MADDE 25 – (1) Sağ olarak dünyaya gelen her çocuğun, doğumdan itibaren Türkiye'de otuz gün içinde olayın olduğu yer veya herhangi bir nüfus müdürlüğüne, yurt dışında ise altmış gün içinde dış temsilciliğe bildirilmesi zorunludur. Bildirim yükümlülüğü MADDE 26 – (1) Bildirim; ana, baba, vasi veya kayyım, bunların bulunmaması halinde, çocuğun büyük ana, büyük baba veya ergin kardeşleri ya da çocuğu yanında bulunduranlar tarafından, doğumu gösteren resmî belgeye veya sözlü beyana dayalı olarak da yapılabilir. Evlilik dışında dünyaya gelen çocukların bildirimi ise ana, ananın küçük, kısıtlı veya ölmüş olması ya da velayetin kendisinden alınmış olması durumunda çocuk için atanacak vasi veya kayyımları tarafından veya velayetin babaya verilmesi durumunda baba tarafından yapılır. (2) Resmî vekiller, çocuğun adının da belirtildiği özel vekillik belgesi ibraz etmek suretiyle, müvekkilleri adına bildirimde bulunabilirler. (3)
2828 sayılı Kanunun yetkili kıldığı kuruluş yetkilileri, yetiştirme yurtları, bakım evleri ve benzeri yerlerin sorumluları ile kişiler; yanlarında çalıştırdıkları veya barındırdıkları çocuk veya erginlerin nüfus cüzdanlarını kontrol etmek, aile kütüklerine kayıtlı olmayanların tescillerini sağlamak için nüfus müdürlüklerine beyanda bulunmak ve gerekli işlemleri yaptırmakla görevlidirler. (4) Kolluk görevlileri; kimlik kontrolleri veya herhangi bir işlem nedeniyle kimliğini ispat edemeyenlerle, nüfusta kayıtlı olmadığını tespit ettikleri kişileri, haklarında gerekli işlemleri yaptıktan sonra düzenleyecekleri evrakı o yerdeki nüfus müdürlüğüne bildirmekle yükümlüdür. (5) Okul müdürleri; okula kayıt için başvuran çocuklardan nüfusa kayıtlı olmayanların beyana dayalı kimlikleri ile baba, ana, vasi veya kayyımlarının kimliklerini ve adreslerini o yerin nüfus müdürlüğüne bildirmekle görevlidir. (6) Kamu veya özel kurumlar iş verecekleri kişilerden nüfus cüzdanı istemekle, nüfusta kayıtlı olmadıklarını anladıkları kişilerin beyana dayalı kimlik ve adreslerini nüfus müdürlüklerine bildirmekle yükümlüdür. (7) Nüfus müdürlükleri, süresi içerisinde bildirilmemiş çocukların veya nüfusa tescil edilmemiş erginlerin varlığını haber aldıkları takdirde; erginlerin kendilerini, çocukların veli, vasi veya kayyımlarını, bunların bulunmaması halinde büyük ana, büyük baba veya kardeşlerini, çocukları yanlarında bulunduranları ya da muhtarları doğum bildiriminde bulunmak üzere beyana davet etmeye yetkilidirler. Bu şekilde yapılan bildirimlerde; gerektiğinde kolluk görevlilerine soruşturma ve incelemeler yaptırılmak suretiyle çocuğun soybağı ile tescil edileceği ana veya baba hanesi tespit edilir. Yapılan beyana göre düzenlenen doğum tutanağına dayanılarak çocuk ana veya baba hanesine tescil edilir. (8) Ana ve babanın adresinin bilinmesi ya da tespit edilmesi halinde durum ana veya babaya bildirilir. Bildirim yazısının bir örneği doğum tutanağına eklenir. Babanın soybağını reddetme hakkı saklıdır. Ana veya babanın yapılan gerekli soruşturma ve incelemeye rağmen nüfusta kayıtlı olduğu yerin belirlenememesi ya da nerede olduğunun tespit edilememesi; ana veya babayı tanıyanların bulunamaması hallerinde çocuk yerleşim yeri veya bulunduğu yerin idarî biriminin aile kütüğünün son aile kütük sıra numarasından sonra gelmek üzere yeni bir aile kütük sıra numarası altında tescil edilir. Ana veya babanın daha sonra ortaya çıkarak, çocukla aralarında soybağı bulunduğuna dair resmî bir bilgi ve belge elde edilmesi halinde çocuk ana veya baba kütüğüne nakledilir. Bildirim şekli MADDE 27 – (1) Doğumla ilgili yapılan bildirimler nüfus müdürlüklerince doğum tutanağına geçirilir. Herhangi bir belge ibraz edilememesi halinde ilgilinin sözlü beyanı esas alınır. (2) Yurt dışındaki doğum bildirimleri, yabancı makamlardan alınmış resmî belge veya raporun dış temsilciliğe verilmesi ile yapılır. Bildirim, çocuğa konulan adın belirtildiği dilekçe, ana ile babanın tam kimlik bilgileri ve nüfusta kayıtlı oldukları yeri gösteren belgelerle birlikte dış temsilciliğe gönderilmesi suretiyle de yapılabilir. Dış temsilcilik, bildirim tarihi olarak evrakın postaya verildiği tarihi esas alarak düzenlenecek doğum tutanağını nüfus müdürlüğüne göndermekle yükümlüdür. Doğum tutanaklarının düzenlenmesi MADDE 28 – (1) Nüfus müdürlüklerine doğum olaylarına ait bildirim yapıldığında, memur tarafından üç örnek doğum tutanağı düzenlenir. Bildirimde bulunanın adı, soyadı, doğum tarihi ve adresi ilgili alanlara yazıldıktan sonra, doğum tutanağı bildirimde bulunana okutulur. Bir yanlışlık olmadığı takdirde bildirimde bulunan ve tutanağı düzenleyen memur ile onaylayan nüfus şefi veya nüfus müdürü tarafından doğum tutanakları imzalanır. Bildirimde bulunanın okuma yazma bilmemesi durumunda, sözlü beyanı üzerine düzenlenen doğum tutanakları kendisine okunur ve imza yerine parmağının izi ile varsa imza kaşesi alınır. (2) Doğum olayının hastane, doğum evi gibi sağlık kurumlarında, ceza ve tutukevi veya meskenlerde resmî doktor ya da ebe nezaretinde meydana gelmesi ve olayın resmî bir rapor veya yazı ile belgelendirilmesi halinde, tutanağın "Açıklamalar" alanına ".... verilen .... tarihli ve .... sayılı rapora/belgeye dayanılarak düzenlenmiştir." ibaresi yazılır. (3) Doğum tutanakları üzerinde silinti ve kazıntı yapılmaz, yanlışlık halinde yeniden düzenlenir. Doğum yeri MADDE 29 – (1) Doğum bildirimi için müracaat edenlerin köyde ve ilçede doğan çocuklarının doğum yeri olarak doğum tutanağına sadece ilçe adı yazılır. İlin merkez ilçesine bağlı köy ve mahallelerde doğmuş olanların doğum yeri il adı, büyükşehir statüsünde olan illerde merkez ilçe bulunmaması halinde doğum olayının olduğu ilçe adı, merkez ilçe var ise il adı, yurt dışında doğanların ise doğdukları yer adı ile birlikte ülke adı yazılır ve aile kütüklerine bu şekilde tescil edilir. Doğum yeri köy adı olarak yazılmış olanların kayıtları olduğu gibi muhafaza edilir. Ancak ilgilinin talebi halinde doğum yeri ilçe adı yazılmak suretiyle tamamlanır. Altı yaşından küçük çocukların tescili MADDE 30 – (1) Altı yaşından küçük (72 ay) çocukların tescili için yapılan bildirimlerde, yaş tespiti yapılmadan doğum tutanağı düzenlenerek tescil edilir. Beyan edilen yaşta tereddüde düşülmesi halinde çocuğun resmî sağlık kuruluşunca yaşının tespit edilmesi sağlanır. Altı yaşından büyük, onsekiz yaşından küçük çocukların tescili MADDE 31 – (1) Altı yaşından büyük (72 ay + 1 gün) ve onsekiz yaşından küçük (216 ay) çocuklara ait bildirim yapılırken yaş tespiti için çocuğun bildirim yapılan nüfus idaresine getirilmesi zorunludur. Çocuğun sağ veya sol kolu nüfus müdürlüğü mührü ile mühürlenmek suretiyle yaş tespit formu düzenlenerek sağlık kuruluşunca yaşının tespit edilmesi sağlanır. Yaş tespit formunda belirlenen yaşa göre doğum tutanağı düzenlenerek açıklamalar bölümüne gerekli bilgiler yazılır. Doğuma ait resmî belge ibraz edilmesi halinde yaş tespitine gerek kalmaz. (2) Yaş tespit formuna tahmin edilen yaş birden fazla yılı kapsayacak şekilde yazılamaz. Ancak yaş tespit formunda belirlenen yaşın onbeş yaş ve üzeri olması halinde, sağ veya sol kolu mühürlenmekle birlikte doğum tutanağının sağ üst köşesine nüfus idaresince çocuğun en son halini gösterir fotoğrafı yapıştırılarak onaylanır. Yaş tespitinden sonra onbeş yaş ve üzeri çocuklar hakkında, gerektiğinde bildirilen ana ve babanın çocuğu olup olmadığı ve yabancı devletlerle vatandaşlık ilişkisinin bulunup bulunmadığı yolunda kolluk makamları tarafından gerekli soruşturma ve incelemeler yapılarak sonucuna göre tescil işlemi gerçekleştirilir. Bulunmuş çocukların tescili MADDE 32 – (1) Yaşının küçüklüğü nedeniyle kendisini ifade edemeyen bulunmuş çocuklar kolluk görevlilerinin veya ilgili kurumların bu durumu belirten tutanaklarına veya ilgililerin beyanlarına dayanılarak bulundukları yerin nüfus kütüklerine tescil edilir. Küçük çocuk bulanlar, köylerde muhtarlara, kasaba ve şehirlerde kolluk kuvvetlerine bildirmekle ödevlidir. (2) Bu haberi alan köy muhtarı veya kolluk kuvvetleri çocuğun ana ve babasını araştırır. Bulunamadığı takdirde; çocuğun cinsiyetini, üzerinde bulunan eşyayı ve ileride tanınmasına yardımcı olacak özelliklerini belirtir üç örnek tutanak düzenleyip bir örneği ile birlikte
2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanununa göre işlem yapılmak üzere çocuğu yetkili kuruma teslim ederler. Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna bağlı kuruluşlarca belirlenen doğum tarihli iki örnek tutanak da o yerin nüfus idaresine verilir. (3) Bu tutanakları alan nüfus müdürlüğü evrak kayıt defterine kaydeder. Bulunmuş çocuğa Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna bağlı kuruluşlarca ad, soyadı, baba ve ana adı konulmamış ise çocuğa ad ve soyadı ile baba ve ana adı koyarak üç örnek doğum tutanağı düzenlenir. Bildirimi yapan alanına güvenlik makamlarınca verilen tutanağın tarih ve sayısı yazılarak memur tarafından imzalanır. Bulunmuş çocuklar, bulundukları yere ait aile kütüğünün son aile sıra numarasından sonra yeni bir aile sıra numarası altında kütüğe yazılırlar. Doğum düşünceler alanına bulunmuş çocuk olarak tescil edildiği açıklamasında bulunulur. (4) Bu çocuklara ait işlemler öncelikle yapılır. Çocuğun nüfus cüzdanı ve nüfus kayıt örneği bir yazı ekinde çocuğun teslim edildiği kurumun yetkililerine nüfus cüzdanı almaya yetkili olduğunu gösterir belgenin ibraz edilmesi üzerine verilir. Yetkili tarafından ibraz edilen belge, nüfus cüzdanının düzenlenmesine esas olan doğum tutanağı ile birlikte "Nüfus cüzdanı dosyası"na takılır. Soruşturulduktan sonra aile kütüklerine tescil edilecek doğum tutanakları MADDE 33 – (1) Doğum tutanağı aile kütüğüne geçirilmeden önce aynı aile sıra numarası altındaki nüfus kayıtları ile karşılaştırılıp incelenir. Bu inceleme sonucunda nüfus memuru: a) Doğum tutanağında yazılı çocuğun doğum tarihi ile daha önce kütüğe geçirilmiş ana ve baba bir kardeşlerinden birinin doğum tarihi arasında yüzseksen günden daha az bir zaman olduğunu tespit ederse tutanağı aile kütüğüne geçirmez ve mülkî idare amirinin emri ile bildirilen şekilde bir doğumun olup olmadığının soruşturulmasını ve gerekirse çocuğun görülerek sonucunun bildirilmesini ister. Soruşturma sonucu doğum olayını doğrularsa bu takdirde tutanağı aile kütüğüne işler. Ancak bu durumda kendinden önce doğan kardeşinin nüfus kaydının düzeltilmesi için dava açılmak üzere durumu Cumhuriyet savcılığına bildirir. Doğum olayı doğrulanmamışsa tutanağı aile kütüğüne işlemez ve ilgili Cumhuriyet savcılığına bildirerek beyanda bulunan hakkında cezai kovuşturma yapılmasını ister. b) Formda çocuğun babasının nüfusta kayıtlı olduğu yer gösterilmiş olduğu halde, aile kütüğünde çocuğun ana ve babasının evliliklerinin bulunmaması halinde Kanunun öngördüğü şekilde evliliğin olup, olmadığını araştırır. c) Ana ve babanın birbirleriyle evli olduğunun tespit edilmesi halinde evlenme bildirimine göre evliliği işler. Daha sonra çocuğu babası hanesine tescil eder. Evlilik yoksa çocuğun anası hanesine kaydı için gereğini yapar. ç) Ana veya babadan birinin başka birisi ile evli gözükmesi halinde; evli olarak görünen eşin önceki eşinden boşandığına ve yeni bir evlilik yaptığına ilişkin belgeleri araştırır. Boşanma ve yeni evlilik varsa, bu Yönetmeliğin ilgili bölümlerinde belirtildiği şekilde boşanma ve evliliğe ilişkin işlemleri yaptıktan sonra çocuğu aile kütüğüne tescil eder. Boşanma ve yeni evlilik yoksa soybağına ilişkin hükümler uyarınca işlem yaparak çocuğu ait olduğu aile kütüğüne tescil eder. (2) Nüfus müdürlüğünce çocuk ile ana veya baba arasında bariz bir şekilde yaş farkının olması veya ana ya da babanın çok yaşlı olması gibi durumlarda doğum bildiriminin doğruluğundan şüpheye düşülmesi veya bu yolda bir ihbar yapılması halinde: a) Doğum bildirimini aile kütüklerine tescil etmeyerek mülkî idare amirinin emri ile beyanın doğruluğu hakkında soruşturma yapılmasını ister. Mülkî idare amiri soruşturma yapılmasını uygun bulursa tescil işlemi soruşturmanın sonuna bırakılır. b) Soruşturma sonucunda beyanın doğruluğu ortaya çıkarsa çocuğun tescil işlemi tamamlanır. c) Beyanın gerçek dışı olduğu anlaşılırsa, ilgililer hakkında kovuşturma yapılmak üzere durum belgelerle birlikte Cumhuriyet savcılığına intikal ettirilir. (3) Babanın ölüm tarihi üzerinden üçyüz günden fazla bir zaman geçmişse veya ananın ölüm tarihi üzerinden bir gün dahi geçmişse, tescil işlemi yapılmaz ve bildirimin doğruluğu araştırılır. Soruşturma sonucunda bildirimin doğru olmadığı anlaşılırsa ilgililer hakkında kovuşturma yapılmak üzere durum belgelerle birlikte mahalli Cumhuriyet savcılığına intikal ettirilir. (4) Soybağının düzeltilmesine ilişkin özel kanunlar uyarınca yapılacak işleme ait hükümler saklıdır. Aile kütüğüne tescil edilmeden ölen çocukların tescili MADDE 34 – (1) Sağ olarak doğmuş, ancak nüfus kütüğüne tescil edilmeden ölen çocuklara ait ölüm tutanakları nüfus idarelerince kabul edilir. Ölüm tutanağındaki bilgilere dayanılarak doğum tutanağı tutulur ve her iki tutanak sırası ile aile kütüğüne geçirilir. (2) Ölü doğmuş olan çocuklara ait bildirim kabul edilmez. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Saklı Nüfus Başvuru makamı ve işlemler MADDE 35 – (1) Saklı nüfus olduklarını iddia edenlerin aile kütüklerine tescil için müracaat makamı illerde valilikler, ilçelerde kaymakamlıklardır. Saklı nüfus olanlar hakkında aşağıdaki şekilde işlem yapılır: a) "Saklı nüfus ilmuhaberi-dilekçe-beyan formu"nun ilmuhaber bölümü saklı nüfusun ikamet ettiği köy veya mahalle muhtarlığınca doldurulup ilgilinin son altı ay içinde çekilmiş fotoğrafı yapıştırıldıktan sonra muhtar ve üyeler tarafından imzalanarak onaylanır. Daha sonra aynı formun "Dilekçe" bölümü ilgili tarafından adı, soyadı ve dilekçe tarihi yazılarak imzalanır ve nüfus müdürlüğüne havale edilmek üzere yerleşim yerinin mülkî idare amirliğine başvuruda bulunulur. b) "Beyan" bölümünde açıklanması istenilen hususlar ilgilinin beyanına dayanılarak ve vatandaşlık durumunu açıklığa kavuşturacak şekilde eksiksiz doldurulur. İlgiliye beyanında yanlışlık olması halinde hakkında yasal işlem yapılacağı hususu bildirildikten sonra form, beyanı alan memur ile beyanı veren ilgili tarafından imzalanır. Daha sonra saklı nüfus adına doğum tutanağı düzenlenerek 31 inci maddede belirtilen esaslar çerçevesinde yaşı tespit edilir ve doğum tutanağı bildirim yapan kişi olarak ilgili kişi tarafından imzalanır. c) İlgili ve varsa birlikte işlem görenler vatandaşlık durumları tespit edilinceye kadar, ilçedeki "Vatandaşlık durumu düzgün olmayan kişiler kütüğü"ne kaydedilir. "Bu örneğe dayanılarak Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı iddia edilemez ve kişi ya da kişiler hakkında Türk vatandaşı olarak işlem yapılamaz." açıklaması konularak çıkartılacak aile kayıt örneği kendilerine verilir. ç) "Saklı nüfus ilmuhaberi-dilekçe-beyan formu"ndaki bilgilere dayanılarak ana, baba ve kardeşlerinin aile kütüklerinde kayıtlı olup olmadıklarının tespiti yapılır. Ana veya babanın nüfus kütüklerinde kaydı yoksa veya tespit edilemiyorsa beyan formunun ilgili bölümüne bu yönde açıklama yapılır. d) Saklının ana ve babası ile varsa kardeşlerinden en az ikisinin ilgilinin kendi öz çocukları/kardeşleri olup olmadığı yolunda, saklıyı tanıyan en az kendi yaşıtı iki kişinin ve ayrıca, ikamet ettiği yer köy/mahalle muhtarı ile iki üyenin; "saklının ana ve babasının kimler olduğu, bugüne kadar nerelerde ikamet ettiği, yabancı bir ülke ile ilişkisinin bulunup bulunmadığı" hususlarında resmî makamlarca ifadeleri alınır. İfadesi alınan kişilere beyanlarında yanlışlık olması halinde haklarında yasal işlem yapılacağı bildirildikten sonra form veya tutanak, beyanı alan memur ile beyanı veren ilgililer tarafından imzalanır. e) Öğrenim gördüğünü beyan etmesi ya da bu durumun tespit edilmesi halinde ilgili okul müdürlüğünden temin edilecek okul ve kimlik bilgilerine ilişkin belge veya varsa diplomanın tasdikli bir örneği istenir. f) Tamamlanmış bulunan "Saklı nüfus ilmuhaberi-dilekçe-beyan formu"na iki örnek boş "Saklı nüfus soruşturma formu" eklenerek mülkî idare amirinin aracılığı ile kolluk kuvvetlerine gönderilir. g) Kolluk kuvvetlerince; mahallinde ilgilinin "Saklı nüfus ilmuhaberi-dilekçe-beyan formu"nun arka yüzünde bulunan "Açıklanması istenen hususlar" bölümünde ileri sürdüğü iddialarının doğru olup olmadığı, o tarihe kadar aile kütüklerine neden kayıt edilmediği, nerelerde ikamet ettiği, hangi devlet vatandaşı olarak işlem gördüğü, yabancı devletlerle vatandaşlık yönünden bir ilişkisinin bulunup bulunmadığı, ana ve babasının halen nerede bulunduğu, yabancı bir ülkede iseler adresleri ile Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olup olmadıklarının tespit edilmesinden sonra, "Saklı nüfus soruşturma formu" soruşturmayı yapan görevli ile birim amiri tarafından imzalanıp onaylandıktan sonra "Saklı nüfus ilmuhaberi-dilekçe-beyan formu" ile birlikte ilgili nüfus müdürlüğüne geri gönderilir. ğ) İlgilinin talebi halinde, bir adet doğum tutanağı ile iki adet fotoğraf geçici kimlik kartı düzenlenmesi için Bakanlığa veya yetki devrinde bulunulması halinde o yerin valiliğine gönderilir. Süresi biten geçici kimlik kartı düzenleyen makamca geri alınarak imha edilir. (2) Hazırlanan dosyaların incelenmesinde; kanun yoluyla Türk vatandaşlığını kazanma hakkına sahip olmadıkları halde, kendilerini nüfus kütüklerine kaydettirmek isteyen yabancıların veya nüfus kütüklerimizde kayıtlı olup da bu yolla kimlik değiştirmek isteyen kişilerin olabileceği göz önünde bulundurulur. Nüfus müdürlüğünce; a) "Saklı nüfus ilmuhaberi-dilekçe-beyan formu"nun ilmuhaber bölümünde yer alan imzaların ve mührün yetkili kişiler ve makama ait olup olmadığı, b) Dosyada bulunan mevcut bilgi ve belgelerin ilgilinin vatandaşlık durumunun tayinine esas olacak şekilde eksiksiz olarak düzenlenip düzenlenmediği, kontrol edilir. Varsa eksiklik ve çelişkiler giderilir. İlgili hakkında oluşan görüş bir rapor halinde düzenlenir. (3) İlgilinin; ana ve babasının evli ve nüfusa kayıtlı oldukları ve başka bir devlet vatandaşı olmadıklarının anlaşılması halinde, mülkî idare amirinin onayı alınarak aile kütüklerine tescil edilir. "Vatandaşlık durumu düzgün olmayan kişiler kütüğü"ndeki kaydı;..... ilçe,.....köy/mahalle,....cilt,....hane,....birey sıra numarasına tescil edildiği yolunda açıklama yapılmak suretiyle kapatılır. Dayanak belgesi olarak düzenlenmiş olan doğum tutanağına "Kanun yoluyla Türk vatandaşlığını kazanma bildirim formu" iliştirilip, bir örneği doğum özel kütüğüne, bir örneği arşivlenmek üzere yıl sonu itibariyle Genel Müdürlüğe gönderilecek olan doğum özel kütüğüne, bir örneği de ilgilinin saklı nüfus işlemi için oluşturulan dosyasına takılır. (4) İlgilinin; a) Ana ve babasının evli olmamaları veya nüfusta kayıtlarının bulunmaması, b) Gösterilen ana ve babanın çocuğu olduğunu ispata yarayacak yeterli bilgi ve belgenin bulunmaması veya bu ailenin mensubu olduğu konusunda tereddüde düşülmesi, c) Ana ve baba arasında evlilik olmasına rağmen kayıtlı oldukları hanenin uzun süreden beri işlem görmemiş olması, ç) Kendisinden önce doğup ölen kardeşinin kimliğini kullandığının iddia edilmesi, d) Kendisinin ya da ana veya babasının yabancı bir devlet vatandaşı olduğunun tespit edilmesi, e) Yurt dışında bulunduğunun veya yakın zamanda ülkemize geldiğinin tespit edilmesi, hallerinden birinin varlığında, valilik görüşü de eklenmek suretiyle dosya Bakanlığa gönderilerek vatandaşlık durumunun tespiti istenir ve Bakanlığın kararına göre işlem yapılır. (5) Saklı nüfus dosyaları, başvurunun yapıldığı ilçenin bağlı bulunduğu valilik kanalıyla Bakanlığa gönderilir. Bakanlıkça tescil kararı verilmesi halinde, düzenlenecek tescil formları başvurunun yapıldığı valiliğe gönderilerek işlemin tamamlanması sağlanır. Vatandaşlık durumu düzgün olmayan kişiler kütüğü MADDE 36 – (1) Vatandaşlık durumu düzgün olmayan kişilere ait kütükler aşağıdaki esaslar çerçevesinde tutulur: a) Her ilçe için bir vatandaşlık durumu düzgün olmayan kişiler kütüğü açılır. Bu kütük kâğıt ortamında veya elektronik ortamda tutulur. Kütüğün kod numarası olarak o ilçenin kodu verilir. b) Vatandaşlık durumu düzgün olmayan kişilerin tahmini sayısına göre her köy veya mahalle için bir defter veya defterin bir bölümü kullanılabilir. Kullanmaya başlamadan defterin sayfa araları valilik veya kaymakamlık mührü ile mühürlenip sonuna kaç sayfadan ibaret olduğu yazılarak onaylanır. c) Bir köyden olanların kayıtları o köy için birden başlayan ve zincirleme devam eden bir sıra numarası altında yapılır. ç) Bir ilçede bir ciltten fazla vatandaşlık durumu düzgün olmayan kişiler kütüğü tutulursa her cilde 01 den başlamak ve zincirleme devam etmek üzere numara verilir. (2) Vatandaşlık durumu düzgün olmayan kişiler kütüğündeki kayıtlar hukukî açıdan kişinin kimliğinin ve medenî halinin tayininde esas alınır. Bu kütüklerdeki kayıtlar kişinin Türk vatandaşlığı için karine olamayacağı gibi, bu konuda kişiye herhangi bir hak bahşetmez. Bir hanede kayıtlı kişinin aile kütükleri ile isim benzerliği dolayısıyla soybağı kurulamaz. (3) Kişinin evlenme işlemleri bu kayıtlara göre yürütülür, varsa doğumla Türk vatandaşlığını kazanamamış çocukları bu kütükte kendi hanesine kaydedilir. (4) Vatandaşlık durumu düzgün olmayan kişiler kütüğü aile kütüklerinin tutulmasına ilişkin esaslara göre tutulur. Bu kütükler üzerinde silinti ve kazıntı yapılamaz. Düzeltmeler ve yapılacak tesciller nüfus mevzuatının ilgili hükümlerine göre yürütülür. (5) Bu kütüklerden çıkartılacak kayıt örneklerinin baş kısmına "Vatandaşlık durumu düzgün olmayan kişiler kütüğü kayıt örneği" ibaresi ve "Bu örneğe dayanılarak Türk vatandaşlığı iddia edilemez ve kişi veya kişiler hakkında Türk vatandaşı olarak işlem yapılamaz." açıklaması yazılır. (6) Türk vatandaşı olduğu iddiası reddedilenlerin bu kütükteki kayıtları devam ettirilir. On sekiz yaşından büyük, bulunmuş özürlü kişilerin tescili MADDE 37 – (1) Zihinsel özürlü olup da bulunmuş onsekiz yaşından büyük kişileri, mahkemece tayin edilecek olan kayyımları bildirmekle yükümlüdür. Bildirimin tam teşekküllü devlet hastanesinden alınacak sağlık kurulu raporu ile nüfus müdürlüğüne yapılması zorunludur. (2) Bu kişiler hakkında düzenlenen tutanaklarda doğum tarihi, adı ve soyadı ile ana ve baba adı belirtilmemiş ise; nüfus müdürlüğünce ad ve soyadı ile ana ve baba adı verilir ve tutanağa "zihinsel özürlüdür" şeklinde açıklama yapılır. Doğum tarihi belirlenmemişse resmî sağlık kuruluşunca tespit edilmesi sağlanır. DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Bildirilen Çocukların Vatandaşlığının Belirlenmesine İlişkin Esaslar Aynı zamanda yabancı devlet vatandaşı olan çocuklar MADDE 38 – (1) Herhangi bir yolla iradesi dışında yabancı bir devlet vatandaşlığını kazanan ve kazanma tarihinde ergin olmayanların ve nüfus kayıtlarına bu hususta gerekli açıklamanın yapılması için nüfus müdürlüklerine başvuranların, nüfus kayıtlarında yer alan kimlik bilgileri ile taşıdıkları yabancı devlet vatandaşlığını gösteren belgede yer alan kimlik bilgileri karşılaştırılır. Kimlik bilgilerinin uyması halinde, çok vatandaşlığa sahip kişilere ait bildirim formu doldurularak diğer kişisel durum değişiklikleri alanına işlenir. İlgilinin yabancı devlet vatandaşı olduğunu gösterir belgede kimliğine ilişkin bilgilerin eksik olması halinde, ayrıca çocuğa ait doğum belgesi de istenmek suretiyle, her iki belgedeki kimlik bilgileri karşılaştırılır. Kimlik bilgilerinin uyması halinde çocuğun kaydına gerekli açıklama yapılır. Kimlik bilgilerinin uymaması halinde ise talepleri reddedilir ve müracaat makamına ilgililere duyurulmak üzere bilgi verilir. Yabancı ana ve babadan Türkiye’de doğan çocuklar MADDE 39 – (1) Türkiye’de doğan ve vatandaşlığını ana ve babasından doğumla kazanamayan çocuklar bu durumunun Dışişleri Bakanlığından, ana ve babanın vatansız olması halinde ise Emniyet Genel Müdürlüğünden alınan yazı ile belgelendirilmesi ve Bakanlıkça da uygun görülmesi üzerine, Türk vatandaşı olarak ailesinin yerleşim yerinin aile kütüklerine bağımsız bir sıra numarası altında tescil edilir. Türk vatandaşı olmayan çocuklara ait bildirim MADDE 40 – (1) Yabancı devlet vatandaşlarının Türkiye’de doğan çocuklarına ait bildirimler nüfus idarelerince kabul edilerek iki örnek halinde doğum tutanağı düzenlenir. Tutanağın ilgili alanında bağlı olduğu devleti belirtilerek "....... Devleti vatandaşıdır." şeklinde açıklama yapılır. Tutanakta ana ve baba adı, doğum yeri ve tarihi yazılır. Tutanak imzalanarak onaylandıktan sonra, bildirimi yapan talep ederse, bir örneği kendisine verilir. (2) Yabancı devlet vatandaşı olan çocuklara ait tutanaklar aile kütüklerine tescil edilmez, bunlar özel bir dosyada muhafaza edilir. BEŞİNCİ BÖLÜM Yurt Dışındaki Doğumlar Doğumun tespiti ve bildirimi MADDE 41 – (1) Yabancı ülkelerde, mahalli yasaların doğum olaylarının bildirilmesini zorunlu kıldığı hallerde, doğum olayı ilgililerce o yer yetkili makamlarına bildirilir. Bunun üzerine mahalli makamlardan veya doğumun hastane, bakımevi gibi sağlık kurumlarında ya da ceza ve tutukevlerinde olması halinde, bu kurumların sorumlu yöneticilerinden alınacak resmî belgenin en yakın dış temsilciliğe verilmesi suretiyle bildirim yapılır. (2) Mahalli yetkili makamlarca doğumun bildirilmesinin zorunlu olmadığı veya bildirildiği halde herhangi bir belge verilmediği ya da birinci fıkrada sözü edilen kuruluşlardan bir belge alınamadığı hallerde, doğum bildirimi dış temsilciliklere beyan yoluyla yapılır. Doğum tutanaklarının düzenlenmesi MADDE 42 – (1) Doğum bildiriminin yabancı makamlardan alınmış belgeye dayalı olması halinde üç örnek doğum tutanağı düzenlenir. Tutanağa, "......den verilen ..... tarihli ve ..... sayılı belgeye dayanılarak düzenlenmiştir." açıklaması yapılır. Bildirimde bulunana ait alan doldurulur, imzası alınır, dış temsilcilikçe de imzalanır ve mühürlenir. (2) Bildirimi yapanın bulunduğu yerde dış temsilcilik yok ise; doğumla ilgili resmî belge veya raporların aslı ile Türkçe'ye tercüme edilmiş örnekleri, ilgililerin kimlik bilgilerini içeren ve nüfusta kayıtlı oldukları yeri gösteren belgeler, çocuğa konan adın belirtildiği dilekçeye eklenerek, posta ile en yakın dış temsilciliğe gönderilmek suretiyle bildirim yapılabilir. Bu takdirde doğum tutanağında bildirimi yapanın imzası aranmaz. (3) Bildirimin beyan yoluyla yapılması halinde, doğum bildirimi tutanaklara geçirilir ve doğum tutanakları bildirimi yapan ile görevliler tarafından imzalanır. (4) Dış temsilciliklerce düzenlenen doğum tutanakları ilgili nüfus müdürlüğüne gönderilir. (5) Yurt dışındaki doğum olaylarının, oturulan yerde veya bu yer yakınında dış temsilciliğin bulunmaması veya herhangi bir nedenle bildirilememesi halinde; o yerin kişisel durum işlerini yürütmekle görevli makamlarca verilmiş olan doğum belgesinin aslı ve Türkçe’ye tercüme edilmiş örneği, bulunulan yer nüfus müdürlüğüne verilmek suretiyle bildirim yapılabilir. (6) Bu halde belgeyi alan memur usulüne göre doğum tutanağı düzenler. Doğum tutanağına ".....’ce verilmiş tarihli ve .....sayılı belgeye dayanılarak düzenlenmiştir.", şeklinde açıklama yaparak bildirimde bulunanın imzasını alır. ALTINCI BÖLÜM Nüfus Yazımında Kayıt Dışı Kalanların Tescili Başvurulacak makamlar MADDE 43 – (1) Nüfus yazımlarında kayıt dışı kalanlar, Türkiye’de bulundukları yer nüfus müdürlüğüne, yabancı ülkelerde ise bulundukları bölgedeki, yoksa o yere en yakın dış temsilciliğe veya doğrudan Bakanlığa başvururlar. Aranacak belgeler MADDE 44 – (1) Nüfus yazımında kayıt dışı kaldıklarından bahisle başvuranlar aşağıdaki belgelerden birini ibraz etmekle yükümlüdür. Bu belgeler; a) Nüfus veya uluslararası aile cüzdanları, b) Nüfus müdürlüklerinden alınmış onaylı nüfus kayıt örnekleri, c) Askerlik terhis belgesi, ç) Yaş, ad ve soybağı gibi kişi hallerine ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararı, d) Genel Müdürlükçe verilmiş onaylı vatandaşlık kararları, e) Türkiye Cumhuriyeti pasaportları, f) Vatandaşlık durumu açıklanmış veya nüfusa kayıtlı oldukları yer gösterilmiş olmak kaydıyla okul diploması, tasdikname veya diğer belgeler ile çalışılan kurumlarca verilmiş onaylı kimlik belgeleridir. Aile kütüğüne tescile ilişkin esaslar MADDE 45 – (1) Kayıt dışı kaldığından bahisle bulunduğu yer nüfus müdürlüğüne başvuran kişi için kayıt dışı kalmış olanların aile kütüklerine geçirilmesine ilişkin bildirim doldurulur. Bu bildirime 44 üncü maddede sayılan belgelerden biri eklenir. (2) Yabancı ülkelerdeki dış temsilciliklere veya doğrudan Bakanlığa yapılmış olan başvurularda da birinci fıkrada belirtildiği şekilde bir bildirim doldurulup gerekli belgeler eklenerek bildirimde bulunanın eskiden kayıtlı olduğu yer nüfus müdürlüğüne gönderilir. (3) Kayıtlı bulunduğu yerin nüfus müdürlüğü ilgilinin durumunu inceler. Varsa eski kütüklerden kaydını çıkartır, bildirimdeki yanlışlıkları düzeltir. Tesciline engel bir durum yoksa mülkî idare amirinin onayını alarak ilgiliyi; ailesinin kaydı varsa aynı aile sıra numarası altında ailesinin yanına, ailesinin kaydı yoksa yeni bir aile sıra numarası altında ilgili veri giriş formunu düzenlemek suretiyle aile kütüğüne tescil eder. BEŞİNCİ KISIM Nüfus Olaylarının Aile Kütüklerine Tescil Edilmesi
BİRİNCİ BÖLÜM Vatandaşlık Kararlarının Tescili Türk vatandaşlığını sonradan kazananlar MADDE 46 – (1) Türk vatandaşlığını sonradan kazananlar düzenlenecek formlara uygun olarak aile kütüğüne tescil edilirler. Evlenmekle Türk vatandaşlığını kazananların tescili MADDE 47 – (1) Evlenmekle Türk vatandaşlığını kazanan kadın, kocasının hanesine tescil edilir. Kadının evliliğinin ölüm dışında sona ermesi halinde kaydı, kayıtlı bulunduğu aile kütüğünün sonuna taşınır. (2) Evlenme ile Türk vatandaşlığını kazanan erkek, karısının kaydının taşındığı haneye tescil edilir. Evliliğin ölüm dışında sona ermesi halinde kadının kaydı evlenmeden önce kayıtlı bulunduğu haneye taşınır, erkeğin kaydı ise kayıtlı bulunduğu hanede kalır. Seçme hakkını kullanarak Türk vatandaşlığını kazananların tescili MADDE 48 – (1) Seçme hakkını kullanmak suretiyle Türk vatandaşlığını kazananların kayıptan önce kayıtlı bulundukları hanelerdeki kayıtları açılır. Göçmen olarak veya yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığını kazananların aile kayıtlarının birleştirilmesi ve Türk vatandaşı olmayan eşe ait bilgilerin işlenmesi MADDE 49 – (1) Türk Vatandaşlığı Kanunu uyarınca Türk vatandaşlığına alınan kişiler Türk vatandaşlığına alınanlara ait bildirim formuna dayanılarak aile kütüklerine tescil edilir. (2) Göçmen olarak veya yetkili makam kararıyla değişik tarihlerde Türk vatandaşlığını kazanarak farklı hanelere tescil edilen ya da aynı aileden olduklarını iddia eden onsekiz yaşından büyük kişilerin; bu yönde yazılı başvuruları ve ibraz edecekleri belgelere göre aynı aileden olduklarını ispat etmeleri, aynı aileden olduklarını belgeleyememeleri halinde ise mahkemeden alacakları tespit kararlarına göre düzenlenecek "Aile birleştirme formu"na dayanılarak kayıtları birleştirilir. (3) Göçmen olarak Türk vatandaşlığına alınan ancak vatandaşlık ve aile kütüğüne kayıt bildirgelerinde, sadece evli olduğu yolunda bilgi bulunan kadın veya erkeğin Türk vatandaşlığını kazanamayan eşinin adı, soyadı ve uyruğunu belirtir bilgilerin bulunmaması halinde, ilgilinin evliliğini gösterir önceki uyruğu bulunduğu devlet makamlarından alınmış ve bu Yönetmeliğin 167 nci maddesinde belirtilen esas ve usuller doğrultusunda onaylanmış belgelere göre düzenlenecek idarece kayıt düzeltme ve tamamlamaya ilişkin forma dayanılarak ilgilinin kaydının düşünceler alanına "………uyruklu…………….ile evlidir." şeklinde açıklama yapılır.
Türk vatandaşlığının kaybı, çıkma ve çıkarılma kararlarının tesciline ilişkin esaslar MADDE 50 – (1) Türk Vatandaşlığı Kanunu uyarınca, Türk vatandaşlığından çıkmasına izin verilen, herhangi bir nedenle Türk vatandaşlığı kaybettirilen, Türk vatandaşlığından çıkarılan, seçme hakkını kullanmak suretiyle Türk vatandaşlığından ayrılan ve Türk vatandaşlığı iptal edilenlerin diğer kişisel durum değişiklikleri özel kütüğünden numara verilmek suretiyle ilgili forma dayanılarak kayıtları kapatılır. (2) Kaydı kapatılan kişi hakkında ilgili kurumlara bilgi verilir. İKİNCİ BÖLÜM Çok Vatandaşlık ve Nüfus Olaylarının Tesciline İlişkin Esaslar Çok vatandaşlığa sahip olan kişilerin tescili MADDE 51 – (1) Türk vatandaşlığını muhafaza kaydıyla yabancı devlet vatandaşlığına geçmesine veya izin almaksızın kazanmış olduğu yabancı devlet vatandaşlığının yanı sıra Türk vatandaşlığını korumasına izin verilen ya da iradesi dışında yabancı devlet vatandaşlığını kazanmış kişilerin bu durumları bildirim formuna dayanılarak diğer kişisel durum değişiklikleri alanına işlenir. Çok vatandaşlığa sahip olan kişilerin nüfus olaylarının tescili MADDE 52 – (1) Çok vatandaşlığa sahip olan kişilerin, vatandaşlığını taşıdıkları diğer devlet kimliği ile yapmış oldukları evlenme ve boşanma gibi kişisel durum değişikliklerinin aile kütüklerine tescil edilebilmesi için; a) Tescili istenen olayın Türk hukukuna uygun olarak gerçekleşmesi, b) İlgili kişinin bizzat veya bu hakkın kullanılmasına ilişkin vekillik belgesi ile yazılı olarak talepte bulunması, c) Nüfus kayıtlarında çok vatandaşlığa sahip olduğuna dair açıklama bulunması, ç) Aynı kişi olduğunun tespit edilmesi, zorunludur. ALTINCI KISIM Evlenme Bildirim yükümlülüğü ve süre MADDE 53 – (1) Yurt içinde; evlendirme yetkisi ve görevi verilmiş olanlar, evlenmenin yapıldığı tarihten başlayarak on gün içinde düzenlenecek üç örnek evlenme bildiriminin iki örneğini o yerin nüfus müdürlüğüne göndermekle yükümlüdür. (2) Dış temsilciliklerce yapılan evlenmelere ilişkin bildirimler otuz gün içinde, Türk vatandaşı olan kişinin kayıtlı bulunduğu nüfus müdürlüğüne gönderilir. (3) Mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsinin yürürlüğe girdiği 4/10/1926 tarihinden önce eski hükümlere göre yapılıp da halen nüfus kütüklerine tescil edilmemiş olan evlenmeler ilgililerin mahkemeden karar almaları suretiyle aile kütüğüne tescil edilir. Kanunî bekleme süresinin başlangıcı MADDE 54 – (1) Kadın için üçyüz günlük bekleme süresi, boşanma ve evliliğin iptal edilmesinde kararın kesinleştiği tarihten, kocası ölen kadının bekleme süresi kocasının ölüm tarihinden itibaren hüküm ifade eder. (2) Yabancı uyruklu kadının milli hukuku bekleme süresi öngörmüyorsa evlendirme memurluklarınca bu süre gözönüne alınmaz. Evlenen kadının soyadına ilişkin esaslar MADDE 55 – (1) Evlenen kadın kocasının soyadını alır. Kadın kocasının soyadı ile birlikte önceki soyadını da taşımak istediğini evlenme sırasında yazılı olarak evlendirme memurluğuna, evlenme sırasında müracaat etmemiş ise daha sonra nüfus müdürlüğüne başvurarak yazılı olarak talep edebilir. Bu tür müracaatlarda idarece kayıt düzeltme ve tamamlamaya ilişkin form düzenlenerek kadının önceki soyadı koca soyadından önce gelmek suretiyle tamamlama işlemi yapılır. (2) Önceki soyadı, koca soyadı ile birlikte tescil edildikten sonra, kadın sadece kocasının soyadını taşımak isterse bu ancak mahkeme kararı ile mümkün olur. (3) Evlenmeden önce iki soyadı taşıyan kadın bu soyadlarından sadece birinden yararlanabilir. Yabancı makamlar önünde yapılan evlenmelerde bildirim yükümlülüğü MADDE 56 – (1) Yurt dışında yabancı yetkili makamlar önünde Türk vatandaşlarının yaptığı evlenmeler, Türk Medenî Kanunu hükümlerine uygun olmak ve butlanla batıl olmayı gerektiren bir sebep bulunmamak kaydıyla geçerlidir. Evlenme bildirimi; koca, kocanın yabancı olması halinde kadın tarafından en geç otuz gün içerisinde evlenmeyi yapan yabancı makamdan alınmış belgenin o yerdeki dış temsilciliğe verilmesi veya dış temsilciliğe gönderilmesi suretiyle yapılır. Beyanı alan dış temsilcilik evlenme bildirimini usulüne göre düzenleyerek nüfus müdürlüğüne göndermekle yükümlüdür. (2) Evlenmenin yapıldığı yerde dış temsilcilik bulunmadığı ya da herhangi bir nedenle dış temsilciliğe bildirimde bulunulmadığı takdirde, yabancı makamlardan alınan evlenme belgesi, Türkçe’ye çevrilip usulüne göre onaylanmış ve Dışişleri Bakanlığınca tasdik edilmiş olmak şartıyla, yurt içinde herhangi bir nüfus müdürlüğüne verilmek suretiyle de evlenme bildirimi yapılabilir. Evlenme belgesinde yer alan yabancı uyruklu kişilerin kimlik bilgilerinin eksik olması halinde eksik bilgiler bu bilgileri gösterir şekilde kişilerin uyruğunda bulunduğu devletin yetkili makamlarından verilmiş ve Türkçe’ye çevrilmiş belgeler evlenme belgesine eklenmek suretiyle tamamlanır. Yabancı resmî belgelerin onaylanması bu Yönetmeliğin 167 nci maddesinde belirtilen esaslara tâbidir. Cumhuriyet savcılığına bildirilecek evlenmeler MADDE 57 – (1) Nüfus müdürlüğüne gönderilen evlenme bildirimleri üzerinde yapılan ilk inceleme sonucunda; evlenmenin kanunen yetkili kılınmış memurlarca yapılmadığının anlaşılması, aile kütük kayıtlarına göre karı veya kocadan birinin başkasıyla evli olduğunun tespit edilmesi, eşlerden birinin evlenme sırasında sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun bulunması ya da evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığı bulunması veya karı ve koca arasında Türk Medenî Kanununun 129 uncu maddesinde belirtildiği şekilde evlenmeye mani derecede kan ya da kayın hısımlığının bulunması hallerinde evlenme aile kütüğüne işlenir ve durum tescil işlemini yapan nüfus müdürlüğünce Cumhuriyet savcılığına bildirilir. YEDİNCİ KISIM Boşanma tarihi MADDE 58 – (1) Boşanma tarihi, boşanma kararının kesinleştiği tarihtir. Yabancı mahkemelerce verilen boşanma kararlarının Türk mahkemelerince tenfiz veya tanıma kararı verilip kesinleşmesi halinde, yabancı mahkemece verilmiş olan kararın kesinleşme tarihi, boşanma tarihi olarak kabul edilir. Boşanan kadının soyadı ve döneceği hane MADDE 59 – (1) Boşanan kadının koca hanesindeki kaydı kapatılıp önceki soyadı verilerek, bu evlenmeden önce kayıtlı bulunduğu hanedeki nüfus kaydı açılır. (2) Dul olarak evlenen kadının boşanması durumunda, bekârlık soyadını taşımasına mahkemece izin verilmiş ise kadın bekârlık soyadını alarak bekârlık hanesindeki nüfus kaydı açılır.
(3) Hâkim, boşanan kadının kocasının soyadını taşımasına izin vermiş ise kadın bu evlenmeden önce kayıtlı bulunduğu haneye, taşımasına izin verilen koca soyadı ile döner ve buradaki nüfus kaydı açılır. (4) Kocası ile birlikte Türk vatandaşlığına alınan ya da Türk vatandaşı ile evlenmesi nedeniyle Türk vatandaşlığını kazanıp kocasının kütüğüne kocasının soyadı ile tescil edilen kadın boşandığı takdirde; bulunduğu yere ait aile kütüğünün son aile sıra numarasından sonra yeni bir aile sıra numarası altında, boşanma kararında belirtilen soyadıyla, boşanma kararında soyadı belirtilmemiş ya da boşanma kararı yabancı yetkili mahkemelerce verilmiş ve Türkiye'de tanınmış veya tenfiz kararına bağlanmış ise evlenmeden önceki soyadı ile tescil edilir. Ancak evlenmeden önceki soyadının tespit edilememesi ve boşanan kadının başvurusu sağlanamadığı takdirde, beşinci fıkrada belirtildiği şekilde işlem yapılır. (5) Nüfus kütüklerinde soyadı bulunmayanlara bulunduğu yer mülkî idare amirince soyadı verilir. SEKİZİNCİ KISIM Kayıt Düzeltme Dava açma yetkisi MADDE 60 – (1) Nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davaları, düzeltmeyi isteyen şahıslar ile ilgili resmî dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet savcıları tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılır. Kayıt düzeltme davaları Cumhuriyet savcısı ve nüfus müdürü veya görevlendireceği nüfus memuru huzuru ile görülür ve karara bağlanır. (2) Aynı konuya ilişkin olarak nüfus kaydının düzeltilmesi davası ancak bir kere açılabilir. (3) Tespit davaları, kaydın iptali veya düzeltilmesi için açılacak davalara karine teşkil eder. Nüfus müdürlüklerinin mahkemede temsili MADDE 61 – (1) Kişisel durum sicilini düzeltme davalarında nüfus müdürü veya görevlendireceği şef ya da nüfus memuru nüfus müdürlüğünü temsilen taraf olarak bulunur. (2) Ceza mahkemelerinde görülmekte olan davalarda da yaş düzeltme aşamasında nüfus müdürü veya görevlendireceği nüfus memuru taraf olarak bulunur. (3) Nüfus müdürü veya nüfus memuru, düzeltme isteğinin mevzuata uygun olup olmadığını mahkemeye yazılı olarak bildirmekle veya duruşma sırasında tutanağa geçirilmek üzere beyanda bulunmakla yükümlüdür. Kararların temyizi MADDE 62 – (1) Taraf olarak davaya katılmış olan nüfus müdürü veya nüfus memuru, mahkeme kararlarının mevzuata uygun olmaması ya da nüfus müdürlüğü temsilcisinin yokluğunda verilmesi halinde her türlü kanun yoluna başvurmakla yükümlüdürler. (2) Genel Müdürlük ve nüfus müdürlükleri kanunî harç ve her türlü mahkeme masraflarından muaftır. Yanlışlıkla kesinleşen mahkeme kararları MADDE 63 – (1) Kesinleşmediği halde, sehven kesinleşme şerhi verilen kararlara dayanılarak tescil edilen nüfus olaylarının, sonradan kesinleşmediğinin ilgili mahkemece yazı veya ara kararı ile bildirilmesi halinde, ilgili nüfus olayı idarece kayıt düzeltme ve tamamlamaya ilişkin form düzenlenmek suretiyle silinerek kayıtların eski hale getirilmesi sağlanır. Kayıt düzeltme kararlarının tesciline ilişkin esaslar MADDE 64 – (1) Kayıt düzeltme kararlarının aile kütüklerine tesciline ilişkin esaslar aşağıda belirtilmiştir: a) Soyadını düzelttiren veya değiştiren erkek ise; mahkeme kararında bir açıklama aranmaksızın, kendisi ile birlikte varsa karısının ve karar tarihinde ergin olmayan çocuklarının da soyadları düzeltilir veya değiştirilir. Soyadını düzelttiren veya değiştiren kadın ise; kendisinin ve karar tarihinde ergin olmayan evlilik dışı doğmuş çocukları varsa onların da soyadları düzeltilir veya değiştirilir. b) Adını düzelttiren ya da değiştiren kişinin çocukları var ise mahkeme kararında bu işleme ilişkin herhangi bir hüküm aranmaksızın çocukların kaydındaki ana veya baba adları da düzeltilir veya değiştirilir. Baba veya ana adının düzeltilmesinden veya değiştirilmesinden önce yer değiştirme, evlenme, evlat edinme gibi nedenlerle bu haneden gitmiş olan ergin çocukların nüfus kayıtlarında gerekli düzeltme işlemi, kararı tescil eden nüfus müdürlüğü tarafından ilgililerin gittikleri yerlerdeki kayıtlarında da yapılır. c) Doğum tarihini, ad veya soyadını değiştiren askerlik çağında ise yapılan işlemler nüfus müdürlüğünce yedi gün içinde askerlik şubesine bildirilir. ç) Doğum tarihinin mahkeme kararı ile düzeltilmesinde: 1) Ay ve günü baki ya da saklı kalması şeklinde veya ay ve günden bahsedilmeden yalnızca yılın düzeltilmesi şeklinde karar verilmesi halinde doğum tarihlerinin eski ay ve günü düzeltilmiş yılı ile birlikte tescil edilir. 2) Aile kütüğünde doğum tarihi ay ve günsüz olarak yalnızca yıl şeklinde yazılmış ise tescil tarihi itibariyle engel bulunmaması ve kişinin talep etmesi halinde Kanunun 39 uncu maddesindeki esaslar çerçevesinde ay ve gün ilavesi yapılır. DOKUZUNCU KISIM Ölüm
BİRİNCİ BÖLÜM Ölüm Tutanaklarının Bildirimi, Düzenlenmesi ve Tescili Bildirim yükümlülüğü MADDE 65 – (1) Ölüm, meydana geldiği yer ve koşullara bağlı olarak aşağıda belirtilen görevliler tarafından bildirilir: a) Şehir ve kasabalarda
1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu gereğince defin ruhsatı vermeye yetkili olanlar, b) Köylerde, varsa resmî tabip veya sağlık kuruluşu yetkilileri, yoksa köy muhtarları, c) Hastane ve bakım evi gibi sağlık kurumlarında kurum amirlikleri, ç) Askerî birliklerde tabipler veya iç hizmet mevzuatına göre kıta komutanlıklarınca görevlendirilmiş olanlar ve askerlik şubeleri, d) Afetlerde mülkî idare amirlerince görevlendirilecek memurlar, e) Adlî olaylarda ve kazalarda ilgili Cumhuriyet savcılıkları. (2) Yukarıda belirtilen görevliler olayın meydana geldiği, dış temsilciliklerimiz ise olaydan haberdar oldukları tarihten itibaren on gün içerisinde, Genel Müdürlüğe ya da nüfus müdürlüğüne bildirmekle yükümlüdürler. (3) Kanunî süre geçtikten sonra nüfus müdürlüklerine gelen ölümlere ait tutanaklar resmî sağlık kurumları kayıtlarına veya diğer resmî belgelere dayanılarak düzenlenmiş ise nüfus müdürlüklerince kabul edilip işleme alınır. (4) Yurt içinde meydana gelen ölümlerde, ölüm nerede meydana gelmişse o yerin nüfus müdürlüğüne, ölüm yerinin tespit edilememesi halinde ceset nerede bulunmuşsa o yerin, ölüm bir taşıt içinde olmuşsa bu taşıttan çıkarıldığı yerin nüfus müdürlüğüne bildirilir. (5) Ölüm tutanaklarına varsa nüfus cüzdanı da eklenir. Nüfus cüzdanı yoksa bu husus tutanağın ilgili alanında belirtilir. Doğa olayları ve kazalar sonucunda meydana gelen toplu ölümler MADDE 66 – (1) Yer sarsıntısı, çöküntüsü ve kayması, sel baskını gibi doğa olaylarında veya hava, deniz, demir ve karayollarında ya da maden ocaklarında meydana gelen kazalarda, binaların çökmesi, yıkılması gibi nedenlerle toplu ölümlerin olması halinde mülkî idare amirlerince görevlendirilecek memurlarca ölenlerin kimlikleri tespit edilir. Kimlik tespitinin yapılması mümkün olmadığı takdirde, mülkî idare amirince görevlendirilecek kişilerce ölenlerin fotoğrafları çektirilerek özel bir dosyada muhafaza edilir. (2) Olaya adlî makamlarca el konulmuş ise bu makamlarca yaptırılan tespitten yararlanarak ölenlerin kimlikleri ve nüfusta kayıtlı oldukları yer iki örnek halinde listeye geçirilir. Listelerin alt kısmı tutanak şeklinde bağlanarak listeyi düzenleyen görevlilerce imzalanır. (3) Liste düzenlenmesine olanak bulunmadığı hallerde, ilgili makamların resmî yazıları veya bu makamlarca verilecek belgelere dayanılarak ölüm tutanağı düzenlenmek üzere listeler o yerin nüfus müdürlüğüne teslim edilir. (4) İki örnek olarak düzenlenen ölüm tutanakları aile kütüğüne tescil edilerek bir örneği ölüm özel kütüğüne, bir örneği ise Genel Müdürlüğe gönderilecek olan dosyaya takılır. Bu tutanaklara "...............ce verilen .......... tarihli ve .......sayılı listeye dayanılarak düzenlenmiştir" şeklinde açıklama yapılır. (5) Görevli memurlarca düzenlenmiş olan listelerin bir örneği ile ilgili makamlarca verilmiş belge veya yazılar aynı yer nüfus müdürlüğünde açılacak özel bir dosyada ve süresiz olarak muhafaza edilir. (6) Nüfus müdürlüğünün hasar görmüş olması halinde düzenlenmiş olan listelerle ilgili olarak Bakanlıkça verilecek talimata göre işlem yapılır. Kocası ölen kadın MADDE 67 – (1) Kocası ölen kadın yeniden evlenmedikçe ölen kocasının aile kütüğünde kalır ve kocasının soyadını taşımaya devam eder. Yazılı talebi halinde bekârlık hanesine dönerek bekârlık soyadını alıp kapanmış olan nüfus kaydı açılabilir. Bu durumda nüfus kaydının taşınmasına ilişkin form kullanılır. Yabancıların ölümü MADDE 68 – (1) Türk vatandaşı ile evli olan bir yabancının Türkiye’de veya yurt dışında ölümü halinde, yurt dışında dış temsilciliğe, yurt içinde ise bulunduğu yerin nüfus müdürlüğüne kişinin öldüğünü gösteren resmî belgelerin intikal ettirilmesi halinde; nüfus müdürlüğünce diğer kişisel durum değişiklikleri özel kütüğünden numara verilmek suretiyle Türk vatandaşının kaydının düşünceler alanına olaya ilişkin açıklama yapılır ve kişinin medenî hali "dul" olarak düzeltilir. Ölüme ilişkin belge ise kayıt düzeltme formuna eklenmek suretiyle dosyasında saklanır. (2) Türkiye’de ölen yabancının ölümü üç nüsha ölüm tutanağı ile nüfus müdürlüğüne bildirilir. Nüfus müdürlüğünce tutanağın bir örneği ilgiliye verilir, diğer örneği yabancılar ölüm dosyasına konur, üçüncü örneği ise varsa ikamet tezkeresi ile birlikte il emniyet müdürlüğüne gönderilir. (3) Milletlerarası Kişi Halleri Komisyonunun 3 no’lu sözleşmesine taraf olan devlet vatandaşlarının Türkiye’de ölümlerine ilişkin düzenlenmesi ve bildirilmesi zorunlu olan çok dilli ölüm kayıt örneği, ilgilinin yetkili makamlarına iletilmek üzere üç nüsha olarak düzenlenir. Bir örneği dosyasında saklanır, iki örneği ise Genel Müdürlüğe gönderilir. Bu usul diğer yabancı ülke vatandaşları için de uygulanır. Ölü olduğu halde aile kütüğünde sağ görünenler MADDE 69 – (1) Ölmüş olduğu halde aile kütüklerinde sağ görünenlere ait ölüm tutanakları, ölüm olayını gösterir belge ile başvurulması halinde nüfus müdürlüklerince düzenlenir ve gerekli işlem yapılır. Herhangi bir belge ibraz edilememesi durumunda ölüm beyanının doğruluğu nüfus müdürlüklerince tahkik ettirildikten sonra düzenlenecek ölüm tutanağı, mülkî idare amirinin onayı ile işleme konulur. (2) Ölümü belirten resmî belge olarak; sağlık kuruluşları veya özel hastanelerce düzenlenen kayıtlara dayanılarak kamu kuruluşlarınca verilmiş yazı veya raporlar, trafik kazalarıyla ilgili raporlar, mahkeme kayıtları, mahkeme kararları veya benzeri belgeler kabul edilir. (3) Bildirim sırasında herhangi bir belge verilemediği takdirde ise ölünün hısımlarının ve ölüm olayını bilenlerin kimlikleri ve yerleşim yeri adresleri tespit edilir. Belgeler bir yazı ekinde güvenlik makamlarına mülkî idare amirliği aracılığı ile gönderilerek ilgili kişinin ölümünün araştırılması istenir. Kişinin öldüğünün tespit edilmesi halinde tutanak düzenlenerek ölüm olayı aile kütüğüne tescil edilir. Yurt dışındaki ölümler MADDE 70 – (1) Yurt dışında bulundukları sırada ölen Türk vatandaşlarının ölüm olayı, ilgili yerel makamlardan alınan belgenin dış temsilciliğe verilmesi suretiyle bildirilir. (2) Yabancı makamların ölüm belgesine dayanılarak dış temsilcilikçe ölüm tutanağı düzenlenir. Ölüm tutanağının açıklamalar alanına "...............ce verilen ............... tarihli ve ......... sayılı belgeye dayanılarak düzenlenmiştir." şeklinde açıklama yapılır. Bildirimi yapanın imzası ve varsa ölenin nüfus cüzdanı alınır. (3) Ölüm tutanağına ölenin nüfus cüzdanı eklenerek aile kaydının bulunduğu yerin nüfus müdürlüğüne gönderilir. Yurt dışındaki ölümlere ait tutanakların Türkiye’de tutulması MADDE 71 – (1) Yurt dışında Türk vatandaşının ölümü herhangi bir nedenle dış temsilciliğe bildirilemediği takdirde bu Yönetmeliğin 167 nci maddesinde belirtildiği şekilde tercüme ve onay işlemi yapıldıktan sonra müracaat edilen nüfus müdürlüğünce ölüm tutanağı düzenlenir. Nüfusta kayıtlı olmayanların ölümü MADDE 72 – (1) Aile kütüğünde kaydı olmayan kişinin ölümüne ilişkin tutanaklar resmî veya özel sağlık kurumları veya kamu kurum ve kuruluşlarının kayıtlarına dayanılarak düzenlenmişse nüfus müdürlüğünce kabul edilip işleme alınır. (2) Ölüm tutanaklarında yer alan bilgilere göre aile kütüğünde kaydı bulunmayan kişiler, vatandaşlık durumu düzgün olmayan kişiler kütüğüne kayıt edilerek hakkında yaptırılacak soruşturma ile Türk vatandaşı olup olmadıkları araştırılır. Türk vatandaşı olduğu anlaşıldığı takdirde, ölüm tutanağına dayanılarak nüfus müdürlüğünce resen doğum tutanağı düzenlenir. Ölen kişi bu doğum tutanağına dayanılarak aile kütüğüne tescil edilir. Daha sonra ölüm tutanağı aile kütüğüne geçirilir, vatandaşlık durumu düzgün olmayan kişiler kütüğündeki kaydı, aile kütüğü ile bağ kurularak kapatılır. (3) Yaptırılan soruşturma sonucunda ölen kişinin Türk vatandaşı olmadığı ve ailesinin aile kütüklerine kayıtlı bulunmadığı anlaşıldığı takdirde, ölüm tutanağı vatandaşlık durumu düzgün olmayan kişiler kütüğündeki kaydına işlenerek, tutanak yabancılar ölüm dosyasında muhafaza edilir. Ölen kardeşin nüfus kaydının kullanıldığı iddiası MADDE 73 – (1) Bir kişinin aile kütüklerine tescil edilmediği ve kendisinden önce doğup ölen kardeşine ait nüfus kaydını kullandığı yolundaki iddia ve bildirimi, doğum ve ölüm olaylarının meydana geldiğini gösteren yetkili makamlarca verilmiş resmî bir belge olmadıkça nüfus müdürlüğünce kabul edilmez ve verilen ölüm tutanakları işleme konulmaz. (2) Resmî belge olarak; a) Sağlık kuruluşlarının kayıtlarına dayanılarak verilen doğum veya ölüme ilişkin belgeler, b) Defin izni ve bunlarla ilgili kayıt örnekleri, c) Diğer resmî dairelerde kişi ile ilgili olarak yapılan kayıt ve işlem örnekleri, ç) İlköğretim ve varsa diğer okullara ait kayıt ve ayrılma tarihlerini gösterir belgeler, kabul edilir. (3) Kolluk kuvvetlerince beyanların doğru olup olmadığı hakkında araştırma yaptırıldıktan sonra düzenlenecek dosya Bakanlığa gönderilir ve verilecek talimata göre gerekli işlem yapılır. Ölüm ve mirasçı bildirimlerinin düzenlenmesi MADDE 74 – (1) Ölüm tutanaklarına dayanılarak düzenlenecek ölüm ve mirasçı bildiriminin ilgili vergi dairesine bildirilmesinde ölenin yerleşim yeri adresi esas alınır. Ölen kişinin ölüm olayını elektronik ortamdaki kaydına tescil eden nüfus müdürlüğünün bulunduğu ilçede ikamet etmesi halinde, düzenlenecek ölüm ve mirasçı bildirimi, tescil işlemini gerçekleştiren nüfus müdürlüğünce ilgili vergi dairesine bildirilir. (2) Ölen kişinin: a) Ölüm olayının bildirildiği nüfus müdürlüğünün bulunduğu ilçede ikamet etmemesi halinde, nüfus müdürlüğünce elektronik ortamdaki kaydında tescil işlemi gerçekleştirilmekle birlikte düzenlenecek ölüm ve mirasçı bildirimi ölenin yerleşim yerinin bulunduğu ilgili vergi dairesine gönderilir. b) Son yerleşim yeri adresinin tespit edilememesi nedeniyle ölüm tutanağında adres bilgisinin bulunmaması halinde, ölüm olayının bildirildiği nüfus müdürlüğünce elektronik ortamdaki kaydında tescil işlemi gerçekleştirilmekle birlikte, düzenlenecek ölüm ve mirasçı bildirimi, ölenin nüfusa kayıtlı bulunduğu il defterdarlığına gönderilir. Ölüm kaydının kaldırılması MADDE 75 – (1) Aile kütüğündeki nüfus kaydına tescil edilmiş olan ölüm kaydı, mahkeme kararı ile kaldırılır. (2) Ölümü aile kütüğündeki kaydına tescil edilen kişinin sonradan farklı ölüm tarihi ile başka bir makam tarafından tekrar ölümünün bildirilmesi halinde, ikinci ölüm olayı da aile kütüğündeki kaydına işlenerek, ölüm tarihlerinden birinin iptali için durum Kanunun 40 ıncı maddesine göre Cumhuriyet savcılığına bildirilir. (3) Birden fazla kaydı olan kişinin, ölüm olayından önce başka bir nedenle kapatılması gerektiği halde kapatılmamış olan önceki kaydı ile diğer kaydına ölüm olayının işlendiğinin tespiti halinde; ölüm tarihi farklı ise ölüm tutanaklarının sağlık kurumlarınca ya da köy muhtarı tarafından veya ölüm tutanaklarının birinin sağlık kurumunca, diğerinin köy muhtarı tarafından düzenlendiği tespit edilirse, önceki kaydındaki ölüm kaydı diğer kaydına taşınarak, önceki kaydın ölüm dışındaki kapanmasına neden olan nüfus olayı işlenir. Kayıtlar arasında gerekli bağ kurulduktan sonra durum Cumhuriyet savcılığına bildirilir. Mahkemece verilecek karara göre ölüm tarihi düzeltilir veya silinir. İKİNCİ BÖLÜM Ölüm Karinesi ve Gaiplik Ölüm karinesi MADDE 76 – (1) Bir kimse, ölümüne kesin gözle bakmayı gerektiren durumlar içinde ortadan kaybolursa, cesedi bulunamamış olsa bile o yerin en büyük mülkî idare amirinin onayı ile kütüğe ölüm kaydı düşülür. Ölüm karinesi bulunan kişilerin tescili MADDE 77 – (1) Ölüm karinesi bulunan kişinin alt veya üst soyundan bir kişinin ya da kardeşlerinin, bunlar yoksa mirasçılarının dilekçe ile başvurarak olayı belgelendirmeleri ya da yetkili makamların durumu resmî bir yazı ile nüfus müdürlüğüne bildirmeleri gereklidir. (2) Sözü edilen yazılı başvuru sırasında varsa, iddiayı kanıtlayacak ilgili makamlardan alınan resmî belgeler ya da olayın meydana geldiği yerdeki kurumlardan alınacak resmî belgeler de dilekçeye eklenir. Herhangi bir resmî belge verilmemişse iddianın belgelendirilmesi istenir. (3) Nüfus müdürlüğünce yaptırılan soruşturma sonucunda elde edilen belgeler olayın doğruluğunu ve öldüğü iddia edilen kişinin o olayın meydana geldiği sırada o yerde bulunduğunu kanıtlamaya yeterli görülürse, durum gerekçeli olarak mülkî idare amirinin onayına sunulur. (4) Mülkî idare amirinin uygun bulması üzerine nüfus müdürlüğünce resen iki nüsha ölüm tutanağı düzenlenir. Tutanağa "Ölümüne kesin gözle bakılacak hal içinde kaybolması nedeniyle Valiliğin/Kaymakamlığın .../.../.... tarihli ve .....sayılı onayı üzerine düzenlenmiştir" açıklaması yazılır ve yetkili makamlar tarafından gönderilen iki nüsha ölüm tutanağı aile kütüğüne tescil edilir. (5) Mülkî idare amirince ölüm kaydının tescili uygun bulunmadığı takdirde ilgililerin istekleri reddedilir. Kendilerinden mahkemeye başvurarak kaybolan kimsenin ölü veya sağ olduğunun hâkim tarafından hükme bağlanması istenir. Gaiplik
MADDE 78 – (1) Gaiplik hâli mahkeme kararı ile saptanır. (2) Gaiplik ölümün hukukî neticelerini doğurur. (3) Gaiplik kararları mahkemelerce on gün içinde o yerin nüfus müdürlüğüne bildirilir ve nüfus memurlarınca aile kütüklerine tescil edilir. ONUNCU KISIM Diğer Kişisel Durum Kütüğüne İlişkin İşlemler
BİRİNCİ BÖLÜM İdarece Kayıt Düzeltme ve Tamamlama Maddî hata MADDE 79 – (1) Aile kütüklerine tescil edilmesi gereken bilgilerden; dayanak belgesinde bulunduğu halde nüfus kütüklerine hatalı veya eksik olarak tescil edilen ya da hiç yazılmayan bilgiler veya mükerrer kayıtlar maddî hata kapsamında değerlendirilir. Bu tür maddî hatalar Genel Müdürlükçe ya da dayanak belgesinin bulunduğu nüfus müdürlükleri tarafından düzeltilir veya tamamlanır. (2) Dayanak belgelerindeki bilgilerin aile kütüklerine işlenmesi sırasında yapılmış bir maddî hata söz konusu değil ise aile kütüğünün herhangi bir kaydında düzeltme veya değişiklik mahkeme kararı ile yapılır. Maddî hataların düzeltilmesi MADDE 80 – (1) Maddî hatalar aşağıda belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde, nüfus müdürlüklerince düzeltilir: a) Sağlık kuruluşları ve tabip kontrolündeki doğum ve ölüm olaylarına ilişkin ilgilinin kimlik bilgilerini gösterir bir rapora dayanılarak düzenlenen doğum veya ölüm tutanağına hatalı ya da eksik yazılmış bilgiler, doğum ya da ölüm tutanaklarının düzenlenmesine dayanak teşkil eden belgelerde yer alan bilgilerle sınırlı kalmak şartıyla düzeltilir. b) Yabancı yetkili makamlarca verilen belgelerde olayın meydana geldiği yer adı olduğu halde dış temsilciliklerimizce düzenlenen doğum tutanağına sadece ülke adı yazılmışsa; ilgilinin bu yoldaki dilekçesi ve yabancı makamlarca verilen doğum belgesine dayanılarak, Kanunun 38 inci maddesinde belirtilen esaslar çerçevesinde olayın meydana geldiği yer adının yazılmasına ilişkin tamamlama ve düzeltme işlemi yapılır. c) Yabancı makamlarca verilen doğum, evlenme ya da ölüm belgeleri ile dış temsilciliklerce düzenlenen doğum, evlenme veya ölüm tutanakları arasında bir farklılık olması ve bu bilgilerin aile kütüğüne işlenmesi halinde; dış temsilciliklerce düzenlenen doğum, evlenme veya ölüm tutanaklarına dayanak teşkil eden ve yabancı makamlarca verilen doğum, evlenme ya da ölüm belgelerinin onaylı Türkçe tercümelerinin nüfus müdürlüklerine intikal ettirilmesi halinde bu Yönetmeliğin 167 nci maddesine göre yapılacak değerlendirme sonucunda adı, soyadı, ana ve baba adı, cinsiyeti, doğum yeri, doğum tarihi, evlenme tarihi ve ölüm tarihinde gerekli düzeltme işlemi yapılır. ç) Doğum veya ölüm raporuna göre düzenlenmiş olmak kaydıyla, yurt içinde doğum veya ölüm tutanaklarının düzenlenmesinde maddî bir hata olması ve doğum ya da ölüm raporunun aslının ibraz edilmesi halinde; yapılacak değerlendirme sonucunda adı, soyadı, ana ve baba adı, cinsiyet, doğum yeri, doğum tarihi, evlenme tarihi ve ölüm tarihinde gerekli düzeltme işlemi yapılır. (2) Düzeltme isteği, dış temsilcilikten intikal etmiş ise düzeltmeye dayanak olacak rapor veya yabancı makamlarca verilen belgenin ekleneceği yazı ile kişinin kayıtlı olduğu nüfus müdürlüğüne gönderilir. Nüfus müdürlüğünce belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzeltme konusunun maddî bir hata sonucunda oluştuğunun anlaşılması halinde; üç nüsha idarece kayıt düzeltme ve tamamlamaya ilişkin form düzenlenerek aile kütüklerinde gerekli düzeltme işlemi yapılır ve çıkartılacak nüfus kayıt örneği düzeltme talebinde bulunan dış temsilciliğe gönderilir. (3) Düzeltme isteği; ilgili kişilerce yapılmış ve talebe ilişkin belge nüfus müdürlüğüne ibraz edilmiş ise yapılacak inceleme sonucunda düzeltme talebinin maddî hata kapsamında değerlendirilmesi halinde; iki nüsha idarece kayıt düzeltme ve tamamlamaya ilişkin form düzenlenerek aile kütüklerinde gerekli düzeltme işlemi yapılır. (4) Resmî belge olmasına rağmen, ilgili kişi bildirimi beyan esasına göre yapmışsa ve düzenlenen dayanak belgelerindeki bilgiler de aile kütüğüne olduğu gibi geçirilmişse, olayla ilgili resmî belgenin ibraz edilmesi halinde konu maddî hata kapsamında değerlendirilmez. Bu tür düzeltme işlemleri mahkeme kararı olmadan yapılamaz. İdarece kayıt düzeltme ve tamamlama işlemlerinin tescili MADDE 81 – (1) Dayanak belgesine göre, nüfus kaydı üzerinde idarece herhangi bir kayıt düzeltme veya tamamlama yapılacak ise, iki nüsha idarece kayıt düzeltme ve tamamlamaya ilişkin form düzenlenir. Formdaki "düşünceler" alanına dayanak belgesinin olay türü ve özel kütük sıra numarası yazıldıktan sonra düzeltme veya tamamlama aile kütüklerine işlenir. Din bilgisine ilişkin talepler MADDE 82 – (1) Aile kütüklerindeki din bilgisine ilişkin talepler, kişinin yazılı beyanına uygun olarak tescil edilir, değiştirilir, boş bırakılır veya silinir. Din değişikliği veya silinmesi talepleri herhangi bir sayısal sınırlamaya tâbi değildir. (2) Bu işlemlerde, idarece kayıt düzeltme ve tamamlamaya ilişkin form kullanılır ve bu forma diğer kişisel durum değişiklikleri özel kütüğünden numara verilir. Geri alma işlemi MADDE 83 – (1) Geri alma işlemi, yanlış yapılmış olan idarî bir işlemin alınacak idarî bir karar ile hükümsüz hale getirilmesidir. Geri alma işlemi tescili gerçekleştiren nüfus müdürlüğünce yapılır. Geri almaya Genel Müdürlük de yetkilidir. Bu işlemlerde olayın türüne göre ilgili formlar kullanılır. Tamamlama MADDE 84 – (1) Tamamlama; dayanak belgelerinden aile kütüklerine geçirilmemiş olan kişisel duruma ilişkin bilgilerin sonradan Genel Müdürlük talimatı veya nüfus müdürlüğünce aile kütüğüne geçirilmesine ilişkin işlemdir. Tamamlamaya ait dayanak belgeleri kişisel durum değişikliklerine ait özel kütükte muhafaza edilir. Kişinin iki ayrı hanede kaydının olması MADDE 85 – (1) Evlenme, boşanma, evlat edinme, tanıma gibi bir kaydın nakledilmesi gereken durumlarda, kayıtlardan birisinin açık, diğerinin kapalı olması gerekirken, her iki kaydın da kapalı veya açık olduğunun belirlenmesi durumunda; dayanak belgeleri incelenerek, açık olması gereken kayıt tespit edilir. İdarece kayıt düzeltme ve tamamlamaya ilişkin form düzenlenmek suretiyle kapanması gereken kayıt kapatılır. Özel kanunlar veya tanıma nedeniyle baba hanesine kaydı taşınan çocuklar MADDE 86 – (1) Anaları hanesine tescil edilmiş olup da özel kanunlar veya tanıma nedeniyle, baba hanesine taşınan ancak ana hanesi ile bağ kurulmamış olan kayıtlara rastlanıldığında, ana hanesindeki kaydına "....... ilçe .......köy/mah. .......cilt, ........hane, .........birey sıra numarasında kayıtlıdır." açıklamasında bulunularak kaydı kapatılır. Baba hanesine de yukarıda belirtildiği şekilde bağ kurulmak suretiyle, ana hanesiyle ilişkisi belirtilir. Bu durumdaki kayıtlarda baba adında farklılık olması halinde, ana hanesinde bulunan kaydındaki baba adı idarece kayıt düzeltme ve tamamlamaya ilişkin form düzenlenmek suretiyle düzeltilir. Soyadı farklılıkları MADDE 87 – (1) Soyadı alınmasına dayanak olan belge, soyadı alınmasına ilişkin beyanname ya da soyadı defterleridir. Soyadı düzeltmelerinde bu dayanak belgeleri esas alınır ve farklılıklar bu dayanak belgelerine göre düzeltilir. Soyadı beyannamesi ya da soyadı defterleri bulunmadığı takdirde, eski nüfus kütüklerindeki soyadı bilgileri esas alınır. Doğum tutanaklarında yazı ve rakamla yazılan doğum tarihlerindeki farklılıklar MADDE 88 – (1) Doğum tutanaklarında yazı ve rakamla yazılan doğum tarihlerinde bir farklılık olması halinde; doğum bildirimi resmî bir belgeyle yapılmış ise resmî belgedeki doğum tarihi esas alınarak, idarece kayıt düzeltme ve tamamlamaya ilişkin form düzenlenmek suretiyle ilgili kişilerin aile kütüklerindeki kayıtlarında doğum tarihleri düzeltilir. Doğum tutanakları üzerinde herhangi bir düzeltme işlemi yapılmaz. Doğum bildirimi beyana göre yapılmış bildirimlerde ise mahkeme kararı olmadıkça hiçbir işlem yapılmaz. Değişen idarî birim adları MADDE 89 – (1) İdarî birimin veya bağlı olduğu ilçenin adı değiştiğinde aile kütükleri üzerinde resen düzeltme yapılır. (2) Daha önce kütüklere yazılmış olan köy/mahalle veya yer adları ait oldukları ilçenin adı verilerek tamamlanır. Bu kayıtların tesisine dayanak olan belgelerdeki köy/mahalle veya yer adları doğum düşünceler alanına aktarılır. (3) Aile kütüklerinde kişilerin doğum yeri olarak "köyü", "çadır", "açık", "......hastanesi" gibi yerler yazılmış ise, doğum yerinin bağlı olduğu idarî birim tespit edilebiliyorsa resen, tespit edilemiyor ise ilgilinin bu yolda ibraz ettiği resmî belgelere göre doğum yeri tamamlanır. (4) Doğum yeri alanında yazılı olan ülke, il, ilçe, idarî birim adının sonradan değişmesi halinde, ilgililerin bu yolda yapacakları yazılı başvurularına göre doğum yerleri düzeltilir. (5) Kâğıt ortamındaki düzeltme işleminde doğum yerinin eski hali parantez içine alınır ve ilgili kişi veya kurumlar tarafından talep edilmedikçe çıkartılan nüfus kayıt örneklerine bu bilgi yazılmaz. Nüfus cüzdanları ile uluslararası aile cüzdanlarına sadece düzeltilen doğum yeri yazılır. (6) Elektronik ortamdaki düzeltme işleminde ise eski doğum yeri ilgilinin doğum düşünceler alanında saklanır. Tarihlerde düzeltme ve tamamlama yetkisi MADDE 90 – (1) Genel Müdürlük, nüfus kayıtlarına göre hicrî veya rumî tarihle yazılmış nüfus olaylarının tarihlerini miladi yıla çevirerek aile kütüklerine geçirmeye, doğum tarihlerinin ay ve günü belli olmayanların da eksikliklerini tamamlamaya yetkilidir. (2) Doğum tarihlerinde doğum yılı yazılıp, doğum ayı ve günü yazılmamış olanların yaşlarının hesaplanmasında doğduğu yılın Temmuz ayının birinci günü, ayı yazılıp da günü belli olmayanlar için de o ayın birinci günü başlangıç olarak alınır. Dayanak belgelerinde yanlış yazılan günlerin düzeltilmesi MADDE 91 – (1) Doğum, evlenme, boşanma veya ölüm gibi olaylardaki tarihlerde bazı aylar gün olarak yirmisekiz veya otuz çektiği halde, aile kütüklerine yirmidokuz veya otuzbir olarak işlenmiş ise, idarece kayıt düzeltme ve tamamlamaya ilişkin form düzenlenmek suretiyle ilgili kişilerin aile kütüklerindeki kayıtlarında hatalı tarihler ait olduğu ayın son günü esas alınarak düzeltilir. Dayanak belgeleri üzerinde herhangi bir düzeltme işlemi yapılmaz. Daha önce mahkeme kararı ile düzeltilmiş olan doğum tarihleri üzerinde ise mahkeme kararı olmadıkça herhangi bir düzeltme yapılamaz. Olaylara ait hatalı tescil yılları MADDE 92 – (1) Nüfus olaylarının tescil yılı alanına yazılan ve o yıla ait vukuat defteri numarasını simgeleyen rakam, harf gibi işaretlerin hangi yıla geldiğinin karşılığı tespit edilerek, idarece kayıt düzeltme ve tamamlamaya ilişkin form düzenlenmek suretiyle aile kütüklerindeki kayıtlarında hatalı tescil yılı düzeltilir. Kocası hanesine taşınmamış olan kadınlar MADDE 93 – (1) Evlendiği halde kocası hanesine taşınmamış olan kadınların ve bu kadınların hanesine tescil edilen müşterek çocukların kayıtlarına rastlanıldığında, gerekli araştırma yapılıp, eşi ve müşterek çocuklarının olduğu tespit edildiğinde, ilgililerin yazılı müracaatları üzerine kayıtları koca hanesine taşınır. Kadın ve müşterek çocukların soyadları kocanın soyadından farklı ise, idarece kayıt düzeltme ve tamamlamaya ilişkin form düzenlenmek suretiyle soyadları koca soyadına göre düzeltildikten sonra kayıtlar taşınır. Boşandığı halde, koca hanesinde işlem gören kadınlar MADDE 94 – (1) Boşandığı halde, koca hanesinde işlem gören kadınların kayıtlarına rastlanıldığında, kayıt taşımaya ilişkin form düzenlenmek suretiyle, evlenmeden önceki kaydın açılması sağlanır. (2) Genel nüfus yazımında evli olarak koca hanesine tescil edilen ve daha sonra boşandığında bekârlık kaydı bulunamadığından koca hanesinde kocasının soyadıyla kalan kadınların kayıtları bu hanede muhafaza edilir. Ancak ilgililerin yazılı müracaatı halinde, oturduğu idarî birimin en son hanesinden sonra gelen haneye kayıtları taşınır. Kapalı kayıt veya kapalı hanelere tescil edilen kayıtlar veya nüfus olayları MADDE 95 – (1) Kapalı kayıt veya kapalı hanelere tescil edilen kayıtlara veya nüfus olaylarına rastlanıldığı takdirde, kapalı hanelere işlenen kayıtlar kayıt taşımaya ilişkin form düzenlenmek suretiyle açık hanelere, kapalı kayıtlara işlenen nüfus olayları ise idarece kayıt düzeltme ve tamamlamaya ilişkin form düzenlenmek suretiyle ilgililerin açık kayıtlarına işlenir. Genel veya yersel yazım suretiyle tesis edilen aile kütüklerinde yapılan hatalar MADDE 96 – (1) Genel veya yersel yazım suretiyle tesis edilen aile kütüklerindeki kayıtlarda maddî hata veya din bilgisinin silinmesi ya da değiştirilmesi istekleri dışında mahkeme kararı olmadıkça herhangi bir düzeltme yapılamaz. Kişi bilgilerinin güncellenmesi MADDE 97 – (1) Bilgi işlem ortamında, kişi güncelleme yoluyla yapılacak veri girişi, düzeltme ve tamamlama gibi işlemlerde güncellemeye ilişkin form kullanılır. (2) Güncelleme formu özel kütüklerin tutulması esasına göre tarih ve sayı sırası alır. Formun bir nüshası nüfus müdürlüğündeki, ikinci nüshası da Genel Müdürlüğe gönderilecek olan güncelleme özel dosyasına takılır. İKİNCİ BÖLÜM Nüfus Kaydının İptali Nüfus kaydının iptali, yetkili makamlar ve sonuçları MADDE 98 – (1) Usulüne göre düzenlenmemiş bir belgeye dayanılarak tesis edilmiş nüfus kayıtları Genel Müdürlüğün ya da nüfus müdürlüklerinin göstereceği lüzum üzerine mahkemece verilecek kararla iptal edilir. Nüfus kütüğüne düşülmüş olan şerh ve açıklamaların iptal edilmesi de aynı usule tâbidir. (2) Türk vatandaşlığına alındıktan sonra vatandaşlığa alınma kararının iptal edilmesine kararı veren makam yetkilidir. (3) Nüfus kayıt örneklerinde kaydın iptali ve hukuken geçersiz hale getirildiği belirtilir. İptal edilmiş nüfus kayıtları üzerinde herhangi bir işlem yapılmaz ve bu kayıtlar herhangi bir hukukî işleme esas alınmaz. Dayanak belgesi olmadan tesis edilen kayıtların iptal edilmesi MADDE 99 – (1) Herhangi bir belgeye dayalı olmaksızın aile kütüklerine tescil edilen kayıtların belirlenmesi halinde, nüfus kaydı üzerinde böyle bir nüfus olayı olup olmadığı araştırılır. Böyle bir nüfus olayı yoksa doğum, yer değiştirme ve diğer kişisel durum değişiklikleri özel kütükleri ile doğum, yer değiştirme veya diğer vukuat defterleri incelenerek, ilgilinin naklen gelip gelmediği, doğum, yeniden kayıt ya da yazım suretiyle kayıt edilip edilmediği araştırılır. Araştırma sonucunda naklen geldiğinin anlaşılması halinde, naklen geldiği yerdeki kaydı ile bağ kurularak kimlik numaraları arasında paralellik sağlanır. Doğum veya yeniden kayıt ya da yazım suretiyle kayıt edildiğinin anlaşılması halinde, ilgilinin kaydına idarece kayıt düzeltme veya tamamlamaya ilişkin form düzenlenmek suretiyle gerekli tamamlama ve açıklama yapılır. Araştırma sonucunda herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmamış olması halinde durum Cumhuriyet savcılığına intikal ettirilir. Mükerrer kayıt MADDE 100 – (1) Mükerrer kayıt aynı ya da farklı dayanak belgeleri ile kişinin aile kütüklerine birden fazla kaydının yapılmış olmasıdır. (2) Aile kütüklerine mükerrer olarak kayıt yapılmışsa; Genel Müdürlük ya da nüfus müdürlükleri veya bir dava dolayısıyla mahkemeler, mükerrer kaydın iptal edilmesine karar vermeye yetkilidir. ONBİRİNCİ KISIM Tescil Edilmiş Nüfus Olaylarının İptal Edilmesi Halinde Usul Evliliğin feshi veya iptal edilmesi MADDE 101 – (1) Evliliğin feshi veya iptal tarihi, kararın kesinleştiği tarih olup, Türk Medenî Kanununun öngördüğü üçyüz günlük kanunî bekleme süresi bu tarihten itibaren başlar. Yabancı mahkemelerce verilen evliliğin feshi veya iptali kararlarının Türkiye’de işlem görebilmesine esas olmak üzere Türk mahkemelerince tenfiz veya tanıma kararı verilmesi halinde, yabancı mahkemenin kesinleşme tarihi, evliliğin feshi veya iptal tarihi olarak kabul edilir. Evliliği fesh veya iptal edilen kadının koca hanesindeki kaydı kapatılıp, bir önceki soyadı ile bu evlenmeden önce kayıtlı bulunduğu hanedeki nüfus kaydı açılır. (2) Kocası ile Türk vatandaşlığına alınan ya da Türk vatandaşı ile evlenmesi nedeniyle Türk vatandaşlığını kazanıp kocasının kütüğüne, kocasının soyadı ile tescil edilen kadının evliliğinin feshine veya iptaline karar verildiği takdirde, aile kütüğünün son aile sıra numarasından sonra yeni bir aile sıra numarası altında, mahkeme kararında belirtilen soyadıyla; mahkeme kararında soyadı belirtilmemiş ya da mahkeme kararı yabancı yetkili mahkemelerce verilip, yetkili Türk mahkemesince tanınmış veya tenfiz kararına bağlanmış ise evlenmeden önceki soyadı ile tescil edilir. (3) Evlenmeden önceki soyadının bulunmaması veya tespit edilememesi halinde, kadının yazılı talebi üzerine mülkî idare amirinin uygun göreceği soyadı ile tescil edilir. Evliliği fesh veya iptal edilen kadının başvurusu sağlanamadığı takdirde 59 uncu maddenin beşinci fıkrasına göre soyadı verilir ve vatandaşlık durumu incelenmek üzere durum Bakanlığa intikal ettirilir. Türk vatandaşları ile yabancı uyruklulara ait boşanmanın iptali kararları MADDE 102 – (1) Türk vatandaşlarının veya yabancı uyruklu eşlerine ait boşanmanın iptaline ilişkin mahkeme kararına dayanılarak nüfus müdürlüğünce, ilgililerin kayıtları boşanmadan önceki durumlarına getirilir. ONİKİNCİ KISIM Soybağının Kurulması veya Reddi
BİRİNCİ BÖLÜM Babalığa Hüküm Babalığa hüküm ile soybağının kurulması MADDE 103 – (1) Mahkemelerce babalığa hüküm kararı verilmesi halinde; çocuk daha önce anasının hanesinde kayıtlı ise başka bir belge veya ana ve babanın beyanı aranmaksızın mahkeme kararına dayanılarak çocuğun kaydı baba soyadı ile baba hanesine taşınır. (2) Çocuk kayıtlı değil ise, bu Yönetmeliğin "Doğum" bölümünde belirtildiği şekilde doğum tutanağı düzenlenerek baba hanesine baba soyadıyla tescil edilir. Çocuk ile ana arasında gerekli soybağı kurulur. (3) Çocuğun babasının Türk, anasının yabancı uyruklu olduğunun mahkeme kararında belirtilmesi durumunda çocuk baba hanesine baba soyadı ile tescil edilir. Anasının Türk, babasının yabancı uyruklu olduğunun mahkeme kararında belirtilmesi durumunda, anasının kayıtlı bulunduğu idarî birimin sonuna baba soyadı ile tescil edilir ve ana hanesi ile aralarında bağ kurulur. (4) Çocuk onsekiz yaşından büyük ve nüfusa kayıtlı değil ise babalığa hüküm kararı Bakanlığa gönderilerek vatandaşlık durumunun tespiti istenir ve Bakanlığın kararına göre işlem yapılır. Bakanlıkça tescil kararı verilmiş ise babanın hanesine doğumdan tescil edilir. Babanın yabancı olması halinde, anasının kayıtlı bulunduğu idarî birimin son hanesinden sonraki haneye baba soyadı ile tescil edilir ve ana hanesi ile aralarında bağ kurulur. Soybağının reddi MADDE 104 – (1) Mahkeme kararı ile soybağı reddedilen çocuk, baba hanesindeki kaydına açıklama yapılarak nüfus kaydı kapatılır ve anasının bekârlık hanesine anasının bekârlık soyadı ile taşınır. (2) Soybağı reddedilen çocuğun anasının bekârlık hanesinin tespit edilememesi halinde; kayıtlı bulunduğu hanedeki nüfus kaydı kapatılır ve kayıtlı bulunduğu idarî birimin sonuna yeni bir aile sıra numarası altında anasının soyadı ile kaydı taşınır. Soybağı reddedilen ergin ise, kendisinin bildireceği ve mülkî idare amirinin uygun göreceği soyadına göre soyadı alanı tamamlanır. Çocuk ergin değilse, çocuğun vesayet altına alınabilmesi için,
4721 sayılı Türk Medenî Kanununun
404 üncü maddesi gereğince durum yetkili vesayet makamına bildirilir. Çocuğun soyadındaki eksiklik vesayet makamınca bildirilen ve mülkî idare amirince onaylanan soyadına göre tamamlanır. (3) Soybağı reddedilen çocuğun anasının yabancı uyruklu olduğunun mahkeme kararında belirtilmesi veya anasının yabancı uyruklu olması nedeniyle aile kütüklerinde kayıtlı olmaması ya da ana ve babasının yabancı uyruklu olduğunun belirlenmesi halinde; soybağı reddedilen çocuğun çıkartılacak aile nüfus kayıt örneği ile mahkeme kararının tasdikli bir sureti vatandaşlık incelemesi yapılmak üzere Bakanlığa gönderilir, Bakanlıkça verilecek karara göre işlem yapılır. (4) Soybağı reddedilen çocuğun anasının Türk, babasının yabancı uyruklu olduğunun mahkeme kararında belirtilmesi veya babasının yabancı uyruklu olması nedeniyle aile kütüklerinde kayıtlı olmaması halinde; soybağı reddedilen çocuk anasının bekârlık hanesine, anasının bekârlık soyadı ile tescil edilir. (5) Çocuk anasının bekârlık hanesine tescil edilmiş ve babası ile arasında soybağı kurulmuş ise, soybağının reddine ilişkin açıklamalar çocuğun ve babasının kaydına yapılarak daha önce kurulmuş olan soybağı kaldırılır. İKİNCİ BÖLÜM Evlat Edinme ve Evlatlık İlişkisinin Kaldırılması Evlat edinme MADDE 105 – (1) Evlat edinme; evlatlık ile evlat edinen arasında, mahkeme kararıyla soybağı kurulmasını sağlayan bir olaydır. Evlat edinme kararı mahkeme tarafından on gün içinde o yerin nüfus müdürlüğüne bildirilir. Evlat edinme olayı aile kütüklerine tescil edilir ve evlat edinilenin kaydı evlat edinenin aile kütüğüne taşınır. (2) Evlatlık ilişkisi mahkeme kararıyla kurulur. Kararın hüküm ifade etmesi için kesinleşmesi şarttır. (3) Evlat edinme ile ilgili kayıtlar, belgeler ve bilgiler mahkeme kararı olmadıkça veya evlatlık istemedikçe hiçbir şekilde açıklanamaz. (4) Eşler tarafından birlikte evlat edinilen ve ayırt etme gücüne sahip olmayan küçüklerin nüfus kaydına ana, baba adı olarak evlat edinen eşlerin adı yazılır. (5) Kocası ölen kadının evlat edinilmesi halinde; evlatlık, evlat edinen/edinenlerin soyadını almak istediği takdirde mahkeme kararında belirtilen evlat edinen/edinenlerin soyadıyla, istemediği takdirde kendi soyadıyla evlat edinen/edinenlerin hanesine taşınır. (6) Evli erkeklerin evlat edinilmesi halinde; evlat edinen/edinenlerin soyadını almak istediği takdirde, mahkeme kararında belirtilen evlat edinen/edinenlerin soyadıyla; aksi takdirde kendi soyadıyla eşi ve varsa ergin olmayan çocuklarıyla birlikte evlat edinen/edinenlerin hanesine taşınır. (7) Evli kadınların evlat edinilmesi halinde; kadının koca hanesindeki kaydı ile evlat edinen/edinenlerin kayıtları arasında bağ kurulur. Eğer evli kadın mahkeme kararında belirtilmek suretiyle evlat edinen/edinenlerin soyadını almak ve koca soyadının önünde evlat edinen/edinenlerin soyadını taşımak istediği takdirde, koca hanesindeki kaydında, koca soyadının önünde evlat edinen/edinenlerin soyadı yazılmak suretiyle evlat edinen/edinenlerin kayıtları arasında bağ kurulur. (8) Yabancı uyruklu kişilerin evlat edinilmesi halinde; evlat edinen/edinenlerin kaydına evlat edindikleri kişinin uyruğu ve kimlik bilgileri belirtilmek suretiyle evlat edinme olayı işlenir. (9) Yurt dışında yabancı yetkili makamlar önünde yapılan evlat edinme işlemleri aslî şartlar bakımından Türk mevzuatına uygun olmak şartıyla Türkiye’de de geçerlidir. (10) Evlat edinme olaylarına ilişkin yabancı adlî veya idarî makamlarca verilen ve o ülkenin hukukuna göre kesinleşmiş olan veya kesin hüküm gibi sonuç doğuran karar ve belgelerin Türkiye’de icra olunabilmesi, yetkili Türk mahkemesi tarafından tenfiz veya tanıma kararı verilmesine bağlıdır. Evlatlık ilişkisinin kaldırılması MADDE 106 – (1) Evlatlık ilişkisinin kaldırılması, evlat edinen ile evlat edinilen arasında evlat edinme nedeniyle kurulan soybağı ilişkisinin mahkemece kaldırılmasıdır. Kararın hüküm ifade etmesi için kesinleşmesi şarttır. Evlatlık ilişkisinin kaldırılması olayı aile kütüğüne işlenir. Evlatlık ilişkisi kaldırılanın kaydı kapatılarak önceki kaydı açılır. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Tanıma Koşulları ve şekli MADDE 107 – (1) Tanıma; babanın, nüfus memuruna, mahkemeye, notere veya konsolosluğa yazılı başvurarak düzenlenen resmî senette ya da vasiyetnamede belirtilen çocuğun kendisinden olduğunu beyan etmesidir. Tanıma beyanında bulunan kimse küçük veya kısıtlı ise veli veya vasisinin de rızası gerekir. (2) Başka bir erkek ile soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz. Bu çocuklar için tanıma senedi düzenlenmez. Başka bir erkek ile soybağı bulunan çocuk tanınmış ise tanıma aile kütüklerine tescil edilmeyerek, durum Cumhuriyet savcılığına bildirilir. Bildirim yükümlülüğü MADDE 108 – (1) Beyanda bulunulan nüfus memuru, sulh hâkimi, noter veya vasiyetnameyi açan hâkim, tanımayı babanın ve çocuğun kayıtlı bulunduğu nüfus memurluklarına bildirir. (2) Çocuğun kayıtlı bulunduğu nüfus müdürlüğü de tanımayı çocuğa, anasına, çocuk vesayet altında ise vesayet makamına bildirir. Tanımanın tesciline ilişkin esaslar MADDE 109 – (1) Tanımanın tesciline ilişkin esaslar şunlardır: a) Tanınan çocuk henüz aile kütüklerinde kayıtlı değilse; doğum formu düzenlenmek suretiyle çocuk babasının soyadı ile baba hanesine tescil edilerek, ana ve çocuk arasında bağ kurulur. Babanın yabancı uyruklu olması halinde tanınan çocuk, anasının kayıtlı bulunduğu idarî birimin sonuna baba soyadı ile tescil edilerek, ana ve çocuk arasında bağ kurulur. b) Tanınan çocuk anasının bekârlık hanesinde kayıtlı ise; bu hanedeki kaydı kapatılarak, baba soyadı ile babasının hanesine tescil edilir. Baba yabancı uyruklu ise, tanınan çocuk anasının kayıtlı bulunduğu idarî birimin sonuna baba soyadı ile kaydı taşınır, ana ve çocuk arasında bağ kurulur. (2) Tanınan evli kadın ise, kocasının hanesindeki kaydına tanıma olayı işlenerek babası ile arasında bağ kurulur. Tanınan evli kadın kocasının soyadının önünde, tanıyan babasının soyadını da taşımak istediği takdirde 55 inci maddenin birinci fıkrasında belirtildiği şekilde işlem yapılır, evliliğin herhangi bir nedenle son bulması halinde baba soyadı ile tanıyan babasının hanesine döner. (3) Tanınan evli erkek ise, kendisi ile eşi ve varsa ergin olmayan çocuklarının kaydı tanıyan babasının hanesine baba soyadı ile; tanıyan baba yabancı uyruklu ise anasının kayıtlı bulunduğu idarî birimin sonuna baba soyadı ile kayıtları taşınır ve anası ile arasında bağ kurulur. (4) Yabancı kadından evlilik dışında doğan ve Türk vatandaşı erkek tarafından tanınan onsekiz yaşından büyüklerin tescili Bakanlıkça verilen talimata göre gerçekleştirilir. Tanımanın iptalinin tesciline ilişkin esaslar MADDE 110 – (1) Tanımanın iptali; çocuk ile tanıyan arasında tanıma nedeniyle kurulan soybağının mahkemece kaldırılmasıdır. (2) Tanımanın iptalinin tesciline ilişkin esaslar şunlardır: a) Tanınması iptal edilen, anasının bekârlık hanesinde kayıtlı ise tanımanın iptaline ilişkin mahkeme kararı tanınanın ve tanıyan babanın kaydına işlenir. b) Tanınması iptal edilen, tanıyan babasının hanesinde kayıtlı ise baba hanesindeki kaydı kapatılarak anasının bekârlık hanesine anasının bekârlık soyadı ile taşınır. Anasının ve tanıyan babasının kayıtlarına tanımanın iptali tescil edilir. c) Evli kadının tanınmasının iptal edilmesi halinde; kendisi ile anasının bekârlık ve tanıyan babasının kayıtlarına tanımanın iptali işlenir. ç) Tanınması iptal edilen evli erkek, baba hanesinde kayıtlı ise, baba hanesindeki kaydı kapatılarak eşi ve varsa çocukları ile birlikte anasının bekârlık hanesine, anasının bekârlık soyadı ile taşınır. Anasının ve tanıyan babasının kayıtlarına tanımanın iptali tescil edilir. d) Türk babadan ve yabancı anadan doğan çocuğun tanınması iptal edilmiş ise; baba hanesindeki kaydı kapatılır. Tanıyan babasının kayıtlarına tanımanın iptali tescil edilir. Çocuğun tanıma nedeniyle kazanmış olduğu Türk vatandaşlığını muhafaza edip etmeyeceğinin tespiti amacıyla tanınan çocuk ile tanıyan babaya ait nüfus kayıt örnekleri ile tanımanın iptaline ilişkin mahkeme kararının bir örneği Bakanlığa gönderilir. Bakanlıkça verilecek talimat doğrultusunda işlem yapılır. e) Türk babadan ve aile kütüklerine tescil edilmemiş (saklı nüfus) kadından doğan çocuğun tanınması iptal edilmiş ise; 1) Tanınan çocuğun anasının vatandaşlık durumu düzgün olmayan kişiler kütüğünde kayıtlı ve saklı nüfus işlemlerinin sürdürülmesi halinde; tanımanın iptali kararı aile kütüklerine tescil edilerek, çocuğun tanıma nedeniyle kazanmış olduğu Türk vatandaşlığını muhafaza edip etmeyeceğinin incelenmesi amacıyla, tanınan çocuk ile tanıyan babaya ait nüfus kayıt örnekleri ile tanımanın iptaline ilişkin mahkeme kararının bir örneği Bakanlığa gönderilir. Bakanlıkça verilecek talimat doğrultusunda işlem yapılır. 2) Tanınan çocuğun anasının saklı nüfus olarak aile kütüklerine tescil edilmiş olması halinde; baba hanesindeki kaydı kapatılarak anasının bekârlık hanesine anasının bekârlık soyadı ile taşınır. ONÜÇÜNCÜ KISIM Kimlik Numarası Kimlik numarası verilmesi MADDE 111 – (1) Kimlik numarası, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının nüfus kayıtları arasında bağ kurmak, kişilerin kaydına ulaşmak ve kamu kuruluşlarında tutulan kayıtlar arasında ilişki sağlamak amacını taşıyan bir numara sistemidir. Kimlik numarası kişiye bir defa verilir ve değiştirilemez. (2) Türkiye’de kaydı tutulan yabancılara da Bakanlığın tespit edeceği esaslar içerisinde bir kimlik numarası verilir. Belgelerde kullanımı