|
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:
Esas No:2006/7834
Karar No:2006/8256
Davacı
Vatha Eldemir ile
davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Birecik Asliye Hukuk Mahkemesince
verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 11/4/2006 günlü
ve 2006/56-190 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla
Cumhuriyet Başsavcılığının 12/6/2006 gün ve Hukuk 2006/180220 sayılı
yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla,
dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Mahkemece,
davacı Vatha Eldemir'in
22/2/1981 olan doğum tarihi 22/2/1982 olarak düzeltilmişse de, adı geçen kişi nüfusa 28/9/1981 tarihinde
kaydedilmiştir. Bir şahsın doğmadan nüfusa kaydı söz konusu
olamayacağından bu suretle bir düzeltme nüfus kayıtlarında çelişki
yaratacaktır.
Hakim,
nüfus kayıtlarında düzeltme yapılmasına karar verirken bu kayıtlar arasında
çelişki yaratmamak ya da hayatın olağan akışına
ters düşecek durumlara yol açmamaya özen göstermek durumundadır.
Bu
itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz
itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.'nun 427.
maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA
ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Cumhuriyet
Başsavcılığına gönderilmesine, 30/10/2006 gününde oybirliğiyle karar
verildi.
—— • ——
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:
Esas No:2006/7835
Karar No:2006/8257
Davacı
Yasemin Çelik ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Çiçekdağı Asliye
Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş
bulunan 17/11/2005 günlü ve 2005/199E-2005/206K sayılı kararın yürürlükteki
hukuka aykırı olduğu savıyla Cumhuriyet Başsavcılığının 12/6/2006 gün ve
Hukuk-2006/200001 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması
istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Nüfus
Kanununun 46. maddesi hükmüne göre, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine (ad
ve soyadı değişikliği davaları dahil) ilişkin davalarda Nüfus Müdürü veya
Memurunun bulunması ve kararın onların önünde verilmesi zorunludur.
Mahkemenin
oluşumuna ilişkin bu yasa hükmü dikkate alınmadan Nüfus İdaresi
Temsilcisinin yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulması usul ve yasaya
aykırıdır.
Bu
itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz
itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.’nun 427.
maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA
ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Cumhuriyet
Başsavcılığına gönderilmesine, 30/10/2006 gününde oybirliğiyle karar
verildi.
—— • ——
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:
Esas No:2006/7833
Karar No:2006/8810
Davacı
Nurten Kaymak'a velayeten babası Mehmet Erol
Kaymak ile Nüfus Müdürlüğü arasındaki dava hakkında Yeşilhisar Asliye Hukuk
Mahkemesi tarafından verilen 19/10/2004 gün, 2004/158 E., 175K. sayılı
kararın temyiz edilmemekle kesinleşmesi ve yürürlükteki Kanuna aykırı
olduğu iddiasıyla Cumhuriyet Başsavcılığının 12.6.2006 gün ve Hukuk 163338 sayılı
yazılarıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulmasının istenmesi üzerine
gereği düşünüldü.
YARGITAY KARARI
1
– Nüfus Kanununun 36. maddesi hükmüne göre, nüfus kayıtlarının
düzeltilmesine(ad ve soyadı
değişikliği davaları dahil) ilişkin davalarda Cumhuriyet Savcısı ile nüfus
müdürü veya memurunun bulunması ve kararın onların önünde verilmesi
zorunludur.
Mahkemenin
oluşumuna ilişkin bu yasa hükmü dikkate alınmadan nüfus idaresi
temsilcisinin yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulması,
2
– Dava, evliliğin devamı sırasında eşlerden birisi tarafından, nüfus
kaydının düzeltilmesi istenilen küçüğe velayeten
açılmış, mahkemece, diğer eşin katılması veya icazeti aranmadan davaya
bakılıp kabulüne karar verilmiştir.
Türk
Medeni Kanununun 336 ncı maddesinde, (eşlerden
herhangi birisine öncelik veya üstünlük tanınmadan) evlilik devam ettiği
sürece ana ve babanın, velayeti birlikte kullanacağı öngörülmüş ve 342 nci maddesinde de anne ve babanın çocuğu velayetleri
çerçevesinde temsil edecekleri ilkesi yine ayırım yapılmadan getirilmiş
olup, kamu düzenini sağlamaya yönelik bulunan bu kuralların, yasanın
yürürlüğe girdiği 1 Ocak 2002 tarihinden önceki olaylara uygulanması da,
4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında
Kanunun 2 nci maddesi hükmü gereğidir.
Emredici
nitelikteki bu yasa kuralı evlilik birliği içinde velayetin kullanılması
kapsamında ana ve baba tarafından çocuk adına açılacak tüm davalar yönünden
de geçerlidir. Buna göre, asıl olan eşlerin birlikte dava açmaları ise de,
bunlardan birisi tarafından açılacak davaya diğer eşin sonradan icazetini
bildirip olumlu iradesini ortaya koyması da, velayetin birlikte
kullanılması gerçekleşmiş olacağından yeterlidir. Diğer eşin katılımının
veya rızasının sağlanamadığı davanın ise reddi gerekir.
Bu
bakımdan mahkemece davacıya, eşinin davaya katılmak ya
da duruşmada hazır bulunmak suretiyle icazetini bildirmesi veya icazetini
gösteren imzası noterden onaylı belge ibraz etmesi için mehil verilip,
bunun sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eşlerden birisinin istemi
yeterli bulunarak davanın esası hakkında hüküm kurulmuş olması,
Usul
ve yasaya aykırıdır.
Bu
itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz
itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.nun 427.
maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla BOZULMASINA ve gereği
yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına
gönderilmesine 7/11/2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.
—— • ——
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:
Esas No:2006/7836
Karar No:2006/8811
Davacı
Hasan Alkışlar, Emine Alkışlar ve Hacire Alkışlar'a velayeten anne
Şükriye Alkışlar ve baba Yusuf Alkışlar ile Nüfus Müdürlüğü arasındaki
davada Midyat Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay'ca
incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 5/5/2006 günlü ve 2006/10 E.-151 K.
sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Cumhuriyet
Başsavcılığının 13/6/2006 gün ve Hukuk-2006/200002 sayılı yazısıyla kanun
yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar
okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Dava,
davacıların çocukları olan Hasan, Emine ve Hacire'nin
doğum tarihlerinin düzeltilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece nüfusta
1/2/1990 doğumlu olan Hasan'ın doğum tarihini 1/2/1987, nüfusta 15/3/1995 doğumlu
olan Hacire'nin ay ve gün baki kalmak kaydıyla
1990, nüfusta 15/3/1995 doğumlu olan Emine'nin
15/3/1988 doğumlu olarak nüfus kayıtlarının düzeltilmesine karar
verilmiştir.
Dosya
içindeki bilgi ve belgelerden yaşının düzeltilmesine karar verilen Hasan Alkışlar'ın Midyat Asliye Hukuk Mahkemesinin 14/11/2003
gün ve 2003/290 E.-381 K sayılı kararı ile doğum tarihinin 1/2/1994 iken
1/2/1990 olarak düzeltilmesine karar verildiği ve kesinleşip nüfusa
işlendiği anlaşılmıştır.
Dava
tarihinde yürürlükte bulunan 1587 sayılı Nüfus Kanununun 46. maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi ile halen
yürürlükte bulunan 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Yasasının 36.
maddesinin l/b bendinde, yaş düzeltmedavalarının ancak bir kez açılabileceği ve düzeltilebileceği öngörülmüştür.
Açıklanan nedenlerle Hasan Alkışlar hakkında ikinci kez açılan yaş düzeltme
davasının reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yolunda hüküm kurulması
usul ve yasaya aykırıdır.
Bu
itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz
itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.'nun 427.
maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA
ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Cumhuriyet
Başsavcılığına gönderilmesine, 7/11/2006 gününde oybirliğiyle karar
verildi.
|