← Resmî Gazete · 11 Temmuz 2004
YARGI BÖLÜMÜ · Yargı Kararı
Danıştay 7. Dairesine Ait 3 Adet Karar
Metin
Danıştay
Yedinci Dairesinden :Esas No : 2004/349
Karar No : 2004/584
Kanun Yararına Temyiz Eden: Danıştay Başsavcılığı Davacı : Sosyal Sigortalar Kurumu BaşkanlığıVekili :
Av. Ayşe Apaydın Sosyal Sigortalar Kurumu İl Müdürlüğü UŞAK Davalı : Uşak Vergi Dairesi Müdürlüğü UŞAK İstemin Özeti : Sosyal Sigortalar Kurumu Uşak İl Müdürlüğüne ait araçlara ilişkin olarak 1998, 1999 ve 2000 yılları için motorlu taşıtlar vergisi ve ek motorlu taşıtlar vergisi tahakkuk ettirilmesi yolundaki işlemi; 1998 ve 1999 yılları için tarh edilen vergiler için, bu tarihlerde yürürlükte bulunan 4792 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun, 2868 sayılı Kanunun 2'nci maddesiyle değişik 24'üncü maddesinde, kuruma ait taşınır, taşınmaz mallar ile bunlardan elde edilen hak ve gelirlerin her türlü vergi, resim ve harçtan müstesna olduğunun hükme bağlandığı; bu sebeple, sözü edilen dönemlerde Kurumdan dava konusu vergilerin istenilemeyeceği; 2000 yılında yürürlükte bulunan 616 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 66'ncı maddesinde de aynı muafiyet hükmünün yer aldığı; her ne kadar, 616 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, Anayasa Mahkemesinin 31.10.2000 gün ve E:2000/65; K:2000/38 sayılı kararı ile iptal edilmişse de, iptal kararında, bu kararın bir yıl sonra yürürlüğe gireceğinin hükme bağlanması, ayrıca Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümezliği ilkesi nedeniyle, anılan dönem için vergi salınması işleminde de isabet görülmediği gerekçesiyle iptal eden Manisa Vergi Mahkemesinin tek hakimle verdiği 27.6.2003 gün ve E:2003/108; K:2003/714 sayılı kararının itirazen incelenmesi sonucu; 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 4'üncü maddesine 3418 sayılı Kanunun 12'nci maddesi ile eklenen, motorlu taşıtlar vergisi ile ilgili muaflık ve istisna hükümlerinin, bu kanuna hüküm eklenmek veya bu kanunda değişiklik yapılmak suretiyle düzenlenebileceği, bu kanunda yer almayan istisna ve muaflıkların hükümsüz olacağı yolundaki düzenleme karşısında, davacı Kurum adına yapılan tarh işleminde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle bozan ve davayı reddeden Manisa Bölge İdare Mahkemesinin 8.10.2003 gün ve E:2003/5004; K:2003/5139 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 51'inci maddesi uyarınca, Kanun yararına bozulması istenilmektedir. Tetkik Hakimi Çağlar Işık'ın Düşüncesi: 4792 sayılı Kanunun değişik 24'üncü maddesinin ilk düzenlenişinden, Kanun koyucunun, vergi, resim ve harçlarla ilgili kanunlarda adı ve kuruluş kanununun tarih ve sayısı yazılı olmasa dahi davacı kurumu ithalde alınan vergi ve resimler dahil her türlü vergi, resim ve harçtan muaf tutmayı amaçladığı sonucuna varıldığından, davacı kurum adına tesis edilen işlemi iptal eden vergi mahkemesi kararını bozan ve davayı reddeden Manisa Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Başsavcısı Harun Çetintemel'in Düşüncesi: Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı adına kayıt ve tescilli araçların motorlu taşıtlar vergisi ve ek motorlu taşıtlar vergisinden muaf olduğu gerekçesiyle davayı kabul ederek dava konusu edilen 1998-1999 ve 2000 yıllarına ait vergileri terkin eden Manisa Vergi Mahkemesinin tek hakimle verilen 27.6.2003 günlü ve E:2003/108 sayılı kararını bozan Manisa Bölge İdare Mahkemesinin 8.10.2003 günlü ve E:2003/5004, K:2003/5139 sayılı kararının hukuka aykırı olduğu belirtilerek Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığınca kanun yararına bozulması istemi üzerine 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 51'inci maddesi hükmü çerçevesinde konu incelendi: Olay tarihinde yürürlükte bulunan 4792 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun 26.7.1983 gün ve 2868 sayılı Kanunla değişik 24'üncü maddesinin (a) fıkrasında, Kuruma ait taşınır taşınmaz mallar ile bunlardan elde edilen hak ve gelirlerinin ithalde alınan vergi ve resimler dahil her türlü vergi resim ve harçtan muaf olduğu hükme bağlanmış, 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 4'üncü maddesinin 24.3.1988 günlü ve 3418 sayılı Kanunla eklenen ikinci fıkrasında; motorlu taşıtlar vergisi ile ilgili muaflık ve istisna hükümlerinin, bu kanuna hüküm eklenmek veya bu kanunda değişiklik yapılmak suretiyle düzenleneceği, bu kanunda yer almayan istisna ve muaflıkların hükümsüz olduğu belirtilmiştir.Davalı idarece, 1983 yılında yürürlüğe giren Sosyal Sigortalar Kanununun muaflık ve istisna ile ilgili 24'üncü maddesine karşılık, 24.3.1988 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 3418 sayılı Kanunla 197 sayılı
Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununa eklenen fıkrada, Kurumun adı yazılı olmadığından, anılan Kurumun kendi özel kanunundaki muafiyet hükmünün bu kanun için geçerli olmadığı gerekçesi ile Kurum adına kayıt ve tescilli araçlar için muafiyet hükmü uygulanmamak suretiyle 1998, 1999 ve 2000 yılları için tarhiyat yapılmıştır.Yüksek Dairenizin konuya ilişkin yerleşik kararları, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 4'üncü maddesine 3418 sayılı Kanunla eklenen ikinci fıkranın yürürlüğe girmesinden sonra
da Sosyal Sigortalar Kurumuna ait taşıtların motorlu taşıtlar vergisinden muaf olduğu yolunda bulunduğundan, Kuruma ait taşıtların 1998 ve 1999 yılları için motorlu taşıtlar ve ek motorlu taşıtlar vergisinden muaf tutulması gerekmektedir.2000 yılı vergisine gelince; 24.8.2000 günlü ve 616 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı kurulmuş ve 4792 sayılı Kanunun 7,21, ve 24'üncü maddeleri hariç diğer hükümleri yürürlükten kaldırılmıştır.
Bu kez anılan 616 sayılı Kanun Hükmünde Kararname Anayasa Mahkemesinin 31.10.2000 günlü, E:2000/65, K.2000/38 sayılı kararı ile iptal edilmiş ve kararın yürürlüğe girdiği 10.11.2001 tarihine kadar gerekli düzenleme yapılmamıştır.
Bu durumda, iptal edilen kanun hükmündeki kararnamenin yürürlükten kaldırdığı hükümler artık kendiliğinden yürürlüğe girmeyeceğinden, motorlu taşıtlar vergisi istisnasından yararlanacak kurumun varlığının hukuken kalmadığı dönemle ilgili olarak motorlu taşıtlar vergisinin mükellefi olarak kabulü de mümkün olmayacaktır.
Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun özel bir kanun
olma niteliği sebebiyle iptal edilen 616 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamedeki 4792 sayılı Kanunun muafiyetle ilgili 24'üncü maddesinin yürürlükten kaldırılmaması ve ülke genelinde 616 sayılı Kararnamenin iptalinden sonra da kurumun faaliyetine devam etmiş olması karşısında, 2000 yılında da istisna hükmünden yararlandırılmasına karar verilmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşılan Manisa Bölge İdare Mahkemesinin 8.10.2003 günlü ve E:2003/5004 K:2003/5139 sayılı kararının 2575 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 51'inci maddesi uyarınca kanun yarına bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
Konuyu temyizen Yüksek Dairenizin takdir ve kararına saygı ile sunarım.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği görüşüldü:1318 sayılı Finansman Kanununun olay tarihinde yürürlükte bulunan
3'üncü maddesine 29.11.1984 gün ve 3089 sayılı Kanunla eklenen fıkrada, taşıt alım vergisi ile ilgili muaflık ve istisna hükümlerinin bu Kanuna hüküm eklenmek veya bu Kanunda değişiklik yapılmak suretiyle düzenleneceği; bu Kanunda yer almayan istisna ve muaflıkların hükümsüz olduğu belirtilmiş; 4792 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun 26.7.1983 gün ve 2868 sayılı Kanunla değişik 24'üncü maddesinin (a) fıkrasında ise, Kuruma ait taşınır, taşınmaz mallar ile bunlardan elde edilen hak ve gelirlerinin ithalde alınan vergi ve resimler dahil her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğu hükmü yer almış iken, 4.10.2000 gün ve 24190 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 616 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 4792 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmış, ancak, muafiyete ilişkin 24'üncü madde bundan hariç tutulmuştur. Sözü edilen Kanun Hükmünde Kararname, Anayasa Mahkemesinin, 10.11.2001 tarihinde yürürlüğe giren, 31.10.2000 gün ve E:2000/65; K:2000/38 sayılı kararı ile iptal edilmiş; 6.8.2003 gün ve 25191 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4958 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 23'üncü maddesinde, eski Kanunun 24'üncü maddesinde öngörülen muafiyet hükmüne yer verilmiştir.Ol
ay tarihinde yürürlükte bulunan, yukarıda anılan 24'üncü maddenin son fıkrası, gerek hükümet tasarısında, gerek Bütçe-Plan Komisyonunun ve Sağlık ve Sosyal İşler Komisyonunun kabul ettiği metinde, "vergi, resim ve harçlarla ilgili kanunlarda kurumun adı ve kuruluş kanununun tarih ve sayısı yazılı olmasa dahi ithalde alınan vergi ve resimler dahil her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır" şeklindedir. Maddenin bu son fıkrası, Danışma Meclisince aynen kabul edilmiş, üzerinde söz alan üye olmamıştır. Fıkranın, "vergi, resim ve harçlarla ilgili kanunlarda kurumun adı ve kuruluş kanununun tarih ve sayısı yazılı olmasa dahi" ifadesi, Milli Güvenlik Konseyi Sosyal Güvenlik İş ve İşçi İlişkileri Komisyonu tarafından, "madde metninde yer almasına gerek olmadığı ve bu ifadenin metinden çıkarılmasının tasarı ile öngörülen muafiyet kapsamını etkilemediği düşünüldüğünden, madde, söz konusu ifade metinden çıkarılmak suretiyle yeniden düzenlenmiştir." denilmek suretiyle çıkarılmış ve tasarıdaki fıkra, Konseyce "İthalde alınan vergi ve resimler dahil her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır." şeklinde kabul edilmiştir.Danıştay İçtihatları Birleştirm
e Kurulunun bu konuyla ilgili 11.2.1988 gün ve E:1987/3; K:1988/1 sayılı kararı ile; 4792 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun değişik 24'üncü maddesiyle, Kanun koyucu'nun, iradesini; "Kuruma ait taşınır, taşınmaz mallar ile bunlardan elde edilen hak ve gelirlerinin kurumun adı ve kuruluş kanununun tarih ve sayısı vergi kanunlarında, dolayısıyla Emlak Vergisi Kanununda yazılı olmasa dahi, emlak vergisi dahil her türlü vergi, resim ve harçtan muaf tutulması gerektiği" şeklinde ortaya koyduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, Danıştay Dokuzuncu Daire kararları arasındaki içtihat aykırılığı; Dokuzuncu Dairenin, Sosyal Sigortalar Kurumunun emlak vergisi, temizleme ve aydınlatma harcından muaf olduğu yolundaki kararı doğrultusunda birleştirilmiş bulunmaktadır.Bu durumda, mülga 4792 sayılı Sosyal Sigortalar
Kurumu Kanununun değişik 24'üncü maddesinde yer almasına gerek duyulmayan, "vergi, resim ve harçlarla ilgili kanunlarda kurumun adı ve kuruluş kanununun tarih ve sayısı yazılı olmasa dahi" şeklindeki ifade karşısında, Finansman Kanununda muafiyet kapsamına alınmayan Sosyal Sigortalar Kurumuna ait taşıtların, taşıt alım vergisinden muaf tutulması gerektiği sonucuna varılmaktadır.Öte yandan, Finansman Kanununun olay tarihinde yürürlükte bulunan 3'üncü
maddesinin son fıkrasında yer alan, "Bu kanunda yer almayan istisna ve muaflıklar hükümsüzdür." şeklindeki düzenlemenin, Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ile getirilen muafiyet hükmünü etkileyeceği tarzındaki bir düşünceyi benimsemek de mümkün değildir. Gerek muafiyet hükmünün düzenleniş biçimi, gerekse Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun özel bir kanun olma niteliği, böyle bir yoruma müsait bulunmamakta, Kanun koyucu'nun, 24'üncü maddede, sözü edilen kuruma muafiyet tanıma iradesi taşıdığını ortaya koymaktadır. Açıklanan nedenle, Danıştay Başsavcılığının kanun yararına temyiz isteminin kabulüne; Manisa Bölge İdare Mahkemesinin 8.10.2003 gün ve E:2003/5004; K:2003/5139 sayılı kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 51'inci maddesi uyarınca, hükmün sonuçlarına etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmasına; kararın bir suretinin Maliye Bakanlığı ile Danıştay Başsavcılığına gönderilmesine ve bu kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasına, 4.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.—— • ——
Danıştay
Yedinci Dairesinden :Esas No : 2004/478
Karar No : 2004/797
Kanun Yararına Temyiz Eden: Danıştay Başsavcılığı Davacı : Sosyal Sigortalar Kurumu BaşkanlığıVekili : Av. S.Handan Beden
Ata
türk Bulvarı 1.Blok 7/B Fatih/İSTANBUL Karşı Taraf : Yeğenbey Vergi Dairesi Müdürlüğü ANKARAİstemin Özeti : Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığına ait araçlar nedeniyle 1997-2001 yılları arasında ödenen motorlu taşıtlar vergisinin iadesi istemiyle açılan davada; dava dilekçesinin, idari merci tecavüzü nedeniyle Maliye Bakanlığına tevdiine ilişkin Ankara Birinci Vergi Mahkemesinin tek hakimle verdiği 9.6.2003 gün ve E:2003/366; K:2003/564 sayılı kararı onayan ve davacı kurumdan 7.880.000.- lira karar harcı alınmasına hükmeden Ankara Bölge İdare Mahkemesinin 6.11.2003 gün ve E:2003/3123; K:2003/3920 sayılı kararının karar harcına ilişkin hüküm fıkrasının; anılan Kurumun her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğu belirtilerek kanun yararına bozulması istenilmektedir.
Tetkik Ha
kimi Bülent Seyitdanlıoğlu'nun Düşüncesi : 4958 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun 23'üncü maddesinin (c) fıkrasında kurum tarafından açılan ve Kurumun taraf olduğu davalar ve icra kovuşturmaları ile ilamlarının her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğu hükme bağlandığından, Bölge İdare Mahkemesi kararının davacı kurumdan karar harcı alınmasına ilişkin hüküm fıkrasının kanun yararına bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir. Danıştay Başsavcısı Harun Çetintemel'in Düşüncesi: Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığınca adlarına kayıtlı araçlar nedeniyle 1997-2001 yılları için ödenen motorlu taşıtlar vergisinin iadesi istemi ile açılan davada; dava dilekçesinin idari merci tecavüzü nedeniyle Maliye Bakanlığına tevdiine ilişkin Ankara Birinci Vergi Mahkemesinin tek hakimle verilen 9.6.2003 günlü ve E:2003/366, K:2003/564 sayılı kararını yapılan itiraz üzerine onayan ve ayrıca 7.880.000 lira karar harcı alınmasına hükmeden Ankara Bölge İdare Mahkemesinin 6.11.2003 günlü ve E:2003/3123, K:2003/3920 sayılı kararının, Kurumun her türlü vergi,resim ve harçtan muaf olduğu belirtilerek, karar harcı yönünden kanun yararına bozulması istemi üzerine 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 51'inci maddesi hükmü çerçevesinde konu incelendi: 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun "Vergi yargısı harçları" ile ilgili üçüncü kısmında yer alan "Mevzu" başlıklı 52'nci maddesinde, vergi yargısı işlemlerinden bu Kanuna ekli (3) sayılı tarifede yazılı olanların vergi yargısı harçlarına tabi olduğu, 53'üncü maddesinde de, vergi yargısı harçlarının harca mevzu olan işlemlerden dolayı Vergi Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri ve Danıştaya başvuranlar tarafından ödeneceği belirtilmiş, 125'inci maddesinde ise, bu kanunun ilgili kısımlarında mükellefiyet hakkında konulmuş hükümlerin aksine, özel kanunlarda hüküm bulunduğu takdirde özel kanun hükmünün uygulanacağı açıklanmıştırDiğer yandan, olay tarihinde yürürlükte bulunan 4958 Sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun 23üncü maddesinin (c) fıkrasında, "Kurum tarafından açılan ve Kurumun taraf olduğu davalar ve icra kovuşturmaları ile ilanlarının" ithalde alınan vergi ve r
esimler dahil her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğu hükme bağlanmıştır.Yukarıda değinilen yasal düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; Sosyal Sigortalar Kurumu"nun bizzat açtığı ve tarafı olduğu davalarda yargı harçlarından muaf olduğu sonucuna ulaşıldığından, Ankara Bölge İdare Mahkemesince verilen söz konusu kararda aleyhine karar harcına hükmedilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle Ankara Bölge İdare Mahkemesinin 6.11.2003 günlü ve E:2003/3123, K:2003/3920 sayılı kararının karar harcı yönünden 2575 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 51'inci maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
Konuyu temyizen Yüksek Dairenizin takdir ve kararına saygı ile sunarım.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hükü
m veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği görüşüldü: 492 sayılı Harçlar Kanununun "Vergi yargısı harçları" başlıklı üçüncü kısmında yer alan Mevzu başlıklı 52'nci maddesinde, vergi yargısı işlemlerinden bu Kanuna ekli (3) sayılı tarifede yazılı olanların, vergi yargısı harçlarına tabi olduğu; 53'üncü maddesinde, vergi yargısı harçlarının, harca mevzu olan işlemlerden dolayı vergi mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri ve Danıştaya başvuranlar tarafından ödeneceği hükümleri yer almış; aynı Kanunun 125'inci maddesinde ise, bu Kanunun ilgili kısımlarında mükellefiyet hakkında konulmuş hükümlerin aksine, özel kanunlarda hüküm bulunduğu takdirde özel kanun hükmünün uygulanacağı belirtilmiştir.Öte yandan; temyiz konusu bölge idare mahkemesi kararının verildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan 4958 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun 23'üncü maddesinin (c) fıkrasında ise, Kurum tarafından açılan ve Kurumun taraf olduğu davalar ve icra kovuşturmaları ile ilamlarının her türlü vergi, resim ve harçtan
muaf olduğu hükme bağlanmıştır.Yukarıda yer alan kanun hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığının, vergi yargısı harçlarından muaf olduğu anlaşıldığından; Ankara Bölge İdare Mahkemesi kararının, anılan Kurum aleyhine karar harcına hükmedilmesine ilişkin temyize konu hüküm fıkrasında isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenle, Danıştay Başsavcılığının kanun yararına temyiz isteminin kabulüne; Ankara Bölge İdare Mahkemesinin 6.11.2003 gün ve E:2003/3123; K:2003/3920 sayılı kararının karar harcına ilişkin hüküm fıkrasının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 51'inci maddesi uyarınca, hükmü sonuçlarına etkili olmamak üzere bozulmasına; kararın birer suretinin Maliye Bakanlığı ile Danıştay Başsavcılığına gönderilmesine ve bu kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasına, 31.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.—— • ——
Danıştay Yedinci Dairesinden :
Esas No : 2004/1054
Karar No : 2004/1099
Kanun Yararına Temyiz Eden: Danıştay Başsavcılığı Davacı : Sosyal Sigortalar Kurumu BaşkanlığıVekili : Av. S.Handan Beden
A
tatürk Bulvarı 1.Blok 7/B Fatih/İSTANBUL Karşı Taraf : Yeğenbey Vergi Dairesi Müdürlüğü ANKARAİstemin Özeti : Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığına ait araçlar nedeniyle 1997-2001 yılları arasında ödenen motorlu taşıtlar vergisinin iadesi istemiyle açılan davada; dava dilekçesinin, idari merci tecavüzü nedeniyle Maliye Bakanlığına tevdiine ilişkin Ankara İkinci Vergi Mahkemesinin tek hakimle verdiği 16.9.2003 gün ve E:2003/734; K:2003/758 sayılı kararı onayan ve davacı Kurumdan 7.880.000.- lira karar harcı alınmasına hükmeden Ankara Bölge İdare Mahkemesinin 25.12.2003 gün ve E:2003/3692; K:2003/4452 sayılı kararının karar harcına ilişkin hüküm fıkrasının; anılan Kurumun her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğu belirtilerek kanun yararına bozulması istenilmektedir.
Tetkik Hakimi Nazlı Yanıkdemir'in Düşüncesi: 4958 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun 23'üncü maddesinin (c) fıkrasında, Kurum tarafından açılan ve Kurumun taraf olduğu davalar ve icra kovuşturmaları ile ilamlarının her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğu hükme bağlandığından, Bölge İdare Mahkemesi kararının, davacı Kurumdan karar harcı alınmasına ilişkin hüküm fıkrasının kanun yararına bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir. Danıştay Başsavcısı Harun Çetintemel'in Düşüncesi: Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığınca adlarına kayıtlı araçlar nedeniyle 1997-2000 yılları için ödenen motorlu taşıtlar vergisinin iadesi istemi ile açılan davada; dava dilekçesinin idari merci tecavüzü nedeniyle Maliye Bakanlığına tevdiine ilişkin Ankara İkinci Vergi Mahkemesinin tek hakimle verilen 16.9.2003 günlü ve E:2003/734, K:2003/758 sayılı kararını yapılan itiraz üzerine onayan ve ayrıca 7.880.000 lira karar harcı alınmasına hükmeden Ankara Bölge İdare Mahkemesinin 25.12.2003 günlü ve E:2003/3692; K:2003/4452 sayılı kararının, Kurumun her türlü vergi,resim ve harçtan muaf olduğu belirtilerek, karar harcı yönünden kanun yararına bozulması istemi üzerine 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 51'inci maddesi hükmü çerçevesinde konu incelendi: 492 sayılı Harçlar Kanununun "Vergi yargısı harçları" ile ilgili üçüncü kısmında yer alan "Mevzuu" başlıklı 52’nci maddesinde, vergi yargısı işlemlerinden, bu Kanuna ekli (3) sayılı tarifede yazılı olanların vergi yargısı harçlarına tabi olduğu, 53’üncü maddesinde de, vergi yargısı harçlarının, harca mevzu olan işlemlerden dolayı vergi mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri ve Danıştaya başvuranlar tarafından ödeneceği belirtilmiş, 125’inci maddesinde ise, bu kanunun ilgili kısımlarında mükellefiyet hakkında konulmuş hükümlerin aksine, özel kanunlarda hüküm bulunduğu takdirde, özel kanun hükmünün uygulanacağı açıklanmıştırDiğer yandan, olay tarihinde yürürlükte bulunan 4792 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun 26.7.1983 gün ve 2868 sayılı Kanunun 2'nci maddesiyle değişik 24'üncü maddesinin (c) fıkrasında, "Kurum tarafından açılan ve Kurumun taraf olduğu davalar ve icra kovuşturmaları ile ilanlarının" ithalde alınan vergi ve resimler dahil her türlü vergi, resim ve harçtan mua
f olduğu hükme bağlanmıştır.Yukarıda değinilen yasal düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; Sosyal Sigortalar Kurumunun bizzat açtığı ve tarafı olduğu davalarda yargı harçlarından muaf olduğu sonucuna ulaşıldığından, Ankara Bölge İdare Mahkemesince verilen söz konusu kararda aleyhine karar harcına hükmedilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, Ankara Bölge İdare Mahkemesinin 25.12.2003 günlü ve E:2003/3692 K:2003/4452 sayılı kararının, karar harcı yönünden, 2575 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 51'inci maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
Konuyu temyizen Yüksek Dairenizin takdir ve kararına saygı ile sunarım.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği görüşüldü: 492 sayılı Harçlar Kanununun "Vergi yargısı harçları" başlıklı üçüncü kısmında yer alan Mevzu başlıklı 52'nci maddesinde, vergi yargısı işlemlerinden bu Kanuna ekli (3) sayılı tarifede yazılı olanların, vergi yargısı harçlarına tabi olduğu; 53'üncü maddesinde, vergi yargısı harçlarının, harca mevzu olan işlemlerden dolayı vergi mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri ve Danıştaya başvuranlar tarafından ödeneceği hükümleri yer almış; aynı Kanunun 125'inci maddesinde ise, bu Kanunun ilgili kısımlarında mükellefiyet hakkında konulmuş hükümlerin aksine, özel kanunlarda hüküm bulunduğu takdirde özel kanun hükmünün uygulanacağı belirtilmiştir.Öte yandan; temyiz konusu bölge idare mahkemesi kararının verildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan 4958 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun 23'üncü maddesinin (c) fıkrasında ise, Kurum tarafından açılan ve Kurumun taraf olduğu davalar ve icra kovuşturmaları ile ilamlarının her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğu hükme bağlanmıştır.
Yukarıda yer alan kanun hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığının, vergi yargısı harçlarından muaf olduğu anlaşıldığından; Ankara Bölge İdare Mahkemesi kararının, anılan Kurum aleyhine karar harcına hükmedilmesine ilişkin temyize
konu hüküm fıkrasında isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenle, Danıştay Başsavcılığının kanun yararına temyiz isteminin kabulüne; Ankara Bölge İdare Mahkemesinin 25.12.2003 günlü ve E:2003/3692, K:2003/4452 sayılı kararının karar harcına ilişkin hüküm fıkrasının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 51'inci maddesi uyarınca, hükmü sonuçlarına etkili olmamak üzere bozulmasına; kararın birer suretinin Maliye Bakanlığı ile Danıştay Başsavcılığına gönderilmesine ve bu kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasına, 20.4.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.Sayfa Başı