← Resmî Gazete · 21 Aralık 2004

YARGI BÖLÜMÜ · Yargı Kararı

Yargıtay 18. Hukuk Dairesine Ait 7 Adet Karar

Metin

Yargıtay Kararları

Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:

          Esas        : 2004/7915

          Karar      : 2004/8621

             Davacı Recep Çelik ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Taşova Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 24.12.2003 günlü ve 2003/200-294 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Cumhuriyet Başsavcılığının 14.9.2004 gün ve Hukuk-148862 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY   KARARI

             Nüfus Kanununun 46. maddesi hükmüne göre, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalarda Cumhuriyet Savcısı ile nüfus müdürünün veya memurunun bulunması ve kararın onların önünde verilmesi zorunludur.

             Mahkemenin oluşumuna ilişkin bu yasa hükmü dikkate alınmadan Cumhuriyet Savcısı ve nüfus idaresi temsilcisi yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulması usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.

             Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle C.Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.'nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın C.Başsavcılığına gönderilmesine, 23.11.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.

—— • ——

          Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:

          Esas        : 2004/7916

          Karar      : 2004/8622

             Davacı Cemal Bakımlı ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Elazığ 1.Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 16.4.2002 günlü ve 2002/105-327 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Cumhuriyet Başsavcılığının 14.9.2004 gün ve Hukuk 153136 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY   KARARI

             Dava, evliliğin devamı sırasında eşlerden birisi tarafından, nüfus kaydının düzeltilmesi istenilen küçüğe velayeten açılmış, mahkemece, diğer eşin katılması veya icazeti aranmadan davaya bakılıp kabulüne karar verilmiştir.

             Medeni Kanunun 336 ncı maddesinde, (eşlerden herhangi birisine öncelik veya üstünlük tanınmadan) evlilik devam ettiği sürece ana ve babanın, velayeti birlikte kullanacağı öngörülmüş ve 342 nci maddesinde de anne ve babanın çocuğu velayetleri çerçevesinde temsil edecekleri ilkesi yine ayırım yapılmadan getirilmiştir.

             Emredici nitelikteki bu yasa kuralı evlilik birliği içinde velayetin kullanılması kapsamında ana ve baba tarafından çocuk adına açılacak tüm davalar yönünden de geçerlidir. Buna göre, asıl olan eşlerin birlikte dava açmaları ise de, bunlardan birisi tarafından açılacak davaya diğer eşin sonradan icazetini bildirip olumlu iradesini ortaya koyması ile velayetin birlikte kullanılması gerçekleşmiş olacağından yeterlidir. Diğer eşin katılımının veya rızasının sağlanamadığı davanın ise reddi gerekir. 

             Bu bakımdan mahkemece davacıya, eşinin davaya katılmak ya da duruşmada hazır bulunmak suretiyle icazetini bildirmesi veya icazetini gösteren imzası noterden onaylı belge ibraz etmesi için mehil verilip, bunun sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eşlerden birisinin istemi yeterli bulunarak davanın esası hakkında hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.

             Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.'nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 23.11.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.

—— • ——

          Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:

          Esas        : 2004/7917

          Karar      : 2004/8625

             Davacı Sabri Eren ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Battalgazi Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 11.4.2002 günlü ve 2002/19-55 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Cumhuriyet Başsavcılığının 15.9.2004 gün ve Hukuk-153137 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY   KARARI

             Dava, evliliğin devamı sırasında eşlerden birisi tarafından, nüfus  kütüğündeki  doğum  tarihinin  düzeltilmesi  için  çocuğa velayeten açılmış olup mahkemece, diğer eşin katılması veya icazeti aranmadan  ve  Nüfus  İdaresi  Temsilcisinin  yokluğunda  bakılıp kabulüne karar verilmiştir.

             1 — Türk Medeni Kanununun 336 ncı maddesinde, (eşlerden herhangi birisine öncelik veya üstünlük tanınmadan) evlilik devam ettiği sürece ana ve babanın, velayeti birlikte kullanacağı öngörülmüş ve 342 nci maddesinde de ana ve babanın velayetleri çerçevesinde çocuklarını temsil edecekleri ilkesi yine ayırım yapılmadan getirilmiştir.

             Emredici nitelikteki bu yasa kuralı evlilik birliği içinde velayetin kullanılması kapsamında ana ve baba tarafından çocuk adına açılacak tüm davalar yönünden de geçerlidir. Buna göre, asıl olan eşlerin birlikte dava açmaları ise de, bunlardan birisi tarafından açılacak davaya diğer eşin sonradan icazetini bildirip olumlu iradesini ortaya koyması ile velayetin birlikte kullanılması gerçekleşmiş olacağından yeterlidir. Diğer eşin katılımının veya rızasının sağlanamadığı davanın ise reddi gerekir.

             Bu bakımdan mahkemece davacıya, eşinin davaya katılmak ya da duruşmada hazır bulunmak suretiyle icazetini bildirmesi veya icazetini gösteren imzası noterden onaylı belge ibraz etmesi için mehil verilip, bunun sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eşlerden birisinin istemi yeterli bulunarak davanın esası hakkında karar verilmiş olması,

             2 — Nüfus Kanununun 46. maddesi hükmüne göre, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine (ad ve soyadı değişikliği davaları dahil) ilişkin davalarda Cumhuriyet Savcısı ile Nüfus Müdürü veya Memurunun bulunması ve kararın onların önünde verilmesi zorunludur.

             Mahkemenin oluşumuna ilişkin bu yasa hükmü dikkate alınmadan Nüfus İdaresi Temsilcisinin yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulması,

             Usul ve yasaya aykırıdır.

             Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.'nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 23.11.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.

—— • ——

          Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:

          Esas        : 2004/7912

          Karar      : 2004/8636

             Davacı Durmuş Günan ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Darende Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 12.11.2002 günlü ve 2002/159-266 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Cumhuriyet Başsavcılığının 14.9.2004 gün ve Hukuk-136990 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY   KARARI

             Nüfus Kanununun 46. maddesi hükmüne göre, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine (ad ve soyadı değişikliği davaları dahil) ilişkin davalarda Cumhuriyet Savcısı ile Nüfus Müdürü veya Memurunun bulunması ve kararın onların önünde verilmesi zorunludur.

             Mahkemenin oluşumuna ilişkin bu yasa hükmü dikkate alınmadan Nüfus İdaresi Temsilcisinin yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulması usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.

             Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.'nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 23.11.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 —— • ——

          Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:

          Esas        : 2004/7914

          Karar      : 2004/8639

             Davacı Hulusi Umaç ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Darende Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 12.11.2002 günlü ve 2002/182-263 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Cumhuriyet Başsavcılığının 14.9.2004 gün ve Hukuk-136992 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY   KARARI

             Nüfus Kanununun 46. maddesi hükmüne göre,  nüfus kayıtlarının düzeltilmesine (ad ve soyadı değişikliği davaları dahil) ilişkin davalarda  Cumhuriyet  Savcısı  ile  Nüfus  Müdürü  veya  Memurunun bulunması ve kararın onların önünde verilmesi zorunludur.

             Mahkemenin oluşumuna ilişkin bu yasa hükmü dikkate alınmadan Nüfus İdaresi Temsilcisinin yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulması usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.

             Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.'nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 23.11.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.

—— • ——

          Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:

          Esas        : 2004/7797

          Karar      : 2004/8720

             Davacı Abdulvafi Dursun ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Kale (Malatya) Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 25.12.2002 günlü ve 2002/105-117 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Cumhuriyet Başsavcılığının 15.9.2004 gün ve Hukuk-153140 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY   KARARI

             Davacının “Abdulvafi” olan isminin "Abdullah" olarak düzeltilmesi istemiyle açtığı davanın mahkemece kabulüne karar verildiği ve davacının isminin "Abdullah" olarak düzeltildiği anlaşılmaktadır.

             Nüfus Kanununun 46. maddesi hükmüne göre, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine (ad ve soyadı değişikliği davaları dahil) ilişkin davalarda Cumhuriyet Savcısı ile nüfus müdürü veya memurunun bulunması ve kararın onların önünde verilmesi zorunludur.

             Mahkemenin oluşumuna ilişkin bu yasa hükmü dikkate alınmadan nüfus idare temsilcisinin yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

             Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle C.Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.'nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın C.Başsavcılığına gönderilmesine, 25.11.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 —— • ——

          Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:

          Esas        : 2004/7796

          Karar      : 2004/8721

             Davacı Hilal Duman ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Kale (Malatya) Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 25.12.2002 günlü ve 2002/119-118 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Cumhuriyet Başsavcılığının 15.9.2004 gün ve Hukuk-153141 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY   KARARI

             Davacı Hilal Duman'ın 28.2.1973 olan doğum tarihinin 28.2.1974 olarak düzeltilmesi istemiyle açtığı davanın mahkemece kabulüne karar verildiği ve Hilal'in yaşının 28.2.1974 olarak düzeltildiği anlaşılmaktadır.

             Nüfus Kanununun 46. maddesi hükmüne göre, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalarda Cumhuriyet Savcısı ile nüfus müdürü veya memurunun bulunması ve kararın onların önünde verilmesi zorunludur.

             Mahkemenin oluşumuna ilişkin bu yasa hükmü dikkate alınmadan nüfus idare temsilcisinin yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

             Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle C.Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.'nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın C.Başsavcılığına gönderilmesine, 25.11.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Sayfa Başı