← Resmî Gazete · 1 Aralık 2006 · Sayı 26363
YARGI BÖLÜMÜ · Anayasa Mahkemesi Kararı
Anayasa Mahkemesinin E: 2006/139, K: 2006/102 Sayılı Kararı (13/12/2004 Tarihli ve 5275 Sayılı Kanun ile İlgili)
Metin
Anayasa Mahkemesi Başkanlığından: Esas Sayısı: 2006/139 Karar Sayısı: 2006/102 Karar Günü: 1.11.2006 İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Kırıkkale 2. Asliye Ceza Mahkemesi İTİRAZIN KONUSU: 13.12.2004 günlü, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un geçici 1. maddesinde yer alan "…5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki diğer…" ibaresinin, Anayasa’nın 2., 10., 11., 19. ve 38. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir. I - OLAY Sanık hakkında 3.7.2000 tarihinde işlediği sarkıntılık suçu nedeniyle verilen ağır para cezasının infazı sırasında yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 105. maddesinin birinci fıkrası gereğince yapılan uyarlama sonucunda verilen 100 YTL adli para cezasının ödenmemesi üzerine, para cezasının ne miktar üzerinden hapse çevrileceği hususunda duraksamaya düşen Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bu konuda bir karar verilmesine ilişkin başvurusunu inceleyen Mahkeme, itiraz konusu ibarenin Anayasa’ya aykırı olduğu kanısıyla iptali için başvurmuştur. II - İTİRAZ KONUSU YASA KURALI 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un itiraz konusu ibareyi de içeren Geçici 1. maddesi şöyledir: "26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki diğer kanunlarda yer alan adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde, hükümlüler bir gün yüz Türk Lirası hesabı ile hapsedilirler." III- İLK İNCELEME Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 8. maddesi gereğince yapılan ilk inceleme toplantısında, başvuru kararı ve ekleri, ilk inceleme raporu, itiraz konusu yasa kuralı ve bunun gerekçesi ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 28. maddesine göre, bir davaya bakmakta olan mahkeme, o dava sebebiyle uygulanacak bir kanunun veya kanun hükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasa’ya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık savının ciddi olduğu kanısına varırsa bu hükmün iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurmaya yetkilidir. Ancak bu kurallar uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesi’ne başvurabilmesi için, elinde yöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenen kuralın da o davada uygulanacak olması gerekir. Uygulanacak yasa kuralları, davanın değişik evrelerinde, ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikteki kurallardır. İtiraz konusu geçici 1. maddede, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki diğer kanunlar uyarınca verilen adli para cezalarının ödenmemesi durumunda, para cezasının hangi miktar üzerinden hapis cezasına çevrileceği belirtilmiştir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu uyarınca verilen adli para cezalarının ödenmemesi durumunda ne şekilde infaz edileceği ise 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106. maddesinde gösterilmiştir. Görüldüğü üzere, 5275 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki diğer kanunlarda yer alan adli para cezalarının ödenmemesi durumunda uygulanabilecek bir kuraldır. Mahkeme’nin elindeki somut olayda, ödenmeyen ve hapse çevrilmesi istenen adli para cezası 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu uyarınca verilmiştir. Bu durumda, mahkemenin uygulayacağı kural 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un geçici 1. maddesi değil, aynı Kanun’un 106. maddesi olduğundan başvurunun Mahkeme’nin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir. IV - SONUÇ 13.12.2004 günlü, 5275 sayılı "Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un geçici 1. maddesinde yer alan "…5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki diğer…" ibaresinin, itiraz başvurusunda bulunan Mahkeme’nin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından, bu ibareye ilişkin başvurunun Mahkeme’nin yetkisiz-liği nedeniyle REDDİNE, Fulya KANTARCIOĞLU, A. Necmi ÖZLER ile Serruh KALELİ’nin karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 1.11.2006 gününde karar verildi. BaşkanBaşkanvekiliÜye Tülay TUĞCUHaşim KILIÇSacit ADALI ÜyeÜyeÜye Fulya KANTARCIOĞLUAhmet AKYALÇINMehmet ERTEN ÜyeÜyeÜye A. Necmi ÖZLERSerdar ÖZGÜLDÜRŞevket APALAK ÜyeÜye Serruh KALELİOsman Alifeyyaz PAKSÜT KARŞIOY GEREKÇESİ Esas Sayısı: 2006/139 Karar Sayısı: 2006/102 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un Geçici 1. maddesinde "26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki diğer kanunlarda yer alan adli para cezasının ödenmemesi halinde, hükümlüler bir gün yüz Türk Lirası hesabı ile hapsedilirler." denilmektedir. Başvuran Mahkeme bu maddede yer alan "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki diğer" ibaresinin Anayasa’ya aykırılığını ileri sürerek iptalini istemektedir. İtiraz başvurusuna ilişkin olayda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’na göre verilen adli para cezasının ödenmemesi durumu söz konusu ise de Mahkeme’nin bu saptamayı yapabilmesi için öncelikle 5275 sayılı Yasa’nın Geçici 1. maddesinin gereği olarak verilen adli para cezasının 5237 sayılı Yasa’da veya diğer yasalarda yer alıp almadığını araştırması gerekecektir. Bu incelemeyi yaparken Geçici 1. maddenin tümünü uygulayarak adli para cezasının ödenmemesinin, bunların verildiği yasalara göre farklı sonuçlar doğurduğu kanısına varan Mahkeme’nin Anayasa’ya aykırılık itirazında bulunduğu dikkate alındığında, itiraz konusu ibarenin olayda uygulanacak kural olmadığı görüşünün kabulü olanaklı değildir. Açıklanan nedenlerle çoğunluk görüşüne katılmıyorum. Üye Fulya KANTARCIOĞLU ———— KARŞIOY YAZISI Esas Sayısı: 2006/139 Karar Sayısı: 2006/102 İtiraz yoluna başvuran mahkemede görülmekte olan davada çözümlenmesi gereken sorun aşağıdaki gibidir. 1. Hükümlü İ.T. hakkında sarkıntılık suçundan 765 sayılı TCK.nın 421/2., 59. ve 647 sayılı Kanunun 4/1. maddeleri uyarınca tesis olunan 456.300.000 TL. ağır para cezasına ilişkin hükmün, infaz aşamasında 1.6.2005 tarihinde 5237 sayılı TCK.nın yürürlüğe girmesi üzerine Kırıkkale C.Savcılığı tarafından 5237 sayılı Kanunun 7/2. maddesi uyarınca dosyanın ele alınarak karar verilmesi istenilmiştir. 2. Mahkemece, 5237 sayılı Kanunun cinsel taciz suçunu düzenleyen 105. maddesinin hükümlü lehine olduğu kabul edilerek ve anılan maddede cinsel taciz suçuna hapis veya adli para cezası olarak seçenek yaptırım öngörülmesi ile bu Kanunun 50/2. maddesi uyarınca hapis cezasına hükmedilmesi halinde hapis cezasının adli para cezasına çevrilememesi de gözetilerek eski hükmün iptali ile hükümlü İ.T. nin5237 sayılı Kanunun 105., 62. ve 52. maddeleri uyarınca beş gün karşılığı 100.00 YTL. Adli para cezası ile mahkumiyetinehükmedilmiş ve itiraz edilmeyen karar kesinleşmiştir. 3. Hükümlünün anılan hükümdeki adli para cezasını ödememesi üzerine C.Savcılığı, bu para cezasının hapse çevrilmesi sırasında 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile 647 sayılı Kanundan hangisinin uygulanacağı konusunda tereddüt olduğunu belirterek mahkemeden bu konuda karar verilmesini istemiştir. 4. Mahkemece infaz muhakemesi niteliğinde olan bu davada, itiraz konusu kuralın Anayasaya aykırı olduğu kanısıyla iptali istenilmiştir. 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve UygulamaŞekli Hakkında Kanunun "Lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul" başlıklı 9. maddesinde, 1.6.2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak, lehe hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirleneceği öngörülmüştür. Yukarıda belirtilen yasalarla ceza ve infaz rejiminde köklü değişiklikler yapılmıştır. Bu durum, özellikle infazı devam eden hükümlerde lehe kanunun tespiti konusunda karmaşık sorunların çözüme kavuşturulmasını gerektirmiştir. Bu sorunların çözümünde kendi içlerindeki ayrı değerlendirmeler hariç; hükmün tesisi aşamasındaki uygulanacak normlar ile infazına ilişkin normları bir bütün içinden ayırarak değerlendirmeye almak lehe olan hükmün tayini amacına ters düşer. Bu nedenle somut davada sadece infazın bir aşamasında 765 sayılı Kanuna göre verilen cezanın 5237 sayılı Kanuna uyarlanması gözetilerek 5275 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesinin uygulanamayacağına karar vermenin yeterli bir değerlendirme yapıldığı anlamına gelmeyeceği açıktır. Esasen böyle bir değerlendirme yapmak ve davada uygulanacak kuralı saptamak,Anayasa yargısının işleviyle de bağdaşmaz. Olayda,5275 sayılı Kanunun 106. maddesi uygulanacak olsa bile, bu uygulama itiraz konusu kuralın sonucu olduğundan anılan kural, Mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulayacağı kural durumundadır. Açıklanan nedenlerle, davanın esasının incelenmesi gerektiği görüş ve düşüncesinde olduğumuz için aksi yöndeki çoğunluk görüşüne katılmadık. ÜyeÜye A. Necmi ÖZLERSerruh KALELİ |
||||||