|
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinden:
Esas No:
2007/16215
Karar
No: 2007/17943
İncelenen Kararın
Mahkemesi:FATİH 4. SULH HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi:25/12/2006
Numarası:2006/424-2006/1201
Davacı:AHMET
KARSLI
Davalı:TÜRK
DIŞ TİCARET BANKASI VEK. AV. TEZER KAPAN
Dava dilekçesinde 948.00 YTL itirazın iptali ve %40 icra inkar
tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili
istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm
kanun yararına bozma (Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı) tarafından temyiz
edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Taraflar arasındaki davanın
yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm kanun yararına
bozulması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak
okunup, gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı, davalının üçüncü kişi
konumundaki borçludan alacağın tahsili için yaptığı takip sonucu borçluya
ait eşyanın haczedilerek kendisine ait özel yediemin deposuna teslim
edildiği tutulan yediemin teslim zaptı ile mahcuzların günlük 400 YTL
yediemin ücreti takdir edildiği, birikmiş 948.00
YTL yediemin ücreti alacağının tahsili için başlatılan icra takibine
itirazın iptali ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava
etmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kesin olan
hükümde "yediemin ücretinin Adalet Bakanlığına ait depo ve garajlarda
muhafaza edilen mahcuz mallar için alınacak ücret tarifesi hükümleri
dikkate alınarak tesbiti ile peşin ödenen miktar
düşüldükten sonra kalan miktar yönünden itirazın iptaline karar verilmesi
gerekirken, tarafların yedieminlik teslim zaptında yaptıkları anlaşmaya
dayanarak hakkaniyete de uygun olmayacak şekilde hacizli malların değerinin
üstünde yediemin ücret alacağına hükmedilmesi, diğer taraftan sözleşme
yediemin tutanağını imzalayan alacaklı vekilinin müvekkili banka adına
imzalama yetkisi bulunup bulunmadığı araştırılmaması doğru görülmemiş
olması yönleri kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle, hükmün kanun yararına
bozulması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmiştir.
Dosyada mevcut 7/7/2005 tarihli yediemin tutanağı alacaklı vekilince
imzalanmış olup, tutanakta Adalet Bakanlığına ait depolarla ilgili
yönetmelik ve tarife hükümlerine tabi olmadığı (özel depo olduğu)
belirtilerek günlüğü 400 YTL ücret kararlaştırıldığı, alacaklı vekilinden
8000 YTL peşin yediemin ücreti alındığı, vekilinin tutanakta belirtilen
ücrete itirazı olmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır.
Alacaklı haczedilen taşınır
malların borçlunun elinde bırakılmasına onay vermezse, gideri peşinen
alacaklıdan alınarak (İİK.mad.95) haczedilen taşınır mallar uygun bir yerde
muhafaza altına alınır (İİK.mad.88/11).
Adalet Bakanlığı hacizli
malların korunması için uygun göreceği yerlerde depo ve garaj açabileceği
gibi Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfına da açtırabilir veya işletme
hakkını verebilir. Alınacak depo ve garaj ücretleri, Adalet Bakanlığı'nca
belirlenir. Bu yerlerin çalışma ve esas ve usulleri, yönetmelikte
gösterilir. (İİK.mad.88.IV). Adalet Bakanlığına ait depo ve garajlarda
muhafaza edilen mahcuz (hacizli) mallar için alınacak ücret tarifesi RG'nin 9/9/2004 gün ve 25578
sayılı nüshasında yayınlanmıştır.
"Adalet Bakanlığı'nca
henüz yurdun her tarafında hacizli malların saklanacağı depo ve garajlar
açılmadığından hacizli mallar İcra müdürlüklerince uygun görülen özel
yerlerde saklanmaktadır. Özel depo ve garajlar hakkında da, Adalet
Bakanlığına ait depo ve garajlara uygulanan hükümler geçerli olacak ve aynı
ücret tarifesi uygulanacaktır" (Hükümet gerekçesi).
Adalet Bakanlığı'nca açılıp
işletilen yediemin depolarından uygulanmakta olan ücret tarifelerinde,
ücretin hacizli eşyanın değerine göre belirlenmesi ve uzun süreli muhafaza
halinde düşük ücret alınmasına ilişkin kurallar mevcuttur.
Her ne kadar tarife sadece
bakanlıkça işletilen yediemin depoları için geçerli ise de; özel yediemin
depolarına ilişkin ücret uyuşmazlıklarında da bu tarifedeki kurallardan
yararlanarak sonuca ulaşılması hakkaniyete uygun düşer. Bu nedenlerle, dava
konusu hacizli eşyanın değeri, yediemin deposunda kaldığı sürenin uzunluğu
ile ortaya çıkan yediemin ücret miktarının fazlalığı göz önüne alındığında
hakkaniyete uygun bir indirim yapılması gerekir.
Mahkemece bu husus göz önünde
bulundurulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bundan ayrı olarak,
sözleşme-yediemin tutanağı imzalayan alacaklı vekilinin, müvekkili adına
sözleşme imzalanmak üzere vekil edilip edilmediği hususu araştırılmadan
karar verilmesi de doğru değildir.
Bu itibarla Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 427/6. maddesine dayalı
kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeplerle kabulü ile hükmün
BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine 27/11/2007
tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
|