← Resmî Gazete · 28 Mayıs 2004

YARGI BÖLÜMÜ · Yargı Kararı

Yargıtay 2, 4 ve 18. Hukuk Dairelerine Ait 8 Adet Karar

Metin

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:

Esas

: 2004/4351

Karar

: 2004/5460

İncelenen Kararın

:

Mahkemesi

: Karşıyaka 3.A.H.

Tarihi

: 14.5.2002

Numarası

: 2002/275-2002/343

Davacı

: Muzaffer Bayram

Davalı

: Stephanic Christin Venning

Dava Türü

: Boşanma

Temyiz Eden

: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan boşanma davasında, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi hükmüne göre, en az bir yıl sürmüş evliliklerde eşlerin birlikte başvurması yada bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu halde dahi boşanma kararı verilebilmesi için, hakimin bizzat tarafları dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına

kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması gerekmektedir.

Taraflar hazır bulunup, bizzat anlaştıklarını açıklamaz veya hakim, tarafların anlaşmalarını uygun bulmaz ise, taraflardan delilleri sorulup, toplanması sonucunda evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olup olmadığının anılan Kanunun 184. maddesi çerçevesinde takdiri gerekirken, davacı ve davalı asil dinlenilmeksizin, taraf vekillerinin beyanı ile yetinilerek boşanma hükmü kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 28.04.2004

—— • ——

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:

Esas

: 2004/4352

Karar

: 2004/5259

İncelenen Kararın

:

Mahkemesi

: Karşıyaka Aile Mahkemesi

Tarihi

: 17.7.2003

Numarası

: 2003/157-2003/35

Davacı

: Nuret

tin Yıldırım ve Arife Yıldırım

Davalı

: Sezai Uçar

Dava Türü

: Evlat Edinme

Temyiz Eden

: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacı 27.5.2003 tarihli dava dilekçesiyle açtığı davada, eşinin ergin olan oğlu Sezai'yi evlat edinmek istediği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Dosyada mevcut nüfus kayıt örneğinden, evlat edinilmek istenilen davalının evli olduğu anlaşılmaktadır.

4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 313. maddesinin 2. fıkrasında "evli bir kimse ancak eşinin rızasıyla evlat edinilebilir" hükmü mevcuttur.

Mahkemece, davalının eşinin rızası alınmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 26.04.2004

—— • ——

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:

Esas

: 2004/4353

Karar

: 2004/5320

İncelenen Kararın

:

Mahkemesi

: Karşıyaka 2.A.H.

Tarihi

: 19.2.2003

Numarası

: 2002/1053-2003/91

Davacı

: Hürrem Turanlı (Melek Hürrem Turanlı)

Davalı

: Kerem Ozan Erozan

Dava Türü

: Evlat Edinme

Temyiz Eden

: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar

arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacının 29.11.2002 tarihinde açtığı davada, ergin olan davalıyı evlat edinmek istediği mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 313. maddesinde ergin ve kısıtlıların hangi hallerde evlat edinilebileceği düzenlenmiştir.

Aynı Kanunun evlat edinme kararı vermeden önce hakime araştırma yükümlülüğü getiren 316. maddesinde;

"Evlat edinmeye, ancak esaslı sayılan her türlü durum ve koşulların kapsamlı biçimde araştırılmasından, evlat edinen ile edinilenin dinlenmelerinden ve gerektiğinde uzmanların görüşünün alınmasından sonra karar verilir.

Araştırma özellikle evlat edinen ile edinilenin kişiliği ve sağlığı, karşılıklı ilişkileri, ekonomik durumları, evlat edinenin eğitme yeteneği, evlat edinmeye yönelten sebepler ve aile ilişkileri ile bakım ilişkilerindeki açıklığa kavuşturulması gerekir" hükmü mevcuttur.

Mahkemece, Medeni Kanunun 313. maddesinde belirtilen halin mevcut olup olmadığı tespit edilmeden ve 316. maddesi gereğince kapsamlı bir araştırma yapılmadan tarafların beyanları ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 26.04.2004

—— • ——

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:

Esas

: 2004/4354

Karar

: 2004/5512

İncelenen Kararın

:

Mahkemesi

: Karşıyaka 1.S.H.

Tarihi

: 26.3.2002

Numarası

: 2002/422-2002/369

Davacı

: Memet Gül

Davalı

: Hasımsız

Dava Türü

: Evlenmeye İzin

Temyiz Eden

: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacının 26.3.2002 tarihli dava dilekçesi ile, velayeti altında bulunan kızı Serap'ın evlenmesine izin verilmesini istediği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

l Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 124/2. maddesi ile "ancak, hakim olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple onaltı yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilir. Olanak bulundukça karardan önce ana ve baba veya vasi dinlenir" hükmü getirilmiştir.

Mahkemece, olağanüstü durumun ve pek önemli nedenin varlığına ilişkin deliller sorulup toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile Medeni Kanunun 124/2. maddesi hükmüne aykırı olarak evlenme izni verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 29.04.2004

—— • ——

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:

Esas

: 2004/4355

Karar

: 2004/5229

İncelenen Kararın

:

Mahkemesi

: Karşıyaka Aile Mahkemesi

Tarihi

: 21.10.2003

Numarası

: 2003/2325-2003/869

Davacı

: Nilüfer Çankaya Ergenekon

Davalı

: Ali Şengönül

Dava Türü

: Evlat Edinme

Temyiz Eden

: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacı vekilinin 10.10.2003 tarihli dava dilekçesiyle açtığı davada, ergin olan davalıyı evlat edinmek istediği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

4721 Sayılı Türk Medeni Kanunun 313. maddesinde ergin ve kısıtlıların hangi hallerde evlat edinilebileceği düzenlenmiştir.

Aynı Kanunun evlat edinme kararı vermeden önce hakime araştırma yükümlülüğü getiren 316. maddesinde;

"Evlat edinmeye, ancak esaslı sayılan her türlü durum ve koşulların kapsamlı biçimde araştırılmasından, evlat edinen ile edinilenin dinlenmelerinden ve gerektiğinde uzmanların görüşünün alınmasından sonra karar verilir.

Araştırma özellikle evlat edinen ile edinilenin kişiliği ve sağlığı, karşılıklı ilişkileri, ekonomik durumları, evlat edinenin eğitme yeteneği, evlat edinmeye yönelten sebepler ve aile ilişkileri ile bakım ilişkilerindeki gelişmelerin açıklığa kavuşturulması gerekir" hükmü mevcuttur.

Mahkemece, Medeni Kanunun 313. maddesinde belirtilen halin mevcut olup olmadığı tesbit edilmeden ve 316. maddesi gereğince kapsamlı bir araştırma yapılmadan tarafların beyanları ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 26.04.2004

—— • ——

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:

Esas

: 2004/4356

Karar

: 2004/5378

İncelenen Kararın

:

Mahkemesi

: Karşıyaka 2.S.H.

Tarihi

: 3.10.2002

Numarası

: 2002/1167 -2002/892

Davacı

: Durna Tunca (Fatma Tunca'ya Velayeten)

Davalı

: –

Dava Türü

: Evlenmeye İzin

Temyiz Eden

: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacı vekilinin 27.09.2002 tarihli dava dilekçesi ile açtığı davada, müvekkilinin velayeti altında bulunan kızı Fatma'nın evlenmesine izin verilmesini istediği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

l Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 124/2. maddesi ile " ancak, hakim olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple onaltı yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilir. Olanak bulundukça karardan önce ana ve baba veya vasi dinleni

r." hükmü getirilmiştir.

Mahkemece, olağanüstü durumun ve pek önemli nedenin varlığına ilişkin deliller sorulup toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile Medeni Kanunun 124/2. maddesi hükmüne aykırı olarak evlenme izni verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 27.04.2004

—— • ——

Yargıtay 4. Hukuk Dairesinden:

Esas

: 2004/3583

Karar

: 2004/4237

Mahkemesi

: Aksaray-Ortaköy Asliye Hukuk Hakimliği

Tarihi

: 26.6.2002

Nosu

: 1998/64-2002/328

Davacı

: Üzeyir Köse adına Avukat Tuncer Kurn

az

Davalı : Ozancık Belediye Başkanlığı

Davacı Üzeyir Köse vekili Avukat Tuncer Kurnaz tarafından, davalı Ozancık Belediye Başkanlığı aleyhine 20.3.1998 gününde verilen dilekçe ile davacıya ait dükkanın davalı belediyece yıkılması nedeniyle uğranılan zararın tazmininin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; dava idare yargı yerinde açılacağından mahkemenin görevsizliğine, talep halinde dosyanın görevli idare mahkemesine gönderilmesine dair verilen 26.6.2002 günlü kararın kanun yararına b

ozulması Adalet Bakanlığı'nın yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Davacının, dava konusu dükkanının davalı Belediye tarafından yıkılması nedeniyle tazminat isteminde bulunduğu, yerel mahkemece davaya bakmaya idare mahkemesi görevli olduğundan görevsizlik kararı ve talep halinde dosyanın görevli idare mahkemesine gönderilmesine karar verildiği hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

İdari Yargılama Usul Yasası'nın 2. maddesinde hangi işlerin idari Yargı yerinde bakılacağı belirtildikten başka, aynı yasanın 11. maddesinde idari yargı yerine başvurmanın yöntem ve usulü de hüküm altına alınmıştır. Anılan yasa maddesi gözetildiğinde, mahkemenin istem halinde dosyanın İdari mahkemesine gönderilmesine ilişkin kararın bu maddeye aykırı olduğu açıktır. Şu durumda davanın yargı yolu bakımından reddi kararında

n sonra görevsizlikle yetinmeyerek yargı yerinin ayrı olmasına rağmen gönderme kararı da vermesi usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteminin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA l.4.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.

—— • ——

Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:

Esas : 2004/2895

Karar : 2004/3566

Davacı Mustafa Çayırlı ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Karşıyaka 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 21.2.2003 günlü ve 2002/1107-2003/102 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Cumhuriyet Başsavcılığının 29.3.2004 gün ve Hukuk-0

33315 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Dava, evliliğin devamı sırasında eşlerden birisi tarafından, nüfus kütüğündeki adının düzeltilmesi istenilen çocuğa velayeten açılmış olup mahkemece, diğer eşin katılması veya icazeti aranmadan bakılıp kabulüne karar verilmiştir.

Türk Medeni Kanununun 336 ncı maddesinde, (eşlerden herhangi birisine öncelik veya üstünlük tanınmadan) evlilik devam ettiği sürece ana ve babanın, velayeti birlikte kullanacağı öngörülmüş ve 342 nci maddesinde de ana ve babanın velayetleri çerçevesinde çocuklarını temsil edecekleri ilkesi yine ayırım yapılmadan getirilmiştir.

Emredici nitelikteki bu yasa kuralı evlilik birliği içinde velayetin kullanılması kapsamında ana ve baba tarafından çocuk adına açılacak tüm davalar yönünden de geçerlidir. Buna göre, asıl olan eşlerin birlikte dava açmaları ise de, bunlardan birisi tarafından açılacak davaya diğer eşin sonradan icazetini bildi

rip olumlu iradesini ortaya koyması ile velayetin birlikte kullanılması gerçekleşmiş olacağından yeterlidir. Diğer eşin katılımının veya rızasının sağlanamadığı davanın ise reddi gerekir.

Bu bakımdan mahkemece davacıya, eşinin davaya katılmak ya da duruşmada hazır bulunmak suretiyle icazetini bildirmesi veya icazetini gösteren imzası noterden onaylı belge ibraz etmesi için mehil verilip, bunun sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eşlerden birisinin istemi yeterli bulunarak davanın esası hakkında karar

verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.

Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle C.Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.'nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın C.Başsavcılığına gönderilmesine, 3.5.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Sayfa Başı