yasa ile eklenen ve iptali istenilen ibareyi de içerengeçici 20.
maddesinde, “BuKanunun yürürlüğe girdiği tarihten
önce,dört yıllık yükseköğretim
kurumlarından mezun olarak komiser yardımcılığı kursunu bitirenler ile
bulunduğu rütbede dört yıllık yükseköğretim kurumlarından mezun olup (B)
grubundan (A) grubuna geçen polis amirleri, (A) grubunda değerlendirilir.” denilmektedir.
İtiraz yoluna başvuran Konya İdare Mahkemesi, maddede yer alan “BuKanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce,dört yıllık yükseköğretim kurumlarından mezun olarak komiser yardımcılığı
kursunu bitirenler ile” ibaresinin iptalini istemiş ise de bu ibarenin “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten
önce,” bölümünün, maddenin iptali istenilmeyenkısımları yönünden de uygulanması söz
konusudur.
Belirtilen
nedenle, itiraz konusu kurala ilişkin esas incelemenin “dört yıllık yükseköğretim kurumlarından
mezun olarak komiser yardımcılığı kursunu bitirenler ile” ibaresi ile
sınırlı olarak yapılmasına oybirliğiyle karar verilmiştir.
B - Genel Açıklama
Polis
amiri rütbelerine yapılacak atama ve terfilere ilişkin usul ve esaslar,
3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 55. maddesinde düzenlenmektedir.
25.9.2000 tarihinde yürürlüğe giren 611 sayılı
Emniyet Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde
Kararname’nin 1. maddesiyle 3201 sayılı Yasa’nın 55. maddesi değiştirilmiş
ve “Polis amirlerinden Polis
Akademisi mezunları, Polis Akademisi mezunu sayılanlar ile Emniyet Genel
Müdürlüğüne eleman yetiştirmek üzere Polis Akademisi bünyesinde en az 4
yıllık fakülte ve yüksek okullarından mezun olanlar (A), komiser
yardımcılığı kursunu başarıyla bitirmiş olanlar (B) grubunu oluşturur.”
hükmü getirilmiştir.
Söz konusu değişiklikten önce, dört yıllık yüksek
öğretim kurumlarından mezun olan polis memurlarından en az altı aylık
komiser yardımcılığı kursunu başarıyla tamamlamış olanların da (A) grubu
polis amiri olmaları öngörüldüğünden, bu kişilerin kazanılmış haklarının
korunmasına yönelik olarak 611 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 3201
sayılı Yasa’ya geçici 20. madde eklenmiş ve “Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihten once, 4 yıllık yüksek öğretim kurumlarından mezun
olarak komiser yardımcılığı kursunu bitirenler ile bulunduğu rütbede 4
yıllık yüksek öğretim kurumlarından mezun olup (B) grubundan (A) grubuna
geçen polis amirleri, (A) grubunda değerlendirilir.”denilmiştir.
611 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, dayanağı olan
4588 sayılı Yetki Yasasının iptal edilmiş olması nedeniyle yasal ve
anayasal dayanaktan yoksun kaldığı gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’nin 31.10.2000
günlü, E:2000/69, K:2000/42 sayılı kararıyla iptal edilmiş ve 3201 sayılı
Kanun’un değişik 55. maddesi ile geçici 20. maddesinin de aralarında yer
aldığı 611 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin bazı maddelerinin “doğuracağı hukuksal boşluk kamu yararını
ihlal edici nitelikte görüldüğünden, Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü
fıkrasıyla 2949 sayılı Yasa’nın 53. maddesinin dördüncü ve beşinci
fıkraları gereğince BU KURALLARA İLİŞKİN İPTAL HÜKMÜNÜN, KARARIN RESMİ
GAZETEDE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK ALTI AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE”
karar verilmiştir. Bu karar
7.11.2000 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
6.4.2001
günlü, 4638 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanununda DeğişiklikYapılmasına Dair Kanun Hükmünde
Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun, 21.4.2001 tarihli Resmi
Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 4638 sayılı
Yasa’nın, 1. maddesiyle değiştirilen 3201 sayılı Yasa’nın 55. maddesinde,
(A) ve (B) polis amiri gruplarının kapsamını belirleyen 611 sayılı Kanun
Hükmünde Kararname’deki hükme aynen yer verilmiş, 4. maddesiyle 3201 sayılı
Yasa’ya eklenen geçici 20. madde ile de bu Yasa’nın yürürlüğe girdiği
tarihten önce (A) grubu olarak atanan veya (B) grubundan (A) grubuna geçen
polis amirlerinin kazanılmış hakları korunmuştur.
C - İtiraz Konusu Kuralın Anayasa’ya Aykırılığı
Sorunu
Başvuru kararlarında, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir
hukuk Devleti olduğu, yasa koyucunun yasal düzenlemeler yaparken sahip
olduğu takdir yetkisinin hukuk devleti ilkesiyle sınırlı bulunduğu, komiser
yardımcılığı kursuna başladıkları tarihte geçerli olan kurallara göre (A)
grubu polis amiri olmaları gereken davacıların 3201 sayılı Yasa’nın 55.
maddesinde yapılan değişiklik sonucunda (B) grubu polis amiri oldukları,
kazanılmış hakları korumak ve hukuksal güvenliği sağlamak amacıyla
getirilen itiraz konusu kuralın davacılar bakımından hukuki bir koruma
içermediği, kazanılmış hakları ihlal ettiği ve davacıların aleyhine geçmişe
yürütüldüğü, hukuk devleti ilkelerinden belirlilik, devlete güven ve
devlette istikrar kavramlarını aykırı olduğu, daha önce dört yıllık yüksek
öğretim mezunu olan ve komiser yardımcılığı kursunu bitirenlerin
atamalarının (A) grubu polis amiri olarak yapılmasına rağmen itiraz konusu
kural nedeniyle davacıların (B) grubu polis amiri olarak atanmalarının
eşitlik ilkesine aykırı bulunduğu, belirtilen nedenlerle Anayasa’nın 2. ve
10. maddelerine aykırı olan kuralın iptali gerektiği ileri sürülmüştür.
3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 4638
sayılı Yasa ile eklenen geçici20. maddesinde, 4638 sayılı Yasa’nın
yürürlüğe girdiği tarihten önce dört yıllık yükseköğretim kurumlarından
mezun olarak komiser yardımcılığı kursunu bitirenler ile bulunduğu rütbede dört yıllık
yükseköğretim kurumlarından mezun olup (B) grubundan (A) grubuna geçen
polis amirlerinin, (A) grubunda değerlendirileceği hükme bağlanmıştır.
Anayasa’nın 10. maddesinde yer verilen eşitlik
ilkesine göre, herkes dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi
inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun
önünde eşittir. Hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik
ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.
“Yasa önünde eşitlik ilkesi” hukuksal durumları
aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil, hukuksal
eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunanlar
kişilerin yasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak,
ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı
durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa
karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır. Yasa önünde eşitlik,
herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez.
Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik
kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı
hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa’da öngörülen
eşitlik ilkesi zedelenmez.
4638 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girdiği tarihten önce
dört yıllık yükseköğretim kurumlarından mezun olarak komiser yardımcılığı
kursunu bitirenler ile bu tarihte henüz komiser yardımcılığı kursunu
tamamlamamış olanlar aynı hukuksal konumda bulunmadıklarından eşitlik
karşılaştırmasına esas alınamazlar.
Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen
hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu
hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni
kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan,
hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık,
yasaların üstünde yasa koyucunun da uyması gereken Anayasa ve temel hukuk
ilkelerinin bulunduğu bilincinde olan devlettir.
Kazanılmış haklara saygı ilkesi, hukukun genel ilkelerinden
birisini oluşturmaktadır. Kazanılmış hak, özel hukuk ve kamu hukuku
alanlarında genel olarak, bir hak sağlamaya elverişli nesnel yasa
kurallarının bireylere uygulanması ile onlar için doğan öznel hakkın
korunmasıdır. Kazanılmış bir haktan söz edilebilmesi için bu hakkın, yeni
yasadan önce yürürlükte olan kurallara göre bütün sonuçlarıyla fiilen elde
edilmiş olması gerekir. Kazanılmış hak, kişinin bulunduğu statüden doğan,
kendisi yönünden kesinleşmiş ve kişisel niteliğe dönüşmüş haktır.
Bir statüye bağlı olarak ileriye dönük, beklenen haklar,
kazanılmış hak niteliği taşımadığından 4638
sayılı Yasa’nın yürürlüğe girmesinden önce (A) grubu polis amiri unvanını
kazanmamış olan kişilerin (A) grubu polis amirliği yönünden kazanılmış
haklarından söz edilebilmesi olanaklı değildir.
Hukuk
devleti ilkesinin önkoşullarından biri olan hukuk güvenliği ile kişilerin
hukuki güvenliğinin sağlanması amaçlanmaktadır. Hukuk güvenliği ilkesi,
hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve
işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal
düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını
gerekli kılar.
3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 55.
maddesini değiştiren 611 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Anayasa Mahkemesi’nce
iptaline rağmen, Emniyet Genel Müdürlüğü’nce açılan komiser yardımcılığı
kursu sınavına sadece dört yıllık yüksek öğretim kurumu mezunu polis
memurlarının başvurabileceği belirtildiğinden, bu sınavda başarılı olarak
komiser yardımcılığı kursuna başlayan kişilerde söz konusu kursun sonunda
(A) grubu polis amiri olma beklentisi yaratılmıştır. Bu durumda, komiser
yardımcılığı kursu devam etmekte iken çıkarılan 4638 sayılı Yasa ile
Emniyet Teşkilatı Kanunu’na eklenen geçici 20. maddede, bu Yasa’nın yürürlüğe
girdiği tarihten önce dört yıllık yüksek öğretim kurumlarından mezun olarak
komiser yardımcılığı kursunu bitirenlerin (A) grubunda değerlendirileceği
yolundaki düzenlemenin kapsamına anılan Yasa’nın yürürlüğe girdiği tarihte
komiser yardımcılığı kursuna devam edenlerin alınmamış olması, hukuk
güvenliği ilkesine aykırılık oluşturmaktadır.
Açıklanan
nedenle, dava konusu kural Anayasa’nın 2. maddesine aykırıdır. İptali
gerekir.
Fulya
KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, A. Necmi ÖZLER,
Şevket APALAK ve Zehra Ayla PERKTAŞ bu görüşe katılmamışlardır.
D - İptal Kararının Yürürlüğe Gireceği Gün Sorunu
Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında, “Kanun,
kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da
bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte
yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün
yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî
Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez” denilmekte,
Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Yasa’nın 53.
maddesinin dördüncü fıkrasında da bu kural tekrarlanmaktadır. Maddenin
beşinci fıkrasında ise, Anayasa Mahkemesi’nin, iptal halinde meydana
gelecek hukuksal boşluğu kamu düzenini tehdit veya kamu yararını ihlâl
edici mahiyette görmesi halinde yukarıdaki fıkra hükmünü uygulayacağı
belirtilmiştir.
İptal edilen kuralın doğuracağı hukuksal boşluk
kamu yararını ihlal edici nitelikte görüldüğünden, Anayasa’nın 153.
maddesinin üçüncü fıkrasıyla 2949 sayılı Yasa’nın 53. maddesinin dördüncü
ve beşinci fıkraları gereğince iptal hükmünün, kararın Resmî Gazete’de
yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesi uygun
görülmüştür.
VI I - SONUÇ
A - 4.6.1937 günlü, 3201 sayılı Emniyet Teşkilâtı
Kanunu’nun 6.4.2001 günlü, 4638 sayılı Yasa ile eklenen geçici 20.
maddesinde yer alan “… dört yıllık yüksek öğretim
kurumlarından mezun olarak komiser yardımcılığı kursunu bitirenler ile ...”
ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, A. Necmi ÖZLER,
Şevket APALAK ile Zehra Ayla PERKTAŞ’ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,
B - İptal edilen ibarenin doğuracağı
hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edici nitelikte görüldüğünden, Anayasa’nın
153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 2949 sayılı Yasa’nın 53. maddesinin
dördüncü ve beşinci fıkraları gereğince iptal hükmünün, KARARIN RESMÎ GAZETEDE YAYIMLANMASINDAN
BAŞLAYARAK BİR YIL SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE, OYBİRLİĞİYLE,
7.2.2008 gününde karar verildi.
|
Başkan
Haşim KILIÇ
|
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz
PAKSÜT
|
Üye
Sacit ADALI
|
|
|
|
|
|
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
|
Üye
Mehmet ERTEN
|
Üye
Cafer ŞAT
|
|
|
|
|
|
Üye
A. Necmi
ÖZLER
|
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
|
Üye
Şevket APALAK
|
|
|
|
|
|
Üye
Serruh KALELİ
|
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
|
|
|
|
|
KARŞIOY GEREKÇESİ
6.4.2001 günlü 4638 sayılı Yasa ile 3201 sayılı
Emniyet Teşkilâtı Kanunu’na eklenen Geçici Madde 20’de, “Bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten önce, dört yıllık yükseköğretim kurumlarından
mezun olarak komiser yardımcılığı kursunu bitirenler ile bulunduğu rütbede
dört yıllık yükseköğretim kurumlarından mezun olup (B) grubundan (A)
grubuna geçen polis amirleri, (A) grubunda değerlendirilir” denilmektedir.
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce,
dört yıllık yükseköğretim kurumlarından mezun olarak komiser yardımcılığı
kursuna başlayanların da madde kapsamına alınması gerekirken alınmamasının,
Anayasa’nın, 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti ilkesi bağlamında,
kazanılmış hakları ve hukuk güvenliğini ve 10. maddesinde düzenlenen
eşitlik ilkesini ihlâl ettiğini ileri sürerek ilgili bölümün iptali için
başvurmuştur.
Kazanılmış
hak, kişinin yeni bir yasal düzenleme yapılmadan önce, bulunduğu statüden
doğan, kendisi yönünden kesinleşmiş, bütün sonuçlarıyla öznel hale gelmiş
olan haktır. Kişisel hak haline dönüşmemiş, belli koşulların
gerçekleşmesine bağlı olarak ileride elde edilmesi olası beklenen haklar
ise, “kazanılmış hak” kapsamı içinde değerlendirilemez.
4638
sayılı Yasa’dan önce bir polis memurunun polis amiri olabilmesi, açılacak
komiser yardımcılığı sınavını kazandıktan sonra komiser yardımcılığı
kursunu da başarıyla bitirmiş olması koşuluna bağlı olduğundan bu aşamalar
tamamlanmadan kazanılmış bir haktan sözedilemez.
Hukuk
devletinde, kazanılmış hak ilkesinden daha genişhukuksal koruma alanı oluşturan
hukuk güvenliği ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını,
yürürlükteki yasalara güvenerek hukuksal ilişkilerini düzenleyenlerin, bu
güven duygularının zedelenmemesine özen gösterilmesini gerektirir.
4638 sayılı Yasa’dan önce polis memurlarının,
komiser yardımcılığı kursuna başladıkları tarihte yürürlükte bulunan 611
sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uyarınca (A) grubu polis amiri
olmaları mümkün bulunmadığından, idarenin böyle bir kurs açarak bazı
beklentilere yol açmasının, hukuk güvenliğini sarstığı kabul edilerek yasa
koyucunun bu yönde düzenleme yapmaya zorlanmasının Anayasal dayanağının
olmadığı açıktır.
Öte
yandan, Anayasa’nın 10. maddesinde belirtilen eşitlik ilkesine aykırılıktan
sözedilebilmesi için öncelikle aynı hukuksal
durumda olanların farklı kurullara bağlı tutulmaları gerekir. Statüleri
arasında özdeşlik olmayanlara aynı kuralların uygulanması ise hukuksal
eşitliği bozar.
4638
sayılı Yasa’nın yürürlüğe girdiği tarihten önce dört yıllık yükseköğretim
kurumlarından mezun olarak komiser yardımcılığı kursunu bitirenlerle henüz
bitirmemiş olanlar aynı hukuksal konumda bulunmadıklarından, bunlar
arasında eşitlik karşılaştırması yapılamaz.
Açıklanan
nedenlerle itiraz konusu kuralın, Anayasa’nın 2. ve 10. maddelerineaykırı olmadığı ve iptal isteminin
reddi gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
KARŞIOY YAZISI
Polis amiri rütbelerine yapılacak atama
ve terfileri düzenleyen 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 55.
maddesinde, 12.7.2000 günlü, 611 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile köklü
değişiklikler yapılmıştır.
(A) ve (B) grubu polis amiri
gruplarının oluşumuna ilişkin düzenleme, bu değişikliklerden birisini
oluşturmaktadır. Daha önce, dört yıllık yüksek öğretim kurumlarından mezun
olan polis memurlarından en az altı aylık komiser yardımcılığı kursunu
başarıyla bitirmiş olanların (A) grubu polis amiri olmaları öngörülmüş
iken, yeni düzenleme ile aralarında bir ayrım gözetilmeksizin “komiser
yardımcılığı kursunu başarıyla bitirmiş olanlar”ın
(B) grubu polis amiri olmaları öngörülmüştür.
Anılan Kanun Hükmünde Kararname ile
Emniyet Teşkilatı Kanunu’na eklenen geçici 20. madde ile de, önceki
mevzuata göre (A) grubu polis amiri olanların kazanılmış haklarının korunması
amacıyla “Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihten
önce, 4 yıllık yüksek öğretim kurumlarından mezun olarak komiser
yardımcılığı kursunu bitirenler ile bulunduğu rütbede 4 yıllık
yükseköğretim kurumlarından mezun olup (B) grubundan (A) grubuna geçen
polis amirleri, (A) grubunda değerlendirilir.” denilmiştir.
611 sayılı Kanun Hükmünde Kararname,
dayanağı olan Yetki Yasasının iptaline bağlı olarak Anayasa Mahkemesi’nin
31.10.2000 günlü, E:2000/69, K:2000/42 sayılı kararıyla iptal edilmekle
birlikte, 3201 sayılı Kanun’un değişik 55. maddesi ile geçici 20.
maddesinin de aralarında yer aldığı 611 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin
bazı maddelerinin “doğuracağı hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edici
nitelikte görüldüğünden, Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 2949
sayılı Yasa’nın 53. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları gereğince BU KURALLARA
İLİŞKİN İPTAL HÜKMÜNÜN, KARARIN RESMİ GAZETEDE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK
ALTI AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE” karar verilmiştir.
7.11.2000 tarihli Resmi Gazetede
yayımlanan Anayasa Mahkemesi kararında yürürlüğe girmesi ertelenen iptal
hükümleri henüz yürürlüğe girmeden, Emniyet Teşkilatı Kanununda değişiklik
yapan 6.4.2001 günlü, 4638 sayılı Yasa 21.4.2001 tarihinde yürürlüğe
girmiştir.
4638 sayılı Yasa’nın, polis amiri
gruplarının oluşumuna ilişkin düzenlemesi ve daha önceki mevzuata göre (A)
grubu polis amiri olanların kazanılmış haklarının korunmasına yönelik
düzenlemesi, 611 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’de yer alan konuya ilişkin
düzenlemelerle aynıdır.
Bu durumda, 4638 sayılı Yasa’nın
yürürlüğe girdiği tarihte ve öncesinde, konuya ilişkin olarak hukuki bir
boşluğun varlığından söz etmek mümkün olmadığı gibi, 4638 sayılı Yasa’nın
yürürlüğe girdiği tarihte komiser yardımcılığı kursuna devam etmekte
olanların kursa başladıkları tarihte yürürlükte olan kurallara göre (A) grubu
polis amiri olabilmeleri de mümkün bulunmamaktadır.
Hukuk güvenliği ilkesi, kişilerin
hukuka güvenerek bulundukları davranışları korumayı ve bu suretle kişilere
hukuki güvence sağlamayı amaçlamaktadır. 4638 sayılı Yasa’nın yürürlüğe
girdiği tarih itibariyla komiser yardımcılığı
kursuna devam edenlerin (A) grubu polis amiri olabilmeleri mümkün
olmadığından, bu kişiler yönünden hukuk güvenliği ilkesinin ihlal edildiğinden
söz edilmesi de mümkün bulunmamaktadır. Belirtilen nedenle itiraz konusu
kural, hukuk devleti ilkesine ve Anayasa’nın 2. maddesine aykırı değildir.
Öte yandan 4638 sayılı Yasa’nın
yürürlüğe girdiği tarihte komiser yardımcılığı kursuna devam edenlere itiraz
konusu kural kapsamında yer verilmemiş olunmasının Anayasa’ya aykırı olarak
nitelendirilebilmesi, “eksik düzenleme”nin varlığına ve söz konusu
düzenlemenin Anayasa’ya aykırılığının saptanmasına bağlı bulunmaktadır.
Eksik düzenlemelerin Anayasa’ya uygunluk denetimi ise Anayasa’nın 10.
maddesi kapsamında yapılmaktadır.
4638 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girdiği
tarihte komiser yardımcılığı kursunu tamamlamış olanlar ile bu tarihte söz
konusu kursu henüz tamamlamamış olanlar aynı hukuki konumda bulunmadıklarından,
itiraz konusu kuralda Anayasa’nın 10. maddesinde yer alan eşitlik ilkesine
aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu
kural Anayasa’nın 2. ve 10. maddelerine aykırı olmadığından aksi yöndeki
çoğunluk kararına katılmadık.
|
Üye
|
Üye
|
|
Mehmet ERTEN
|
A.Necmi ÖZLER
|
AZLIK OYU
Anayasa 2. maddesinde hukuk devleti ilkesine vurgu
yapmıştır. Kazanılmış hak ve hukuksal güvenlik hukuk devletinin alt
başlıklarını oluşturur.
Kazanılmış
hak, yasal kuralların bireylere uygulanması sonucu ortaya çıkan öznel
kazanımların korunmasıdır. Kazanım kişisel nitelik göstermeli ve bireyden
ayrılmaz bir nitelik taşımalıdır.
Hukuksal
güvenlik ise, yasal ilkelerin getireceklerinin bilinir ve varsayılır
olması, bireylerin geleceklerini yasal kuralları incelediklerinde
çözebilmeleridir.
İtiraz istemlerine konu olan uyuşmazlık süreçlerine
bakıldığında, 611 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Polis Akademisi
bünyesinde dört yıllık fakülte ve yüksek okulları bitirenlerin (A), diğer
lisans mezunlardan komiser yardımcılığı kursunu tamamlayanların (B) grubu
oluşturacaklarının, geçici 20. maddesiyle 611 sayılı K.H.K.’ nin yürürlüğünden önce dört yıllık yüksek öğretim
mezunlarından komiser yardımcılığı kursunu bitirenlerinde(A) grubu olacaklarının öngörüldüğü
anlaşılmıştır.
Anılan
KHK Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş,verilen süre dolmadan iptal istemine konu kuralı içeren ve 611
sayılı Yasa’nın temel yaklaşımını yineleyen 4683 sayılı Yasa çıkarılmıştır.
611 sayılı K.H.K.’nin yürürlükte olduğu süreçte
Komiser Yardımcılığı kursuna başlayanlar, kursun başladığı tarihte,anılan kararnamenin geçici maddesindeki
kurs bitirme koşulunu taşımadıklarından 4683 sayılı Yasa karşısında
kazanılmış haklarından ve olmıyan edinimlerinin
zedelenmesinden söz etmek olanaksızdır.
Bu oluş
karşısında, komiser yardımcılığı kursuna başladığında (A) grubuna girmesi
olanaksız olan bir kamu görevlisinin, ileriye dönük, beklenen bir hukuksal
güvenliğinin ortadan kaldırıldığı öne sürülemez.
Anayasal
eşitlik ilkesi ise, komiser yardımcılığı kursu bitiren ile bitirmemiş olan
arasındaki konum farklılığı nedeniyle karşılaştırma yapılmasına olanak
vermemektedir.
Açıklanan
nedenlerle, Anayasa’ya aykırılık içermeyen kurala karşı yapılan itirazın
reddi gerekeceği oyuyla karara karşıyım.
Üye
Şevket
APALAK
KARŞIOY GEREKÇESİ
4.6.1937 günlü, 3201 sayılı Emniyet
Teşkilatı Kanunu’nun 6.4.2001 günlü, 4638 sayılı Yasa ile eklenen geçici
20. maddesinde “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, dört yıllık
yüksek öğrenim kurumlarından mezun olarak komiser yardımcılığı kursunu
bitirenler ile bulunduğu rütbede dört yıllık yüksek öğretim kurumlarından
mezun olup (B) grubundan (A) grubuna geçen polis amirleri, (A) grubunda
değerlendirilir.” denilmektedir.
İtiraz yolu ile madde hükmünde yer alan
“Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, dört yıllık yüksek öğretim
kurumlarından mezun olarak komiser yardımcılığı kursunu bitirenler ile…”
ibaresinin iptali istenilmektedir. İtiraz başvurularında Anayasa’ya
aykırılık iddiası, bu maddenin kapsamına almadığı kişiler yönündendir. Bu
meyanda 4638 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girdiği tarihte komiser yardımcılığı
kursuna devam etmekte olan kişilerin, (A) grubu polis amiri olabilme
haklarının korunmadığı bu yönüyle Anayasa’ya aykırı olduğu ileri
sürülmektedir.
Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan
hukuk devleti ilkesinin ön koşullarından birisi hukuk güvenliği ilkesidir.
Hukuki güvenlik ilkesi kazanılmış hakların korunmasını da kapsamakla
birlikte, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm işlem ve
eylemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletinde yasal düzenlemelerinde
bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerektirmektedir. Bu
nedenle geleceğe yönelik statü hukukunda yapılacak yasal düzenlemelerde,
daha önce tesis edilmiş bulunan ve kişilerin lehine hukuki sonuçlar doğuran
işlemlerin gözetilmesi gerekmektedir.
Davacının komiser yardımcılığı sınavına
girdiği ve komiser yardımcılığı kursuna başladığı tarihlerde yürürlükte
olan 611 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, Anayasa Mahkemesi’nce 31.10.2000
tarihinde E.2000/69, K.2000/42 nolu kararla iptal
edilmiş ise de Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun gerek 55. maddesi, gerekse 20.
maddesine yönelik iptal kararının doğuracağı hukuksal boşluğun kamu
yararını ihlal edici niteliği nedeniyle kararın Resmi Gazete’de
yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesine karar
verilmiş ve bu süre dolmadan 21.4.2001 tarihinde 4638 sayılı Yasa’nın
yürürlüğe girmesiyle hukuksal boşluk doldurulmuştur. Dolayısıyla davacının gerek komiser
yardımcılığı sınavına girdiği, gerekse komiser yardımcılığı kursuna
başladığı tarihte yürürlükte bulunan 611 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin
1. maddesiyle değiştirilen 3201 sayılı Yasa’nın 55. maddesi ile 4. maddesine
eklenen 20. maddesinin konuya ilişkin hükümleri 4638 sayılı Yasa hükümleri
ile aynıdır. Bu durum karşısında davacının 611 sayılı
Kanun Hükmünde Kararname ve 4638 sayılı Yasa öncesinde var olan 3870 sayılı
Yasa hükümlerine göre komiser yardımcılığı kursuna başladığından söz
edilemeyeceğinden, yürürlükte ve geçerli olan yasal düzenleme çerçevesinde
(A) grubu polis amiri olabilmesi mümkün olmayan davacının, 4638 sayılı Yasa
olmasa idi (A) grubu polis amiri olacağı iddiası hukuken dayanaksızdır. Bu
durumda itiraza konu kural kazanılmış hakların korunması ve hukuki güvenlik
ilkesini ihlal etmemekte ve Anayasa’nın 2. maddesine aykırılık
oluşturmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle 4.6.1937 günlü,
3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 6.4.2001 günlü 4638 sayılı Yasa
ile eklenen geçici 20. maddesinde yer alan, “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten önce dört yıllık yüksek öğretim kurumlarından mezun olarak komiser
yardımcılığı kursunu bitirenler ile …” ibaresinin Anayasa’ya aykırı
olmadığı ve iptali isteminin reddi gerektiği düşüncesiyle verilen karara
karşıyım.
Üye
Şevket
APALAK
|