|
Anayasa Mahkemesi Başkanlığından:
Esas Sayısı:
2002/4 (Değişik İşler)
Karar Sayısı:
2006/3
Karar Günü:
12.7.2006
DAVACI : Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığı
DAVALI : Türkiye
Adalet Partisi
DAVANIN KONUSU : Türkiye Adalet Partisi’nin kendiliğinden dağıldığı ileri
sürülerek hukuksal varlığının sona erdiğinin tespiti istemidir.
I - İDDİANAME
Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 29.5.2002 günlü, SP.79
Hz.2002/6 sayılı iddianamesi şöyledir:
“GİRİŞ
Türkiye Adalet Partisi gerekli bildiri
ve belgelerini 12.4.1995 tarihinde İçişleri Bakanlığına vermesiyle 2820
sayılı Siyasi Partiler Kanununun 8. maddesine göre tüzel kişilik
kazanmıştır.
Partinin, kurulduğundan bu güne kadar
Büyük Kongresini yapmadığı, hiçbir yerde teşkilatlanmadığı ve halen genel
merkezinin bulunmadığı anlaşıldığından adıgeçen
partinin kendiliğinden dağılmış sayıldığının tesbitini
talep zorunluluğu doğmuştur.
KONUYLA İLGİLİ YASAL DÜZENLEMELER:
A) Siyasi Partiler Kanunu:
Madde 8/2: “Siyasi partilerin genel
merkezi Ankara’da bulunur.”
Madde 10: “Cumhuriyet Başsavcılığınca
her siyasi parti için bir sicil dosyası tutulur.
Bu sicil dosyasında: ‘... b) Merkez
organlarıyla teşkilat kurdukları il, ilçe ve beldelerin, bunların
organlarında görev alanların adlarını, soyadlarını, doğum yer ve
tarihlerini, meslek veya sanatlarını ve ikametgahlarını
gösterir ve onaylı listeleri... bulunur.”
Madde 31: “Siyasi partilerin merkez
teşkilatı Ankara il merkezinde… bulunur.”
Madde 121: “Türk Kanunu Medenisi ile
Dernekler Kanununun ve Dernekler hakkında uygulanan diğer kanunların bu
kanuna aykırı olmayan hükümleri, siyasi partiler hakkında da uygulanır.”
B) Türk Medeni Kanunu:
Madde 87: “Dernekler, aşağıdaki
hallerde kendiliğinden sona erer:
1) Amacının gerçekleşmesi,
gerçekleşmesinin olanaksız hale gelmesi veya sürenin sona ermesi,
2) İlk genel kurul toplantısının
kanunda öngörülen sürede yapılmamış ve zorunlu organların oluşturulmamış
olması,
3) Borç ödemede acze düşmüş olması,
4) Tüzük gereğince yönetim kurulunun
oluşturulmasının olanaksız hale gelmesi,
5) Olağan genel kurul toplantısının iki
defa üst üste yapılamaması.
Her ilgili, sulh hakiminden,
derneğin kendiliğinden sona erdiğinin tesbitini
isteyebilir.”
C) 2908 Sayılı Dernekler Kanunu:
Madde 51: Dernekler, kuruluş amaç ve
şartlarını kaybettiği veya acze düştüğü veya yönetim kurulunun tüzük
gereğince kurulmasına imkan kalmadığı veya
23.maddede belirtilen yeter sayının bulunmaması sebebiyle üst üste iki
olağan genel kurul toplantısının yapılamadığı hallerde kendiliğinden
dağılmış sayılır. Kendiliğinden dağılma hali, dernek merkezinin bulunduğu
yerin en büyük mülki amirinin veya Cumhuriyet Savcılığının istemi üzerine
sulh hukuk mahkemesince tesbit edilir.
TESBİT DAVASININ AÇILMA NEDENİ VE DEĞERLENDİRME:
Davalı siyasi partinin 2820 sayılı
Siyasi Partiler Kanununun 8/2 nci ve 31 nci maddelerindeki hükümlere rağmen Ankara’da genel
merkezi bulunmamaktadır.
Aynı kanunun 10 ncu
maddesi uyarınca il, ilçe ve beldelerde teşkilat kurduğuna, partiye üye
kaydettiğine ve faaliyetlerine ait hiçbir bilgi ve belge Cumhuriyet
Başsavcılığımızdaki sicil dosyasına intikal ettirilmemiştir.
Yine aynı kanunun 14/7 nci maddesindeki “... parti
kurucuları ilk büyük kongreyi partinin tüzel kişilik kazanmasından başlayarak
iki yıl içinde toplamak zorundadırlar.” emredici hükmüne rağmen, 12.4.1995
tarihinde tüzel kişilik kazanan davalı siyasi partinin ilk büyük kongresi
bu güne kadar toplanmamıştır.
Adı geçen siyasi partiye Yüksek
Mahkemenizce bu konuda 9.1.2002 tarihli ve 2001/10 Esas (Siyasi
Parti-İhtar), 2002/6 sayılı ihtar kararı verilmiş, ancak bu karar davalı
siyasi partiye genel merkezinin mevcut olmaması nedeniyle tebliğ
edilememiştir.
Bu durumda, Türkiye Adalet Partisinin
amacını gerçekleştirmek için gerekli kuruluş koşullarını kaybettiği,
Anayasa ve Siyasi Partiler Kanununda yer alan hükümler çerçevesinde bir
siyasi parti niteliği taşımadığı kuşkusuzdur.
Siyasi Partiler Kanunu, Türk Medeni
Kanunu ve Dernekler Kanununun yukarıda yazılı hükümleri karşısında partinin
kendiliğinden dağılmış duruma düştüğü açıktır.
SONUÇ VE İSTEM:
Davalı Türkiye Adalet Partisinin;
yukarıda açıklanan nedenlerle, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanununun 121.
maddesi aracılığıyla Türk Medeni Kanununun 87, 2908 sayılı Dernekler
Kanununun 51. maddeleri uyarınca kendiliğinden dağılma halinin, buna bağlı
olarak hukuki varlığının sona erdiğinin tesbitine
karar verilmesi iddia ve talep olunur.”
II - İNCELEME
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iddianamesi, konuya
ilişkin rapor, ilgili Anayasa ve Yasa kuralları ile diğer belgeler okunup
incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Türkiye Adalet Partisi, gerekli belgelerin
12.4.1995 tarihinde İçişleri Bakanlığı’na verilmesiyle tüzel kişilik
kazanmıştır.
Siyasî Partiler Kanunu’nun 121. maddesinin birinci
fıkrasında “Türk Kanunu Medenîsi ile Dernekler Kanununun ve dernekler
hakkında uygulanan diğer kanunların bu kanuna aykırı olmayan hükümleri,
siyasî partiler hakkında da uygulanır” denilmektedir. 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nda konuyla ilgili bir
düzenlemeye yer verilmemiş, 36. maddede bu Yasa'da hüküm bulunmayan
hallerde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun kurallarının uygulanacağı
öngörülmüştür. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun
87. maddesinde, kuruluş amacının gerçekleşmesinin olanaksız hale gelmesi,
ilk genel kurul toplantısının kanunda öngörülen sürede yapılmamış ve
zorunlu organların oluşturulmamış olması, Tüzük gereğince yönetim kurulunun
oluşturulmasının olanaksız hale gelmesi, olağan genel kurul toplantısının
iki defa üst üste yapılamaması gibi durumlar derneğin kendiliğinden sona
ermesi nedeni olarak sayılmaktadır.
Parti’nin Ankara’da bir genel merkez adresi
bulunmamaktadır. Dağılma halinin tespiti talebiyle
yapılan başvuruya karşı diyeceklerini bildirmek üzere parti genel merkezi
olarak gösterilen adrese yapılan tebligat sonuçsuz kalmış, parti özlük
dosyasında genel başkana ait olduğu belirtilen ev adresine yapılan
tebligata da, cevap verilmemiş, Parti, kuruluşunu takiben hiçbir yerde
teşkilatlanmamış, büyük kongresini yapmamış, Yasa’da öngörülen merkez
organları ile disiplin kurulunu oluşturmamıştır. Buna göre Türkiye
Adalet Partisi’nin siyasi parti niteliğinin kendiliğinden sona erdiği
açıktır.
Öte yandan, 2820 sayılı Yasa’nın 110. maddesinde, “Kapanan bir siyasi partinin malları,
büyük kongre toplanma yeter sayısının salt çoğunluğunun oyu ile alacağı bir
karar üzerine, bir diğer siyasi partiye veya başka bir parti ile birleşmek
için kapanma kararı alınmışsa, birleşeceği partiye, ilgili partinin de
kabul etmesi şartıyla devredilebilir. Aksi halde kapanan siyasi parti
malları Hazineye geçer” denilmektedir. Büyük kongresini toplayamayan
Parti’nin mallarının Hazine’ye geçirilmesi gerekir.
III - SONUÇ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, Türkiye
Adalet Partisi’nin dağılma halinin ve buna bağlı olarak hukuki varlığının
sona erdiğinin tespitine karar verilmesi istemine ilişkin 29.5.2002 günlü,
SP. 79 Hz. 2002/6 sayılı İddianamesi ve ekleri, konuya ilişkin rapor,
ilgili Anayasa ve yasa kuralları incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
1 - Türkiye Adalet Partisi’nin, 2820 sayılı Siyasi
Partiler Kanunu’nun 121. maddesi yollamasıyla 4721 sayılı Türk Medeni
Kanunu’nun 87. maddesi gereğince dağılmış sayılarak hukuki varlığının sona
erdiğine,
2 - Parti’nin tüm mallarının, 2820 sayılı Yasa’nın
110. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Hazine’ye geçmesine,
3 - Gereğinin yerine getirilmesi için karar
örneğinin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine,
12.7.2006 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
|
Başkan
Tülay TUĞCU
|
Başkanvekili
Haşim KILIÇ
|
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
|
|
|
|
|
|
Üye
Ahmet AKYALÇIN
|
Üye
Mehmet ERTEN
|
Üye
Mustafa YILDIRIM
|
|
|
|
|
|
Üye
A. Necmi ÖZLER
|
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
|
Üye
Şevket APALAK
|
|
|
|
|
|
Üye
Serruh
KALELİ
|
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
|
|
|
|
|
|
|