← Resmî Gazete · 15 Temmuz 2006 · Sayı 26229
YARGI BÖLÜMÜ · Yargı Kararı
Yargıtay 2. ve 12.Hukuk Dairelerine Ait 2 Adet Karar
Metin
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden: Esas No:2006/3182 Karar No: 2006/9332 İncelenen Kararın: Mahkemesi:Niğde 2. A. H. Tarihi:4.11.2004 Numarası:2004/387-2004/485 Davacı:Nutiye Hazar Davalı:Nüfus Müdürlüğü Dava Türü:Nüfusta Ana Adı Düzeltilmesi TemyizEden:Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davcının Niğde Nüfus Müdürlüğü aleyhine açtığı davada, nüfus kütüğünde Fatma olan ana adının Hatice olarak düzeltilmesine karar verilmesini istediği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır. Dosya içinde mevcut nüfus kayıt örneğinin incelenmesinden davacının 10/4/1953 doğumlu olduğu, nüfusa 15/4/1953 tarihinde tescil edildiği, 15/4/1953 doğumlu olan ve nüfusa 29/4/1953 tarihinde tescil edilen Naciye Gümüştepe adlı bir kardeşinin bulunduğu görülmüştür. Mahkemece ana olduğu iddia edilen Hatice Gümüştepe’nin nüfus aile kaydının getirtilmediği anlaşılmıştır. Dosya içeriğinden davacının doğum tarihi ile nüfus kaydına göre baba bir kardeşi Naciye’nin doğum tarihleri arasında beş günlük bir sürenin bulunduğu, davacı ile Naciye’nin ikiz oldukları ve aynı gün doğdukları konusunda bir iddianın da ileri sürülmediği görülmüştür. Bir kadının beş gün ara ile çocuk doğurması mümkün olmadığı halde, davacının Fatma olan ana adının Hatice olarak düzeltilmesi nüfus kayıtlarında çelişki meydana getirmektedir. Hakim, nüfus kayıtlarında düzeltme yapılmasına karar verirken, bu kayıtlar arasında çelişki meydana getirmemek ve hayatın olağan akışına ters düşecek durumlara yol açmamaya özen göstermek zorunda olup, bu hususa uyulmaması doğru bulunmamıştır. Diğer taraftan, dava nüfus sicilinin düzeltilmesine ilişkin olup, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 73. maddesi uyarınca sonuçta hukuku etkilenecek olanlara tevcihi zorunludur. Mahkemece davacının annesi olduğunu iddia ettiği Hatice Gümüştepe’nin nüfus kaydı getirtilerek sağ olması halinde kendisinin hasım olarak gösterilmesi, ölmüş ise husumetin mirasçılarına yöneltilerek taraf teşkilinin sağlanması suretiyle davanın görülüp sonuçlandırılması gerekirken eksik hasımla hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır. SONUÇ: YargıtayCumhuriyetBaşsavcılığınınHukukUsulüMuhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğininaçıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 12/6/2006 (Pzt.) —— • —— Yargıtay 12. Hukuk Dairesinden: Esas No:2006/10245 Karar No: 2006/12677 İncelenen Kararın: Mahkemesi:Ezine Sulh Hukuk Mahkemesi Tarihi:12/1/2005 Numarası:143/10 Davacı:Cavit Özkan Davalılar:Zeliha Çiçek v.s. Dava Türü:1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 113/A Maddesine Aykırılık Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü: Yargıtay C. Başsavcılığınca yazılı emir yolu ile mahkeme kararının bozulması istemi ile dosya Dairemize gönderilmekle gerekli temyiz incelemesi yapıldı: Ortaklığın giderilmesi ilamına dayalı olarak yapılan ihalenin feshi paydaşlardan Cavit Özkan tarafından Zeliha Çiçek ve arkadaşları hasım gösterilerek Sulh Hukuk Mahkemesinden istendiği, Mahkemece davacının davasını takip etmemesi nedeni ile HUMK.nun 409. maddesine göre davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Olayda uygulanması gerekli İİK.nun 134/2. maddesinde ihalenin feshi talebi üzerine tetkik Merciinin, talep tarihinden itibaren 20 gün içinde duruşma yapacağı ve taraflar gelmese bile icap eden kararı vereceği hüküm altına alınmış bulunmamaktadır. Bu durumda Mercice tarafların yargılamaya katılmaması halinde veya şikayetçinin katılmayıp, davalının yargılamaya devam etmediğini bildirmesi üzerine işin esası ile ilgili mevcut deliller değerlendirilerek olumlu-olumsuz bir karar verilmesi yerine HUMK.nun 409. maddesi gerekçe gösterilip davanın açılmamış sayılması isabetsiz olup, hükmün kanun yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: YargıtayC.Başsavcılığının kanun yararına başvurduğu temyiz talebinin kabulü ile Mahkeme kararının yukarda açıklanan nedenlerle HUMK.nun 427/3. maddeleri gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı fıkra uyarınca bozmanın hükmün hukuki sonuçların kaldırmayacağına, bozma kararının bir örneğinin Resmî Gazete’de yayınlanması için Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına tevdiine, 13/6/2006 gününde oybirliğyile karar verildi. |
||||||