|
Anayasa Mahkemesi
Başkanlığından:
Esas Sayısı: 2002/3 (Değişik İşler)
Karar Sayısı : 2006/2
Karar Günü : 12.7.2006
DAVACI : Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığı
DAVALI : Adalet
Partisi
DAVANIN KONUSU : Adalet Partisi’nin kendiliğinden dağıldığı ileri
sürülerek hukuksal varlığının sona erdiğinin tespiti istemidir.
I - İDDİANAME
Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 29.5.2002 günlü, SP.78
Hz.2002/7 sayılı iddianamesi şöyledir:
“GİRİŞ:
Adalet Partisi gerekli bildiri ve
belgelerini 11.4.1994 tarihinde İçişleri Bakanlığına vermesiyle 2820 sayılı
Siyasi Partiler Kanununun 8. maddesine göre tüzel kişilik kazanmıştır.
Partinin, kurulduğundan bu güne kadar
Büyük Kongresini yapmadığı, hiçbir yerde teşkilatlanmadığı ve halen genel
merkezinin bulunmadığı anlaşıldığından adı geçen partinin kendiliğinden
dağılmış sayıldığının tesbitini talep zorunluluğu
doğmuştur.
KONUYLA İLGİLİ YASAL DÜZENLEMELER:
A) Siyasi Partiler Kanunu:
Madde 8/2: “Siyasi partilerin genel
merkezi Ankara’da bulunur.”
Madde 10: “Cumhuriyet Başsavcılığınca
her siyasi parti için bir sicil dosyası tutulur.
Bu sicil dosyasında: ‘... b) Merkez
organlarıyla teşkilat kurdukları il, ilçe ve beldelerin, bunların
organlarında görev alanların adlarını, soyadlarını, doğum yer ve
tarihlerini, meslek veya sanatlarını ve ikametgahlarını
gösterir ve onaylı listeleri... bulunur.”
Madde 31: “Siyasi partilerin merkez
teşkilatı Ankara il merkezinde... bulunur.”
Madde 121:“Türk Kanunu Medenisi ile Dernekler
Kanununun ve Dernekler hakkında uygulanan diğer kanunların bu kanuna aykırı
olmayan hükümleri, siyasi partiler hakkında da uygulanır.”
B) Türk Medeni Kanunu:
Madde 87: “Dernekler, aşağıdaki
hallerde kendiliğinden sona erer:
1) Amacının gerçekleşmesi,
gerçekleşmesinin olanaksız hale gelmesi veya sürenin sona ermesi,
2)İlk genel kurul toplantısının kanunda öngörülen sürede yapılmamış ve
zorunlu organların oluşturulmamış olması,
3) Borç ödemede acze düşmüş olması,
4)Tüzük gereğince yönetim kurulunun oluşturulmasının olanaksız hale
gelmesi,
5) Olağan genel kurul toplantısının iki
defa üst üste yapılamaması.
Her ilgili, sulh hakiminden,
derneğin kendiliğinden sona erdiğinin tesbitini
isteyebilir.”
C) 2908 Sayılı Dernekler Kanunu:
Madde 51: Dernekler, kuruluş amaç ve
şartlarını kaybettiği veya acze düştüğü veya yönetim kurulunun tüzük
gereğince kurulmasına imkan kalmadığı veya 23.
maddede belirtilen yeter sayının bulunmaması sebebiyle üst üste iki olağan
genel kurul toplantısının yapılamadığı hallerde kendiliğinden dağılmış
sayılır. Kendiliğinden dağılma hali, dernek merkezinin bulunduğu yerin en
büyük mülkî amirinin veya Cumhuriyet Savcılığının istemi üzerine sulh hukuk
mahkemesince tesbit edilir.
TESBİT DAVASININ AÇILMA NEDENİ VE
DEĞERLENDİRME;
Davalı siyasi partinin 2820 sayılı
Siyasi Partiler Kanununun 8/2 nci ve 31 nci maddelerindeki hükümlere rağmen Ankara’da genel
merkezi bulunmamaktadır.
Aynı kanunun 10 ncu
maddesi uyarınca il, ilçe ve beldelerde teşkilat kurduğuna, partiye üye
kaydettiğine ve faaliyetlerine ait hiçbir bilgi ve belge Cumhuriyet
Başsavcılığımızdaki sicil dosyasına intikal ettirilmemiştir.
Yine aynı kanunun 14/7 nci maddesindeki “... parti
kurucuları ilk büyük kongreyi partinin tüzel kişilik kazanmasından
başlayarak iki yıl içinde toplamak zorundadırlar.” emredici hükmüne rağmen,
11.4.1994 tarihinde tüzel kişilik kazanan davalı siyasi partinin ilk büyük
kongresi bu güne kadar toplanmamıştır. Adı geçen siyasi partiye Yüksek
Mahkemenizce bu konuda 9.1.2002 tarihli ve 2001/7 Esas (Siyasi
Parti-İhtar), 2002/4 sayılı ihtar kararı verilmiş, ancak bu karar davalı
siyasi partiye genel merkezinin mevcut olmaması nedeniyle tebliğ
edilememiştir.
Bu durumda, Adalet Partisinin amacını gerçekleştirmek
için gerekli kuruluş koşullarını kaybettiği, Anayasa ve Siyasi Partiler
Kanununda yer alan hükümler çerçevesinde bir siyasi parti niteliği
taşımadığı kuşkusuzdur.
Siyasi Partiler Kanunu, Türk Medeni
Kanunu ve Dernekler Kanununun yukarıda yazılı hükümleri karşısında partinin
kendiliğinden dağılmış duruma düştüğü açıktır.
SONUÇ VE İSTEM:
Davalı Adalet Partisinin; yukarıda
açıklanan nedenlerle, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanununun 121. maddesi
aracılığıyla Türk Medeni Kanununun 87, 2908 sayılı Dernekler Kanununun 51.
maddeleri uyarınca kendiliğinden dağılma halinin, buna bağlı olarak hukuki
varlığının sona erdiğinin tesbitine karar
verilmesi iddia ve talep olunur.”
II - İNCELEME
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iddianamesi,
konuya ilişkin rapor, ilgili Anayasa ve Yasa kuralları ile diğer belgeler
okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Partisi, gerekli belgelerin 11.4.1995
tarihinde İçişleri Bakanlığına verilmesiyle tüzel kişilik kazanmıştır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Adalet
Partisi’nin Ankara’da genel merkezinin bulunmadığını, il, ilçe ve
beldelerde teşkilat kurulması ve üye kaydına ilişkin belgeleri Başsavcılığa
iletmediğini, ayrıca tüzel kişiliğin kazanılmasını takiben süresinde büyük
kongresini yapmadığını, bu eksikliklerin 2820 sayılı Siyasi Partiler
Kanunu’nun 8. maddesinin ikinci fıkrasına, 10. ve 31. maddelerine ve 14.
maddesinin yedinci fıkrasına aykırı olduğunu iddia ederek Parti’nin Türk
Medeni Kanunu’nun 87. ve 2908 sayılı Dernekler Kanunu’nun 51. maddeleri
uyarınca dağılma halinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
İddianameye karşı diyeceklerinin bildirilmesi
istenilen Parti buna ilişkin tebligata cevap vererek dilekçesinde, Parti
olağan genel kurulunun yapılarak genel başkan ve parti organlarının
oluşumuna ilişkin Çankaya 1. İlçe Seçim Kurulu’nun 18.11.2002 günlü 610 ve
611 sayılı yazılarını eklemiştir. Aynı yazıda Parti’nin genel merkezinin
adresi de belirtilmiştir.
Parti’nin söz konusu dilekçesiyle ilgili görüşü
sorulan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 7.5.2003 günlü, SP 78. Hz.2002/
sayılı yazı ile, iddianameyi tekrarlamak suretiyle
Parti’nin yasal süresinde büyük kongresini yapmadığını, tüzük gereğince
yönetim kurulunun oluşturulamadığını, kuruluşundan itibaren
teşkilatlanamadığını, ayrıca dava tarihi itibariyle Ankara’da genel
merkezinin bulunmadığını, bu nedenle Anayasa Mahkemesinin 9.1.2002 günlü, E:2001/7(Siyasi Parti İhtar), K:2002/4
sayılı ihtar kararının Parti’ye tebliğ edilemediğini, böylece
Parti’nin hukuki varlığını kaybettiğini ileri sürerek tüzel kişiliğinin son
bulduğunun tespitine karar verilmesi istemini yinelemiştir.
Siyasî Partiler Kanunu’nun 121. maddesinin birinci
fıkrasında “Türk Kanunu Medenîsi ile Dernekler Kanununun ve dernekler
hakkında uygulanan diğer kanunların bu kanuna aykırı olmayan hükümleri,
siyasî partiler hakkında da uygulanır” denilmektedir. 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nda konuyla ilgili bir
düzenlemeye yer verilmemiş, 36. maddede bu Yasa'da hüküm bulunmayan hallerde
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun kurallarının uygulanacağı öngörülmüştür.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 87. maddesinde,
kuruluş amacının gerçekleşmesinin olanaksız hale gelmesi, ilk genel kurul
toplantısının kanunda öngörülen sürede yapılmamış ve zorunlu organların
oluşturulmamış olması, Tüzük gereğince yönetim kurulunun oluşturulmasının
olanaksız hale gelmesi, olağan genel kurul toplantısının iki defa üst üste
yapılamaması gibi durumlar derneğin kendiliğinden sona ermesi nedeni olarak
sayılmaktadır.
Anayasa Mahkemesi'nin 26.4.2002 günlü,
24737 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 9.1.2002 günlü, E:2001/7(SPİ),
K:2002/4 sayılı kararıyla Adalet Partisi'ne, büyük kongresini yapması için
6 aylık süre verilmiştir. Parti, derneklerden farklı olarak siyasi partiler
açısından ihtar sebebi sayılan ilk genel kurul toplantısını 26.10.2002 günü
çoğunluk sağlanamadığı için ertelemişse de, 16.11.2002 tarihinde
gerçekleştirmiş ve yetkili organlarını oluşturmuş olup böylece ihtar
kararının gereğini yerine getirmiştir. Bu arada, 2820 sayılı Yasa'nın 8/2
ve 31. maddelerine uygun bir biçimde genel merkez adresi de bildirilmiştir.
Buna göre siyasi partinin kuruluş amacının gerçekleşmesinin olanaksız hale
geldiğinden de söz edilemez. Bu nedenlerle, koşulları oluşmadığından Adalet
Partisi'nin dağılma halinin ve buna bağlı olarak hukuki varlığının sona
erdiğinin tespiti isteminin reddine karar verilmesi gerekir.
Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh
KALELİ ve Osman Alifeyyaz PAKSÜT bu görüşe
katılmamışlardır.
III - SONUÇ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın,
Adalet Partisi’nin dağılma halinin vebuna bağlı olarakhukuki varlığının sona erdiğinin
tespitine karar verilmesi istemine ilişkin 29.5.2002 günlü, SP. 78 Hz.
2002/7 sayılı İddianamesi ve ekleri, konuya ilişkin rapor, ilgili Anayasa
ve yasa kuralları incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Adalet Partisi’nin dağılma halinin vebuna bağlı
olarakhukuki varlığının sona
erdiğinin tespiti isteminin, koşulları oluşmadığından REDDİNE, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh
KALELİ ile Osman Alifeyyaz PAKSÜT’ün
karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,12.7.2006 gününde karar verildi.
|
Başkan
Tülay TUĞCU
|
Başkanvekili
Haşim KILIÇ
|
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
|
|
|
|
|
|
Üye
Ahmet AKYALÇIN
|
Üye
Mehmet ERTEN
|
Üye
Mustafa YILDIRIM
|
|
|
|
|
|
Üye
A. Necmi ÖZLER
|
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
|
Üye
Şevket APALAK
|
|
|
|
|
|
Üye
Serruh
KALELİ
|
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
|
|
|
|
|
|
KARŞIOY GEREKÇESİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 28.6.2001 günlü başvurusu
ile 2820 sayılı Yasa’nın öngördüğü süre içinde büyük kongresini yapmayan
parti hakkında ihtar kararı verilmesi istemi ile Anayasa Mahkemesi’ne
başvurmuş, Mahkemede; 9.1.2002 günlü E.2001/7(Siyasi Parti İhtar) K.2002/4
sayılı kararı ile Yasa’nın 104. maddesi gereği yasal yükümlülüğünü yerine
getirmeyen Partiye aykırılığı gidermesini teminen
ihtarda bulunulmasına karar vermiştir.
Bilahare; 30.5.2002 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı, siyasi parti sicil bürosu kayıtlarının incelenmesinde, ilgili
Partinin kuruluşundan itibaren Ankara’da genel merkezinin bulunmadığı, il,
ilçe ve beldelerde teşkilatlanıp Partiye üye kaydettiğine ilişkin ve de
büyük kongresini yaptığına dair bir kayıt bulunmaması, genel merkezin
mevcut olmaması nedeniyle Anayasa Mahkemesi ihtar kararının tebliğ
edilemediği, bu nedenle de Partinin hukuki varlığının sona erdiğinin
tespitine karar verilmesini istemiştir.
Partinin 11.4.1995 tarihli kuruluş beyannamesinde bildirdiği
merkez adresi Yeşilyurt Sokak 38/12 A.Ayrancı/Ankara’dır.
Tebligat için anılan adrese 2002 yılında
gidildiğinde bu adreste 1996 yılından beri başkalarının oturduğu ve adreste
böyle bir Partinin olmadığı çeşitli kereler gidilmekle tespit ve tutanak
altına alınmıştır.
Nitekim, anılan Parti 16.11.2002 tarihinde büyük
kongresini yaptığını, organlarının kimlerden oluştuğunu belirlediğini,
adres olarak da ilk beyandan değişik, Cinnah
Caddesi, Farabi Sokak 12/10-4
adresini bildirdikten sonra 8.1.2003 tarihli bir yazısı ile de Siyasi
Partiler Kanunu’nun 74. maddesince hesabını vermek zorunda olduğu, mali
denetime esas kesin hesap beyanında partinin hiçbir il, ilçe de
teşkilatının kurulamadığı, gelir-gideri olmadığı, tutulmuş bir genel
merkezinin de mevut olmadığını AÇIKLADIĞI görülmüştür.
Hal böyle iken; Mahkeme’nin çoğunluk görüşü, anılan
siyasi partinin 9.1.2002 günlü mahkeme ihtar kararı gereğini, süresi geçse
de 16.11.2002 tarihinde gerçekleştirdiği, yetkili organlarını oluşturduğu,
karar gereğini yerine getirdiğini, bu nedenle siyasi partinin kuruluş
amacının gerçekleşmesinin olanaksız hale geldiğinin kabul edilemeyeceği
karar vermiş ise de;
Siyasi partiler; milli iradenin oluşmasını
sağlayacak demokratik bir devlet ve toplum düzeni içinde, ülke çapında
faaliyet göstermek üzere teşkilatlanacak, Anayasa’da niteliği belirtilen
demokratik esaslara uygun çalışacak kuruluşlar olarak anılmaktadır.
Anayasa’nın 68. maddesi siyasi partilerin
demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurlarından olduğunu sayarken Anayasa’ya
ve kanunlara, hukuk devlet ilkelerine uygun faaliyet sürdüreceğini
söylemektedir.
Dava konusu parti, üzerine aldığı görevini ve
sorumluluğunu dışlayarak, kendisine göre en geç 11.4.1998’de yapması
gereken Büyük Kongresini yapmamış, genel başkanını ve organlarını
18.11.2002 tarihinde oluşturmuş ve seçmiştir.
Siyasi Parti hiçbir faaliyet yapmayacak ise
kurulmaması, kurulmuş ise kanuni görevlerini süresi içinde Parti’ye
Anayasa’da verilen önemle orantılı olarak yerine getirmelidir.
Parti kuruluşunu takiben, teşkilatını kuracak,
organlarda görev alanları Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirecek, amacı ile
özdeşleşen şekilde üye kayıtları yapacak, aidat toplayacak toplumsal
görevini yerine getirecek merkez organ, partiyi temsil edecek başkan ve
diğer icra ve disiplin organlarını seçecek, büyük kongresini yapacak, seçim
kurulundan tasdikli üye kayıt, gelir-gider, demirbaş ve defterlerini
tutacak, mali ve idari sorumluluğuna uygun davranacak, Anayasa
Mahkemesi’nce yapılacak denetime uygun koşullarını hazırlayacaktır.
Anılan parti dava tarihine kadar bu lazımelerden hiç birini yerine getirmemiştir. Davalı
partiye Anayasa Mahkemesi’nin ihtar kararının tebliği için gidildiğinde,
dosya kapsamı içindeki tutanaklardan anlaşıldığı üzere kuruluşunda parti
adresi olarak verdikleri yerde tanık ifadelerine göre böyle bir parti yer
almamış, ikamet etmemiştir. Nitekim, aynı adreste
oturan kişilerin rahatsızlığı ile yapılan şikayet üzerine başka bir adres
olan Farabi Sok. No:12/10 adresinde parti genel
başkanı seçilen şahsın ikamet ettiği tespit edilmiş, 8.1.2003 tarihinde
Partinin anılan adresi parti adresi olarak Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı’na bildirdiği görülmüştür.
Parti anayasal hiçbir görevini dava koşullarının
oluştuğu tarih itibarı ile yerine getirmemiştir. Çoğunluk kararındaki gibi
“geç de olsa aykırılık giderilmiştir, Parti organını seçmiştir” demek, bir
ceza davası olduğu kuşkusuz siyasi parti kapama davalarının niteliği
düşünüldüğünde yasada öngörülen süreler yönünden hukuka aykırılığın
varlığının tespitine rağmen ceza yargılaması ilkeleri ile bağdaşmayan
kabul’e katılmak mümkün olmamıştır.
Parti teşkilatlanmamış, büyük kongresini yapmamış
ve amacına uygun hareket ettiğine dair hiçbir kayıt ve belge, parti sicil
dosyasında bulunamamıştır. Hal böyle iken Türk siyasi hayatını gayesiz,
hukuk aykırılık eylemleri ile ve faaliyetsiz meşgul eden bir siyasi
partinin kuruluş amaçlarına uygun hareket ettiğini düşünmek olası değildir.
Anılan nedenler ile davanın kabulü ile MK 87 gereği
partinin dağılmış olduğuna karar vermek gerekirken, istemin reddi şeklinde
verilen karar’a ve gerekçesine katılmak mümkün olmamıştır.
|
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
|
Üye
Serruh
KALELİ
|
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
|
|