YARGI BÖLÜMÜ · Yargı Kararı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesine Ait 2 Adet Karar
Metin
|
Yargıtay Kararları Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden: Esas:2005/4 Karar:2005/3125 İncelenen Kararın Mahkemesi:Gördes Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi Tarihi:26.02.2004 Numarası:2004/15 - 2004/32 Davacı:Hüseyin ve Zekine Şahin Davalı:Göksel Şahin Dava Türü:Evlat Edinme Temyiz Eden:Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacılar Zekine Şahin ve Hüseyin Şahin müştereken verdikleri 19.01.2004 tarihli dava dilekçesi ile küçüklüğünden beri yanlarında bulunan davalı Göksel Şahin'i evlat edinmelerine izin verilmesini istedikleri, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 308. maddesinde “Evlat edinilenin, evlat edinenden en az onsekiz yaş küçük olması şarttır.” hükmü mevcuttur. Dosyada mevcut nüfus kayıt örneklerinden, davacı Zekine'nin 01.01.1965, davacı Hüseyin'in 20.01.1964 doğumlu olup, dava ve hüküm tarihinde ergin olan 20.11.1980 doğumlu davalı ile aralarındaki yaş farkının onsekiz yıldan az olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, yasal şartın oluşmaması nedeniyle davacıların davasının reddine karar verilmesi gerekirken Medeni Kanunun 308. maddesi hükmüne aykırı olarak davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 02.03.2005 —— • —— Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden: Esas: 2005/1637 Karar: 2005/3656 İncelenen Kararın Mahkemesi:Tekman A.H. Tarihi:1.5.2003 Numarası:2003/4 - 2003/37 Davacı:Alican Özer Davalı:Beate Prüssing Dava Türü:Boşanma Temyiz Eden:Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi hükmüne göre, en az bir yıl sürmüş evliliklerde eşlerden birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde evlilik birliğinin temelinden sarsılmış sayılabileceği öngörülmüştür. Bu halde dahi boşanma kararı verilebilmesi için, hakimin bizzat tarafları dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocuklarının durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması gerekmektedir. Taraflar hazır bulunup, bizzat anlaştıklarını açıklamaz veya hakim, tarafların anlaşmalarını uygun bulmaz ise, taraflardan delilleri sorulup toplanması sonucunda evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olup olmadığının Medeni Kanunun 184. maddesi çerçevesinde takdiri gerekirken, davacı ve davalı asil dinlenilmeksizin, taraf vekillerinin beyanına dayanılarak boşanma hükmü kurulması olması usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 10.03.2005 |