|
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:
Esas No:
2007/1911
Karar
No: 2007/15180
İncelenen Kararın
Mahkemesi:Akseki
Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi:11/8/2004
Numarası:Esas no:
2004/102Karar
no: 2004/96
Davacı:Erhan
Yıldız
Davalı: Raziye Yıldız
Dava Türü:Boşanma
Temyiz Eden:Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığı
Taraflar arasındaki davanın
yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına
bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp
düşünüldü.
Türk Medeni Kanununun 166/3.
maddesi ile "Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte
başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde evlilik
birliği temelinden sarsılmış sayılır" hükmü getirilmiştir.
Dosyadaki nüfus kaydından
tarafların 7/8/2003 tarihinde evlendikleri ve
davanın açıldığı tarihte henüz bir yıllık sürenin dolmadığı anlaşılmıştır.
Mahkemece, tarafların
gösterdikleri delillerin toplanarak, Medeni Kanunun 166/1-2.
maddesindeki şartların oluşup oluşmadığı araştırılıp sonucuna göre bir
karar verilmesi gerekirken Medeni Kanunun 166/3. maddesinde öngörülen bir
yıllık süre şartı gerçekleşmeden tarafların kabulüne dayanarak boşanmaya
karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı
kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca
etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 7/11/2007
——• ——
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:
Esas
No:2007/8864
Karar
No:2007/9471
Davacı Fethiye Akdulun ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada
Sincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin
kesinleşmiş bulunan 10/4/2007 günlü ve 2007/50-120
sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığının 19/9/2007 gün ve Hukuk- 183606 sayılı yazısıyla
kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm
kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Dava dilekçesinde doğum
tarihinin düzeltilmesi istenilen davacının nüfusa kayıt edilmediği, bu güne
dek kendisinden önce doğmuş nüfusa 10/4/1965 doğum
tarihi ile tescil edilen, ölmesine karşın kaydı düşülmediğinden sağ gözüken
aynı addaki kardeşinin kaydını kullandığı ileri sürüldüğüne göre; bu istek
dikkate alındığında doğum ve ölüm olaylarının nüfus kütüğüne geçirilmesinin
nüfus idaresine verilmiş idari bir görev olduğu gözetilerek dava
dilekçesinin HUMY'nun 7. maddesinin birinci
fıkrası uyarınca görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken davaya
bakılıp yazılı gerekçe ile işin esası hakkında karar verilmiş olması
yerinde değildir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan
nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü
ile hükmün HUMK.'nun 427. maddesi gereğince
sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak
üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına
gönderilmesine, 8/11/2007 gününde oybirliğiyle
karar verildi.
——• ——
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:
Esas
No:2007/8861
Karar
No:2007/9472
Davacı Safya
Akdağ ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki
davada Kızıltepe Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay'ca
incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 11/9/2006 günlü ve 2006/198-288 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu
savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/9/2007 gün ve Hukuk-167901
sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş
olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Doğum tarihinin düzeltilmesine
karar verilen Fatime Akdağ
ile aynı anneden doğduğu anlaşılan kardeşi 25/9/1983
doğumlu Mustafa Akdağ arasında düzeltilen doğum
tarihine göre 4 ay 15 günlük bir zaman farkı bulunmaktadır. Bir kadının bu
süre içerisinde iki kez doğum yapmasının tıbben mümkün olmadığı açık olup, hakim, nüfus kayıtlarında düzeltme yaparken bu
kayıtların diğerleri ile çelişik olmamasına özen göstermeli, böyle bir
sonucu doğuracak kararlar vermemelidir. Mahkemece bu husus dikkate
alınmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle
Yargıtay C.Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.'nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak
kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir
örneği ile dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına gönderilmesine, 8/11/2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.
|