← Resmî Gazete · 2 Haziran 2004

YARGI BÖLÜMÜ · Anayasa Mahkemesi Kararı

Anayasa Mahkemesinin E: 2001/349 (4652 Sayılı Kanun ile İlgili ) , K: 2004/14 Sayılı Kararı

RG 02.06.2004Kurum Anayasa Mahkemesi BaşkanlığıKarar Sayısı 2004/14

Metin

Anayasa Mahkemesi Başkanlığından:

Esas Sayısı : 2001/349

Karar Sayısı : 2004/14

Karar Günü : 12.2.2004

İ

PTAL DAVASINI AÇAN :
TBMM Anamuhalefet (Fazilet) Partisi Grubu adına Parti Genel Başkanı Mehmet Recai KUTAN İPTAL DAVASININ KONUSU : 25.4.2001 günlü, 4652 sayılı “Polis Yüksek Öğretim Kanunu”nun 10. maddesinin ikinci ve 15. maddesinin birinci fıkralarında yer alan “...genel lise, erkek teknik öğretim, kız teknik öğretim ve ticaret ve turizm öğretimine bağlı okul mezunları arasından...” ibaresinin Anayasa’nın 2., 10. ve 70. maddeleri ile 128. maddesinin ikinci fıkrasına aykırılığı savıyla iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemidir. I- İPTAL VE YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMLERİNİN GEREKÇESİ

İptal ve yürürlüğün durdurulması istemlerini içeren 14.6.2001 günlü dava dilekçesinin gerekçe bölümü aynen şöyledir:

“I. 4652 SAYILI KANUNUN MAHİYETİ

4652 Sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanunu Türk Polis Teşkilatının en yüksek öğretim kurumu olan Polis Akademisi ile bağlı fakülteleri, enstitüler ile polis meslek yüksek okullarındaki yüksek öğretim ile ilgili amaç ve ilkeleri belirleyen bu okulların teşkilatlanmasını

, görev ve sorumluluklarını, eğitim-öğretim, araştırma, yayın, öğretim elemanları ve öğrenciler ile ilgili esasları düzenleyen bir kanundur.

İşbu dava için öneminden dolayı belirtelim ki; Kanun’un;

1) 10. maddesi, Polis Meslek Yüksek Okullarının kuruluşu ve öğrenci
kaynakları ile öğretim süresini,

2) 15. maddesi, Fakülte’nin, Güvenlik Bilimleri Fakültesi’nin öğrenci
kaynağını, öğrencilerin istihkakları ile özlük işlemlerini, mecburi hizmet
yükümlülüğü ve evlenme yasağını, Akademiye alınacak öğrencilerin nitelikleri
ile giriş esas ve şartlarının yönetmelikle belirleneceğini,

3) 30. maddesi ise söz konusu yönetmeliğin Bakanlıkça (İçişleri
Bakanlığı’nca) çıkarılacağını,

belirtmektedir.

Biz de hemen belirtelim ki 4652 sayılı Kanun’un 10. ve 15. maddelerin bir bölümü Anayasa’ya açıkça aykırıdır; bu bölümün iptali gerekir.

II. 4652 SAYILI KANUN’UN ANAYASA’YA AYKIRI HÜKÜMLERİ

4652 sayılı Kanun’un 10. ve 15. maddeleri;

- 10. maddesinin 2. fıkrasının,

- 15. maddesinin ise 1

. fıkrasının,

“genel lise, erkek teknik öğretim, kız teknik öğretim ve ticaret ve turizm öğretimine bağlı okul mezunları arasından” bölümü,

Anayasa’ya açıkça aykırıdır.

Konuyu daha açık ve somut hale getirmek için belirtelim ki;

4652 say

ılı Kanun’un 10/2. ve 15/1. maddeleri aynen şöyledir:

“MADDE 10/2- Polis Meslek Yüksek Okullarına Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılan Öğrenci Seçme Sınavını kazanan ve Bakanlıkça ihtiyaç duyulduğu kadar, genel lise, erkek teknik öğretim, kız teknik öğretim ve ticaret ve turizm öğretimine bağlı okul mezunları arasından yapılacak özel yetenek sınavında başarılı olanlar alınır.”

“MADDE 15/1- Fakültenin esas öğrenci kaynağı polis kolejidir. İhtiyaç halinde, genel lise, erkek teknik öğretim, kız teknik öğretim ve ticaret ve turizm öğretimine bağlı okul mezunları arasından yönetmelikle belirtilecek şartları taşıyan öğrenciler de fakülteye alınabilirler.”

Hemen ilk bakışta anlaşılacağı gibi her iki maddenin

“...genel lise, erkek teknik

öğretim, kız teknik öğretim ve ticaret ve turizm öğretimine bağlı okul mezunları arasından” bölümü,

Anayasa’nın; 2., 10., 70 ve 128/2. maddelerine aykırıdır.

A) DAVA KONUSU “BÖLÜM” ANAYASA’NIN 2. MADDESİNE AYKIRIDIR.

4652 sayılı Kanun’

un 10/2. ve 15/1. maddelerinin dava konusu olan;

“genel lise, erkek teknik öğretim, kız teknik öğretim ve ticaret ve turizm öğretimine başlı okul mezunları arasından” bölümü, Anayasa’nın 2. maddesine üç bakımdan;

- Adalet,

- Laiklik,

- Hukuk Devleti,

ilkeleri bakımından aykırıdır.

a) Dava konusu ifadeler “adalet” ilkesine aykırıdır:

4652 sayılı Kanun’un 10/2. maddesine göre bir öğrencinin polis meslek yüksek okullarına girebilmesi için üç şart aranmaktadır. Bunlar:

1- Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılan öğrenci
seçme sınavını kazanmak,

2- Yapılacak özel yetenek sınavında başarılı olmak,

3- “Genel liseden veya erkek teknik öğretim veya kız teknik öğretim okulundan veya ticaret ve turizm öğretimine bağlı bir okuldan me

zun olmak”

Bu 3. şarta göre, örneğin bir Anadolu lisesi mezunu veya bir Fen lisesi mezunu,

- Ne kadar üstün yetenekli olursa olsun,

- Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılan öğrenci seçme sınavından ne kadar yüksek puan alırsa alsın,

Polis Meslek Yüksek Okullarına giremeyecektir. Çünkü o, bir Anadolu Lisesi veya Fen Lisesi mezunudur.

Halbuki Anadolu Liselerine yüzbinlerce öğrenci arasından ancak Devletin yaptığı sınavları başarabilen -üstün yetenekli- öğrenciler girebiliyor. Anadolu Lisesi öğrencilerinden de, ancak ve ancak, yine Devletin yaptığı daha zor bir sınavı kazanabilenler Fen lisesine geçebiliyor.

Bugün Türkiye’de Fen liseleriyle Anadolu Liseleri, genel liselerle karşılaştırılmaları dahi caiz olmayacak kadar ciddi eğitim kurumlarıdır. Ancak, ne var ki bu liselerden mezun olan öğrenciler Polis Meslek Yüksek Okullarına giremeyeceklerdir.

Bu üstün yetenekli ve yüksek başarırı öğrenciler, 4652 sayılı Kanun’un 15/1. maddesinden dolayı, Güvenlik Bilimleri Fakültesi’ne de giremeyeceklerdir. Çünkü bunlar, genel lise, erkek teknik, kız teknik veya turizm ve ticaret lisesi mezunu değiller; çok daha kaliteli eğitim ve öğretim veren Fen Lisesi, Anadolu Lisesi, Süper Lise veya İmam-Hatip Lisesi mezunudurlar.

Emniyet Teşkilatını başarılı gençlerin hizmetinden mahrum bırakmak, Türkiye için bir kötülüktür, bir haksızlıktır.

Ayrıca, böyle bir düzenleme hem Devletin varlık sebebini oluşturan “kamu yararı” (amaç) ilkesine hem de hukukun özünü, Devletin ise temelini teşkil eden “adalet” ilkesine aykırı düşer.

Zira “nispeten başarılı ve yetenekli” vatandaşlar için hizmete giriş kapısını açtığı halde “çok daha başarılı ve yetenekli” vatandaşlar için, hiçbir haklı gerekçeye dayanmadan, üstelik Devletin kurduğu okullarda, Devletin atadığı öğretmenler tarafından okutulmuş ve Devletin yaptığı sınavları başarmış olmalarına rağmen, hizmete giriş kapısını kapatan bir Devletin “adil” olduğu söylenemez.

b) Dava konusu ifadeler “laiklik” ilkesine aykırıdır:

Hem 10/2. maddenin hem de 15/1. maddeni

n dava konu bölümleri Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Genel Kurulu’nda “aynı fakat samimiyet ilkesinden uzak önergelerle” bugünkü şeklini almıştır.

Söz konusu önergeler görüşülürken bir kısım milletvekilleri tarafından;

“... bu düzenleme ile ayırımcılık yapıldığı, asıl amacın İmam-Hatip Lisesi mezunlarını dışlamak olduğu...”

iddia edilmiş, bu iddialar da Komisyon ve Hükümet sözcüleri tarafından reddedilmemiş; zımnen kabul edilmiştir.

Böyle bir “kabul” ve “düzenleme”, hiç kuşkusuz, “laiklik” ilkesine aykırı düşer. Çünkü böyle bir “ayırım” ve “dışlamanın” tek sebebi, olsa olsa, İmam-Hatip Lisesi mezunlarının, akranlarına göre biraz daha fazla “dini bilgi”ye sahip bulunmaları olabilir. Bunun dışındaki hiçbir gerekçe gerçekçi olamaz. Zira gerek

Polis Meslek Yüksekokullarına gerekse Güvenlik Bilimleri Fakültesi’ne Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi sınavını kazanarak girecek olan öğrencilerin, “polislik mesleği” konusundaki bilgileri birbirinden farklı değildir. Başka bir deyişle gerek Polis Meslek Yüksekokullarına gerekse Güvenlik Bilimleri Fakültesi’ne girebilmek için hem Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nce yapılan sınavı kazanmak hem de özel uzmanlarca yapılacak olan özel yetenek sınavında başarılı olmak gerektiğine göre bu noktalarda adaylar arasında gerek Polis Meslek Yüksekokullarına gerekse Polis Akademisi’ne giriş bakımından bir “fark yok” demektir. Farklılık sadece İmam-Hatip Lisesi mezunlarının dini konularda diğer adaylara nispetle biraz daha fazla bilgiye sahip olmalarıdır.

Açıktır ki bir kısım vatandaşların sırf dini bilgilerinin fazlalığından dolayı, “dışlanmaları”, “ayrımcılığa” tabi tutulmaları, Anayasa’nın 2. maddesine, laiklik ilkesine aykırı düşer.

Çünkü;

1) Anayasa’nın 2. maddesinin gerekçesinde de vurgulandığı gibi;

“Hiçbir zaman dinsizlik anlamına gelmeyen laiklik ise, her ferdin istediği inanca, mezhebe sahip olabilmesi, ibadetini yapabilmesi ve dini inançlarından dolayı diğer vatandaşlardan farklı bir muameleye tabi kılınmaması anlamına gelir.”

2) Anayasa Mahke

mesi’nin (T.21.6.1995, E. 1995/17, K. 1995/16 sayılı)
kararında belirtildiği gibi;

“Laiklik, din düşmanlığı dinsizlik ya da dine karşı oluş değil, inanç özgürlüğüne saygıdan kaynaklanan (...) davranış biçimidir” (AMKD, S.31, C.2, s.546).

c) 4652 sayılı Kanun’un dava konusu “bölümü”, “Hukuk Devleti” ilkesine aykırıdır.

Anayasa Mahkemesi’nin birçok kararında, örneğin işbu dava ile de çok yakın benzerliği bulunan 4454 sayılı “Basın Af Kanunu”nun “...basın yoluyla yahut sözlü veya görüntülü yayın araçlarıyla işlenmiş olup...” bölümünü iptal eden kararında belirtildiği gibi;

“Devletimiz... bir hukuk Devletidir. Kanunlarımızın, Anayasa’nın açık hükümlerinden önce hukukun bilinen ve bütün uygar memleketlerde kabul edilen prensiplerine uygun olması şarttır.” (Any. Mah., T. 22.12.1964, E.1963/166, K.1964/76, A.M.K.D., Sayı: 2, s.291)

Daha açık bir ifadeyle;

“Anayasa’nın 2. maddesinde, Cumhuriyetin nitelikleri arasında sayılan hukuk devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, ANAYASA VE HUKUKUN ÜSTÜN KURALLARIyla kendini bağlı savan, yargı denetimine açık, yasaların üstünde yasa koyucunun da bozamayacağı TEMEL HUKUK İLKELERİ ve Anayasa’nın bulunduğu bilincinde olan devlettir. Bu bağlamda, hukuk devletinde yasa koyucu, yalnız yasaların Anayasa’ya değil Anayasanın da EVRENSEL HU

KUK İLKELERİNE uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür.” (Any.Mah., T. 19.9.2000, E.1999/39, K.2000/23, Resmi Gazete: 12.10.2000, 24198, s.63)

Kısaca “...adaletli bir düzenin gerçekleşmediği bir ortamda hukuk devletinden söz edilemez” (Any. Mah. Kararı, T. 1

2.11.1991, E.1991/7, K.1991/43;AMKD, S.27, C.2, s.652)

“Anayasa’nın 2. maddesi ile benimsenen “hukuk devleti” ilkesi bu konuda konulacak kuralların herkesçe kabul edilen hukuk ve adalet ölçüleri içinde olmasını gerektirir” (T. 21/6/1991, E.1990/20, K:199

1/17, AMKD., S.28, C.l, s.101)

Dava konusu bölümlerin, Anayasa Mahkemesi kararları ile açıklanan hukuk devleti ilkesine aykırılık oluşturduğu gayet açıktır.

B) DAVA KONUSU “BÖLÜM” ANAYASA’NIN 10. MADDESİNE AYKIRIDIR:

Malumları olduğu üzere Anayasa’nın, “Kanun önünde eşitlik” başlığını taşıyan 10. maddesi aynen şöyledir:

“MADDE 10.- Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.

Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.

Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.”

10. madde, hiçbir duraksamaya meydan vermeyecek kadar açıktır. Maddenin gerekçesi ise daha da açıktır.

Şöyle ki:

“Madde, demokrasinin üç vazgeçilmez ilkesinden birini teşkil etmektedir. İnsanın insan olması dolayısıyla doğuştan bir değeri ve haysiyeti vardır. Bu onun tabii bir hakkıdır. Bu hak dolayısıyla herhangi bir niteliğe veya ölçüye dayanılarak insanlar arasında ayırım yapılamaz. İnsanlar arasında kanunların uygulanması açısından da hiçbir fark gözetilemez. İnsanlar arasındaki eşitliğin temellerinden birini de böylece kanunlar önünde eşitlik ilkesi sağlar.

Komisyonumuz bu hak

ka saygı göstermenin Devlet organları ve idari makamlar içinde bir görev olduğunu belirtmektedir. Devletin organları ve idari makamları, bütün işlemlerinde insanlar arasında ayırım yapmadan Devlet faaliyetlerini yürütmek zorundadırlar.”

Gerek Anayasa’nın 10. maddesinden gerekse bu maddenin gerekçesinden açıkça anlaşılacağı üzere; hem Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılan sınavı kazanan hem de uzmanlarca yapılan “özel yetenek sınavında” başarılı olan adayların “Polis Akademisi”ne girişle

rinin “Kanun” ile engellenmeleri “eşitlik” ilkesine aykırıdır.

Çünkü:

1) “Anayasanın 10. maddesinde herkesin, hiçbir ayrım yapılmadan kanun önünde eşit olduğu kabul edilmiştir. Madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere, yasaların uygulanmasında dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle bir ayırım yapılamayacak, yasalar herkese eşitlikle uygulanacaktır.” (Any. Mah. Kararı, T.28.4.1983, E.1981/13, K.1983/8, AMKD, S.20, s.52)

2) “Anayasa’nın 10. maddesinde yer alan eşitlik kavramıyla kanun önünde eşitlik yani hukuki eşitlik kastedilmiştir. Bu ilkeyle bir tek kişiye veya kimi topluluklara, aynı durumda bulunan yurttaşlardan daha çok veya daha geniş hak ve yetkiler tanımak yoluyla kanun karşısında eşitli

k ilkesinin çiğnenmesi yasaklanmaktadır.” (Any. Mah Kararı, T.21.10.1986, E.1986/16, K.1986/25, AMKD, S.22, s.191)

3) “Anayasadaki eşitlik ilkesinin amacının, aynı durumda bulunan kişilerin yasalarca aynı işleme bağlı tutulmasını sağlamak ve yurttaşlara yasa karşısında dil, ırk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ve benzeri sebeplerle ayırımlı davranılmasını önlemek olduğu Anayasa Mahkemesinin çeşitli kararlarında vurgulanmıştır.” (Any. Mah. Kararı, T.21.10.1986, E.1986/16, K.1

986/25, AMKD, S.22, s.191)

Şu hale göre 4652 sayılı Kanun’un hem 10/2. maddesinde hem de 15/1. maddesinde yer alan;

“genel lise, erkek teknik öğretim, kız teknik öğretim ve ticaret ve turizm öğretimine bağlı okul mezunları arasından”

ifadelerinin Anay

asa’nın 10. maddesine aykırı olduğu gayet açıktır.

Zira:

4) “Eşitlik ilkesi, ortada haklı bir neden bulunmadıkça hiçbir kişiye, aileye, zümreye ya da sınıfa ayrıcalık tanınmasına mutlak engeldir. Kamu hizmetinde eşit davranış eşit yararlanma temel niteliktir. Haklı bir nedene dayanmayan bu düzenleme Anayasanın 10. maddesine aykırıdır.” (Any. Mah. Kararı, T. 22.5.1987, E.1987/3, K.1987/13, AMKD, S.23, s.269)

Kısaca, Anayasa’nın 10. maddesine açıkça aykırı olan;

“genel lise, erkek teknik öğretim, kız teknik öğretim ve ticaret ve turizm öğretimine bağlı okul mezunları arasından”

ifadelerinin iptali gerekir.

C) DAVA KONUSU “BÖLÜM” ANAYASA’NIN 70. MADDESİNE AYKIRIDIR:

Anayasa’nın 70. maddesine göre;

“Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahip

tir.

Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez.” 70. maddenin gerekçesi aynen şöyledir:

“Kamu hizmetlerine girme vatandaşların en tabii hakkıdır. 1961-1980 arası, siyasi partilerin, uygulamada pek titizlik göstermedikleri bir maddedir. Prensip olarak, kamu hizmetlerine girme hakkı 1961 Anayasasında olduğu gibi aynen muhafaza edilmiştir. Ancak kamu hizmetine alınacak memur ve kamu görevlileri ile ilgili düzenlemede bu hakkın kötüye kullanılmasını önleyecek hükü

mler getirilmiştir.” 70. maddenin hem metninden hem de gerekçesinden açıkça anlaşılacağı gibi 4652 sayılı Kanun’un;

“genel lise, erkek teknik öğretim, kız teknik öğretim ve ticaret ve turizm öğretimine bağlı okul mezunları arasından” bölümü Anayasa’ya aykırıdır.

D) DAVA KONUSU “BÖLÜM” ANAYASA’NIN 128/2. MADDESİNE AYKIRIDIR:

Bir aday, örneğin bir Fen lisesi, bir Süper lise, bir Anadolu lisesi veya bir İmam-Hatip lisesi mezunu olan bir öğrenci;

- Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılan Öğrenci Seçme Sınavından ne kadar yüksek puan alırsa alsın,

- Ne kadar üstün yetenekli olursa olsun,

Polis Meslek Yüksek Okullarına ve Güvenlik Bilimleri Fakültesi’ne giremeyecektir. Çok başarılı, çok liyakatli olmasının hiçbir önemi yoktur.

Önemli o

lan bir “genel lise, erkek teknik öğretim, kız teknik öğretim ve ticaret ve turizm öğretimine bağlı okul mezunu” olup olmamaktır.

Böyle bir düzenlemenin, Anayasa’nın 128/2. maddesine, liyakat ilkesine aykırı olduğu ortadadır.

Malumları olduğu üzere, Anayasa’nın 128. maddesi ile, gerekçesinde de vurgulandığı gibi “Getirilen önemli bir ilke de kamu hizmeti görevlilerinin alınmalarında yetenek ve liyakat ilkelerine uyulması zorunluğudur.”

III. YÜRÜRLÜĞÜ DURDURMA SEBEPLERİ

Malumları olduğu üzere Kamu hukukunda yürütmeyi durdurma kararının verilebilmesi için iki şartın birlikte bulunması gerekmektedir.

Bu iki şarttan biri düzenlemenin açıkça hukuka aykırı olması, diğeri ise dava konusu düzenlemenin uygulanması halinde ortaya telafisi imkansız veya telafisi güç bir zararın doğacak bulunmasıdır.

25.04.2001 tarih ve 4652 sayılı Kanun, yürürlüğün durdurulması için gerekli olan her iki şartı da taşımaktadır. Çünkü;

1) 4652 sayılı Kanun’un 10/2 ve 15/1. maddelerinin;

“genel lise, erkek teknik öğretim, kız teknik öğretim ve ticaret ve turizm öğretimine bağlı okul mezunları arasından” bölümü Anayasa’ya açıkça aykırıdır.

2) Anayasa’ya açıkça aykırı olan -dava konusu- “bölümün”

“genel lise, erkek teknik öğretim, kız teknik öğretim ve ticaret ve turizm öğretimine bağlı okul mezunları arasından” ifadesinin uygulanması halinde hem Emniyet mensupları için liyakat bakımından, hem de Türkiye için, “adalet”, “laiklik” ve “Hukuk Devleti” ilkeleri bakımından telafisi imkansız bir takım zararların doğacağı çok açı

k ve kesindir.

3) Dava konusu “bölüm” hakkında yürürlüğün durdurulması kararı verildiği zaman, hukuk sistemimizde herhangi bir boşluk meydana gelmeyecek; sadece Anayasa’ya açıkça aykırı olan bir uygulama durdurulmuş olacaktır.

Şöyle ki;

4652 sayılı Ka

nun’un 10/2. ve 15/1. maddelerinin dava konusu olan;

“genel lise, erkek teknik öğretim, kız teknik öğretim ve ticaret ve turizm öğretimine bağlı okul mezunları arasından” bölümü hakkında yürürlüğün durdurulması kararı verildiği zaman dahi,

- Genel (ve

dengi) lise mezunlarından,

- Nitelikleri, (Kanun’un 31. maddesine göre çıkarılacak) Yönetmelikle belirlenen

- Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılan Öğrenci Seçme Sınavını kazanan ve

- Yapılacak özel yetenek sınavında başarılı olan adaylar arasından

Bakanlıkça ihtiyaç duyulduğu kadar öğrenci, gerek Polis Meslek Yüksek Okullarına gerekse Güvenlik Bilimleri Fakültesi’ne girebilecektir.

4) Dava konusu “bölüm” hakkında “yürürlüğü durdurma kararı verilmeyip bilahare iptal kararı verilirse bu iptal kararı büyük ölçüde etkisiz kalacaktır.

SONUÇ

Yukarıda arz ve izah edildiği üzere, 25.04.2001 tarih ve 4652 sayılı “Polis Yükseköğretim Kanunu’nun 10/2. ve 15/1. maddelerinin, Anayasa’nın 2., 10., 70. ve 128/2. maddelerine açıkça aykırı olup uygulanması halinde Türkiye için telafisi imkansız zararlar doğuracağı kesin bulunan;

“genel lise, erkek teknik öğretim, kız teknik öğretim ve ticaret ve turizm öğretimine bağlı okul mezunları arasından”

bölümü hakkında acilen yürürlüğü durdurma ve iptal kararı verilmesini saygılarımla arz ederim.”

II- YASA METİNLERİ

A- İptali İstenilen Yasa Kuralları

25.4.2001 günlü, 4652 sayılı “Polis Yüksek Öğretim Kanunu”nun iptali istenilen kuralları da içeren maddelerin ilgili bölümleri şöyledir:

1- “MADDE 10.-

…Polis meslek yüksek okullarına Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılan Öğrenci Seçme Sınavını kazanan ve Bakanlıkça ihtiyaç duyulduğu kadar genel lise, erkek teknik öğretim, kız teknik öğretim ve ticaret ve turizm öğretimine bağlı okul mezunları arasından yapılacak özel yetenek sınavında başarılı olanlar alınır…”.

2- “MADDE 15.-

Fakültenin esas öğrenci kaynağı polis kolejidir. İhtiyaç halinde, genel lise, erkek teknik öğretim, kız teknik öğretim ve ticaret ve turizm öğretimine bağlı okul mezunları arasından yönetmelikle belirtilecek şartları taşıyan öğrenciler de fakülteye alınabilirler…”. B- Dayanılan Anayasa Kuralları

Dava konusu kuralların Anayasa’nın 2., 10., 70. ve 128. maddelerine aykırılığı ileri sürülmüştür.

III-

İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 8. maddesi uyarınca Mustafa BUMİN, Haşim KILIÇ, Samia AKBULUT, Yalçın ACARGÜN, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Fulya KANTARCIOĞLU, Rüştü SÖNMEZ, Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU ve Ahmet AKYALÇIN’ın katılımlarıyla 27.6.2001 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, yürürlüğün durdurulması isteminin bu konudaki raporun hazırlanmasından sonra karara bağlanmasına oybirliğiyle karar verilmiştir.

IV- E

SASIN İNCELENMESİ

Dava dilekçesi ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, iptali istenen yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü :

Dava dilekçesind

en, iptali istenilen kurallarda polis meslek yüksekokullarına ve Güvenlik Bilimleri Fakültesine, “genel lise, erkek teknik, kız teknik veya turizm ve ticaret lisesi mezunu” olanların alınabileceği, sayılan liseler arasında olmayan, daha kaliteli eğitim ve öğretim veren liseleri bitirenlerin ise belirtilen okullara alınmamasının “kamu yararı” ve “adalet” ilkelerine aykırı düştüğü, “nisbeten başarılı ve yetenekli” vatandaşlar için hizmete giriş olanağı getirildiği halde, “çok daha başarılı ve yetenekli” vatandaşlar için hiçbir haklı gerekçeye dayanmadan bu olanağın tanınmamasının adil olmayan sonuçları olduğu, bu nitelikleriyle yapılan yasal düzenlemelerin “hukuk devleti” ve “eşitlik” ilkeleri ile Anayasa’nın kamu hizmetlerine girme hakkı ile ilgili 70. maddesine, liyakat ilkesini düzenleyen 128. maddesinin ikinci fıkrasına ve özellikle, imam hatip lisesi mezunlarının bu okullara alınmamasının amaçlanması nedeniyle de “laiklik” ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

Polis yükseköğretim kurumlarına alınacak öğrencilerin kaynağını düzenleyen 28.11.1984 günlü, 3087 sayılı Polis Yükseköğretim Kanunu’nda yapılan değişiklikten önceki düzenlemede öğrenci kaynakları arasında “lise ve dengi okul mezunları” sayılarak herhangi bir sınırlama yapılmamış iken, önce 12.7.

2000 günlü, 610 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile “genel ve teknik lise mezunları”, daha sonra da açıklanan dava konusu 25.4.2001 günlü, 4652 sayılı yasal düzenleme ile “genel lise, erkek teknik öğretim, kız teknik öğretim ve ticaret ve turizm öğretimine bağlı okul mezunları”na yer verilerek kapsam daha da daraltılmıştır.

25.4.2001 günlü, 4652 sayılı “Polis Yüksek Öğretim Kanunu”nun 10. maddesinde, polis meslek yüksekokullarının kuruluşu ve öğrenci kaynakları ile öğretim süresi, 15. maddesinde de Güvenlik Bilimleri Fakültesinin öğrenci kaynakları, öğrencilerin istihkakları, özlük işlemleri, mecburi hizmet yükümlülüğü ve evlenme yasağı, Akademiye alınacak öğrencilerin nitelikleri ile giriş esas ve şartlarının yönetmelikle belirleneceği gibi kurallar düzenl

enmiştir.

Anayasa’nın 2. maddesinde, Cumhuriyetin nitelikleri arasında sayılan hukuk devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuk güvenliğini gerçekleştiren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, yargı denetimine açık, yasaların üstünde Anayasa’nın ve yasakoyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulund

uğu bilincinde olan devlettir. Bu bağlamda, hukuk devletinde yasakoyucu, yasaların yalnız Anayasa’ya değil, evrensel hukuk ilkelerine de uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür.

Anayasa’nın 10. maddesine göre, herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak

hareket etmek zorundadırlar.

“Yasa önünde eşitlik ilkesi” hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil hukuksal eşitlik öngörülmektedir. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalarca aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak ve kişilere yasa karşısında ayırım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır. Yasa önünde

eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durum ve konumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları gerekli kılabilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa’nın öngördüğü eşitlik ilkesi çiğnenmiş olmaz.

Yasa’nın gerekçesinde de belirtildiği gibi, iptali istenilen kuralların, temelde, Türk toplumuna ve Emniyet Örgütünün ihtiyaç ve beklentilerine yanıt verebilecek nitelikte polislerin yetiştirilmeleri ve onların insan haklarına saygılı, ancak devlet otoritesini de zaafa uğratmayacak bir yapıda eğitilmeleri için, eğitim hizmetlerinin gelişen bilim ve teknolojiye paralel olarak yapılandırılmasını sağlamayı amaçladığı anlaşılmaktadır.

Böylece, adı geçen okullara “...genel lise, erkek teknik öğretim, kız teknik öğretim ve ticaret ve turizm öğretimine bağlı okul mezunları arasından...” öğrenci alınmasının emniyet hizmetlerinin gereksinimlerine daha uygun olduğu düşünülmüştür. Belirli önemde bazı kamu hizmetlerinin özelliklerini gözeterek gerçekleştirdiği bu tür düzenlemeler anayasal ilkelere bağlı kalmak ve hizmetin gereklerini dikkate almak koşuluyla yasakoyucunun takdir yetkisi içinde olan bir yasama işlemidir. Bu nedenle, farklı liselerden mezun olanlar aynı nitelikleri taşımadıklarından eşitlik karşılaştırmasına esas alınamazlar.

Açıklanan nedenlerle 4652 sayılı Polis Yükseköğretim Kanunu’nun 10. ve 15. maddelerinin dava konusu kuralları, Anayasa’nın 2. ve 10. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.

Mustafa BUMİN, Haşim KILIÇ ve Sacit ADALI bu görüşlere katılmamışlardır.

Dava dilekçesinde Anayasa’nın 70. maddesi ile 128. maddesinin ikinci fıkrasına da aykırılık olduğu ileri sürülmekte ise de, kuralın bu maddelerle ilgisi görülmemiştir.

V- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ

25.4.2001 günlü, 4652 sayılı “Polis Yükseköğretim Kanunu”nun;

A- 10. maddesinin ikinci fıkrasının “...genel lise, erkek teknik öğretim, kız teknik öğretim ve ticaret ve turizm öğretimine bağlı okul mezunları arasından...” bölümünün,

B- 15. maddesinin birinci fıkrasının “...genel lise, erkek teknik öğretim, kız teknik öğretim ve ticaret ve turizm öğretimine bağlı okul mezunları arasından...” bölümünün,

12.2.2004 gününde, E.2001/349, K.2004/5 (Yür

ürlüğü Durdurma) sayılı kararla yürürlüğün durdurulması isteminin reddine oybirliği ile karar verilmiştir.

VI- SONUÇ

25.4.2001 günlü, 4652 sayılı “Polis Yüksek Öğretim Kanunu”nun;

A- 10. maddesinin ikinci fıkrasının “...genel lise, erkek teknik öğretim, kız teknik öğretim ve ticaret ve turizm öğretimine bağlı okul mezunları arasından...” bölümünün,

B- 15. maddesinin birinci fıkrasının “...genel lise, erkek teknik öğretim, kız teknik öğretim ve ticaret ve turizm öğretimine bağlı okul mezunları arasından...” bölümünün,

Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Mustafa BUMİN, Haşim KILIÇ ile Sacit ADALI’nın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 12.2.2004 gününde karar verildi.

Başkan

Mustafa BUMİN

Başkanvekili

Haşim KILIÇ

Üye

Sacit ADALI

Üye

Ertuğrul ERSOY

Üye

Tülay TUĞCU

Üye

Ahmet AKYALÇIN

Üye

Ali HÜNER

Üye

Fulya KANTARCIOĞLU

Üye

Aysel PEKİNER

Üye

Mehmet ERTEN

Üye

Fazıl SAĞLAM

Esas Sayısı : 2001/349

Karar Sayısı : 2004/14

KARŞIOY

25.4.2001 günlü 4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanunu’

nun 10. maddesinin ikinci, 15. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “...genel lise, erkek teknik öğretim, kız teknik öğretim ve ticaret ve turizm öğretimine bağlı okul mezunları arasından...” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptal davası açılmıştır.

Daha önce, Polis Yükseköğretim kurumlarına alınacak öğrenci kaynaklarını
düzenleyen 28.11.1984 gün ve 3087 sayılı Yasa’da öğrenci kaynakları arasında “...lise ve
dengi okul mezunları...” denilerek, lise ve dengi okul mezunları arasında hiç bir ayrım
yapılmamışken, dava konusu düzenleme ile “...genel lise, erkek teknik öğretim, kız teknik öğretim, ticaret ve turizm öğretimine bağlı okul mezunları...” biçiminde değişiklik yapılarak lise dengi meslek lisesi mezunlarından bir bölümüne Polis Yükseköğretim kurumlarına girme olanağı ortadan kaldırılmıştır.

Anayasa’nın 10. maddesinde yer alan eşitlik ilkesi, aynı durumda bulunan kişilerin yasalarca aynı işleme bağlı tutulmasını sağlamak ve yasa karşısında dil, ırk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep gibi nedenlerle ayrım yaratılmamasını zorunlu kılar.

Yapılan düzenleme ile meslek liselerinin bir bölümünün Polis Yükseköğretim kurumlarına kabul edilmesi, aynı konumda bulunan bir bölümünün ise kabul edilmemesi

Yasakoyucu’nun takdir alanı içinde değerlendirilerek iptal istemi reddedilmiştir.

Anayasa’da öngörülmeyen bir konunun düzenlenmesi kuşkusuz ki yasama organının takdirine bırakılmıştır. Ancak, bu yetki, mutlak olmayıp Anayasa’nın temel ilkeleri yanında üstün hukukun genel ilkeleri ile de sınırlandırılmıştır.

Yasakoyucu iptali istenen kurallarla genel lise, erkek teknik öğretim, kız teknik öğretim, ticaret ve turizm öğretimine bağlı mesleki eğitime dayalı ortaöğretim mezunlarının Polis Yükseköğretimine girmelerini uygun görmüş, aynı şekilde meslek eğitimine dayalı program uygulayan endüstri, kimya, yapı, iletişim, spor, mahalli idareler, imam hatip ve meteoroloji gibi meslek eğitimi veren lise mezunlarını bu imkandan yoksun bırakmıştır. Aynı konumda olan bir bölüm meslek lisesi mezunlarına bir imtiyaz ve ayrıcalık tanınırken, bir bölümüne bu imkanın tanınmaması eşitlik ilkesine aykırıdır. Aynı konumdaki meslek liseleri arasında böyle bir ayrıma gidilmesini haklı kılacak bir neden ortaya konulamamıştır. Yasama belgelerinde olmadığı gibi çoğunluk görüşünde de bu eşitsizliğin haklı nedeni açıklanamamıştır. Bunun yasama organının takdir hakkı ile açıklanmış olması örtülü bir amaca ulaşmak için yapılan bir düzenlemenin Anayasa’ya uygunluğunun gerekçesi olamaz. Haklılık ortaya konulmadan makul ve anlaşılabilir bir düzenleme olduğunun tesbiti de mümkün değildir.

Belirtilen nedenlerle, eşitlik ilkesine aykırı olan kuralların iptal edilmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmadık.

Başkan

Mustafa BUMİN

Başkanvekili

Haşim KILIÇ

Üye

Sacit ADALI

Sayfa Başı