← Resmî Gazete · 15 Aralık 2006 · Sayı 26377

YARGI BÖLÜMÜ · Yargı Kararı

Yargıtay 18.Hukuk Dairesine Ait 4 Adet Karar

Metin

T.C. Resmî Gazete

15 Aralık 2006 CUMA

Resmî Gazete

Sayı : 26377

YARGITAY KARARLARI

Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:

Esas No:2006/7834

Karar No:2006/8256

Davacı Vatha Eldemir ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Birecik Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 11/4/2006 günlü ve 2006/56-190 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Cumhuriyet Başsavcılığının 12/6/2006 gün ve Hukuk 2006/180220 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Mahkemece, davacı Vatha Eldemir'in 22/2/1981 olan doğum tarihi 22/2/1982 olarak düzeltilmişse de, adı geçen kişi nüfusa 28/9/1981 tarihinde kaydedilmiştir. Bir şahsın doğmadan nüfusa kaydı söz konusu olamayacağından bu suretle bir düzeltme nüfus kayıtlarında çelişki yaratacaktır.

Hakim, nüfus kayıtlarında düzeltme yapılmasına karar verirken bu kayıtlar arasında çelişki yaratmamak ya da hayatın olağan akışına ters düşecek durumlara yol açmamaya özen göstermek durumundadır.

Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.'nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 30/10/2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

—— • ——

Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:

Esas No:2006/7835

Karar No:2006/8257

Davacı Yasemin Çelik ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Çiçekdağı Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 17/11/2005 günlü ve 2005/199E-2005/206K sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Cumhuriyet Başsavcılığının 12/6/2006 gün ve Hukuk-2006/200001 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Nüfus Kanununun 46. maddesi hükmüne göre, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine (ad ve soyadı değişikliği davaları dahil) ilişkin davalarda Nüfus Müdürü veya Memurunun bulunması ve kararın onların önünde verilmesi zorunludur.

Mahkemenin oluşumuna ilişkin bu yasa hükmü dikkate alınmadan Nüfus İdaresi Temsilcisinin yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 30/10/2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

—— • ——

Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:

Esas No:2006/7833

Karar No:2006/8810

Davacı Nurten Kaymak'a velayeten babası Mehmet Erol Kaymak ile Nüfus Müdürlüğü arasındaki dava hakkında Yeşilhisar Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 19/10/2004 gün, 2004/158 E., 175K. sayılı kararın temyiz edilmemekle kesinleşmesi ve yürürlükteki Kanuna aykırı olduğu iddiasıyla Cumhuriyet Başsavcılığının 12.6.2006 gün ve Hukuk 163338 sayılı yazılarıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulmasının istenmesi üzerine gereği düşünüldü.

YARGITAY KARARI

1 – Nüfus Kanununun 36. maddesi hükmüne göre, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine(ad ve soyadı değişikliği davaları dahil) ilişkin davalarda Cumhuriyet Savcısı ile nüfus müdürü veya memurunun bulunması ve kararın onların önünde verilmesi zorunludur.

Mahkemenin oluşumuna ilişkin bu yasa hükmü dikkate alınmadan nüfus idaresi temsilcisinin yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulması,

2 – Dava, evliliğin devamı sırasında eşlerden birisi tarafından, nüfus kaydının düzeltilmesi istenilen küçüğe velayeten açılmış, mahkemece, diğer eşin katılması veya icazeti aranmadan davaya bakılıp kabulüne karar verilmiştir.

Türk Medeni Kanununun 336 ncı maddesinde, (eşlerden herhangi birisine öncelik veya üstünlük tanınmadan) evlilik devam ettiği sürece ana ve babanın, velayeti birlikte kullanacağı öngörülmüş ve 342 nci maddesinde de anne ve babanın çocuğu velayetleri çerçevesinde temsil edecekleri ilkesi yine ayırım yapılmadan getirilmiş olup, kamu düzenini sağlamaya yönelik bulunan bu kuralların, yasanın yürürlüğe girdiği 1 Ocak 2002 tarihinden önceki olaylara uygulanması da, 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 2 nci maddesi hükmü gereğidir.

Emredici nitelikteki bu yasa kuralı evlilik birliği içinde velayetin kullanılması kapsamında ana ve baba tarafından çocuk adına açılacak tüm davalar yönünden de geçerlidir. Buna göre, asıl olan eşlerin birlikte dava açmaları ise de, bunlardan birisi tarafından açılacak davaya diğer eşin sonradan icazetini bildirip olumlu iradesini ortaya koyması da, velayetin birlikte kullanılması gerçekleşmiş olacağından yeterlidir. Diğer eşin katılımının veya rızasının sağlanamadığı davanın ise reddi gerekir.

Bu bakımdan mahkemece davacıya, eşinin davaya katılmak ya da duruşmada hazır bulunmak suretiyle icazetini bildirmesi veya icazetini gösteren imzası noterden onaylı belge ibraz etmesi için mehil verilip, bunun sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eşlerden birisinin istemi yeterli bulunarak davanın esası hakkında hüküm kurulmuş olması,

Usul ve yasaya aykırıdır.

Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine 7/11/2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

—— • ——

Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:

Esas No:2006/7836

Karar No:2006/8811

Davacı Hasan Alkışlar, Emine Alkışlar ve Hacire Alkışlar'a velayeten anne Şükriye Alkışlar ve baba Yusuf Alkışlar ile Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Midyat Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 5/5/2006 günlü ve 2006/10 E.-151 K. sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Cumhuriyet Başsavcılığının 13/6/2006 gün ve Hukuk-2006/200002 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Dava, davacıların çocukları olan Hasan, Emine ve Hacire'nin doğum tarihlerinin düzeltilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece nüfusta 1/2/1990 doğumlu olan Hasan'ın doğum tarihini 1/2/1987, nüfusta 15/3/1995 doğumlu olan Hacire'nin ay ve gün baki kalmak kaydıyla 1990, nüfusta 15/3/1995 doğumlu olan Emine'nin 15/3/1988 doğumlu olarak nüfus kayıtlarının düzeltilmesine karar verilmiştir.

Dosya içindeki bilgi ve belgelerden yaşının düzeltilmesine karar verilen Hasan Alkışlar'ın Midyat Asliye Hukuk Mahkemesinin 14/11/2003 gün ve 2003/290 E.-381 K sayılı kararı ile doğum tarihinin 1/2/1994 iken 1/2/1990 olarak düzeltilmesine karar verildiği ve kesinleşip nüfusa işlendiği anlaşılmıştır.

Dava tarihinde yürürlükte bulunan 1587 sayılı Nüfus Kanununun 46. maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi ile halen yürürlükte bulunan 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Yasasının 36. maddesinin l/b bendinde, yaş düzeltmedavalarının ancak bir kez açılabileceği ve düzeltilebileceği öngörülmüştür. Açıklanan nedenlerle Hasan Alkışlar hakkında ikinci kez açılan yaş düzeltme davasının reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.'nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 7/11/2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.