|
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinden:
Esas
No:2007/3129
Karar
No:2007/4503
Mahkemesi:Çatalzeytin
Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi:27/01/1995
Numarası:1995/91–1995/89
Davacı:Hüseyin
Sözbilir
Davalı:Erdoğan
Çelik Vd
Dava Türü:Tapu
iptali, tescil ve alacak
Davacı-karşı davalı Hüseyin
Sözbilir ile davalılar-karşı davacılar Erdoğan Çelik ve müşterekleri
aralarındaki tapu iptali, tescil ve alacak davasının kabulüne dair
Çatalzeytin Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 27.01.1995 gün ve 91/89
sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi kanun yararına Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi,
gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı-karşı davalı Hüseyin
Sözbilir vekili, davacı adına kayıtlı 676 parselin 15.2.1994 tarihli harici
sözleşme ile davalılara satıldığını ancak davalıların satış bedelini
ödemediklerini ileri sürerek 2.100.000 TL satış bedelinin davalılardan
tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı-karşı davacılar Erdoğan
Çelik ve arkadaşları vekili, davacının alacak davasını kabul ettiklerini,
ancak davacının da 676 parselin tapu devrini yapmadığını belirterek tapu
kaydının iptaliyle müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini
istemiştir.
Mahkemece, tarafların kabulü
nedeniyle davacının alacak, karşı davacıların iptal ve tescil davalarının
kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerinin temyiz etmeyeceklerini
bildirmeleri sonucu 27.1.1995 tarihinde kesinleşmiş, hüküm yetki yönünden
kanun yararına temyiz edilmiştir.
Dava alacak, karşı dava ise
gayrimenkule dair tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Gayrimenkulun
aynına ilişkin davalar HUMK.nun 13. maddesine göre taşınmazın bulunduğu yer
mahkemesinde açılır. Bu yetki kuralı kamu düzenine ilişkindir ve kesindir.
Mahkemece re'sen gözönünde tutulmalıdır. Taraflarca bu husus hakkında
yapılan yetki sözleşmesi geçerli olmaz.
Dava konusu 676 parsel, Bursa
ili Yıldırım ilçesi Arabayatağı mevkiinde bulunmaktadır. Gayrimenkulun
haricen satışına ilişkin taraflar arasında yapılan 15.2.1994 tarihli satış
senedinde ihtilaf halinde Çatalzeytin Mahkemelerinin yetkili olacağı
kararlaştırılmışsa da az yukarıda açıklanan kamu düzeni ilkesi gereği bu
yetki anlaşmasının hukuki geçerliliği bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki
gayrimenkulun aynına ilişkin uyuşmazlığın Bursa Adliye Mahkemelerinde
görülmesi gerekirken Çatalzeytin Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi doğru
olmadığından yerel mahkeme hükmünün HUMK.nun 427/7. maddesi uyarınca kanun
yararına BOZULMASINA, aynı maddenin son fıkrası gereğince Resmî Gazete’de
yayımlanmak üzere bir örneğinin Adalet Bakanlığı'na gönderilmesine
16.07.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
——
• ——
Yargıtay 12. Hukuk Dairesinden:
Esas
No:2007/12591
Karar
No:2007/14858
İncelenen Kararın
Mahkemesi:Silivri
Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarihi:23/10/1998
Numarası: 1996/245-794
Davacı:Mustafa
Ali Altınbaş
Davalı: Karasu
Yapı Yatırım Ticaret ve San.A.Ş.
Dava Türü:1086
Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 113/A Maddesine Aykırılık
Yargıtay C. Başsavcılığınca
yazılı emir yolu ile mahkeme kararının bozulması istemi ile dosya Dairemize
gönderilmekle gerekli temyiz incelemesi yapıldı:
Ortaklığın giderilmesi ilamına
dayalı olarak yapılan ihalenin feshi paydaşlardan Mustafa Ali Altuntaş
tarafından alıcı Karasu Yapı Yatırım Ticaret ve Sanayi A.Ş. hasım
gösterilerek Sulh Hukuk Mahkemesinden istendiği, Mahkemece davacının
davasını takip etmemesi nedeni ile HUMK.nun 409. maddesine göre davanın
açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Olayda uygulanması gerekli
İİK.nun 134/2. maddesinde ihalenin feshi talebi üzerine İcra Mahkemesince,
talep tarihinden itibaren 20 gün içinde duruşma yapacağı ve taraflar
gelmese bile icap eden kararı vereceği hüküm altına alınmış bulunmaktadır.
Bu durumda Mahkemece tarafların yargılamaya katılmaması halinde veya
şikayetçinin katılmayıp, davalının yargılamaya devam etmediğini bildirmesi
üzerine işin esası ile ilgili mevcut deliller değerlendirilerek
olumlu-olumsuz bir karar verilmesi yerine HUMK.nun 409. maddesi gerekçe
gösterilip davanın açılmamış sayılması isabetsiz olup, hükmün kanun
yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yargıtay C.
Başsavcılığının kanun yararına başvurduğu temyiz talebinin kabulü ile
Mahkeme kararının yukarda açıklanan nedenlerle HUMK.nun 427/3. maddeleri
gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı fıkra uyarınca bozmanın hükmün
hukuki sonuçların kaldırmayacağına, bozma kararının bir örneğinin Resmî
Gazete’de yayınlanması için Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay
C. Başsavcılığına tevdiine, 17.07.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.
|