← Resmî Gazete · 9 Ağustos 2007 · Sayı 26608

YARGI BÖLÜMÜ · Yargı Kararı

Yargıtay 8. ve 12.Hukuk Dairelerine Ait Kararlar

Metin

T.C. Resmî Gazete

9 Ağustos 2007 PERŞEMBE

Resmî Gazete

Sayı : 26608

YARGITAY KARARLARI

Yargıtay 8. Hukuk Dairesinden:

Esas No:2007/3129

Karar No:2007/4503

Mahkemesi:Çatalzeytin Asliye Hukuk Mahkemesi

Tarihi:27/01/1995

Numarası:1995/91–1995/89

Davacı:Hüseyin Sözbilir

Davalı:Erdoğan Çelik Vd

Dava Türü:Tapu iptali, tescil ve alacak

Davacı-karşı davalı Hüseyin Sözbilir ile davalılar-karşı davacılar Erdoğan Çelik ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali, tescil ve alacak davasının kabulüne dair Çatalzeytin Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 27.01.1995 gün ve 91/89 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi kanun yararına Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı-karşı davalı Hüseyin Sözbilir vekili, davacı adına kayıtlı 676 parselin 15.2.1994 tarihli harici sözleşme ile davalılara satıldığını ancak davalıların satış bedelini ödemediklerini ileri sürerek 2.100.000 TL satış bedelinin davalılardan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı-karşı davacılar Erdoğan Çelik ve arkadaşları vekili, davacının alacak davasını kabul ettiklerini, ancak davacının da 676 parselin tapu devrini yapmadığını belirterek tapu kaydının iptaliyle müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, tarafların kabulü nedeniyle davacının alacak, karşı davacıların iptal ve tescil davalarının kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerinin temyiz etmeyeceklerini bildirmeleri sonucu 27.1.1995 tarihinde kesinleşmiş, hüküm yetki yönünden kanun yararına temyiz edilmiştir.

Dava alacak, karşı dava ise gayrimenkule dair tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Gayrimenkulun aynına ilişkin davalar HUMK.nun 13. maddesine göre taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır. Bu yetki kuralı kamu düzenine ilişkindir ve kesindir. Mahkemece re'sen gözönünde tutulmalıdır. Taraflarca bu husus hakkında yapılan yetki sözleşmesi geçerli olmaz.

Dava konusu 676 parsel, Bursa ili Yıldırım ilçesi Arabayatağı mevkiinde bulunmaktadır. Gayrimenkulun haricen satışına ilişkin taraflar arasında yapılan 15.2.1994 tarihli satış senedinde ihtilaf halinde Çatalzeytin Mahkemelerinin yetkili olacağı kararlaştırılmışsa da az yukarıda açıklanan kamu düzeni ilkesi gereği bu yetki anlaşmasının hukuki geçerliliği bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki gayrimenkulun aynına ilişkin uyuşmazlığın Bursa Adliye Mahkemelerinde görülmesi gerekirken Çatalzeytin Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi doğru olmadığından yerel mahkeme hükmünün HUMK.nun 427/7. maddesi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA, aynı maddenin son fıkrası gereğince Resmî Gazete’de yayımlanmak üzere bir örneğinin Adalet Bakanlığı'na gönderilmesine 16.07.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

—— • ——

Yargıtay 12. Hukuk Dairesinden:

Esas No:2007/12591

Karar No:2007/14858

İncelenen Kararın

Mahkemesi:Silivri Sulh Hukuk Mahkemesi

Tarihi:23/10/1998

Numarası: 1996/245-794

Davacı:Mustafa Ali Altınbaş

Davalı: Karasu Yapı Yatırım Ticaret ve San.A.Ş.

Dava Türü:1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 113/A Maddesine Aykırılık

Yargıtay C. Başsavcılığınca yazılı emir yolu ile mahkeme kararının bozulması istemi ile dosya Dairemize gönderilmekle gerekli temyiz incelemesi yapıldı:

Ortaklığın giderilmesi ilamına dayalı olarak yapılan ihalenin feshi paydaşlardan Mustafa Ali Altuntaş tarafından alıcı Karasu Yapı Yatırım Ticaret ve Sanayi A.Ş. hasım gösterilerek Sulh Hukuk Mahkemesinden istendiği, Mahkemece davacının davasını takip etmemesi nedeni ile HUMK.nun 409. maddesine göre davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Olayda uygulanması gerekli İİK.nun 134/2. maddesinde ihalenin feshi talebi üzerine İcra Mahkemesince, talep tarihinden itibaren 20 gün içinde duruşma yapacağı ve taraflar gelmese bile icap eden kararı vereceği hüküm altına alınmış bulunmaktadır. Bu durumda Mahkemece tarafların yargılamaya katılmaması halinde veya şikayetçinin katılmayıp, davalının yargılamaya devam etmediğini bildirmesi üzerine işin esası ile ilgili mevcut deliller değerlendirilerek olumlu-olumsuz bir karar verilmesi yerine HUMK.nun 409. maddesi gerekçe gösterilip davanın açılmamış sayılması isabetsiz olup, hükmün kanun yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yargıtay C. Başsavcılığının kanun yararına başvurduğu temyiz talebinin kabulü ile Mahkeme kararının yukarda açıklanan nedenlerle HUMK.nun 427/3. maddeleri gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı fıkra uyarınca bozmanın hükmün hukuki sonuçların kaldırmayacağına, bozma kararının bir örneğinin Resmî Gazete’de yayınlanması için Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına tevdiine, 17.07.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.