← Resmî Gazete · 14 Nisan 2005

YARGI BÖLÜMÜ · Anayasa Mahkemesi Kararı

Anayasa Mahkemesinin E: 2003/36 (4848 Sayılı Kültür ve Turizm Bakanlığı Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun ile İlgili), K: 2003/91 Sayılı Kararı

RG 14.04.2005Kurum Anayasa Mahkemesi Kararı Anayasa Mahkemesi BaşkanlığıKarar Sayısı 2003/91

Metin

Anayasa Mahkemesi Kararı

Anayasa Mahkemesi Kararı

Anayasa Mahkemesi Başkanlığından:

Esas Sayısı: 2003/36

Karar Sayısı : 2003/91

Karar Günü: 15.10.2003

İPTAL DAVASINI AÇAN : Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyeleri Haluk KOÇ, Oğuz OYAN ve 125 Milletvekili

İPTAL DAVASININ KONUSU : 16.4.2003 günlü, 4848 sayılı Kültür ve Turizm Bakanlığı Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun’un şekil ve esas yönünden Anayasa’nın 2., 5., 6., 7., 8., 10., 11., 128. ve 148/2. maddelerine aykırılığı savıyla iptaline ve yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmesi istemi ile, aynı yasaya ilişkin tasarının temel kanun olarak görüşülmesi önerisinin, 16.4.2003 günlü, 22. Dönem, 1. Yasama Yılının, 67. Birleşimi’nde kabulüne ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararı’nın Anayasa’nın 2., 6., 10., 11. ve 88. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.

I- İPTAL VE YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMLERİNİN GEREKÇESİ

İptal ve yürürlüğün durdurulması istemini içeren8.5.2003 günlü dava dilekçesinin gerekçe bölümü şöyledir:

“1. 4848 SAYILI KANUNUN ŞEKİL BAKIMINDAN ANAYASAYA AYKIRILIĞI

4848 sayılı “Kültür ve Turizm Bakanlığı Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun”, Anayasanın 148 inci maddesinin 2 nci fıkrasına aykırı bir nitelik taşımaktadır.

Söz konusu 148 inci maddenin 2 nci fıkrasından, Anayasa’nın, kanunların kabulünde “son oylama” yapılmasını ve bu oylamanın “Anayasa’nın öngördüğü çoğunlukla” gerçekleştirilmesini gerekli gördüğü anlaşılmaktadır. 148 inci madde, bu hususların denetimine, Anayasa Mahkemesi’nin görev ve yetki alanı içinde yer vermektedir.

4848 sayılı Kanunun kabulünde “son oylama” olarak adlandırılabilecek bir oylamanın yapıldığı söylenemez. Tasarı, bölümler halinde görüşülüp oylanmış; sonra da tasarının tümü oylanmıştır. Halbuki Anayasa’nın 87 ve 88 inci maddelerindeki anlamda bir görüşmenin gerçekleşebilmesi için, Anayasa Mahkemesi’nin kararlarında belirttiği gibi, teker teker maddelerin görüşülmesi gerekmektedir. (Bkz. Anayasa Mahkemesi’nin 14.03.1975 tarih, 145/198 E-K sayılı kararı)

Bu durumda tasarının tümü üzerindeki oylamayı, son oylama olarak kabul etmek mümkün değildir; çünkü son oylamadan önce maddeler hakkında teker teker görüşme açılıp, bunların kabulü veya reddi hakkında “ilk oylama” niteliğini taşıyabilecek herhangi bir oylama yapılmamıştır.

Yapılmayan bir oylama için de, “Anayasa’nın öngördüğü çoğunlukla kabul” olgusunun gerçekleştiği iddia edilemez.

Bu bakımdan 4848 sayılı Kanun, Anayasa’nın 148 inci maddesinin 2 nci fıkrasına aykırıdır. Bu aykırılık, 4848 sayılı Kanunun tüm maddeleri için geçerli olduğundan, 4848 sayılı Kanunun tüm maddelerinin iptali gerekmektedir.

2. 4848 SAYILI KANUNUN, 16.04.2003 TARİHLİ TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KARARI İLE İLİŞKİSİ NEDENİYLE ANAYASA’YA AYKIRILIĞI

A. 16.04.2003 Tarihli Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararının Anayasa’ya Aykırılığı

“Kültür ve Turizm Bakanlığı Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı”na, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubunun İçtüzüğün 19 uncu ve olay sırasında yürürlükte olan 91 inci maddesi uyarınca Genel Kurul’a sunduğu önerinin kabulüne ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi kararı ile, İçtüzüğün söz konusu 91 inci maddesinde belirtilen “temel kanunları bütünüyle veya kapsamlı olarak değiştiren veya yürürlüğe koyan” bir tasarı niteliği kazandırılmış ve bu Tasarı, İçtüzüğün 91 inci maddesinde düzenlenen özel yöntemle görüşülerek kanunlaşmıştır.

Anayasamız 95 inci maddesinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin, çalışmalarını, kendi yaptığı İçtüzük hükümlerine göre yürüteceğini; 88 inci maddesinde de, kanun tasarı ve tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülme usul ve esaslarının İçtüzükle düzenleneceğini hükme bağlamıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi, İçtüzük hükümlerini düzenlerken Anayasa’ya uymak zorundadır.

Anayasamızın hiçbir hükmünde kanunlar arasında “temel kanun - temel olmayan kanun” şeklinde bir ayırım yapılmadığı gibi; “temel kanunları bütünüyle veya kapsamlı olarak değiştiren veya yürürlüğe koyan tasarı veya teklifler” için diğer tasarı veya tekliflerden farklı bir yasama yöntemi uygulanabileceği de belirtilmemiştir.

Bir başka deyişle “temel kanun” ve “temel kanunları bütünüyle veya kapsamlı olarak değiştiren veya yürürlüğe koyan teklif veya tasarı”, Anayasa’da yer almayan kavramlardır. Kaldı ki yasalar arasında böyle bir biçimsel ayırımın Anayasa’ya konulması da, konulmasının düşünülmesi de, hukukun genel ilkelerine aykırıdır.

Anayasa’nın sadece 175 inci maddesinde, Anayasa’nın değiştirilmesi hakkındaki kanun teklifleri ve 162 nci maddesinde de bütçe tasarıları hakkında, söz konusu tasarı ve tekliflerin maddi özelliklerinin gereği, ayrık birer yasama yöntemi benimsenmiştir.

Anayasa’da gösterilen bu iki hal dışında, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Anayasa’nın 88 inci maddesine göre, İçtüzükle tüm kanun tasarı ve teklifleri için geçerli bir görüşme yöntemi tespit etmek durumundadır.

Hal böyle iken, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin, 10.04.2003 tarih ve 776 sayılı kararı ile, İçtüzüğün daha önce Anayasa Mahkemesi’nin 31.01.2002 tarih ve E.2001/129, K.2002/24 sayılı kararıyla iptal edilmiş olan 91 inci maddesini yeniden düzenleyerek, “temel kanunları ve İçtüzüğü bütünüyle veya kapsamlı olarak değiştiren veya yürürlüğe koyan tasarı veya teklifler” için özel bir yasama yöntemi belirlemesi, Anayasa’nın 88 inci maddesine aykırı bir durum oluşturmuştur.

Diğer yandan, İçtüzüğün söz konusu Türkiye Büyük Millet Meclisi kararıyla yeniden düzenlenen 91 inci maddesi; “temel kanun” kavramının esnek ve kapsamı belirsiz bir kavram olması ve uygulanacak yasama yöntemi bakımından, “temel kanunları değiştiren veya yürürlüğe koyan tasarı veya teklifler” ile bu niteliği taşımayanlar arasında bir ayırıma yol açması nedeniyle Anayasa’nın 2 nci maddesinde yer alan hukuk devleti ve Anayasa’nın 10 uncu maddesinde yer alan kanun önünde eşitlik ilkeleriyle de çelişmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin, 31.01.2002 tarih ve E.2001/129, K.2002/24 sayılı kararında, “temel kanun” kavramının hukuk devleti ilkesiyle çelişkisini belirtmiş olmasına rağmen, aynı kavramın söz konusu yeni düzenlemeye de taşınmış olması, Anayasa’nın 153 üncü maddesinin son fıkrasına da aykırı düşmüştür.

Ayrıca 91 inci maddede düzenlenen özel yasama yöntemi, “son oylama” kavramı açısından da sorunlar yaratmıştır. Çünkü, getirilen düzenleme, bölümlerdeki maddelerin ayrı ayrı görüşülmesine ve oylanmasına imkân tanımamaktadır. Üzerlerinde ayrı ayrı görüşme ve oylama yapılmayan maddeler için, kanunun tümü hakkında yapılan oylamanın “son oylama” olarak kabul edilebilmesine olanak yoktur. Bu nedenle, 91 inci maddede getirilen düzenleme, Anayasa’nın 148 inci maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan, “son oylamanın Anayasa’da öngörülen çoğunlukla yapılması” hususunun gerçekleşmesine de imkân bırakmamıştır.

Bu durum, bir başka açıdan da, “temel kanunları bütünüyle veya kapsamlı olarak değiştiren veya yürürlüğe koyan tasarı veya teklif” olarak kabul edilip, 91 inci maddede gösterilen özel yöntemle görüşülen tüm kanunları, 148 inci maddede yer alan, “son oylama” kavramı bakımından Anayasa’ya aykırılığa mahkum etmiştir.

İçtüzüğün 91 inci maddesinde getirilen yasama yöntemi, maddelerin ayrı ayrı görüşülmesine ve oylanmasına imkân vermediği için, kanunların Anayasa’nın 87 ve 88 inci maddelerinde belirtilen anlamda görüşülmesini sağlamaya da elverişli değildir. Halbuki Anayasa Mahkemesi önceki kararlarında, maddeleri üzerinde görüşülmeyen kanunların, görüşülmüş sayılamayacağını belirtmiştir. (Bkz. Anayasa Mahkemesi’nin 14.03.1975 tarih, 145/198 E/K sayılı kararı)

İçtüzüğün yeniden düzenlenen söz konusu 91 inci maddesi, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş ve iptal kararı yayımlanıncaya kadar yürürlüğü durdurulmuştur. Yürürlüğü durdurma kararı 02.05.2003 tarih ve 25096 sayılı Resmî Gazetede yayımlanmıştır.

Ancak, hükümet ve onun dayanağı olan Adalet ve Kalkınma Partisi Türkiye Büyük Millet Meclisi Grubu, aceleci bir yaklaşımla ve çoğunluk olmasına güvenerek İçtüzüğün 91 inci maddesini derhal uygulamış; Anayasa Mahkemesi’nin 91 inci maddenin yürürlüğünü durdurmasına kadar geçen süre içinde, “Kültür ve Turizm Bakanlığı Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı”nı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündemine taşıyarak, 91 inci maddede yer alan yöntemle kanunlaşmasını sağlamıştır.

Daha önce de belirtildiği gibi, Anayasamızda da, iptal edilen ve yürürlüğü durdurulan 91 inci madde dahil İçtüzüğün hiçbir hükmünde de “temel kanunlar”ın hangileri olduğuna ve dolayısı ile hangi tekliflerin ve tasarıların “temel kanunları bütünüyle veya kapsamlı olarak değiştiren veya yürürlüğe koyan teklif veya tasarı” niteliği taşıyacağına ilişkin herhangi bir belirleme veya tanımlama yoktur.

91 inci madde sadece “temel kanunları bütünüyle veya kapsamlı olarak değiştiren veya yürürlüğe koyan tasarı ve teklifler” için özel bir yasama yöntemi belirlemiştir. Bu durumda, herhangi bir kanun teklifinin veya tasarısının temel kanunları bütünüyle veya kapsamlı olarak değiştiren veya yürürlüğe koyan bir tasarı veya teklif olduğuna ilişkin her Türkiye Büyük Millet Meclisi kararı, “temel kanun” veya “temel kanunları bütünüyle veya kapsamlı olarak değiştiren veya yürürlüğe koyan tasarı veya teklif” kavramlarının içeriğini belirleyecek eylemsel bir İçtüzük düzenlemesi niteliğini taşıyacaktır.

Daha önce de belirttiğimiz gibi, Anayasamızda “temel kanun” kavramı yer almadığı (kanunlar arasında böyle bir biçimsel ayırımın Anayasa’da yer alması da hukukun genel ilkelerine aykırı olacaktır) ve “temel kanunları bütünüyle veya kapsamlı olarak değiştiren veya yürürlüğe koyan tasarı veya teklifler” için özel bir yasama yöntemi uygulanabileceği belirtilmediği için, bu tür Türkiye Büyük Millet Meclisi kararları Anayasa’nın 88 inci maddesine; kanunlar arasında ayrıcalık yaratması bakımından Anayasa’nın 10 uncu maddesinde yer alan kanun önünde eşitlik ilkesine aykırı olacaktır.

Bu tür kararlar, Anayasa’dan kökenlenmeyen bir yetki kullanıldığı için, Anayasa’nın 6 ncı maddesiyle de çelişecektir.

Diğer yandan herhangi bir tasarı veya teklifin sadece İçtüzüğün 91 inci maddesinde öngörülen yeter sayıya ulaşan bir çoğunluğun oyuyla“temel kanunları bütünüyle veya kapsamlı olarak değiştiren veya yürürlüğe koyan bir tasarı ve teklif” olarak, 91 inci maddede belirtilen özel yasama yöntemine tâbi tutulabilmesi, Anayasa’nın 2 nci maddesinde yer alan “hukuk devleti” ilkesine de aykırı düşecektir; çünkü, böyle bir durum, hukuk devletinin temel öğeleri olan hukukî belirlilik, hukukî istikrar ve hukuk güvenliğini zedeleyecek ve keyfiliğe yol açacaktır. Böylesi bir eylem, Anayasa’nın 11 inci maddesinde yer alan “Anayasa’nın üstünlüğü ve bağlayıcılığı” ilkeleriyle de çelişecektir.

Bu açıklamalardan sonra; Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 22 nci dönem 1 inci yasama yılının 16 Nisan 2003 tarihli 67 nci birleşiminde, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubunun İçtüzüğün 19 ve 91 inci maddeleri gereği Genel Kurul’a sunduğu, “... Gündemin Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler kısmının 36 ncı sırasında yer alan, 112 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın, bu kısmın 2 nci sırasına alınması ve tasarının, İçtüzüğün 91 inci maddesine göre; 1 inci maddesinden 7 nci maddesine kadar 1 inci bölüm, 7 nci maddesinden 17 nci maddesine kadar 2 nci bölüm, 17 nci maddesinden 22 nci maddesine kadar 3 üncü bölüm, 22 nci maddesinden 31 inci maddesine kadar 4 üncü bölüm, 31 inci maddesinden 40 ıncı maddesi dahil olmak üzere 5 inci bölüm olarak bölümler halinde görüşülmesi” önerisinin kabulüne ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi kararının, yukarıda belirtilen nedenlerle, hangi teklif ve tasarıların “temel kanunları bütünüyle veya kapsamlı olarak değiştiren veya yürürlüğe koyan tasarı ve teklif” olacağını belirleme konusunda, eylemsel bir İçtüzük düzenlemesi niteliğini taşıdığını söylemek gerekmektedir.

Söz konusu, eylemsel İçtüzük düzenlemesi niteliğindeki Türkiye Büyük Millet Meclisi kararı, ayrık bir tasarı türü yaratması bakımından Anayasa’nın 88 inci maddesiyle; ayrıcalık yaratması bakımından Anayasa’nın 10 uncu maddesinde yer alan kanun önünde eşitlik ilkesiyle; Anayasa’dan kökenlenmeyen bir yetki kullanıldığı için, Anayasa’nın 6 ncı maddesiyle çelişmektedir.

Diğer yandan herhangi bir tasarı veya teklifin sadece İçtüzüğün 91 inci maddesinde öngörülen yeter sayıya ulaşan bir çoğunluğun oyuyla “temel kanunları bütünüyle veya kapsamlı olarak değiştiren veya yürürlüğe koyan bir tasarı veya teklif” olarak, 91 inci maddede belirtilen özel yasama yöntemine tâbi tutulması, Anayasa’nın 2 nci maddesinde yer alan “hukuk devleti” ilkesine de aykırı düşmektedir; çünkü böyle bir durum, hukuk devletinin temel öğeleri olan hukukî belirlilik, hukukî istikrar ve hukuk güvenliğini zedelemekte ve keyfiliğe yol açmaktadır. Ayrıca böyle bir durum, Anayasa’nın 11 inci maddesindeki “Anayasa’nın üstünlüğü ve bağlayıcılığı” ilkelerine de aykırı bir görünüm taşımaktadır.

16.04.2003 tarihli ve eylemsel bir İçtüzük düzenlemesi niteliğini taşıyan söz konusu Türkiye Büyük Millet Meclisi kararının, yukarıda değinilen gerekçelerle Anayasanın 2, 6, 10, 11 ve 88 inci maddelerine esastan aykırı olduğu için, iptali gerekmektedir.

Anayasa Mahkemesi çeşitli kararlarında, eylemsel İçtüzük düzenlemesi niteliğindeki Türkiye Büyük Millet Meclisi kararlarını da denetim alanı içinde görmüştür. Bu gerçekten yola çıkılarak, söz konusu kararın iptali istemi, Anayasa Mahkemesi’nin önüne getirilmiştir.

B. 16.04.2003 Tarihli Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararı ile 4848 Sayılı Kanunun İlişkisi

Yukarıda açıklanan nedenlerle esastan Anayasa’ya aykırı olan, eylemsel İçtüzük düzenlemesi niteliğindeki 16.04.2003 tarihli Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararı ile 4848 sayılı Kanunun kanunlaşma süreci, birbirinden ayrılamayacak işlemler görünümünde iç içe gerçekleşmiştir.

Bu nedenle 16.04.2003 tarihli Türkiye Büyük Millet Meclisi kararının iptali ile birlikte, onun ayrılmaz parçası olan 4848 sayılı Kanunun da iptali gerekmektedir.

3. 4848 SAYILI KANUNUN ESAS BAKIMINDAN ANAYASA’YA AYKIRILIĞI

A. 4848 Sayılı Kanunun Tümünün Esas Bakımından Anayasa’ya Aykırılığı

Bakanlıkların kurulması veya birleştirilmesi yasa koyucunun takdir alanına giren bir husustur. Ancak takdir, keyfilik anlamına gelmez. Bir hukuk devletinde, devlet erki kullanılarak yapılan tüm kamu işlemlerinin nihaî amacının “kamu yararı” olması gerekir. Bu gereklilik, kamu yararını, yasama organının takdir yetkisi için de bir sınır konumuna getirir.

Bu gerçek, Kültür ve Turizm Bakanlıklarının birleştirilmesi işleminde de kamu yararı aranmasını zorunlu kılmaktadır.

“Kültür ve Turizm Bakanlığı Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı”nın gerekçesi incelendiğinde; Devlet teşkilatında karşılaşılan temel sorunların, hantal yapı ve bürokrasinin kamusal faaliyetlerin etkinliğini ve kalitesini düşürmesi, kamu harcamalarında verimsizliğe yol açması ve kamu hizmetlerinde yavaşlama ve nitelik kaybı olarak sıralandığı ve Türkiye genelinde olduğu gibi, Turizm ve Kültür Bakanlıkları özelinde de, aynı sorunların yaşandığının belirtildiği görülmektedir.

Bu sorunların ortadan kaldırılması için gerekçede öne sürülen çözümler ise, benzer ya da yakın faaliyetler içinde bulunan bakanlıkların hatta bakanlık birimlerinin birleştirilmesi, teşkilatın organik yapısında küçültmeye gidilmesi, buna paralel olarak personel sayısının azaltılması, bunların sonucunda kamunun personel, demirbaş ve benzeri harcamalarında tasarruf sağlanması şeklinde bir zincirleme etkileşimin harekete geçirilmesi ve devletin yeniden yapılandırılması olarak ortaya konulmaktadır.

Bu bağlamda da, Kültür ve Turizm Bakanlıklarının birleştirilmesine gidilmektedir.

Ancak, Devlet teşkilatımızda karşılaşılan temel sorunların çözülmesi için kamu yönetiminin yeniden yapılandırılmasına ilişkin bir tasarı ile ilgili hazırlıkların tamamlandığı, Bakanlarımız tarafından çeşitli vesilelerle açıklanırken, münferit iki bakanlıkla ilgili yeni bir yapılanmaya gidilmesi, kamu yararı amacı ile bağdaşmayacak sakıncalar yaratmaktadır. Bunun nedeni, yeniden yapılanmanın, tüm yönetsel örgütümüzün bütüncül bir yaklaşımla ele alınması halinde, sağlıklı bir biçimde gerçekleştirilebilecek olmasıdır. Münferit yeniden yapılanmalar, sorunların tümüyle çözümlenmesine yardımcı olamayacağı gibi, devlet yönetsel örgütü birimlerinin birbirleriyle uyumsuz hale gelmesine de yol açabilecektir.

Diğer yandan, yeniden yapılanma konusunda hazırlanan tasarının yasalaşma sürecinde, şu anda Turizm ve Kültür Bakanlıkları için düşünülen birleşme çözümünden daha farklı çözümler getirilmesi halinde, böyle bir birleşmenin gerçekleşmesi, anlamını ve yararını yitirecek; gereksiz bir işlem, gereksiz zaman ve maddi kaynak sarfı niteliğini taşıyacaktır.

Bu nedenlerle, söz konusu bakanlıkların, kamu yönetiminin yeniden yapılandırılmasına ilişkin bütüncül bir girişimden önce birleştirilmesi, akılcılıkla bağdaşmamakta ve yönetimde verimlilik beklentisiyle çelişmektedir.

Kaldı ki 1981 ve 1989 yıllarında, söz konusu iki Bakanlık aynı şekilde birleştirilmiş ve bu oluşumun hantallığı gidermek yerine artırdığı görüldüğü için, tekrar birbirinden ayrılmıştır. Bu başarısız iki deneyimden sonra söz konusu bakanlıkların tekrar birleştirilmesi, gereksiz ve yararsızdır.

Bu gerekçelerle, kamu yararı amacına aykırı gördüğümüz ve bu bakımdan Anayasa’nın 2 nci maddesindeki hukuk devleti ilkesiyle ve Anayasa’nın 5 inci maddesinde Devlete verilen görevlerle çelişen, Kültür Bakanlığının ve Turizm Bakanlığının birleştirilmesi hususunu ve bu birleşmeden doğan Kültür ve Turizm Bakanlığının teşkilat ve görevlerini düzenleyen 4848 sayılı Kanunun tüm hükümlerinin iptali gerekmektedir.

B. “Geçici Madde 2”nin Anayasa’ya Aykırılığı

Geçici Madde 2, genelde 4848 sayılı Kanunun tümü için geçerli olan “kamu yararı yokluğu” nedeniyle Anayasa’ya aykırılık taşımaktadır. Ancak özelde, söz konusu 2 nci maddenin başka açılardan da Anayasa’ya aykırı olduğu görülmektedir.

“Geçici Madde 2”nin 2 nci fıkrasına göre; Kültür Bakanlığı ve Turizm Bakanlığında; Müsteşar, Teftiş Kurulu Başkanı, Müsteşar Yardımcısı, Genel Müdür, Genel Müdür Yardımcısı, Millî Kütüphane Başkanı, 1 inci Hukuk Müşaviri, Araştırma, Plânlama ve Koordinasyon Kurulu Başkanı, Millî Kütüphane Başkan Yardımcısı, Daire Başkanı, İdari ve Mali İşler Daire Başkanı, Personel Dairesi Başkanı, Dış İlişkiler Dairesi Başkanı, Kültür Merkezleri Daire Başkanı, Yayımlar Daire Başkanı ve Eğitim Daire Başkanı, Ataşe, Tanıtma Ataşesi, Kültür Müşaviri, Tanıtma Müşaviri, Tanıtma Ataşe Yardımcısı, Tanıtma Müşaviri Yardımcısı, Özel Kalem Müdürü, Bakanlık Müşaviri, Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri, Savunma Sekreteri ile İl Kültür Müdürü, İl Kültür Müdür Yardımcısı, İl Turizm Müdürü, İl Turizm Müdür Yardımcısı, Halk Kültürlerini Araştırma Dairesi Başkanı, Milli Folklor Araştırma Dairesi Başkanı, Güzel Sanatlar Galerisi Müdürü, Güzel Sanatlar Galerisi Müdür Yardımcısı, Danışma Müdürü unvanlı görevlerde bulunanların görevleri, bu Kanunun yayımı tarihinde sona erecektir. Ataşe, Tanıtma Ataşesi, Kültür Müşaviri, Tanıtma Müşaviri, Tanıtma Ataşe Yardımcısı, Tanıtma Müşaviri Yardımcısı kadrolarında bulunanlar üç ay içerisinde, diğerleri ise bir yıl içinde Bakanlıkta boş bulunan durumlarına uygun kadrolara atanacaklardır.

Burada Ataşe, Tanıtma Ataşesi, Kültür Müşaviri, Tanıtma Müşaviri, Tanıtma Ataşe Yardımcısı, Tanıtma Müşaviri Yardımcısı kadrolarında bulunanların üç ay içerisinde Bakanlıkta boş bulunan kadrolara atanacağına ilişkin bir düzenleme yapılırken, Geçici Madde 2’nin 2 nci fıkrasının 1 inci cümlesinde belirtilen diğer görevlilerin durumlarına uygun kadrolara atanmaları için 1 yıllık bir sürenin tanınması, kamu görevlileri arasında yeni duruma uyum açısından, makul nedene dayanmayan bir ayırım yaratmaktadır. Böyle bir durumun kanun önünde eşitlik ilkesi ile bağdaşmayacağı açıktır. Bu nedenle, Anayasa’nın 10 uncu maddesine aykırı olan Geçici Madde 2’nin 2 nci fıkrasının, iptali gerekmektedir.

Diğer yandan Geçici Madde 2’nin 2 nci fıkrasının son cümlesinde yer alan; “Söz konusu personelin (ataşe, tanıtma ataşesi, kültür müşaviri, tanıtma müşaviri, tanıtma ataşe yardımcısı, tanıtma müşaviri yardımcısı kadrolarında bulunanlar hariç) atandıkları yeni kadroların aylık, ek gösterge, her türlü zam ve tazminatlar ile diğer mali hakları toplamının net tutarı, eski kadrosunda en son ayda almakta oldukları aylık, ek gösterge, her türlü zam ve tazminatları ile diğer mali hakları toplamı net tutarından az olması halinde, aradaki fark giderilinceye kadar hiçbir vergi ve kesintiye tâbi tutulmaksızın tazminat olarak ödenir.” hükmünün de çeşitli açılardan Anayasa’ya aykırı olduğu görülmektedir.

4848 sayılı Kanunun Geçici Madde 2 ile ilgili madde gerekçesinde, Geçici Madde 2’nin, kadro iptal ve ihdası ile mevcut personelin durumuna ilişkin hususları düzenlediği belirtilmiştir. Ancak Anayasa’nın 128 inci maddesi uyarınca, memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerini kanunla düzenlerken, yasama organı, Anayasa’nın 11 inci maddesi gereğince, Anayasa’nın diğer hükümlerine de uygun hareket etmek zorundadır.

Böyle bir düzenlemede Anayasa’nın gözetilmesi gereken hükümlerinden birisi de, 2 nci maddesi ve bu maddede yer alan hukuk devleti ilkesidir.

Hukuk devletinin temel unsurları arasında “kazanılmış haklara saygı” yer almaktadır. Bu nedenle 128 inci maddenin 2 nci fıkrası uyarınca yapılacak tüm düzenlemelerin, memurların ve kamu görevlilerinin kazanılmış haklarını koruması gerekir.

Geçici Madde 2’nin 2 nci fıkrasının son cümlesinde yapılmış olan düzenlemede ise, sözü edilen personelin kazanılmış haklarının yeterince korunmadığı görülmektedir; çünkü getirilen düzenleme personelin eski kadrolarında en son ayda almakta oldukları aylık, ek gösterge, her türlü zam ve tazminatları ile diğer mali hakları toplamının net tutarını dondurarak baz almakta; atanılan yeni kadrodaki mali hakların bu tutardan az olması halinde, aradaki fark giderilinceye kadar bu farkın hiçbir vergi ve kesintiye tabi tutulmaksızın tazminat olarak ödenmesini öngörmektedir. Böyle bir çözümün, eski kadrolarından daha düşük mali haklar getirecek yeni kadrolara atanan personelin, eski kadrolarında kalmaları halinde görevde yükselmelerinin karşılığında edinecekleri mali hakları veya eski kadrolarının karşılığındaki mali haklarda zaman içerisinde zam veya başka düzenlemelerle yapılacak artışları gözardı ettiği yadsınamaz. Bu durumun ise, daha düşük mali haklar getiren kadrolara atanan personeli, özlük hakları bakımından mağdur edeceği ve kazanılmış haklarından mahrum bırakacağı ortadadır. Halbuki, söz konusu personelin kadrolarını şahsa bağlı hale getirmek gibi bir takım çözümlerle, böylesi mağduriyetleri önlemek mümkündür. 4848 sayılı Kanunun Geçici Madde 2’sinin 2 nci fıkrası, bu bakımlardan da Anayasa’nın 2 nci maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesine aykırıdır.

Ayrıca, “Ataşe, Tanıtma Ataşesi, Kültür Müşaviri, Tanıtma Müşaviri, Tanıtma Ataşe Yardımcısı, Tanıtma Müşaviri Yardımcısı” kadrolarında bulunan personelin Geçici Madde 2’nin, 2 nci fıkrasının 2 nci cümlesinde düzenlenen uygulamanın dışında tutulması da, Geçici Madde 2’nin 2 nci fıkrasını Anayasa’nın 10 uncu maddesinde ifadesini bulan kanun önünde eşitlik ilkesine aykırı hale getirmektedir. Bu nedenle söz konusu Geçici Madde 2’nin 2 nci fıkrasının ve işlerliği bu fıkrayla yakından ilgili 1 ve 3 üncü fıkralarının iptali gerekmektedir.

C. “Geçici Madde 4”ün Anayasa’ya Aykırılığı

4848 sayılı Kanunun “Geçici Madde 4”ünde, “Kültür Bakanlığı İl Müdürlükleri ile Turizm Bakanlığı İl Müdürlükleri, Kültür ve Turizm Bakanlığı İl Müdürlüğü adıyla tek birim olarak, yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar faaliyete devam ederler. Bu bakanlıklara ait diğer taşra teşkilatı hakkında gerekli düzenlemeler Bakanlar Kurulunca yapılır.” hükmü yer almaktadır.

Geçici Madde 4’ün, söz konusu Bakanlıklara ait diğer taşra teşkilatı hakkındaki gerekli düzenlemeleri yapma yetkisini Bakanlar Kuruluna bırakması, Anayasa’nın 128 inci maddesine açıkça aykırıdır; çünkü yapılacak düzenlemeler kaçınılmaz bir biçimde Anayasa’nın 128 inci maddesinin 2 nci fıkrasında belirtilen hususları içerecektir. Bu hususların da, Anayasa’nın 128 inci maddesinin 2 nci fıkrasında öngörüldüğü gibi, kanunla düzenlenmesi gerekmektedir.

Anayasa’nın 128 inci maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan açık hükme rağmen, 4848 sayılı Kanunun Geçici Madde 4’ü ile Bakanlar Kuruluna verilen yetki, Anayasa’dan kökenlenmediği için Anayasa’nın 6 ncı maddesiyle çelişmekte; aynı zamanda Anayasa’nın 7 ve 8 inci maddelerine aykırı bir yetki devri niteliğini taşımakta; dolayısı ile Anayasa’nın 11 inci maddesinde yer alan “Anayasa’nın üstünlüğü ve bağlayıcılığı” ve Anayasa’nın 2 nci maddesinde yer alan hukuk devleti ilkelerine aykırı düşmektedir.

Bu nedenlerle, 4848 sayılı Kanunun, Anayasa’nın 2, 6, 7, 8, 11 ve 128 inci maddelerine aykırı olan Geçici Madde 4’ünün iptali istenmektedir.

4848 sayılı Kanun yukarıda belirtilen gerekçelerle şekil ve esas bakımından bütünüyle Anayasa’ya aykırıdır.

Anayasa’ya aykırı 4848 sayılı Kanunun uygulanmasından doğacak, sonradan giderilmesi güç veya olanaksız durum ve zararların önlenebilmesi için, söz konusu Kanunun tüm hükümlerinin, iptal davası sonuçlanıncaya kadar yürürlüğünün durdurulması gerekmektedir.”

II- YASA METİNLERİ

A- İptali İstenilen Yasa Kuralları

16.4.2003 günlü, 4848 sayılı “Kültür ve Turizm Bakanlığı Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun”un iptali istenilen 1., 2., 3., 4., 5., 6., 7., 8., 9., 10., 11., 12., 13., 14., 15., 16., 17., 18., 19., 20., 21., 22., 23., 24., 25., 26., 27., 28., 29., 30., 31., 32., 33., 34., 35., 36., 37., 38., 39. ve 40. maddeleri ile Geçici 1., 2., 3., 4., 5. ve 6. maddeleri şöyledir:

1- “MADDE 1.- Bu Kanunun amacı; kültürel değerleri yaşatmak, geliştirmek, yaymak, tanıtmak, değerlendirmek ve benimsetmek, tarihî ve kültürel varlıkların tahribini ve yok edilmesini önlemek, yurdun turizme elverişli bütün imkânlarını ülke ekonomisine olumlu katkı sağlayacak şekilde değerlendirmek, turizmin geliştirilmesi, pazarlanması, teşvik ve desteklenmesi için gerekli önlemleri almak, kültür ve turizm konularıyla ilgili kamu kurum ve kuruluşlarını yönlendirmek ve bu kuruluşlarla işbirliğinde bulunmak, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör ile iletişimi geliştirmek ve işbirliği yapmak üzere Kültür ve Turizm Bakanlığının kurulmasına, teşkilât ve görevlerine ilişkin esasları düzenlemektir.”

2- “MADDE 2.- Kültür ve Turizm Bakanlığının görevleri şunlardır:

a) Millî, manevî, tarihî, kültürel ve turistik değerleri araştırmak, geliştirmek, korumak, yaşatmak, değerlendirmek, yaymak, tanıtmak, benimsetmek ve bu suretle millî bütünlüğün güçlenmesine ve ekonomik gelişmeye katkıda bulunmak,

b) Kültür ve turizm konuları ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarını yönlendirmek, bu kuruluşlarla işbirliğinde bulunmak, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör ile iletişimi geliştirmek ve işbirliği yapmak,

c) Tarihî ve kültürel varlıkları korumak,

d) Turizmi, millî ekonominin verimli bir sektörü haline getirmek için yurdun turizme elverişli bütün imkânlarını değerlendirmek, geliştirmek ve pazarlamak,

e) Kültür ve turizm alanlarında her türlü yatırım, iletişim ve gelişim potansiyelini yönlendirmek,

f) Kültür ve turizm yatırımları ile ilgili taşınmazları temin etmek, gerektiğinde kamulaştırmak, bunların etüt, proje ve inşaatını yapmak, yaptırmak,

g) Türkiye’nin turistik varlıklarını her alanda tanıtıcı faaliyetler ile her türlü imkan ve araçlardan faydalanarak kültür ve turizmle ilgili tanıtma hizmetlerini yürütmek,

h) Kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak.”

3- “MADDE 3.- Kültür ve Turizm Bakanlığı; merkez, taşra ve yurt dışı teşkilâtı ile bağlı kuruluşlardan meydana gelir.”

4- “MADDE 4.- Bakanlık merkez teşkilâtı; ana hizmet birimleriyle danışma ve denetim birimleri ve yardımcı hizmet birimlerinden meydana gelir.

Bakanlık merkez teşkilâtı ekli (I) sayılı cetvelde gösterilmiştir.”

5- “MADDE 5.- Bakan; Bakanlık teşkilâtının en üst amiridir ve Bakanlık hizmetlerini mevzuata, Hükümetin genel siyasetine, millî güvenlik siyasetine, kalkınma plânlarına ve yıllık programlara uygun olarak yürütmekle ve Bakanlığın faaliyet alanına giren konularda diğer bakanlıklarla işbirliği ve koordinasyonu sağlamakla görevli ve Başbakana karşı sorumludur.

Bakan, emri altındakilerin faaliyet ve işlemlerinden ayrıca sorumlu olup, Bakanlık merkez, taşra ve yurt dışı teşkilâtları ile bağlı kuruluşların faaliyetlerini, işlemlerini ve hesaplarını denetlemekle görevli ve yetkilidir.”

6- “MADDE 6.- Müsteşar, Bakanın emrinde ve onun yardımcısı olup, Bakanlık hizmetlerini, Bakan adına ve Bakanın direktif ve emirleri yönünde, Bakanlığın amaç ve politikalarına, kalkınma planlarına, yıllık programlara ve mevzuat hükümlerine uygun olarak düzenler ve yürütür. Bu amaçla, Bakanlık Teftiş Kurulu hariç, Bakanlık kuruluşlarına gereken emirleri verir ve bunların uygulanmasını takip ve temin eder.

Müsteşar, yukarıda belirtilen hizmetlerin yürütülmesinden Bakana karşı sorumludur.

Bakanlıkta, Müsteşara yardımcı olmak üzere en çok dört Müsteşar Yardımcısı görevlendirilebilir.”

7- “MADDE 7.- Kültür ve Turizm Bakanlığı merkez teşkilâtındaki ana hizmet birimleri şunlardır:

a) Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü,

b) Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü,

c) Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü,

d) Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğü,

e) Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü,

f) Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü,

g) Tanıtma Genel Müdürlüğü,

h) Millî Kütüphane Başkanlığı,

ı) Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Koordinasyon Dairesi Başkanlığı.”

8- “MADDE 8.- Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğünün görevleri şunlardır:

a) Klasik, çağdaş ve geleneksel-sanat akımlarını takip ederek, yurt içindeki sanat faaliyetlerinin millî kültür ve çağdaş anlayışa uygun olarak yürütülmesi ve yayılmasını, milletin bu yönden bilgi sahibi olmasını sağlamak,

b) Ulusal resim ve heykel sanatları ile geleneksel Türk süsleme ve el sanatları koleksiyonlarını geliştirmek,

c) Güzel sanatlara ilişkin çalışmaların sosyal ve kültürel gelişme bakımından verimli olması için tedbirler almak,

d) Güzel sanatlar galerileri ile orkestralar, korolar, çalgı, ses ve halk oyunları toplulukları, resim ve heykel müzeleri kurulmasını teklif etmek ve bunlara ilişkin hizmetleri yürütmek,

e) Diğer ülke sanatlarının yurt içinde tanıtılması amacıyla tedbirler almak,

f) Bakanlık makamınca verilecek benzeri görevleri yapmak.”

9- “MADDE 9.- Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün görevleri şunlardır:

a) Yurdumuzdaki korunması gerekli taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının arkeolojik araştırma ve kazılarla açığa çıkarılmasını, korunmasını, değerlendirilmesini ve tanıtılmasını sağlamak, tahribini ve kaçırılmasını önleyici tedbirleri almak,

b) Gerekli görülen yerlerde müzeler, rölöve ve anıtlar müdürlükleri, restorasyon ve konservasyon laboratuvarları kurulmasını teklif etmek ve bunların idare ve ihtisas işlerini düzenlemek ve yürütmek, özel müzelerin kurulmasına rehberlik etmek, desteklemek ve belirli esaslar çerçevesinde bunları kontrol altında bulundurmak,

c) Millî sınırlarımız dışında kalan, korunması gerekli, ata yadigarı taşınmaz kültür varlıklarını tespit etmek, karşılıklı kültürel anlaşmalar ve kültürel mübadele programları çerçevesinde bunların bakım ve onarımlarını sağlayıcı tedbirleri almak,

d) Müzelerin geliştirilmesi, korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının bakımı ve restorasyonu konularında gerekli tedbirleri almak ve uygulamak,

e) 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ile Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu ve koruma kurullarına verilen görevlerin yerine getirilmesini sağlamak amacıyla araştırma, inceleme, tespit, değerlendirme ve plânlamaya yönelik hizmetleri yapmak veya yaptırmak,

f) Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu ve koruma kurulları kararlarının alınmasına ve uygulanmasına dair işlemlerin yürütülmesini ve koordinasyonunu sağlamak,

g) Gerekli görülen yerlerde kültür ve tabiat varlıkları koruma kurulları ile büro müdürlükleri kurulmasını Bakanlık makamına teklif etmek ve bunların idare ve ihtisas işlerini düzenlemek ve yürütmek,

h) Her türlü imkân ve araçtan faydalanarak, koruma kültürünün geliştirilmesini sağlamak,

ı) Bakanlık makamınca verilecek benzeri görevleri yapmak.”

10- “MADDE 10.- Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğünün görevleri şunlardır:

a) Vatandaşların kütüphanelerden yararlanması için gerekli tedbirleri almak ve uygulamak, yeni kütüphaneler kurulmasını teklif etmek ve bunların idare ve ihtisas işlerini düzenlemek ve yürütmek,

b) Kütüphane ve kütüphanecilik hizmetleriyle ilgili kural ve ilkelerle standartları belirlemek ve bunlara uygun hizmet üretimi için gerekli tedbirleri almak,

c) Yurt içinde ve yurt dışında basılmış, okuyucuya faydalı yayınları, Türk kültürü ile ilgili yazma eser ve belgeleri ve diğer kütüphane malzemelerini temin etmek, kütüphanelerin koleksiyonlarını zenginleştirmek,

d) Kıymetli yazma eserleri, ilgili kütüphanelerde toplayarak araştırmacı ve okuyucunun hizmetine sunmak, bunların gelecek nesillere aktarılmasını sağlamak amacı ile bakım ve onarımını yapmak,

e) Halkımızın geçmişteki her çeşit eserlerimizi kolaylıkla bulmasını ve onlardan faydalanmasını sağlamak,

f) Diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca idare olunan kütüphanelerle birlikte, gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan umuma açık kütüphanelerin idari, ilmi ve teknik faaliyetlerinin düzenlenmesi, gerçekleştirilmesi ve geliştirilmesine yardımcı olmak ve rehberlik etmek,

g) Bakanlığın görevleri ile ilgili konularda bilgilerin değerlendirilmesi ve ilgili kuruluş ve birimlere ulaştırılması amacıyla dokümantasyon merkezi kurmak,

h) Kültür ve turizm alanlarında mesleki eğitim için kaynak oluşturmak üzere ihtisas kütüphanesi ve dokümantasyon merkezi kurmak, yayın, araç ve gereç sağlamak ve üretmek,

ı) Millî kültürümüzün yazılı belgelerini, fikir, sanat ve edebi eserler ile turizm ve tanıtım amaçlı yayınlar hazırlatarak yayımlamak ve yayımlatmak,

j) Eski eserler ve müzelerle ilgili bilimsel faaliyetleri yansıtan yayınlar yapmak,

k) Kültürümüzün gelişmesine iştiraki sağlamak için yeni kültür eserleri vermeyi teşvik edici ve destekleyici tedbirleri almak,

l) Yayın danışma kurulları teşkil etmek,

m) Bakanlık makamınca verilecek benzeri görevleri yapmak.”

11- “MADDE 11.- Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğünün görevleri şunlardır:

a) 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile verilen görevleri yürütmek,

b) Birliklerin idari ve mali yönlerden denetimini sağlamak,

c) Eser sahipleri ve birliklerle Bakanlık arasındaki ilişkileri düzenlemek,

d) Fikir ve sanat eserlerinin işaretlenmesi ile ilgili çalışmaları yürütmek, kontrol etmek ve denetlemek,

e) 3257 sayılı Sinema, Video ve Müzik Eserleri Kanunu ile verilen görevleri yapmak,

f) Millî varlıklarımızı yurt içinde ve yurt dışında tanıtmak amacıyla film gösterileri ve festivaller düzenlemek veya desteklemek, belgesel filmler sağlamak, yaptırmak ve film satın almak,

g) Film, video ve benzeri konularda arşiv kurmak, geliştirmek ve faydalanılmasını sağlamak,

h) Telif hakları konusunda milletlerarası kuruluşlarla işbirliği yapmak ve gerekli çalışmaları yürütmek,

ı) Bakanlık makamınca verilecek benzeri görevleri yapmak.”

12- “MADDE 12.- Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğünün görevleri şunlardır:

a) Ülkenin turizme tahsis edilebilecek kaynaklarını araştırmak, önceliklerini belirlemek, turizm sektöründe kullanılabilecek doğal kaynakların korunması ve değerlendirilmesiyle ilgili çalışmaları yürütmek, bu konuyla ilgili olarak diğer kamu kurum ve kuruluşları ile özel kuruluşlarla işbirliği yapmak,

b) Turizm talep ve türlerinde meydana gelen değişme ve gelişmelerle uyumlu turizm politikalarının oluşturulmasına ve yatırımların yönlendirilmesine elverişli, her türlü araştırmaları yapmak ve yaptırmak, istatistik verilerini toplamak, değerlendirmek ve sektörün yararına sunmak,

c) 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu ile turizm bölge, alan ve merkezlerinin tespiti, ilânı ve bu yerlerin plânları konusunda Bakanlığa verilen görev ve yetkileri yürütmek,

d) Tarihî, kültürel ve turistik potansiyellerin geliştirilerek sektörel kalkınma içinde kullanılması amacıyla, sınırları Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenmek üzere, kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri oluşturmak, bu sınırlar dahilinde plânlı gelişimi sağlamak için her ölçekte plân yapmak, yaptırmak, kültür ve turizm gelişim bölgelerine yatırımları yönlendirmek ve yatırım yapmak,

e) Sektörün istifadesine sunulacak taşınmazların gerektiğinde kamulaştırma da dahil olmak üzere, temini ile yatırımcılara tahsisi işlemlerini yürütmek,

f) Kültür ve turizm alanında yerli ve yabancı yatırımcıları yönlendirmek,

g) Kültür ve turizm sektöründe yatırım yapan kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektörün alt yapı ve üst yapı yatırımlarını, sektörün tespit edilen öncelik ve ihtiyaçlarına göre yönlendirmek, yıllık yatırım programlarını hazırlamak, gerekli görülenlerin uygulamalarını yapmak veya yaptırmak,

h) Genel Müdürlüğün görevleri ile ilgili konularda bilgilerin değerlendirilmesi ve ilgili kuruluşlar ve birimlere ulaştırılması amacıyla dokümantasyon merkezi kurmak,

ı) Sektörün öncelik ve ihtiyaçlarına göre, her türlü teşvik aracından yararlanmak suretiyle turistik yatırım ve işletmelerin daha verimli çalışmalarının temini ile mevcutların kalitesinin yükseltilmesini sağlamak,

j) Turizm yatırım ve işletmelerinin belgelendirme işlemlerini yürütmek,

k) Dünya turizm piyasasının gerekleri de dikkate alınarak Bakanlıkça belirlenecek politika ve esaslara uygun olarak turizm işletmelerinin uygulayacakları fiyatların tanzim ve tasdik işlemlerini yürütmek,l) Turizm işletmelerinin, turizm meslek kuruluşlarının faaliyetlerini denetlemek, denetim sonuçlarına göre, bu işletme, kuruluş ve kişilerin ödüllendirme veya cezalandırma işlemlerini yürütmek,

m) Bu maddede belirtilen hizmetlerin yürütülmesi için ilgili kamu kuruluşları, mahalli idareler, turizm meslek kuruluşları, üniversiteler, iktisadi devlet teşekkülleri ile kamu iktisadi kuruluşları ve bunların müesseseleri ve iştirakleri ile gerekli işbirliğini sağlamak,

n) Bakanlıktan belgesiz mahal ve tesislerde turistlerin karşılaştıkları sorunlarla ilgili olarak araştırma ve inceleme yapmak ve yaptırmak, bu amaçla ilgili kuruluşlardan yardım talep etmek,

o) Bakanlığın hizmetlerine bağlı olarak ihtiyaç duyduğu üst yapılar ile Bakanlık birimlerinin yatırım programında bulunan yapı, tesis, restorasyon, restitüsyon, büyük onarımlar ve bunlarla ilgili proje, keşif, ihale ve kontrollük işlerini yapmak ve yaptırmak,

p) 2876 sayılı Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Kanununun 104 üncü maddesinde belirtilen esaslar çerçevesinde Bakanlığa tahsis edilmiş ve edilecek tesis ve alanların yönetim, işletme, kullanma, devir ve kiraya verilmesi işlemlerini yapmak,

r) Kültür merkezlerinde millî kültürün tanıtılması çerçevesinde toplantılar, sergiler, kurslar, gösteriler, yarışmalar, sesli ve görüntülü programlar düzenlemek, okuma alışkanlığını ve fikri faaliyetleri geliştirici çalışmalar yapmak, hologram ve yerel etnografya galerileri açmak ve bu amaçla özel ve tüzel kişiliği haiz kurum ve kuruluşlarla ulusal ve uluslararası düzeyde işbirliği yapmak,s) İl ve ilçelerdeki kültür merkezlerinin inşa, onarım, yönetim, işletme ve diğer mali işlerini yürütmek,

t) Genel Müdürlüğün görev alanına giren işlemleri kontrolörleri vasıtasıyla incelemek ve denetlemek,

u) Bakanlık makamınca verilecek benzeri görevleri yapmak.

Kontrolörlerin mesleğe giriş ve yeterlik sınavları ile çalışma usul ve esasları yönetmelikle düzenlenir.”

13- “MADDE 13.- Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğünün görevleri şunlardır:

a) Güzel sanatlar alanında bilimsel araştırma, inceleme, yayınlar yapmak, arşiv kurmak, geliştirmek ve faydalanılmasını sağlamak,

b) Halk kültürlerinin, halk edebiyatı ve tiyatrosu, gelenek, görenek ve inançları, halk müziği ve oyunları, sanatları, mutfağı, giyim, kuşam, süsleme ve benzeri bütün dallarında araştırma, derleme, inceleme ve diğer bilimsel çalışmaları yapmak, yaptırmak, yayımlamak, tanıtmak,

c) Halk kültürleri arşivini kurmak,

d) Türkiye’de ve Türkiye dışında yaşayan Türklerin kültür varlıklarını, kültür anlaşmaları ve kültürel mübadele programları çerçevesinde araştırmak, incelemek, derlemek ve diğer bilimsel çalışmaları yapmak, yaptırmak, bunları yayımlatmak, tanıtmak, açık hava müzelerine ve halk kültürleri arşivine kazandırmak,

e) Yabancı ülkelerde halen konuşulmakta olan Türkçe lehçe ve şiveleri ile bunlara yardımcı dilleri öğretmek ve bu konuda araştırmalar yapmak üzere mevzuat çerçevesinde enstitü kurulmasını sağlamak,

f) Kültür ve turizm sektörlerinin eğitilmiş eleman ihtiyacının tespiti ve bu ihtiyacın karşılanması için gerekli tedbirlerin alınması, eğitim programlarının hazırlanması ve uygulanmasını sağlamak, bu amaçla eğitim merkezleri kurmak, kurslar açmak, ilgili meslek ve kamu kuruluşlarıyla gerekli işbirliğini yapmak, turist rehberliği kursları açmak, rehberlerin yetiştirilmesini sağlamak,

g) Kültür ve turizm eğitimi programlarının geliştirilmesi ve eğitim düzeyinin yükseltilmesi amacıyla dış kaynaklardan teknik yardım sağlamak,

h) Toplumda kültür ve turizm bilincinin geliştirilmesi için gerekli çalışmaları yapmak, bu amaçla ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği sağlamak,

ı) Kültür ve turizmle ilgili kamu kuruluşları personelinin kültür ve turizm konularında eğitilmesini plânlamak ve gerçekleştirmek,

j) Bakanlık personelinin ve meslek elemanlarının yurt içinde ve yurt dışında yetiştirilmesini plânlamak ve gerçekleştirmek, turist rehberlerinin faaliyetlerini denetlemek,

k) Bakanlık personeli ile ilgili hizmet öncesi ve hizmet içi eğitim programlarını düzenlemek ve uygulamak,

l) Bakanlık makamınca verilecek benzeri görevleri yapmak.”

14- “MADDE 14.- Tanıtma Genel Müdürlüğünün görevleri şunlardır:

a) Her türlü imkândan yararlanarak, ülkemizin millî, manevî, tarihî, kültürel, sanatsal ve turistik değerlerinin yurt içi ve yurt dışında tanıtımını yapmak, yaptırmak, bu amaçla yurt içinde ve yurt dışında seminer, sempozyum, kolokyum, kongre, fuar, sergi, festival, yarışma, gösteriler ve benzeri faaliyetleri düzenlemek veya düzenlenmiş olanlara katılmak, bu yönde faaliyet gösteren yerli veya yabancı, kamu veya özel kurum, kuruluş, topluluk ve kişileri desteklemek, yönlendirmek ve bunlar arasında gerekli işbirliğini sağlamak, bu tür faaliyetlerin ülkemizde yapılmasını özendirmek, ödül vermek,

b) Dünya seyahat ticaretinin ülkemize yönelmesini sağlamak üzere, yurt içi ve yurt dışındaki yerli ve yabancı seyahat ticaret kuruluşları ile ortak projeler geliştirmek, bunların faaliyetlerine yardımcı olmak,

c) Yukarıda belirtilen faaliyetlerin kolaylaştırılması ve geliştirilmesi amacıyla bu faaliyetleri yürüten, yönlendiren kitle iletişim veya ulaştırma kurumları ile yakın ilişki içinde bulunmak ve yabancı kamuoyunu etkileyebilecek konumda bulunan kişi, kurum, kuruluş, topluluk veya bunların temsilcilerini davet etmek ve ağırlamak,

d) Yurt içi ve yurt dışı tanıtma için gerekli yayın, doküman ve malzemeyi hazırlamak, hazırlatmak, satın almak ve dağıtmak,

e) Ülkemize yönelik turizm talebinin değerlendirilmesi ve buna uygun politikaların oluşturulması amacıyla yurt içinde ve yurt dışında her türlü etüt ve araştırmaları yapmak veya yaptırmak, istatistik verilerini derlemek,

f) Ülkemize yönelik turizm talebini artırmak amacıyla yurt dışında basın, yayın gibi tanıtım faaliyetlerine ilişkin mal ve hizmetleri satın almak,

g) Bakanlık makamınca verilecek benzeri görevleri yapmak.”

15- “MADDE 15.- Millî Kütüphane Başkanlığı, Türkiye’nin millî kültür ve bilgi birikimi ile bilgi akımını sağlar ve 5632 sayılı Millî Kütüphane Kuruluşu Hakkında Kanun ile diğer kanunlarla verilen görevleri yapar.

Ayrıca, Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu tarafından yayımlanan eserlerden, memleketin tarihî ve kültürü bakımından önemli olanların çoğaltılmasını ve bir nüshasının Millî Kütüphanede saklanmasını sağlar.”

16- “MADDE 16.- Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Koordinasyon Dairesi Başkanlığının görevleri şunlardır:

a) Ülkemizin dış politikası doğrultusunda, çeşitli ülkeler ve milletlerarası kuruluşlarla kültür ve turizm ilişkilerini düzenlemek ve geliştirmek,

b) Kültür ve turizm alanında çeşitli ülkelerin hükümetleriyle akdedilecek işbirliği anlaşmaları ile mübadele programlarının hazırlanması ve uygulanmasına ilişkin işlemleri yürütmek,

c) Milletlerarası kültür ve turizm kuruluşları ile ilişkileri düzenlemek ve bunların yürütülmesinde gerekli koordinasyonu sağlamak,

d) Bakanlığın görev ve faaliyet alanına giren konularda, Avrupa Birliği ile ilgili hususlarda koordinasyonu sağlamak, bu alanda Hükümetin genel politikasını uygulamaya yönelik tedbirleri almak, uyum ve uygulama çalışmaları ile ilgili işleri yürütmek,

e) Avrupa Birliğinin kültür ve turizm konularındaki mevzuat ve politikalarını takip etmek ve bunlara ilişkin işlemleri yapmak,

f) Bakanlık makamınca verilecek benzeri görevleri yapmak.”

17- “MADDE 17.- Kültür ve Turizm Bakanlığı merkez teşkilatındaki danışma ve denetim birimleri şunlardır:

a) Teftiş Kurulu Başkanlığı,

b) Araştırma, Plânlama ve Koordinasyon Kurulu Başkanlığı,

c) Hukuk Müşavirliği,

d) Bakanlık Müşavirleri,

e) Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği.”

18- “MADDE 18.- Teftiş Kurulu Başkanlığı, Bakanın emri ve onayı üzerine Bakan adına aşağıdaki görevleri yapar:

a) Bakanlık merkez, taşra ve yurt dışı teşkilâtları ile bağlı kuruluşların her türlü faaliyet ve işlemleriyle ilgili olarak denetim, inceleme ve soruşturma işlerini yürütmek,

b) Denetim, inceleme ve soruşturma sonucunda tespit ettikleri hususlarda Bakanlığın amaçlarını daha iyi gerçekleştirmek, mevzuata, plân ve programa uygun çalışmasını temin etmek amacıyla gerekli teklifleri hazırlamak ve Bakana sunmak,

c) Kanunlarla ve Bakan tarafından verilen diğer görevleri yapmak.

Teftiş Kurulunun çalışma usul ve esasları, müfettiş ve müfettiş yardımcılarının seçilmesi ve yetiştirilmesi ile diğer hususlar tüzükle düzenlenir.”

19- “MADDE 19.- Araştırma, Plânlama ve Koordinasyon Kurulu Başkanlığının görevleri şunlardır:

a) Bakanlığa; Hükümet programı, kalkınma plân ve programları, Bakanlar Kurulu kararları ve millî güvenlik siyaseti çerçevesinde verilen emir ve görevlerin yerine getirilmesi için çalışma esaslarını tespit etmek, bu esaslara uygun olarak Bakanlığın ana hizmet politika ve plânlarının hazırlanmasına yardımcı olmak,

b) Uzun vadeli plânlarla, kalkınma plânlarında ve yıllık programlarda öncelikle yer alması gerekli görülen hizmet ve tedbirlerin ve bunlarla ilgili temel politikaların ilmi araştırma esaslarına göre tespitini sağlamak, Bakanın onayını aldıktan sonra Devlet Plânlama Teşkilâtı Müsteşarlığına göndermek,

c) Hizmet ve faaliyetlerin ekonomik ve etkin bir şekilde yerine getirilmesi için insan, para ve malzeme gibi mevcut kaynakların en uygun ve verimli bir şekilde kullanılmasını sağlamak üzere Bakanlık bütçesini plân ve program esaslarına göre hazırlamak ve uygulanmasını takip etmek,

d) Bakanlık yıllık çalışma programlarını hazırlamak, Bakanlık hizmetleriyle ilgili gerekli istatistikleri toplamak ve değerlendirmek,

e) Kalkınma plân ve programları ile Bakanlık yıllık çalışma programlarının uygulanması sırasında, Bakanlık teşkilâtında ortaya çıkan sorunları ve aksaklıkları, Bakanlık düzeyinde veya bakanlıklar arası seviyede giderici tedbirleri tespit ederek Bakanlık makamına sunmak, organizasyon ve metot hizmetlerini yürütmek,

f) Plânlama ve koordinasyon konularında verilen diğer görevleri yerine getirmek, yıllık çalışma programlarının yürütülmesini takip etmek,

g) Bakanlığın görev alanına giren konularda her türlü istatistik verilerini derlemek ve yayımlamak,

h) Bakanlığın tarihçesini hazırlamak,

ı) Bakanlık teşkilâtının bilgi işlem ve otomasyon ihtiyacını karşılamak, otomasyon sistemlerinin işletimini sağlamak,

j) Bakanlık makamınca verilen konularda araştırma ve inceleme yapmak ve diğer hizmetleri yürütmek.”

20- “MADDE 20.- Hukuk Müşavirliğinin görevleri şunlardır:

a) Bakanlığın diğer birimlerinden sorulan hukuki konular ile hukuki, mali ve cezai sonuçlar doğuracak işlemler hakkında görüş bildirmek,

b) Bakanlığın menfaatlerini koruyucu, anlaşmazlıkları önleyici hukuki tedbirleri zamanında almak, anlaşma ve sözleşmelerin bu esaslara uygun olarak yapılmasına yardımcı olmak,

c) 8.1.1943 tarihli ve 4353 sayılı Kanun hükümlerine göre idari ve adli davalarda gerekli bilgileri hazırlamak ve Hazineyi ilgilendirmeyen idari davalarda Bakanlığı temsil etmek,

d) Bakanlığın amaçlarını daha iyi gerçekleştirmesini, mevzuata, plân ve programa uygun çalışmasını temin etmek amacıyla gerekli hukuki teklifleri hazırlamak ve Bakanlık makamına sunmak,

e) Bakanlık birimleri ve bağlı kuruluşları tarafından hazırlanan veya Başbakanlıktan ve diğer bakanlıklardan gönderilen kanun, tüzük ve yönetmelik tasarılarını hukuki açıdan inceleyerek Bakanlık görüşlerini tespit etmek,

f) Bakanlık makamınca verilecek benzeri görevleri yapmak.”

21- “MADDE 21.- Bakanlığın görev alanına giren ve özel önem ve öncelik taşıyan konularda Bakana yardımcı olmak üzere otuz bakanlık müşaviri görevlendirilebilir.

Bakanlık müşavirleri Bakanlık makamına bağlı olarak çalışır.

Bakanlıkta, basın ve halkla ilişkilerle ilgili faaliyetleri plânlamak ve bu faaliyetlerin belirlenecek usul ve esaslara göre yürütülmesini sağlamak üzere Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği teşkil edilebilir.”

22- “MADDE 22.- Kültür ve Turizm Bakanlığı merkez teşkilâtındaki yardımcı hizmet birimleri şunlardır:

a) Personel Dairesi Başkanlığı,

b) İdari ve Mali İşler Dairesi Başkanlığı,

c) Savunma Sekreterliği,

d) Özel Kalem Müdürlüğü.”

23- “MADDE 23.- Personel Dairesi Başkanlığının görevleri şunlardır:

a) Bakanlığın insan gücü plânlaması ve personel politikasıyla ilgili çalışmaları yapmak, personel sisteminin geliştirilmesiyle ilgili tekliflerde bulunmak,

b) Bakanlık personelinin atama, özlük, emeklilik ve benzeri işlemlerini yürütmek,

c) Bakanlık merkez, taşra ve yurt dışı teşkilâtları ile bağlı kuruluşlarının eğitim plânlarını hazırlamak, yayımlamak ve uygulanmasını takip etmek,

d) Bakanlık makamınca verilecek benzeri görevleri yapmak.”

24- “MADDE 24.- İdari ve Mali İşler Dairesi Başkanlığının görevleri şunlardır:

a) Bakanlık için gerekli araç, gereç ve malzemenin temini ile ilgili hizmetleri yürütmek,

b) İhtiyaç duyulan bina ve arazinin kiralanma ve satın alma işlemlerini yürütmek,

c) Bakanlığın mali işlerle ilgili hizmetlerini yürütmek,

d) Temizlik, aydınlatma, ısıtma, bakım, onarım ve taşıma hizmetlerini yapmak veya yaptırmak,

e) Sosyal tesislerin kurulması ve yönetimi ile ilgili hizmetleri düzenlemek ve yürütmek,

f) Bakanlık personelinin ve ailelerinin sağlık hizmetlerinden yararlanmalarını sağlamak,

g) Bakanlığa gelen yazı ve mesajlardan gerekenlerin Bakan veya Müsteşara sunulmasını sağlamak,

h) Bakan ve Müsteşarın direktif ve emirlerini ilgililere duyurmak ve işlemlerini takip etmek, Bakanlığın iç ve dış protokol hizmetlerini yürütmek,

ı) Süreli evrakın zamanında işleme konulmasını sağlamak,

j) Bakanlığı ilgilendiren toplantı, brifing ve görüşmeleri düzenlemek, bunlara ait önemli not ve tutanakları tutmak ve yaymak,

k) Genel evrak, arşiv ve haber merkezinin hizmet ve faaliyetlerini düzenlemek ve yürütmek,

l) Bakanlık makamınca verilecek benzeri görevleri yapmak.”

25- “MADDE 25.- Savunma Sekreterliği, özel kanununda ve diğer kanunlarda gösterilen görevleri yerine getirir.”

26- “MADDE 26.- Özel Kalem Müdürlüğünün görevleri şunlardır:

a) Bakanın resmi ve özel yazışmalarını yürütmek,

b) Bakanın her türlü protokol ve tören işlerini düzenlemek ve yürütmek,

c) Bakanın ziyaret, davet, karşılama, uğurlama, ağırlama ve bayramlarla ilgili hizmetlerini düzenlemek, yürütmek ve diğer kuruluşlarla koordine etmek,

d) Bakanlık makamınca verilecek benzeri görevleri yapmak.”

27- “MADDE 27.- Bakanlık, 27.9.1984 tarihli ve 3046 sayılı Kanun, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu ve 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine uygun olarak gerekli gördüğü illerde taşra teşkilâtı kurmaya yetkilidir.

Bakanlık, 189 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Yurtdışı Teşkilâtı Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre yurt dışı teşkilâtı kurmaya yetkilidir.

Kültür ve Turizm Bakanlığının bağlı kuruluşları şunlardır:

a) Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü,

b) Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü.”

28- “MADDE 28.- Bakanlık merkez, taşra ve yurt dışı teşkilâtları ile bağlı kuruluşlarının her kademedeki yöneticileri, yapmakla yükümlü bulundukları hizmet veya görevleri, Bakanlık emir ve direktifleri yönünde, mevzuata, plân ve programlara uygun olarak düzenlemek ve yürütmekten bir üst yönetici kademeye karşı sorumludur.

Bakan, Müsteşar ve her kademedeki Bakanlık ve kuruluş yöneticileri sınırlarını yazılı olarak ve açıkça belirlemek şartıyla yetkilerinden bir kısmını astlarına devredebilir. Yetki devri, devreden amirin sorumluluğunu kaldırmaz.”

29- “MADDE 29.- Bakanlık, ana hizmet ve görevleriyle ilgili konularda, diğer bakanlıklar, mahalli idareler ile kamu kurum ve kuruluşlarının uyacakları esasları mevzuata uygun olarak belirlemekle, kaynak israfını önleyecek ve koordinasyonu sağlayacak tedbirleri almakla görevli ve yetkilidir.

Bakanlık, diğer bakanlıkların hizmet alanına giren konulara ilişkin faaliyetlerinde, ilgili bakanlıklara danışmak ve gerekli işbirliği ve koordinasyonu sağlamaktan sorumludur.”

30- “MADDE 30.- Bakanlık, kendi görev alanına giren konularda üstün başarı göstermiş kişi, topluluk ve kuruluşlara ödül verebilir. Verilecek ödülün miktarı ile verilme esas ve usulleri Maliye Bakanlığının görüşü alınarak hazırlanacak bir yönetmelikle belirlenir.”

31- “MADDE 31.- Kadroların tespit, ihdas, kullanımı ve iptali ile kadrolara ilişkin diğer hususlar 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre düzenlenir.

23.4.1981 tarihli ve 2451 sayılı Kanuna ekli cetvellerde sayılanlar dışında kalan memurların atanmaları, taşra teşkilâtına ilişkin bulunanlar valilik emrine olmak ve bunlar hakkında 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu hükümleri uygulanmak ve ilk altı ay için Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğe, 3.10.2000 tarihli ve 24189 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılması Hakkında Yönetmelikle eklenen ek 1 inci madde hükümlerinin uygulanmaması kaydıyla, Bakan tarafından yapılır. Ancak, Bakan bu yetkisini gerekli gördüğü alt kademelere devredebilir.

Bakanlık bağlı kuruluşlarının kuruluş kanunlarındaki atamaya ilişkin hükümler saklıdır.

2003 yılı için 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 9 uncu maddesinin son fıkrası hükmü uygulanmaz.”

32- “MADDE 32.- Bakanlık, Kültür ve Turizm Uzmanı ile Kültür ve Turizm Uzman Yardımcısı istihdam eder. Kültür ve Turizm Uzman Yardımcılığına atanabilmek için 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinde sayılanlara ek olarak; Kültür ve Turizm Bakanlığının faaliyet alanına giren konularda en az dört yıllık eğitim veren fakülte veya yüksekokullardan veya bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilmiş yurt dışındaki yüksek öğretim kurumlarından mezun olmak, sınavın yapıldığı yılın Ocak ayının ilk gününde otuzbeş yaşını doldurmamış olmak, yabancı dil ve mesleki bilgiyi içeren yarışma sınavında başarılı olmak şartları aranır.

Kültür ve Turizm Uzman Yardımcılığına atananlar, en az üç yıl çalışmak ve olumlu sicil almak kaydıyla, açılacak yeterlik sınavına girme hakkını kazanırlar. Sınavda başarılı olanlar Kültür ve Turizm Uzmanı kadrolarına atanırlar. Üst üste iki defa yeterlik sınavında başarı gösteremeyenler durumlarına uygun başka kadrolara nakledilirler. Kültür ve Turizm Uzman Yardımcılığı yarışma ve yeterlik sınavlarının şekil ve uygulama esasları ile Kültür ve Turizm Uzman ve Uzman Yardımcılarının çalışma usul ve esasları yönetmelikle düzenlenir.

Bakanlıkta, Kültür ve Turizm Uzmanı ile Kültür ve Turizm Uzman Yardımcısı kadrolarında fiilen çalışan personele ayrıca, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil), aşağıda belirtilen oranlarını geçmemek koşuluyla, Kültür ve Turizm Bakanının belirleyeceği usul, esas ve miktarlar üzerinden her ay ek ödemede bulunulur. Bu ödemeden damga vergisi dışında herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz.

UnvanıDerecesiEk Ödeme Oranı

Kültür ve Turizm Uzmanı1%90

Kültür ve Turizm Uzmanı2%85

Kültür ve Turizm Uzmanı3%80

Kültür ve Turizm Uzmanı4 %75

Kültür ve Turizm Uzmanı5 %70

Kültür ve Turizm Uzmanı6 %65

Kültür ve Turizm Uzmanı7%60

Kültür ve Turizm Uzman Yrd.-%50

Ek ödemelerde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır.”33- “MADDE 33.- 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun;

a) 36 ncı maddesinin “Ortak Hükümler” bölümünün (A/11) numaralı bendine “Özürlüler Uzman Yardımcıları” ibaresinden sonra gelmek üzere “Kültür ve Turizm Uzman Yardımcıları”, ve “Özürlüler Uzmanlığına” ibaresinden sonra gelmek üzere “Kültür ve Turizm Uzmanlığına,”,

b) 152 nci maddesinin “II-Tazminatlar” bölümünün “A- Özel Hizmet Tazminatı” bendinin, (i) alt bendine “Özürlüler Uzmanları” ibaresinden sonra gelmek üzere “Kültür ve Turizm Uzmanları,”,

c) (I) sayılı Ek Gösterge Cetvelinin “I- Genel İdare Hizmetleri Sınıfı” bölümünün (h) bendine “Özürlüler Uzmanı” ibaresinden sonra gelmek üzere “Kültür ve Turizm Uzmanları,”

İbareleri eklenmiş,

d) (II) sayılı Ek Gösterge Cetvelinin “1. Başbakanlık ve Bakanlıklarda” bölümünde yer alan “Millî Kütüphane Başkanı” ibaresinin çıkarılarak, (I) sayılı Ek gösterge cetvelinin “I- Genel İdare Hizmetleri Sınıfı (f) bölümüne” “Adli Tıp Kurumu Başkanı”ndan sonra gelmek üzere “Millî Kütüphane Başkanı” ibaresi eklenmiş, (II) sayılı Cetvelin “4. Başbakanlık ve Bakanlıklarda” bölümünde yer alan Millî Kütüphane Başkan Yardımcısı ibaresi çıkarılmış, yine (II) sayılı Cetvelin “1. Başbakanlık ve Bakanlıklarda” bölümüne “Daire Başkanı (Ana ve Yardımcı Hizmet Birimi)” ibaresinden sonra gelmek üzere “Millî Kütüphane Başkan Yardımcısı” eklenmiş ve (IV) sayılı Makam Tazminatı Cetvelinin 7 nci sırasındaki “Birinci dereceli kadroya atanmış olmak şartıyla; Başbakanlık, Bakanlık, Müsteşarlık, Kurum Başkanlığı ve Müstakil Genel Müdürlüklerin merkez teşkilâtı Daire Başkanı kadrolarına atananlar (Bütçe Dairesi Başkanı hariç)” ibaresinden sonra gelmek üzere “Millî Kütüphane Başkan Yardımcısı” ibaresi eklenmiştir.”

34- “MADDE 34.- 19.6.1979 tarihli ve 2252 sayılı Kültür Bakanlığı Döner Sermaye Kanununun 3 üncü maddesinin sonuna aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

Döner Sermaye ayrıca, her türlü baskı, dağıtım ve reklâm işleri ile afişler, turistik ve tanıtıcı yayınlar yapmak ve bunlarla ilgili tesisler kurmak, film, fotoğraf, plak ve hatıra eşyası hazırlamak, satış yerleri ve sergiler açmak, radyo ve televizyon programları, folklor gösterileri, festivaller düzenlemek ve turizm konularında yerli ve yabancı kuruluşlarla ortaklık kurmak, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamındaki her türlü eserin tüm mali haklarını yurt içinde ve yurt dışında satın almak, bu hakları kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurum ve kuruluşu niteliğindeki meslek örgütlerine, mahalli idarelere, Bakanlığın amaç ve görevlerini gerçekleştirmek için bedelsiz kullandırmak veya üçüncü kişilere satmak amacıyla da kullanılır.”

35- “MADDE 35.- 2252 sayılı Kültür Bakanlığı Döner Sermaye Kanununun 4 üncü maddesinin sonuna aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

Döner sermayeden elde edilecek gelirlerden, Kültür ve Turizm Bakanlığı Döner Sermaye İşletme Merkez Müdürüne fiilen görev yaptığı sürece her ay bir ayda alacağı aylık (ek gösterge dahil), yan ödeme ve her türlü tazminat (makam, temsil ve görev tazminatı hariç) tutarının %100’ünü aşmamak üzere ek ödeme yapılabilir.”

36- “MADDE 36.- 2252 sayılı Kültür Bakanlığı Döner Sermaye Kanununun 6 ncı maddesinin sonuna aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

Bakanlık Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğü kamu tüzel kişiliğini haizdir. Döner Sermaye İşletmesi ayrıca turizm eğitim merkezleri ile bunların uygulama otellerini ve diğer tesisleri işletebilir.”

37- “MADDE 37.- 23.3.1950 tarihli ve 5632 sayılı Millî Kütüphane Kuruluşu Hakkında Kanunun 1 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve 4 üncü maddesinde yer alan “Millî Eğitim Bakanlığı” ve 7 nci maddesinde yer alan “Millî Eğitim Bakanı” ibareleri, sırasıyla “Kültür ve Turizm Bakanlığı” ve “Kültür ve Turizm Bakanı” olarak değiştirilmiştir.

Madde 1.- Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı olarak Ankara’da Millî Kütüphane kurulmuştur.”

38- “MADDE 38.- 13.12.1983 tarihli ve 187 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile bu Kanun Hükmünde Kararnamede değişiklik yapan 8.6.1984 tarihli ve 216 sayılı Kanun Hükmünde Kararname; 24.1.1989 tarihli ve 354 sayılı, 24.1.1989 tarihli ve 355 sayılı kanun hükmünde kararnameler ile bu kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapan 17.3.1989 tarihli ve 364 sayılı, 13.9.1989 tarihli ve 379 sayılı, 25.3.1990 tarihli ve 411 sayılı, 13.12.1991 tarihli ve 468 sayılı kanun hükmünde kararnameler yürürlükten kaldırılmıştır.”

39- “GEÇİCİ MADDE 1.- Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Kültür Bakanlığı ve Turizm Bakanlığı merkez, taşra ve yurt dışı teşkilâtlarına ait taşınır ve taşınmaz mallar, araç, gereç, malzeme, demirbaş, taşıtlar ve her türlü hak ve yükümlülükler ile bu bakanlıklarda çalışan personel hiç bir işleme gerek kalmaksızın Kültür ve Turizm Bakanlığına devredilmiş sayılır.Kültür ve Turizm Bakanlığının 2003 Mali Yılı harcamaları, 29.3.2003 tarihli ve 4833 sayılı 2003 Mali Yılı Bütçe Kanununun 18/a-8 maddesine istinaden Maliye Bakanlığınca yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar, Kültür Bakanlığı ile Turizm Bakanlığının 2003 yılı bütçelerinde yer alan ödeneklerden karşılanır.

24.1.1989 tarihli ve 355 sayılı Turizm Bakanlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile kurulan döner sermaye işletmesine ait her türlü menkul ve gayrimenkul, araç, gereç, malzeme, demirbaş ve taşıtlar ile burada çalışan personel, başkaca bir işleme gerek kalmaksızın, 2252 sayılı Kültür Bakanlığı Döner Sermaye Kanunu ile kurulan döner sermaye işletmesine devredilir ve Kültür Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi olarak faaliyetlerine devam eder.

Kültür Bakanlığı ve Turizm Bakanlığının birleştirilmesi sebebiyle teşkilât, personel, kadro, demirbaş devri ve benzeri hususlarda ortaya çıkabilecek sorunları gidermeye Kültür ve Turizm Bakanı yetkilidir.”

40- “GEÇİCİ MADDE 2.- Kültür Bakanlığı ile Turizm Bakanlığına ait kadrolar iptal edilerek 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin eki cetvellerden çıkarılmış ve ekli (I) sayılı listede belirtilen kadrolar ihdas edilerek 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) sayılı cetvele Kültür ve Turizm Bakanlığı bölümü olarak eklenmiştir.

Kültür Bakanlığı ve Turizm Bakanlığında; Müsteşar, Teftiş Kurulu Başkanı, Müsteşar Yardımcısı, Genel Müdür, Genel Müdür Yardımcısı, Millî Kütüphane Başkanı, 1 inci Hukuk Müşaviri, Araştırma, Plânlama ve Koordinasyon Kurulu Başkanı, Millî Kütüphane Başkan Yardımcısı, Daire Başkanı, İdari ve Mali İşler Daire Başkanı, Personel Dairesi Başkanı, Dış İlişkiler Dairesi Başkanı, Kültür Merkezleri Daire Başkanı, Yayımlar Daire Başkanı ve Eğitim Daire Başkanı, Ataşe, Tanıtma Ataşesi, Kültür Müşaviri, Tanıtma Müşaviri, Tanıtma Ataşe Yardımcısı, Tanıtma Müşaviri Yardımcısı, Özel Kalem Müdürü, Bakanlık Müşaviri, Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri, Savunma Sekreteri ile İl Kültür Müdürü, İl Kültür Müdür Yardımcısı, İl Turizm Müdürü ve İl Turizm Müdür Yardımcısı, Halk Kültürlerini Araştırma Dairesi Başkanı, Milli Folklor Araştırma Dairesi Başkanı, Güzel Sanatlar Galerisi Müdürü, Güzel Sanatlar Galerisi Müdür Yardımcısı, Danışma Müdürü unvanlı görevlerde bulunanların görevleri, bu Kanunun yayımı tarihinde sona erer. Ataşe, Tanıtma Ataşesi, Kültür Müşaviri, Tanıtma Müşaviri, Tanıtma Ataşe Yardımcısı, Tanıtma Müşaviri Yardımcısı kadrolarında bulunanlar üç ay içerisinde, diğerleri ise bir yıl içinde Bakanlıkta boş bulunan durumlarına uygun kadrolara atanırlar. Bunlar, yeni bir kadroya atanıncaya kadar her türlü mali haklarını eski kadrolarına göre almaya devam ederler. Söz konusu personelin (ataşe, tanıtma ataşesi, kültür müşaviri, tanıtma müşaviri, tanıtma ataşe yardımcısı, tanıtma müşaviri yardımcısı kadrolarında bulunanlar hariç) atandıkları yeni kadroların aylık, ek gösterge, her türlü zam ve tazminatlar ile diğer mali hakları toplamının net tutarı, eski kadrosunda en son ayda almakta oldukları aylık, ek gösterge, her türlü zam ve tazminatları ile diğer mali hakları toplamı net tutarından az olması halinde, aradaki fark giderilinceye kadar hiçbir vergi ve kesintiye tabi tutulmaksızın tazminat olarak ödenir.

Bu Kanunun yayımı tarihinde Kültür Bakanlığı ve Turizm Bakanlığına ait kadrolarda bulunanlardan, ikinci fıkrada sayılanlar hariç, kadro ve görev unvanı değişmeyenler Kültür ve Turizm Bakanlığına ait aynı unvanlı kadrolara atanmış sayılırlar.”

41- “GEÇİCİ MADDE 3.- Kültür ve Turizm Bakanlığının faaliyet alanına giren konularda en az dört yıllık eğitim veren fakülte veya yüksekokullardan veya bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilmiş yurt dışındaki yüksek öğretim kurumlarından mezun olup, kamu kurum ve kuruluşlarında halen çalışmakta olanlardan, Kamu Personeli Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavından en az yetmiş puan almış olmaları kaydıyla;

a) Mesleğe yarışma sınavı ile giren ve belirli süreli meslek içi eğitimden sonra özel bir yeterlik sınavı sonucunda atanmış olanlar ile,

b) Bakanlığın faaliyet alanlarına giren konularda yüksek lisans yapmış olanlar,

Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde başvurmaları halinde, kurumlarının muvafakati alınmak suretiyle atamaya yetkili amirin onayı ile Kültür ve Turizm Uzmanı kadrolarına naklen atanabilirler. Aynı uygulamadan bu fıkradaki şartları taşıyan Bakanlık personeli de yararlandırılır.

Kültür ve Turizm Bakanlığının faaliyet alanına giren konularda en az dört yıllık eğitim veren fakülte veya yüksekokullardan veya bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilmiş yurt dışındaki yüksek öğretim kurumlarından mezun olanlardan, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte en az üç yıldır Kültür Bakanlığı veya Turizm Bakanlığında çalışmakta olan memurlardan, en geç altı ay içinde başvuranlar, Kamu Personeli Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavından en az altmış puan aldıklarını belgeledikleri takdirde, bu Kanunun 32 nci maddesine göre yapılacak yeterlik sınavına girme hakkını kazanırlar. Bu sınavlarda başarılı olanlar Kültür ve Turizm Uzmanı kadrolarına atanırlar.”

42- “GEÇİCİ MADDE 4.- Kültür Bakanlığı il müdürlükleri ile Turizm Bakanlığı il müdürlükleri, Kültür ve Turizm Bakanlığı İl Müdürlüğü adıyla tek birim olarak, yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar faaliyete devam ederler. Bu bakanlıklara ait diğer taşra teşkilâtı hakkındaki gerekli düzenlemeler Bakanlar Kurulunca yapılır.”

43- “GEÇİCİ MADDE 5.- Turizm Bakanlığı yurt dışı teşkilâtı ile Kültür Bakanlığının; Aşkabat, Almatı, Bişkek, Bakü, Duşanbe, Kahire, Kopenhag, New York, Saraybosna, Taşkent, Tunus ve Üsküp yurt dışı birimleri, Kültür ve Turizm Bakanlığı yurt dışı teşkilâtı olarak faaliyetlerine devam eder. Kültür Bakanlığının diğer yurt dışı birimleri kapatılarak üç ay içerisinde tasfiye edilir. Bu fıkrada belirtilen birimlerin kaldırılması, birleştirilmesi veya değiştirilmesinde 13.12.1983 tarihli ve 189 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Yurtdışı Teşkilâtı Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uygulanır.

Ancak, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren üç ay içerisinde, toplam yurt dışı birim sayısını aşmamak ve çalıştırılabilecek azami kadrolu personel sayısını geçmemek üzere, Kültür ve Turizm Bakanının teklifi ve Başbakanın onayı ile, yurt dışı birimlerinin bulundukları merkezler veya ülkeler değiştirilebilir.”

44- “GEÇİCİ MADDE 6.- Bu Kanunda öngörülen tüzük ve yönetmelikler yürürlüğe girinceye kadar, mevcut tüzük ve yönetmeliklerin bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.Diğer mevzuatta Kültür Bakanlığı veya Turizm Bakanlığına yapılmış olan atıflar Kültür ve Turizm Bakanlığına yapılmış sayılır.

Mevzuatta, 354 sayılı Kültür Bakanlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile 355 sayılı Turizm Bakanlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye yapılmış olan atıflar bu Kanuna yapılmış sayılır.

Bu Kanun ile kurulan Kültür ve Turizm Bakanlığı teşkilâtlanıncaya kadar, Bakanlık merkez, taşra ve yurt dışı teşkilâtlarında değişen ve yeniden kurulan birimlere verilen görev ve hizmetler, Kültür Bakanlığı ile Turizm Bakanlığının merkez, taşra ve yurt dışı teşkilatları tarafından mevcut personel eliyle yürütülmeye devam olunur.”

45- “MADDE 39.- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.”

46- “MADDE 40.- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.”

B- 4848 sayılı Kanunun tüm maddelerinin iptali istemiyle açılan davada; ayrıca, Adalet ve Kalkınma Partisi Meclis Grubunun Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunun 16.4.2003 günlü birleşiminde Genel Kurula sunduğu “...112 sıra sayılı Kanun Tasarısının, ... İçtüzüğün 91 inci maddesine göre; 1 inci maddesinden 7 nci maddesine kadar 1 inci bölüm, 7 nci maddesinden 17 nci maddesine kadar 2 inci bölüm, 17 nci maddesinden 22 nci maddesine kadar 3 üncü bölüm, 22 nci maddesinden 31 inci maddesine kadar 4 üncü bölüm, 31 inci maddesinden 40 ıncı maddesi dahil 5 inci bölüm olarak görüşülmesi” önerisinin kabulüne ilişkin 16.04.2003 günlü, 22 nci Dönem 1 inci Yasama Yılının 67 nci birleşiminde alınmış olan Türkiye Büyük Millet Meclisi kararının da iptali istenilmiştir.

C- Dayanılan Anayasa Kuralları

İptali istenilen Yasa kurallarının Anayasa’nın 2., 5., 6., 7., 8., 10., 11., 128. ve 148. maddelerine; iptali istenilen TBMM kararının ise Anayasa’nın 2., 6., 10., 11. ve 88. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

III- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 8. maddesi uyarınca Haşim KILIÇ, Samia AKBULUT, Yalçın ACARGÜN, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Fulya KANTARCIOĞLU, Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU, Ahmet AKYALÇIN, Enis TUNGA ve Mehmet ERTEN’in katılımlarıyla 22.05.2003 günü yapılan ilk inceleme toplantısında:

A-) 16.04.2003 günlü, 4848 sayılı Kültür ve Turizm Bakanlığı Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun’un temel kanun olarak görüşülmesi önerisinin, 16.4.2003 günlü, 22. Dönem, 1. Yasama Yılı, 67. Birleşimi’nde kabulüne ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararı’nın yeni bir içtüzük düzenlemesi ya da değişikliği niteliğinde olduğu savıyla iptali istemi hakkında, Anayasa Mahkemesi’nin görevli olup olmadığı incelenmiştir:

Anayasa’nın 148. maddesinin birinci fıkrasında, “Anayasa Mahkemesi, kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Anayasaya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu denetler, Anayasa değişikliklerini ise sadece şekil bakımından inceler ve denetler. Ancak, olağanüstü hallerde, sıkıyönetim ve savaş hallerinde çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerin şekil ve esas bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla, Anayasa Mahkemesinde dâva açılamaz.”, 85. maddesinde de, “Yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına veya üyeliğin düştüğüne Meclisçe karar verilmesi hallerinde, karar tarihinden başlayarak bir hafta içinde, ilgili üye veya Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinden herhangi biri, bu kararın, Anayasa veya İçtüzük hükümlerine aykırılığı iddiasıyla iptali için Anayasa Mahkemesine başvurabilir. Anayasa Mahkemesi, iptal istemini onbeş gün içinde karara bağlar.”denilmektedir. Buna göre, Anayasa’nın 85. maddesinde sözü edilen yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına veya üyeliğin düşmesine ilişkin ayrık durumlar dışında, TBMM “kararlarını”n anayasal denetimi Anayasa Mahkemesi’nin görev alanına girmemektedir. Ancak, bir yasama metnine verilen ad, o metnin anayasal yargı denetimine bağlı olup olamayacağı konusunda tek ve yeterli ölçüt değildir. Yasama metninin içeriğinin ve özünün de gözönünde bulundurulması zorunludur. Anayasa Mahkemesi’nin birçok kararında belirtildiği gibi, Yasama Meclisi’nce Anayasa’da öngörülenler dışındaki adlar altında ve başka yöntemler uygulanarak oluşturulan işlemlerin, Anayasa tarafından denetlenmesi öngörülen işlemlerle eşdeğerde olduğunun saptanması halinde bunların da Anayasal denetime bağlı tutulmaları gerekir.

Bu durumda, Anayasa Mahkemesi’nin dava konusu TBMM kararının Anayasa’ya uygunluğunun denetlenmesi konusunda görev alanının belirlenebilmesi için, anılan kararındava dilekçesinde iddia edildiği gibi bir İçtüzük düzenlemesi niteliğindeolup olmadığınınsaptanması zorunludur.

Anayasa’nın 95. maddesinin birinci fıkrasında, “Türkiye Büyük Millet Meclisi, çalışmalarını kendi yaptığı İçtüzük hükümlerine göre yürütür.”, Geçici 6. maddesinde de, “Anayasaya göre kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin toplantı ve çalışmaları içinkendi İçtüzükleri yapılıncaya kadar, Millet Meclisinin 12 Eylül1980 tarihinden önce yürürlükte olan İçtüzüğünün, Anayasaya aykırıolmayan hükümleri uygulanır.” denilmektedir. TBMM İçtüzüğü’nün 181. maddesinde de İçtüzük değişikliği yapılmasında izlenecek yöntem gösterilmektedir.

TBMM çalışmalarıyla ilgili olarak Anayasa’nın 95. maddesinde öngörülen İçtüzük düzenlemesi henüz yapılmadığından, Anayasa’nın Geçici 6. maddesi uyarınca, 12 Eylül 1980’den önce yürürlükte olan Millet Meclisi İçtüzüğü’nün Anayasa’ya aykırı olmayan hükümleri uygulanmaktadır. Bu İçtüzük’de yapılacak değişikliklerin ise Anayasa’nın 150. maddesinde öngörülen iptal davası yoluyla Anayasal denetime bağlı tutulacağı açıktır.

Dava dilekçesinde, İçtüzüğün hiçbir hükmünde “temel kanunlar”ın hangileri olduğu belirlenmediğinden, 91. maddesinin uygulanması bağlamında herhangi bir kanun teklifinin veya tasarısının temel kanunları bütünüyle veya kapsamlı olarak değiştiren veya yürürlüğe koyan bir tasarı veya teklif olduğunun kabulüne ilişkin her TBMM kararının “temel kanun” veya “temel kanunları bütünüyle veya kapsamlı olarak değiştiren veya yürürlüğe koyan tasarı veya teklif” kavramlarının içeriğini belirleyecek eylemsel İçtüzük düzenlemesi niteliği taşıyacağı ileri sürülmektedir.

TBMM İçtüzüğü’nün dava konusu kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan 91. maddesiyle temel kanunları ve içtüzüğü bütünüyle veya kapsamlı olarak değiştiren veya yürürlüğe koyan tasarı veya teklifler için özel bir yasama yöntemi belirlenmiştir. 16.4.2003 günlü 4848 sayılı Kültür ve Turizm Bakanlığı Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun’un da bu kapsamda genel kanun olarak görüşülmesi önerisi kabul edilmiş, böylece özel bir usulle yasalaşması sağlanmıştır. Bu sürecin bir içtüzük uygulaması olduğu açıktır. İçtüzük’ün bir kuralının uygulanmasının, dava dilekçesinde ileri sürüldüğü biçimde, Anayasal ilkelerle bağdaşmayan durumlara yol açtığı savı ise, ancak bu kurala karşı süresinde açılacak bir iptal davası bağlamında ileri sürülebilir.

Öte yandan, iptali istenilen TBMM kararı oluşturulurken, İçtüzük kuralı konulması veya değiştirilmesinde izlenecek usule uyulmadığı gibi, bu yönde bir istem veya irade de belirtilmemiştir.

İçeriğinden de açık veya eylemli bir İçtüzük düzenlemesi niteliğinde olmadığı; ilgili İçtüzük kuralının uygulanmasına yönelik bulunduğu anlaşılan dava konusu TBMM kararının, Anayasal denetime bağlı tutulması olanaklı değildir.

Açıklanan nedenlerle, iptal başvurusunun görevsizlik nedeniyle reddine OYBİRLİĞİYLE,

B-) 16.4.2003 günlü, 4848 sayılı Kültür ve Turizm Bakanlığı Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun’un, şekil ve esas yönünden iptaline ilişkin istemin, dosyada eksiklik bulunmadığından esasının incelenmesine, Samia AKBULUT, Ali HÜNER, Ahmet AKYALÇIN ile Enis TUNGA’nın “Yasa’nın geçici 2. ve geçici 4. maddeleri dışındaki hükümlerinin, Anayasa’nın hangi maddesi veya maddelerine aykırı olduğunun ve iddianın dayandığı gerekçenin neden ibaret bulunduğunun açıklanması gerektiği” yolundaki karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

karar verilmiştir.

IV- ESASIN İNCELENMESİ

Dava dilekçesi ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, iptali istenilen yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A- Yasa’nınŞekil Yönünden İncelenmesi

Dava dilekçesinde tasarının tümü üzerindeki oylamanın son oylama olarak kabul edilemeyeceği,son oylamadan önce, maddeler hakkında teker teker görüşme açılıp bunların kabulü veya reddi hakkında ilk oylama niteliğini taşıyabilecek herhangi bir oylama yapılmadığı, bu nedenle 4848 sayılı Yasa’nın tüm maddelerinin Anayasa’nın 148. maddesinin ikincifıkrasına aykırı olduğu ve iptali gerektiği ileri sürülmektedir.

Anayasa’nın 148. maddesinin ikinci fıkrasında “Kanunların şekil bakımından denetlenmesi, son oylamanın, öngörülen çoğunlukla yapılıp yapılmadığı; Anayasa değişikliklerinde ise, teklif ve oylama çoğunluğuna ve ivedilikle görüşülemeyeceği şartına uyulup uyulmadığı hususları ile sınırlıdır” kuralı yer almaktadır.

Buna göre, biçim denetimi “son oylamanın, öngörülen çoğunlukla yapılıp yapılmadığı “ hususu ile sınırlı tutulduğundan, öncelikle “son oylama”ve “öngörülen çoğunluk” kavramlarının ne anlama geldiğinin açıklanması gerekmektedir.Anayasa’nın 88. maddesinde “Kanun tasarı ve tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esasları İçtüzükle düzenlenir” kuralına yer verilmiştir. Başka bir anlatımla, Anayasa Koyucu, yasaların Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülme usul ve esaslarının düzenlenmesini bir içtüzük konusu olarak değerlendirmiş vebu konunun ayrıntılarının Anayasa’da düzenlenmesinigerekli görmemiştir. Bu nedenle de “son oylama” kavramının Anayasa’da tanımı yapılmamışsa da Anayasa’nın 148. maddesinin gerekçesinde şu açıklamalar yer almaktadır:

“... Getirilen ikinci bir yenilik, son oylamadan önce yapılan şekil bozukluklarının iptale neden olamayacağıdır. Son oylama genel kurul tarafından yapılır. Daha önce vücut bulan şekil bozukluklarını genel kurulun bildiği veya bilmesi gerektiği varsayılır. Çünkü onun kararı, yapılan bir incelemeye, tartışmaya ve açıklamaya dayanır.

Genel Kurulun oylama yapıp kanunu kabul etmesi, şekil bozukluğunu, o kanunu kabul etmemek için yeterli neden saymadığı yolunda irade tecellisidir. En büyük organ genel kuruldur. Onun iradesi hilafına bir sonuç çıkarmak hukukun ana esaslarına aykırı düşer. Bu nedenle son oylamadan önceki şekil bozuklukları, iptal sebebi sayılmamıştır.”

Madde gerekçesiyle birlikte değerlendirildiğinde, son oylamadan önceki aşamalarda ortaya çıkabilecek şekil bozukluklarının iptal nedeni olarak görülmediği, Anayasa Mahkemesi’nin bu alandaki yetkisinin, yasanın tümünün kabulüne ilişkin son oylamanın, Anayasa’nın 96. maddesinde öngörülen toplantı ve karar yeter sayısınauygunolup olmadığının denetimi ile sınırlı tutulduğu sonucuna varılmaktadır.

Anayasa’nın “Toplantı ve karar yeter sayısı” başlıklı 96. maddesinde “Anayasada, başkaca bir hüküm yoksa, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte biri ile toplanır ve toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar verir; ancak karar yeter sayısı hiçbir şekilde üye tamsayısının dörtte birinin bir fazlasından az olamaz” denilmektedir.

Buna göre, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin toplantı yeter sayısınınoluşması için en az 184 milletvekilinin hazır bulunması gerekmektedir.

Karar yeter sayısını ise, kural olarak toplantıya katılanların salt çoğunluğu oluşturmakta ise de busayı, hiçbir biçimde üye tamsayısının dörtte birinin bir fazlası olan 139’dan az olamamaktadır.

İptali istenilen 4848 sayılı Yasa’nın son oylaması, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda elektronik oylama cihazıyla açık oylama şeklinde yapılmış ve sonuçta 279 oy kullanıldığı ve bunun da 224’ünün kabul ve 55’inin ret olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda, 4848 sayılı Yasa’nın kabulüne ilişkin son oylamanın, Anayasa’da öngörülen çoğunlukla yapıldığı anlaşıldığından şekil yönünden iptal isteminin reddi gerekir.

B- Yasa’nın Esas Yönünden İncelenmesi

1- Yasa’nın Tümünün İncelenmesi

Dava dilekçesinde Kültür ve Turizm Bakanlıkları’nın birleştirilerektekbakanlık halinde teşkilatlandırılmasında “kamu yararı”nın bulunmadığı;kamu yönetiminin reforma tabi tutulmasına ilişkin bir tasarının hazırlanmakta olduğu bilgisinin kamuoyuna duyurulmuş olduğu, bu çalışmaların sonuçları beklenilmeden münferit olarak iki bakanlığın birleştirilmesinin akılcılıkla ve yönetimde verimlilik ilkesiyle bağdaşmadığı, 1981 ve 1989 yıllarında bu iki bakanlığın aynı şekilde birleştirildiği, fakat bu girişimin devlet yönetiminde hantallığı gidermek yerine daha da artırdığı için yeniden birbirinden ayrıldığı, bu nedenleKültür ve Turizm Bakanlıkları’nın birleştirilmesinde kamu yararı amacının bulunmadığı belirtilerek Yasa’nın tümünün Anayasa’nın 2. ve 5. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

Dava dilekçesinde dayanılan “kamu yararı” kavramının, Anayasa’da tanımı yapılmadığı gibi,bu kavramdan ne anlaşılması gerektiği konusunda öğretide de görüş birliği bulunmamaktadır. Bu durumun, böyle kavramların belirgin bir norm alanlarının bulunmamasından kaynaklanması, önceden yapılan bir tanımlama yerine, her olayda somut koşulları yansıtan bir belirlemeye gidilmesini gerekli kılmaktadır. Yasalar, sonuçta kamu yararını gerçekleştirmek amacıyla çıkarılır. Bir yasa kuralının konulmasında kamu yararının bulunduğunun kabulü için de yasanın yalnızca özel çıkar veya belli kişilere yarar sağlamayıdeğil,toplumun geneline yönelik yararlar sağlamayı amaçlaması gerekir.

4848 sayılı Yasa’nın genel gerekçesinde, Türkiye’de son yıllarda kamu yönetiminin çok genişlediği ve hantal bir yapıya büründüğü, bu durumun kamu kurumlarında verimsizlik ve israfa neden olduğu,bürokratik mekanizmanın kamusal faaliyetlerin etkinliğini ve kalitesini düşürdüğü, kamu hizmetlerinde verimsizliğe ve hizmetin yavaşlamasınayol açtığı, bu sorunların giderilmesi amacıyla, benzer ya da yakın faaliyetler içinde bulunan bakanlıkların ve bakanlık birimlerinin birleştirilmesi, teşkilatın organik yapısında küçültmeye gidilmesi, buna paralel olarak personel sayısının azaltılması, bunların sonucunda kamunun personel, demirbaş ve benzeri harcamalarında tasarrufa gidilmesinin öngörüldüğüaçıklanmakta, bu nedenle Kültür Bakanlığı ve Turizm Bakanlığı’nın “Kültür ve Turizm Bakanlığı” adı altında birleştirildiği, bunun yanı sıra benzer veya paralel görevler üstlenen bakanlık birimlerinin tek birim olarak örgütlendirildiği, Kültür Bakanlığı’na bağlı bazı yurt dışı birimlerin kapatılması suretiyle Bakanlığın yurt dışı teşkilatının küçültüldüğü, böylece kamu yönetiminde etkinliğin sağlanmasının yanında kamu harcamalarında tasarrufa gidilmesi ve devlet teşkilatının küçültülmesi suretiyle devletin hantal bir yapıya dönüşmesinin önlenmek istendiği belirtilmektedir.

Anayasa’nın 113. maddesinde “Bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri, yetkileri ve teşkilatı kanunla düzenlenir” kuralı yer almış ise de bakanlıkların sayısı sınırlandırılmadığı gibi bakanlıkların adları da sayılmamıştır.

Anayasa’da yer alan düzenlemeler, yasa koyucuya, toplumsal ihtiyaçlar doğrultusunda yeni bakanlık kurulması veya mevcut bakanlıkların kaldırılması, birleştirilmesi veya bölünmesi konularında yetki vermektedir. Bu açıdan yasakoyucununtakdir yetkisine sahip olduğu açıktır. Ancak yasakoyucu bu yetkiyi kullanırken, kamu yararı amacını gütmek, Anayasa’nın 5. maddesinde yer alan devletin temel amaç ve görevlerine ilişkin kuralların yanısıra Anayasa’nın ilgili diğer kurallarına da uymak zorundadır.

Dava konusu Yasa’nın, devletin temel amaç ve görevleriyle uyumsuzluğu veya kamu yararı amacıyla çıkarılmadığı saptanamadığından ve siyasal açıdan yerindeliği ise Anayasal denetim alanı dışında kaldığından, Anayasa’nın 2. ve 5. maddelerine aykırı olmadığı sonucuna varılmıştır. İptal isteminin reddi gerekir.

2- 4848 sayılı Yasa’nın Geçici 2. Maddesinin İncelenmesi

Dava dilekçesinde, Yasa’nın Geçici 2. maddesinin ikinci fıkrası ile görevleri sona ermiş olan personelden“ataşe, tanıtma ataşesi, kültür müşaviri, tanıtma müşaviri, tanıtma ataşe yardımcısı, tanıtma müşaviri yardımcısı” kadrolarında bulunan personelin üç ay, diğerlerinin ise bir yıl içinde durumlarına uygun yeni kadrolara atanacakları, ayrıca üç ay içinde atanacak olanların datazminat uygulamasının kapsamı dışında tutuldukları, bu durumunmakul nedene dayanmayan bir ayrıma yol açtığı veAnayasa’nın eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğu, Geçici 2. maddede öngörülen tazminatın belirlenmesinde ilgili personelin eski kadrolarında en son almakta oldukları mali haklar toplamının baz alınmasının söz konusu personeli özlük hakları bakımından mağdur ettiği, oysa kişilerin eski görevlerinde kalmaları halinde, görevde yükselmelerinin karşılığı olarak yeni mali haklar elde edebilecekleri, buna karşılık görevlerinin sona ermesi ve durumlarına uygun yeni bir göreve atanacak olmaları nedeniyle bu ilerleme olanağından yoksun kaldıkları, ayrıcabu düzenlemede memur maaşlarına ileride yapılacak olan zamların dikkate alınmadığı, bu durumunkazanılmış haklara saygı prensibini ihlal ettiği ve dolayısıyla hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenmekte, anılan maddenin birinci ve üçüncü fıkralarının iseikinci fıkra ile bağlantısı nedeniyle iptal edilmesi gerektiği belirtilmektedir.

Geçici 2. maddenin ikinci fıkrasında;

-- Kanunun yürürlüğe girmesiyle, Geçici 2. maddenin ikinci fıkrasında görevleri belirtilenlerden bir kısmının görevlerinin sona ereceği,

-- Görevleri sona ermiş olan bu personelden, ataşe, tanıtma ataşesi, kültür müşaviri, tanıtma müşaviri, tanıtma ataşe yardımcısı, tanıtma müşaviri yardımcısı kadrolarında bulunanların üç ay içerisinde, diğerlerinin ise bir yıl içinde Bakanlıkta boş bulunan durumlarına uygun kadrolara atanacakları,

-- Geçici 2. maddenin 2. fıkrasında sayılan bu kişilerin yeni bir kadroya atanıncaya kadar her türlü mali haklarını eski kadrolarına göre almaya devam edecekleri ve söz konusu personelin (ataşe, tanıtma ataşesi, kültür müşaviri, tanıtma müşaviri, tanıtma ataşe yardımcısı, tanıtma müşaviri yardımcısı kadrolarında bulunanlar hariç) atandıkları yeni kadroların mali hakları toplamının net tutarının eski kadrolarında almakta olduklarıtutardan az olması halinde, aradaki fark giderilinceye kadar bu farkın hiç bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaksızın tazminat olarak ödeneceği,

hükme bağlanmıştır.

Eşitlik ilkesi, herkesin her yönden aynı hukuk kurallarına tabi olması zorunluluğunu ifade etmez. Kişilerin durum ve konumlarındaki farklılık, bunlara farklı hukuk kurallarının uygulanmasını gerektirebilir. Aynı ya da benzer durumda olanların aynı kurallara, farklı durumda olanların da farklı kurallara tabi olması halinde eşitlik ilkesinin zedelendiğinden söz edilemez.

Kültür Bakanlığı ve Turizm Bakanlığının yurt dışı teşkilatında “ataşe, tanıtma ataşesi, kültür müşaviri, tanıtma müşaviri, tanıtma ataşe yardımcısı, tanıtma müşaviri yardımcısı”kadrolarında görevli olan personel, görevlendirilme yöntemi ve sahip oldukları mali haklar bakımından diğer devlet memurlarına göre farklı kurallara bağlı tutulmuştur.

189 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Yurtdışı Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 10. ve 11. maddelerinde, yurt dışında görevlendirilecek devlet memurlarının atanmalarındaözel kurallaröngörülmüş ayrıca, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 156., 157., 180., 181. ve 182. maddelerindede yurt dışı görevlerde bulunan devlet memurlarının aylık vb. özlük hakları bakımındanözel düzenlemeler yer almıştır.

Sözü edilen yasal düzenlemeler çerçevesinde, sürekli görevle yurt dışında görevlendirilen devlet memurlarının aylıklarının miktarı diğer memurlarınkinden farklı usullerle tespit edilmektedir. Bunun yanında, 657 sayılı Kanun’un 157. maddesinde, yurt dışı aylıklarının memurun görev yaptığı yabancı ülkenin şartlarına bağlı olarak değişebileceği de öngörülmektedir. Ayrıca aynı Yasa’nın 181. maddesinde belirtilen “en çok bir ay süre ile merkeze çağırma” ve180. maddesinin ek üçüncü fıkrasında öngörülen sağlık nedeniyle yurt içinde bulunma durumları dışında, yurt dışı aylığının 180. madde uyarınca kural olarak fiilen yurt dışında bulunma ve görev yapma şartına bağlı olarak ödenebileceği anlaşılmaktadır. Geçici 2. madde gereğince sözü geçen bakanlıkların yurt dışı kadrolarında görevli personelin, 4848 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girmesinden sonra yurt içindeki bir göreve atanmasına karşın, yurt dışı maaşını almaya devam etmesi halinde ilgili diğer yasa kurallarıyla çelişki yaratılmasının yanısıra yurt içinde aynı görevi yapan personelle dearasında açıklanması mümkün olmayan bir ücret farkı doğabilecektir.

Kültür ve Turizm Bakanlıkları’nın yurt dışı kadrolarında bulunan ve yaptıkları işin niteliği ve sahip oldukları özlük hakları bakımından özel hükümlere tabi olan “ataşe, tanıtma ataşesi, kültür müşaviri, tanıtma müşaviri, tanıtma ataşe yardımcısı, tanıtma müşaviri yardımcısı” ünvanlı personelin, faklı konumda olmaları nedeniyle gerek tazminat ve gerekse atanmalarındaki süre yönünden bakanlığın yurt içi kadrolarında görev yapan veGeçici 2. maddenin ikinci fıkrasında sayılan diğer personel ile eşitlik karşılaştırmasına bağlı tutulmaları olanaklı değildir.

Öte yandan, dava konusu 4848 sayılı Yasa ile Kültür ve Turizm Bakanlıkları’nınbirleştirilmesi sonucunda bu iki bakanlığa ait kadrolar iptal edilmiş ve bunun sonucu olarak söz konusu yasanın Geçici 2. maddesinin ikinci fıkrasında sayılanlardan bir kısmının görevleri sona ermiştir. Buna göre, söz konusu personelin atandıkları yeni kadroların aylık, ek gösterge, her türlü zam ve tazminatlar ile diğer mali hakları toplamının net tutarının, eski kadrolarında en son ayda almakta oldukları aylık, ek gösterge, her türlü zam ve tazminatları ile diğer mali hakları toplamının net tutarından az olması halinde, aradaki fark giderilinceye kadar hiçbir vergi ve kesintiye tabi tutulmaksızın tazminat olarak ödeme yapılacağından, ilgililerin mali yönden kazanılmış haklarında herhangi bir kayıp olmayacaktır.

Kazanılmış hakkın ihlâl edildiğininkabul edilebilmesi için öncelikle kişinin bulunduğu statüden doğan ve kendisi yönünden kesinleşmiş ve kişisel alacak niteliğine dönüşmüş bir hakkın bulunması gerekir. Dava dilekçesinde de böyle bir haktan değil bir statüye bağlı olarak ileriye dönük, beklenen hakların ihlâlinden söz edilmektedir. Henüz kişisel bir hak haline dönüşmemiş ileriye dönük beklenen haklar, kazanılmış hak olarak kabul edilemeyeceğinden Geçici 2. maddesinin ikinci fıkrası hukuk devleti ilkesineaykırı görülmemiştir.

Maddedeki süre ve tazminata ilişkin farklılıklar ise, ilgili personelin ayrı hukuksal statüde bulunmalarından kaynaklandığından bunlar arasında eşitlik karşılaştırması yapılması olanağı yoktur.

Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 2. ve 10. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.

3- Yasa’nınGeçici 4. Maddesinin İncelenmesi

Dava dilekçesinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın il müdürlükleri dışındaki diğer taşra teşkilatı hakkındaki gerekli düzenlemeleri yapma yetkisinin Bakanlar Kurulu’na bırakılmasının Anayasa’nın 2., 6., 7., 8., 11. ve 128. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

4848 sayılı Kanun’un iptali istenilen Geçici 4. maddesinde “Kültür Bakanlığı il müdürlükleri ile Turizm Bakanlığı il müdürlükleri, Kültür ve Turizm Bakanlığı İl Müdürlüğü adıyla tek birim olarak, yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar faaliyete devam ederler. Bu bakanlıklara ait diğer taşra teşkilatı hakkındaki gerekli düzenlemeler Bakanlar kurulunca yapılır.” denilmektedir.

Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında, memurların ve diğer kamu görevlilerin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödemeleri ile diğer özlük işlerinin yasa ile düzenleneceği öngörülmüştür. 7. maddesinde ise yasama yetkisinin devredilemiyeceği belirtilmiştir.Anayasa’nın 128. maddesine paralel olarak 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 6. maddesinde kamu kurum ve kuruluşlarının kadrolarının yasa ileihdas edileceği kuralı yer almıştır. 4848 sayılı Yasa’ya ekli (I) Sayılı Liste’de “İhdası Uygun Görülen Kadrolar” başlığı altında Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın taşra teşkilatında yer alan kadroların sayısı, bu kadrolarda görevlendirileceklerin sınıfları, unvanları ve dereceleri gösterilmiştir. Bu kadrolara atanacak personelin nitelikleri, görev ve yetkileri, özlük hakları gibi hususlar başta 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu olmak üzere ilgili mevzuatta düzenlenmiştir.

Bakanlar Kurulu’nca alınacak bir karar ile diğer taşra birimlerinin düzenlenmesi durumunda belirtilen yasal düzenlemelerin gözetilmesi zorunlu olduğundan, Geçici 4. madde, Anayasa’nın7. ve 128. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.

Konunun Anayasa’nın 2., 6., 8. ve 11. maddeleri yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.

v- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ

16.4.2003 günlü, 4848 sayılı “Kültür ve Turizm Bakanlığı Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun”un YÜRÜRLÜĞÜNÜN DURDURULMASI İSTEMİNİN REDDİNE, 15.10.2003 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.

VI- SONUÇ16.4.2003 günlü,4848 sayılı “Kültür ve Turizm Bakanlığı Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun”un şekil ve esas yönünden Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, 15.10.2003 günündeOYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

Mustafa BUMİN

Başkanvekili

Haşim KILIÇ

Üye

Samia AKBULUT

Üye

Sacit ADALI

Üye

Ali HÜNER

Üye

Fulya KANTARCIOĞLU

Üye

Ertuğrul ERSOY

Üye

Tülay TUĞCU

Üye

Ahmet AKYALÇIN

Üye

Mehmet ERTEN

Üye

Fazıl SAĞLAM