← Resmî Gazete · 14 Kasım 2005

YARGI BÖLÜMÜ · Yargı Kararı

Yargıtay 2. ve 18. Hukuk Dairelerine Ait 5 Adet Karar

Metin

Yargıtay Kararları

Yargıtay Kararları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:

Esas:2005/10528

Karar:2005/13106

İncelenen Kararın:

Mahkemesi:İzmir 1. Aile Mahkemesi

Tarihi:29/1/2004

Numarası:2004/2-2004/64

Davacı:Verena Staack (Koç)

Davalı:HüseyinKoç

Dava Türü:Boşanma

TemyizEden:Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacı vekili tarafından 31/12/2003 tarihinde Hüseyin Koç aleyhine açılan boşanma davasının, taraf vekillerinin beyanı doğrultusunda kabul edildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesinde, en az bir yıl sürmüş evlilikte eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde evlilik birliğinin temelinden sarsılmış sayılabileceği öngörülmüştür. Bu halde dahi boşanma kararı verilebilmesiiçin,hakimin bizzat tarafları dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocuklarının durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması gerekmektedir. Hakim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliğin kabulü halinde boşanmaya hükmolunur.

Taraflar hazır bulunup, bizzat anlaştıklarını açıklamaz veya hakim, tarafların anlaşmalarını uygun bulmaz ise, taraflardan delilleri sorulup toplanması sonucunda evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olup olmadığının Medeni Kanunun 184. maddesi çerçevesinde takdiri gerekirken, davacı ve davalı dinlenilmeksizin taraf vekillerinin beyanı ile yetinilerek eksik inceleme ile boşanma hükmü kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 29/9/2005

—— • ——

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:

Esas:2005/10529

Karar:2005/13143

İncelenen Kararın:

Mahkemesi:Ankara 4. Aile Mahkemesi

Tarihi:29/4/2004

Numarası:2003/1989-2004/775

Davacı:Emine Ünlüler ve Kudret Ünlüler

Davalı:Nurcan Çıldır

Dava Türü:Evlat Edinmeye İzin

TemyizEden:Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacılar Emine Ünlüler ve Kudret Ünlüler vekili tarafından açılan davada, küçüklüğünden beri davacıların bakım ve himayesinde bulunan ve yetiştirilerek evlendirilen ergin olan davalı Nurcan Çıldır'ın evlat edinilmesine karar verilmesinin istendiği mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 313. maddesinin 1. fıkrası hükmüne göre, ergin bir kimsenin evlat edinilebilmesi için evlat edinenin alt soyunun bulunmaması gerekmektedir.

Altındağ Nüfus Müdürlüğünce gönderilen nüfus aile kayıt tablosuna göre davacılardan Kudret Ünlüler'in Hatice'den olma 27/10/1999 yılında vefat eden oğlu Erdal'ın 1978 doğumlu Nazan Ünlüler adlı bir kızının bulunduğu anlaşılmaktadır.

Diğer taraftan Medeni Kanunun aynı maddesinin ikinci fıkrası evli bir kimsenin ancak eşinin rızasıyla evlat edinilebileceği hükmünü içermektedir.

Dosyada mevcut nüfus kayıt örneğinden, evlat edinilmek istenilen davalının evli olduğu anlaşılmaktadır.

DavalınıneşininrızasıalınmaksızınMedeniKanunun 313/2 fıkrası hükmüne aykırı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple Kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 29/9/2005

—— • ——

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:

Esas:2005/11246

Karar:2005/13986

İncelenen Kararın:

Mahkemesi:Sungurlu A. H.

Tarihi:6/5/2003

Numarası:2003/144-2003/245

Davacı:Hanifi Özbilgin

Davalı:Zülal Hasgül, Nüfus Müdürlüğü

Dava Türü:Tanıma-Nesep Tashihi

TemyizEden:Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacı Hanifi Özbilgin tarafından davalılar Zülal Hasgül ve Nüfus Müdürlüğü aleyhine açılan dava da, küçük Burak Hasgül'ün babası olduğuna karar verilerek davalı Zülal'in hanesindeki nüfus kaydının iptali ile kendi hanesine tesciline karar verilmesinin istendiği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 295. maddesi tanımanın baba tarafından, nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvurusu ile ya da resmi senetle veya vasiyetnameyle yapılabileceğini hükme bağlamıştır.

Anılan Kanunun 321. maddesin de ise "Çocuk ana ve baba evli ise ailenin, evli değil ise ananın soyadını taşır" hükmü mevcuttur.

Davacıdilekçesindeküçük Burak'ın kendi çocuğu olduğunu ileri sürmüş olup, bu beyan küçüğün tanınmasına ilişkindir. Mahkemece tanınma kararı verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, Türk Medeni Kanunun 321. maddesine aykırı olarak evlilik haricinde doğan ve annesi hanesinde nüfusa kayıtlı olan küçüğün davacının soyadını taşımasına sağlayacak ve idareyi işlem yapmaya zorlayacak şekilde baba hanesine kayıt ve tesciline karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 12/10/2005

—— • ——

Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:

Esas:2005/7191

Karar:2005/8344

Davacı İbrahim-Ayşe Sarıca ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Gaziosmanpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 22/12/2004 günlü ve 2004/185-949 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Cumhuriyet Başsavcılığının 20/6/2005 gün ve Hukuk 03-194-2005 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Doğum tarihinin düzeltilmesine karar verilen Emel ile aynı anneden doğduğu anlaşılan kardeşi 7/11/1997 doğumlu Elif arasında düzeltilen doğum tarihine göre sadece 4 ay 25 günlük bir zaman farkı bulunmaktadır.

Bir kadının bu süre içerisinde iki kez doğum yapmasının tıbben mümkün olmadığı açıkolup,hakim,nüfus kayıtlarında düzeltme yaparken bu kayıtların diğerleri ile çelişik olmamasına özen göstermeli, böyle bir sonucu doğuracak kararlar vermemelidir. Mahkemece bu husus dikkate alınmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırıdır.

Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.'nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 27/9/2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.

—— • ——

Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:

Esas:2005/8366

Karar:2005/8921

Davacı Mehmet ve Saide Acar ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Midyat Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 11/6/2004 günlü ve 2004/179-155 sayılı kararın süresinde olmayan temyiz isteminin reddi ile kesinleşmesi sonucunda yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Cumhuriyet Başsavcılığının 14/9/2005 gün ve Hukuk-2005/144158 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Hayat Acar'ın 20/10/1991 olan doğum tarihi 1/10/1996 olarak düzeltilmişse de, adı geçen kişi nüfusa 20/10/1993 tarihinde kaydedilmiştir. Bir kişinin doğmadan nüfusa kaydı söz konusu olamıyacağından bu şekilde yapılan düzeltmenin nüfus kayıtlarında çelişki yaratması usul ve yasaya aykırıdır.

Hakim, nüfus kayıtlarında düzeltme yapılmasına karar verirken bu kayıtlar arasında çelişki yaratmamak ya da hayatın olağan akışına ters düşecek durumlara yol açmamaya özen göstermek durumundadır.

BuitibarlayukarıdaaçıklanannedenlerleC. Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulüilehükmünHUMK.'nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararınaBOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın C. Başsavcılığına gönderilmesine, 11/10/2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.