← Resmî Gazete · 9 Ocak 2005

YARGI BÖLÜMÜ

Başlıksız içerik

Metin

Yargıtay Kararı

Yargıtay Kararı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:

Esas:2004/12776

Karar:2004/14479

İncelenen Kararın

Mahkemesi:Ordu - Ulubey A.H.

Tarihi:14.10.2003

Numarası:2003/103 - 2003/134

Davacı:Şükrü Bektaş, Kezban Bektaş

Davalı:Evlat Edinilmek İstenen Mustafa Bektaş

Dava Türü:Evlat Edinmeye İzin

Temyiz Eden:Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacıların 19.08.2003 tarihinde açtıkları dava ile, küçüklüğünden beri yanlarında bulunan davalıyı evlat edinmelerine izin verilmesini istedikleri, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 308/1. maddesindeki hükme göre evlat edinilenin, evlat edinenden en az onsekiz yaş küçük olması şarttır.

Dosyada mevcut nüfus kayıt örneklerinden, 22.05.1953 doğumlu davacı Kezban Bektaş ile 01.09.1968 doğumlu evlat edinilmek istenilen Mustafa Bektaş arasındaki yaş farkının onsekiz yıldan az olduğu anlaşılmaktadır.

Yasal şartın oluşmaması nedeniyle davacıların birlikte evlat edinebilmeleri mümkün olmamasına rağmen Türk Medeni Kanununun 308. maddesi hükmüne aykırı olarak davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 06.12.2004 pzt.

—— • ——

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:

Esas: 2004/12773

Karar: 2004/14480

İncelenen Kararın

Mahkemesi:Terme A.H.

Tarihi:16.4.2002

Numarası:2001/358-2002/104

Davacı:Nermin Güner

Davalı:Celal Karapıçak ve ark.

Dava Türü:Evliliğin Tesbiti

Temyiz Eden:Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacı vekilinin, 21.11.2001 tarihli dava dilekçesi ile davalılar aleyhine açtığı davada, müvekkili Nermin Güner ve müteveffa İlyas Karapıçak'ın 1984 yılında evlenmelerine rağmen evliliğin nüfus kayıtlarına işlenmediğini belirterek evliliğin tesbitine karar verilmesini istediği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.

Davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin 109. maddesinde “evlendirmeye memur olanlar, evleneceklerden her birine, birbirleriyle evlenmek isteyip istemediklerini sorar; muvafakat cevapları üzerine evlenmenin her ikisinin rızasıyla kanunen akdedilmiş olduğunu beyan eder” hükmü mevcuttur.

1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 141. maddesi, sözü edilen kanun maddesini karşılamaktadır.

14.06.1965 ve 3/3 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da, evlenme akdinin geçerli olarak meydana gelebilmesi için evlenecek kişilerin yetkili memur önünde bu amaca uygun idare bildiriminde bulunmalarının yeterli olduğu belirtilmiştir.

Davacı ile İlyas Karapıçak'ın evlendirme memuru önünde evlenmek istediklerini beyan ettiklerine dair bir delil bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 06.12.2004 (Pzt.)

—— • ——

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:

Esas: 2004/12766

Karar: 2004/14509

İncelenen Kararın

Mahkemesi:Elazığ l.A.H.

Tarihi:22.9.2003

Numarası:2003/306-2003/608

Davacı:Murat Akalın, Müşerref Akalın

Davalı:Ömer Faruk Taşcan

Dava Türü:Evlat Edinmeye İzin

Temyiz Eden:Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacılar Murat ve Müşerref Akalın'ın 8.5.2003 tarihinde açtıkları davada, evlat edinme geçici bakım sözleşmesi gereğince 9.4.2002 tarihinde kendilerine teslim edilen 1.3.2002 doğumlu Tarkan Bulut'u evlat edinmek istedikleri, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 463. maddesine vesayet makamının izninden sonra denetim makamının da izninin gerekli olduğu haller düzenlenmiş olup, vesayet altındaki kişinin evlat edinmesi ve evlat edinilmesi hali de bunlar arasında sayılmaktadır.

Mahkemece, denetim makamından izin alınmaksızın küçüğün evlat edinilmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 06.12.2004

—— • ——

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:

Esas: 2004/12771

Karar: 2004/14510

İncelenen Kararın

Mahkemesi:Eldivan A.H.

Tarihi: 9.12.2003

Numarası:2003/48-2003/44

Davacı:Abdullah Gümüş, Zeliha Gümüş

Davalı:Şerife Ergin-Dahili Davalı Musa Ergin-

Evlat Edinilmek İstenen Şerife Demirci

Dava Türü:Evlat Edinme

Temyiz Eden:Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacıların 31.10.2003 tarihinde açtıkları davada, davalı Şerife Ergin'in velayeti altında bulunan kızı Şerife'yi evlat edinmek istedikleri, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 305. maddesinin 1.fıkrasına göre bir küçüğün evlat edinilmesi evlat edinen tarafından bir yıl süreyle bakılmış ve eğitilmiş olması koşuluna bağlıdır.

Dosyada mevcut nüfus kayıt örneğinden, evlat edinilmek istenilen küçüğün 29.9.2003 doğumlu olduğu, dava ve hüküm tarihine göre henüz bir yaşını doldurmadığı anlaşılmaktadır.

Mahkemece, Türk Medeni Kanununun 305/1. maddesinde belirtilen bir yıl süreyle bakma ve eğitme şartı gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Diğer taraftan; aynı Kanunun evlat edinme kararı vermeden önce hakime araştırma yükümlülüğü getiren 316. maddesine;

“Evlat edinmeye, ancak esaslı sayılan her türlü durum ve koşulların kapsamlı biçimde araştırılmasından, evlat edinen ile edinilenin dinlenmelerinden ve gerektiğinde uzmanların görüşünün alınmasından sonra karar verilir.

Araştırma özellikle evlat edinen ile edinilenin kişiliği ve sağlığı, karşılıklı ilişkileri ekonomik durumları, evlat edinenin eğitme yeteneği, evlat edinmeye yönelten sebepler ve aile ilişkileri ile bakım ilişkilerindeki gelişmelerin açıklığa kavuşturulması gerekir” hükmü mevcuttur.

Mahkemece, sözü edilen maddede öngörüldüğü şekilde kapsamlı bir araştırma yapılmaksızın eksik inceleme ile hüküm kurulması da doğru bulunmamıştır.

SONUÇ : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 06.12.2004 (Pzt.)

—— • ——

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:

Esas: 2004/12767

Karar: 2004/14539

İncelenen Kararın

Mahkemesi:Gaziosmanpaşa l.A.H.

Tarihi: 28.12.2001

Numarası:2001/1214 - 2001/1226

Davacı:Etem Çelik

Davalı:Anika Kerstin Biegner

Dava Türü:Alman Mahkeme Kararının Tenfizi

Temyiz Eden:Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacı vekilinin davalı aleyhine açtığı davada, boşanmaya ilişkin Berlin Parkow/Weissensee yerel mahkemesinin 30.08.2001 tarih ve 15 F 3085/01 sayılı kararının tenfizine karar verilmesini istediği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

2675 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanununun 37. maddesinde tenfiz dilekçesine eklenecek belgeler belirtilmiş olup, bu hükme göre yabancı mahkeme ilamının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı ve onanmış tercümesi ile, ilamın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesinin dilekçeye eklenmesi zorunlu olduğu halde, bu hususlara uyulmayarak fotokopi ile yetinilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 06.12.2004

—— • ——

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:

Esas: 2004/12775

Karar: 2004/14591

İncelenen Kararın

Mahkemesi:Elazığ 2.A.H.

Tarihi: 19.12.2003

Numarası:2003/773-2003/741

Davacı:Aysel Karaaslan ve Mustafa Karaaslan

Davalı: Sosyal Hizmetler Müdürlüğü

Dava Türü:Evlat Edinmeye İzin

Temyiz Eden:Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacılar Aysel ve Mustafa Karaaslan'ın 3.11.2003 tarihli dava dilekçesi ile açtıkları davada, evlat edinme geçici bakım sözleşmesi gereğince 7.10.2002 tarihinde kendilerine teslim edilen 28.9.2002 doğumlu Kader Kaya'yı evlat edinmek istedikleri, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 463. maddesinde vesayet makamının izninden sonra denetim makamının da izninin gerekli olduğu haller düzenlenmiş olup, vesayet altındaki kişinin evlat edinmesi hali de bunlar arasında sayılmaktadır.

Mahkemece, denetim makamından izin alınmaksızın küçüğün evlat edinilmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 06.12.2004 (Pzt.)

—— • ——

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:

Esas: 2004/12772

Karar: 2004/14592

İncelenen Kararın

Mahkemesi:Erzurum 3. A.H.

Tarihi:5.3.2003

Numarası:2003/409 - 2003/59

Davacı:Abdulkadir Sural

Davalı:Songül Sural

Dava Türü:Boşanma

Temyiz Eden:Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan boşanma davasında, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi hükmüne göre, en az bir yıl sürmüş evliliklerde eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu halde dahi boşanma kararı verilebilmesi için hakimin bizzat tarafları dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları için çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması gerekmektedir.

Taraflar hazır bulunup, bizzat anlaştıklarını açıklamaz veya hakim tarafların anlaşmalarını uygun bulmaz ise, taraflardan delilleri sorulup, toplanması sonucunda evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olup olmadığının anılan Kanunun 184. maddesi çerçevesinde takdiri gerekirken, davacı asil dinlenilmeksizin davacı vekili ve davalının beyanı ile boşanma hükmü kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 06.12.2004 pzt.

—— • ——

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:

Esas: 2004/12769

Karar: 2004/14617

İncelenen Kararın

Mahkemesi:Tufanbeyli A.H.

Tarihi:10.06.2004

Numarası:2002/35 - 2002/52

Davacı:Elife Keçe

Davalı:Cengiz Keçe

Dava Türü:Boşanma

Temyiz Eden: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi hükmüne göre, en az bir yıl sürmüş evliliklerde eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu halde dahi boşanma kararı verilebilmesi için hakimin bizzat tarafları dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması gerekmektedir.

Taraflar hazır bulunup, bizzat anlaştıklarını açıklamaz veya hakim, tarafların anlaşmalarını uygun bulmaz ise, taraflardan delilleri sorulup, toplanması sonucunda evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olup olmadığının anılan Kanunun 184. maddesi çerçevesinde takdiri gerekirken, davalı asil dinlenilmeksizin vekilinin beyanı ile yetinilerek davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 07.12.2004

—— • ——

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:

Esas : 2004/13090

Karar: 2004/14534

İncelenen Kararın

Mahkemesi:Kızıltepe A.H.

Tarihi: 9.9.2002

Numarası:2002/226 - 2002/237

Davacı:Nazlı'ya Velayeten Nihat Sayhar ve Aynur Sayhar

Davalı:Melahat Karaman ve Nüfus Müdürlüğü

Dava Türü:Doğum Yerinin Değiştirilmesi ve Annenin Tespiti

Temyiz Eden:Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

4721sayılı Türk Medeni Kanununun 426. maddesi uyarınca, bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa, vesayet makamı tarafından ilgilinin isteği üzerine veya resen temsil kayyımı atanması gerekir.

Nüfus kayıt tashihi olarak açılan davada Nazlı'nın

annesinin Melahat değil Aynur olduğu ileri sürülmüş olup, küçük Nazlı ile kayden anne olarak görünen Melahat ve Aynur arasında menfaat çatışması meydana geldiğinden mahkemece, yararının korunması için küçüğe kayyım tayin ettirilmesi, kayyımın davaya katılmasının imkan hazırlanması, davaya katıldığı ve gösterdiği takdirde onun da delillerinin toplanması, bütün delillerin birlikte tartışılıp sonucuna göre hüküm tesis olunması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 06.12.2004

—— • ——

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:

Esas : 2004/12777

Karar: 2004/14538

İncelenen Kararın

Mahkemesi:İznik Asliye Hukuk (Aile ) Mahkemesi

Tarihi: 22.03.2004

Numarası:2004/83 - 2004/105

Davacı:Hatice Kaya'ya Velayeten Babası Muharrem Kaya ile

Annesi Rayime Kaya

Davalı:Hasımsız

Dava Türü:Evlenmeye İzin

Temyiz Eden:Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacıların 17.03.2004 tarihinde hasımsız olarak açtıkları davada, velayetleri altında bulunan Hatice Kaya'nın evlenmesine izin verilmesini istedikleri, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 124/2. maddesi ile "Ancak, hakim olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple onaltı yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilir. Olanak bulundukça karardan önce ana ve baba veya vasi dinlenir." hükmü getirilmiştir.

Evlenmesine izin verilmesi istenilen 04.01.1989 doğumlu Hatice Kaya'nın dava ve hüküm tarihinde onaltı yaşını doldurmadığı anlaşılmaktadır.

Mahkemece, yasal şartın oluşmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken Medeni Kanunun 124/2. maddesi hükmüne aykırı olarak evlenmeye izin verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 06.12.2004

—— • ——

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:

Esas : 2004/12778

Karar: 2004/14697

İncelenen Kararın

Mahkemesi:Elazığ 3. A.H.

Tarihi: 7.2.2003

Numarası:2003/93 - 2003/74

Davacı:İhsan Durmuş, Zahire Durmuş

Davalı:Hasımsız

Dava Türü:Evlenmeye İzin

Temyiz Eden:Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 124/2. maddesi ile "Ancak, hakim olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple onaltı yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilir. Olanak bulundukça karardan önce ana ve baba veya vasi dinlenir." hükmü getirilmiştir.

Mahkemece, olağanüstü durumun ve pek önemli nedenin varlığına ilişkin deliller sorulup toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile Medeni Kanunun 124/2. maddesi hükmüne aykırı olarak evlenme izni verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 08.12.2004

—— • ——

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:

Esas : 2004/12768

Karar: 2004/14698

İncelenen Kararın

Mahkemesi:Devrekani A.H.

Tarihi: 04.03.2004

Numarası:2004/5 - 2004/21

Davacı:Ali Çevik

Davalı:Hatice Çevik (Selma'ya Velayeten)

Dava Türü:Evlat Edinmeye İzin

Temyiz Eden:Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacının 11.2.2004 tarihli dava dilekçesiyle küçük Selma'ya velayeten davalı Hatice Çevik'e karşı açtığı davada, 27.2.1996 tarihinde evlendiği davalı Hatice'nin vefat eden ilk eşinden olan kızı Selma'yı evlat edinmek istediği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 308/1. maddesindeki hükme göre evlat edinilenin, evlat edinenden en az onsekiz yaş küçük olması şarttır.

Dosyada mevcut nüfus kayıt örneklerinden, 25.1.1978 doğumlu davacı Ali Çevik ile 25.9.1994 doğumlu evlat edinilmek istenilen Selma Çevik arasındaki yaş farkının onsekiz yıldan az olduğu anlaşılmaktadır.

Mahkemece, yasal şartın oluşmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken Türk Medeni Kanununun 308. maddesi hükmüne aykırı olarak davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabu-lü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 08.12.2004

—— • ——

Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:

Esas : 2004/8412

Karar : 2004/9201

Davacı Ali Akyıldız ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Darende Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 21.11.2002 günlü ve 2002/162-261 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Cumhuriyet Başsavcılığının 14.9.2004 gün ve Hukuk-136988 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAYKARARI

Nüfus Kanununun 46. maddesi hükmüne göre, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine (ad ve soyadı değişikliği davaları dahil) ilişkin davalarda Cumhuriyet Savcısı ile Nüfus Müdürü veya Memurunun bulunması ve kararın onların önünde verilmesi zorunludur.

Mahkemenin oluşumuna ilişkin bu yasa hükmü dikkate alınmadan Nüfus İdaresi Temsilcisinin yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle C. Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.'nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın C. Başsavcılığına gönderilmesine, 7.12.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.