← Resmî Gazete · 17 Mayıs 2004
YARGI BÖLÜMÜ · Yargı Kararı
Danıştay Onikinci Dairesine Ait Üç Adet Karar
Metin
Danıştay On
ikinci Dairesinden :Esas No : 2003/1357
Karar No : 2003/4361
Kanun Yararına Temyiz Eden : Danıştay Başsavcılığı Davacı : Nihat Hacıoğlu Gaziemir Merkez KarakoluGaziemir / İZMİR
Davalı : İçişleri Bakanlığı / ANKARA İsteğin Özeti : Polis memuru olan davacının İzmir Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde İstanbul'da Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğüne ait bir otobüsün terör örgütlerince taranarak 2 polis memurunun şehit edilmesi olayını protesto etmek amacıyla 12.12.2000 tarihinde aynı müdürlükte görevli 459 polis memuru ile birlikte Konak Meydanına kadar yürümek, saygı duruşunda bulunup, İstiklal Marşını söyledikten sonra görevine dönmek şeklinde sonuçlanan eylem nedeniyle Emniyet Genel Müdürlüğünün 5.11.2001 günlü kararıyla Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün 7/B-1 ve 15. maddeleri uyarınca 6 ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemi; İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görevli polis memuru olan davacıya ceza verme yetkisinin 3201 sayılı Yasanın Ek 5. maddesi uyarınca İl Polis Disiplin Kuruluna ait olduğundan Emniyet Genel Müdürlüğünce verilen disiplin cezasında yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptal eden ve temyiz edilmeksizin kesinleşen İzmir 3. İdare Mahkemesinin 17.7.2002 günlü, E:2001/1272, K:2002/607 sayılı kararının; 3201 sayılı Yasanın Ek 5. maddesinin (A) bendi uyarınca davacı hakkında İzmir İl Polis Disiplin Kurulunca karar verilmesi gerekmekle birlikte, bir şube müdürünün de ortak soruşturma kapsamında bulunması, ortak işlenen suçlarda astın üstün tabi olduğu soruşturma ve yargılama usulüne bağlı bulunması yolundaki genel ilke karşısında, şube müdürünün meslek derecesinin araştırılarak 4. meslek derecesinde olması halinde Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunun ast hakkında da disiplin cezası uygulayabileceği hususunun değerlendirilerek buna göre karar verilmesi gerektiği ileri sürülerek Danıştay Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozulması istenilmektedir. Danıştay Tetkik Hakimi : Fadime Var Düşüncesi : Kanun yararına temyiz talebinin reddi gerektiği düşünülmüştür.TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince, İzmir 3. İdare Mahkemesince verilen 17.7.2002 günlü, E:2001/1272, K:2002/607 sayılı kararın Danıştay Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyizen bozulmasına ilişkin istem incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanununun Ek-5. maddesinde; disiplin kurullarının disiplin cezası verebilecekleri personel ve uygulamaya yetkili oldukları cezalar
sayılmış A-1 bendinde, İl Polis Disiplin Kurullarının, kuruldukları il emniyet kadrosundaki polis memurları, çarşı ve mahalle bekçileri ile atanması il makamlarına ait personele bütün disiplin cezalarını verebileceği belirtilmiş, (D) bendinde, Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunun verebileceği cezalar ile ceza vereceği personel açıklanmış, maddenin devamında, emniyet hizmetleri sınıfında bulunanlardan (2) Genel Müdürlük, il, öğretim ve eğitim kurumları kadrolarındaki 4'üncü ve 3'üncü meslek derecelerinde bulunan personel hakkında meslekten çıkarma dışında kalan öteki disiplin cezalarını verebileceği belirtilmiş, emniyet hizmetleri sınıfı mensuplarının meslek derecelerinin düzenlendiği 13. maddesinde ise, şube müdürünün meslek derecesinin 4. veya 5. derece olacağı belirtilmiştir.Olayda, İzmir Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, İstanbul'da Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğüne ait bir otobüsün terör örgütlerinc
e taranarak 13 polis memurunun yaralanması, 2 polis memurunun şehit edilmesi olayı ile ilgili olarak toplu olarak yürüyüş yaptıkları ve aralarında Çevik Kuvvet Şube Müdürünün ve emniyet amirlerinin de bulunduğu 459 polis memuruyla ortak soruşturma geçirdiği ve bu soruşturma sonucunda bu eylemiyle hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak suçunu işlediği sübuta erdiğinden, eylemine uyan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün 7/B-1 ve 15. maddelerinin uygulanması suretiyle 6 ay kısa süreli durdurma cezasıyla cezalandırıldığı anlaşılmıştır.Her ne kadar 3201 sayılı Yasanın Ek 5. maddesinin A bendi uyarınca davacı hakkındaki bu cezanın İzmir İl Polis Disiplin Kurulunca verilmesi gerekmekte ise de; 3201 sayılı Yasanın 13. maddesi hü
kmüne göre 4. veya 5. meslek derecesinde bulunacak olan şube müdürünün de bu olayda sözkonusu ortak soruşturmaya dahil olması ve ortak işlenen suçlarda astın üstün tabi olduğu soruşturma ve yargılama usulüne bağlı olması yolundaki genel ilke karşısında, şube müdürünün meslek derecesinin araştırılarak 4. meslek derecesi olması halinde Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunun polis memuru olan davacı hakkında 6 ay kısa süreli durdurma cezası verebileceği hususu değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlemin yetki yönünden iptal edilmesine ilişkin kararda hukuki isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, Danıştay Başsavcılığının temyiz isteminin kabulü ile İzmir 3. İdare Mahkemesince verilen 17.7.2002 günlü, E:2001/1272, K:2002/607 sayılı kararın; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca kanun yararına ve hükmün hukuki sonuçlarına etkili olmamak üzere bozulmasına kararın birer örneğinin İçişleri Bakanlığı ile Danıştay Başsavcılığına gönderilmesine ve Resmi Gazete'de yayımlanmasına, dosyanın İzmir 3. İdare Mahkemesine gönderilmesine, 31.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.—— • ——
Danıştay On
ikinci Dairesinden:Esas No : 2003/1356
Karar No : 2003/4362
Kanun Yararına Temyiz Eden : Danıştay Başsavcılığı Davacı : Abdullah Damlakaya,Çınarlı Karakol Amirliğinde Görevli
Polis Memuru / İZMİR
Davalı : İçişleri Bakanlığı / ANKARA İsteğin Özeti : Polis memuru olan davacının İzmir Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde İstanbul'da Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğüne ait bir otobüsün terör örgütlerince taranarak 2 polis memurunun şehit edilmesi olayını protesto etmek amacıyla 12.12.2000 tarihinde aynı müdürlükte görevli 459 polis memuru ile birlikte Konak Meydanına kadar yürümek, saygı duruşunda bulunup, İstiklal Marşını söyledikten sonra görevine dönmek şeklinde sonuçlanan eylem nedeniyle Emniyet Genel Müdürlüğünün 5.11.2001 günlü kararıyla Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün 7/B-1 ve 15. maddeleri uyarınca 6 ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemi; İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görevli polis memuru olan davacıya ceza verme yetkisinin 3201 sayılı Yasanın Ek 5. maddesi uyarınca İl Polis Disiplin Kuruluna ait olduğundan Emniyet Genel Müdürlüğünce verilen disiplin cezasında yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptal eden ve temyiz edilmeksizin kesinleşen İzmir 3. İdare Mahkemesinin 17.7.2002 günlü, E:2001/1273, K:2002/608 sayılı kararının; 3201 sayılı Yasanın Ek 5. maddesinin (A) bendi uyarınca davacı hakkında İzmir İl Polis Disiplin Kurulunca karar verilmesi gerekmekle birlikte, bir şube müdürünün de ortak soruşturma kapsamında bulunması, ortak işlenen suçlarda astın üstün tabi olduğu soruşturma ve yargılama usulüne bağlı bulunması yolundaki genel ilke karşısında şube müdürünün meslek derecesinin araştırılarak 4. meslek derecesinde olması halinde Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunun ast hakkında da disiplin cezası uygulayabileceği hususunun değerlendirilerek buna göre karar verilmesi gerektiği ileri sürülerek Danıştay Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozulması istenilmektedir. Danıştay Tetkik Hakimi : Fadime VarDüşüncesi :
Kanun yararına temyiz talebinin reddi gerektiği düşünülmüştür.TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince, İzmir 3. İdare Mahkemesince verilen 17.7.2002 günlü, E:2001/1273, K:2002/608 sayılı kararın Danıştay Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyizen bozulmasına ilişkin istem incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanununun Ek-5. maddesinde; disiplin kurullarının disiplin cezası verebilecekleri
personel ve uygulamaya yetkili oldukları cezalar sayılmış A-1 bendinde, İl Polis Disiplin Kurullarının, kuruldukları il emniyet kadrosundaki polis memurları, çarşı ve mahalle bekçileri ile atanması il makamlarına ait personele bütün disiplin cezalarını verebileceği belirtilmiş, (D) bendinde, Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunun verebileceği cezalar ile ceza vereceği personel açıklanmış, maddenin devamında, emniyet hizmetleri sınıfında bulunanlardan (2) Genel Müdürlük, il, öğretim ve eğitim kurumları kadrolarındaki 4'üncü ve 3'üncü meslek derecelerinde bulunan personel hakkında meslekten çıkarma dışında kalan öteki disiplin cezalarını verebileceği belirtilmiş, emniyet hizmetleri sınıfı mensuplarının meslek derecelerinin düzenlendiği 13. maddesinde ise, şube müdürünün meslek derecesinin 4. veya 5. derece olacağı belirtilmiştir.Olayda, İzmir Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, İstanbul'da Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğüne ait bir otobüsün terör örgütlerin
ce taranarak 13 polis memurunun yaralanması, 2 polis memurunun şehit edilmesi olayı ile ilgili olarak toplu olarak yürüyüş yaptıkları ve aralarında Çevik Kuvvet Şube Müdürünün ve emniyet amirlerinin de bulunduğu 459 polis memuruyla ortak soruşturma geçirdiği ve bu soruşturma sonucunda bu eylemiyle hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak suçunu işlediği sübuta erdiğinden, eylemine uyan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün 7/B-1 ve 15. maddelerinin uygulanması suretiyle 6 ay kısa süreli durdurma cezasıyla cezalandırıldığı anlaşılmıştır.Her ne kadar 3201 sayılı Yasanın Ek 5. maddesinin A bendi uyarınca davacı hakkındaki bu cezanın İzmir İl Polis Disiplin Kurulunca verilmesi gerekmekte ise de; 3201 sayılı Yasanın 13. maddesi hükmüne göre 4. veya 5. me
slek derecesinde bulunacak olan şube müdürünün de bu olayda sözkonusu ortak soruşturmaya dahil olması ve ortak işlenen suçlarda astın üstün tabi olduğu soruşturma ve yargılama usulüne bağlı olması yolundaki genel ilke karşısında, şube müdürünün meslek derecesinin araştırılarak 4. meslek derecesi olması halinde Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunun polis memuru olan davacı hakkında 6 ay kısa süreli durdurma cezası verebileceği hususu değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlemin yetki yönünden iptal edilmesine ilişkin kararda hukuki isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, Danıştay Başsavcılığının temyiz isteminin kabulü ile İzmir 3. İdare Mahkemesince verilen 17.7.2002 günlü, E:2001/1273, K:2002/608 sayılı kararın; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca kanun yararına ve hükmün hukuki sonuçlarına etkili olmamak üzere bozulmasına kararın birer örneğinin İçişleri Bakanlığı ile Danıştay Başsavcılığına gönderilmesine ve Resmi Gazete'de yayımlanmasına, dosyanın İzmir 3. İdare Mahkemesine gönderilmesine, 31.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.—— • ——
Danıştay On
ikinci Dairesinden :Esas No : 2003/1358
Karar No : 2003/4363
Kanun Yararına Temyiz Eden : Danıştay Başsavcılığı Davacı : Yakup Müsellim,Emniyet Amirliği Önleyici Hizmetler
Hal Yanı ERZURUM
Davalı : İçişleri Bakanlığı / ANKARA İsteğin Özeti : Polis memuru olan davacının İzmir Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde İstanbul'da Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğüne ait bir otobüsün terör örgütlerince taranarak 2 polis memurunun şehit edilmesi olayını protesto etmek amacıyla 12.12.2000 tarihinde aynı müdürlükte görevli 459 polis memuru ile birlikte Konak Meydanına kadar yürümek, saygı duruşunda bulunup, İstiklal Marşını söyledikten sonra görevine dönmek şeklinde sonuçlanan eylem nedeniyle Emniyet Genel Müdürlüğünün 5.11.2001 günlü kararıyla Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün 7/B-1 ve 15. maddeleri uyarınca 6 ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemi; İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görevli polis memuru olan davacıya ceza verme yetkisinin 3201 sayılı Yasanın Ek 5. maddesi uyarınca İl Polis Disiplin Kuruluna ait olduğundan Emniyet Genel Müdürlüğünce verilen disiplin cezasında yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptal eden ve temyiz edilmeksizin kesinleşen İzmir 3. İdare Mahkemesinin 17.7.2002 günlü, E:2001/1255, K:2002/606 sayılı kararının; 3201 sayılı Yasanın Ek 5. maddesinin (A) bendi uyarınca davacı hakkında İzmir İl Polis Disiplin Kurulunca karar verilmesi gerekmekle birlikte, bir şube müdürünün de ortak soruşturma kapsamında bulunması, ortak işlenen suçlarda astın üstün tabi olduğu soruşturma ve yargılama usulüne bağlı bulunması yolundaki genel ilke karşısında, şube müdürünün meslek derecesinin araştırılarak 4. meslek derecesinde olması halinde Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunun ast hakkında da disiplin cezası uygulayabileceği hususunun değerlendirilerek buna göre karar verilmesi gerektiği ileri sürülerek Danıştay Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozulması istenilmektedir. Danıştay Tetkik Hakimi : Fadime Var Düşüncesi : Kanun yararına temyiz talebinin reddi gerektiği düşünülmüştür.TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince, İzmir 3. İdare Mahkemesince verilen 17.7.2002 günlü, E:2001/1255, K:2002/606 sayılı kararın Danıştay Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyizen bozulmasına ilişkin istem incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanununun Ek-5. maddesinde; disiplin kurullarının disiplin cezası verebilecekleri personel ve uygulamaya yetkili oldukları cezalar sayılmış A-1 bendinde, İl Polis Disiplin Kurullarının, kuruldukları il emniyet kadrosundaki polis memurları, çarşı ve mahalle bekçileri ile atanması il makamlarına ait personele bütün disiplin cezalarını verebileceği belirtilmiş, (D) bendinde, Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunun verebileceği cezalar ile ceza vereceği personel açıklanmış, maddenin devamında, emniyet hizmetleri sınıfında bulunanlardan (2) Genel Müdürlük, il, öğretim ve eğitim kurumları kadrolarındaki 4'üncü ve 3'üncü meslek derecelerinde bulunan personel hakkında meslekten çıkarma dışında kalan öteki disiplin cezalarını verebileceği belirtilmiş, emniyet hizmetleri sınıfı mensuplarının meslek derecelerinin düzenlendiği 13. maddesinde ise, şube müdürünün meslek derecesinin 4. veya 5. derece olacağı belirtilmiştir.
Olayda, İzmir Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, İstanbul'da Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğüne ait bir otobüsün terör örgütlerin
ce taranarak 13 polis memurunun yaralanması, 2 polis memurunun şehit edilmesi olayı ile ilgili olarak toplu olarak yürüyüş yaptıkları ve aralarında Çevik Kuvvet Şube Müdürünün ve emniyet amirlerinin de bulunduğu 459 polis memuruyla ortak soruşturma geçirdiği ve bu soruşturma sonucunda bu eylemiyle hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak suçunu işlediği sübuta erdiğinden, eylemine uyan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün 7/B-1 ve 15. maddelerinin uygulanması suretiyle 6 ay kısa süreli durdurma cezasıyla cezalandırıldığı anlaşılmıştır.Her ne kadar 3201 sayılı Yasanın Ek 5. maddesinin A bendi uyarınca davacı hakkındaki bu cezanın İzmir İl Polis Disiplin Kurulunca verilmesi gerekmekte ise de; 3201 sayılı Yasanın 13. maddesi hükmüne göre 4. veya 5. me
slek derecesinde bulunacak olan şube müdürünün de bu olayda sözkonusu ortak soruşturmaya dahil olması ve ortak işlenen suçlarda astın üstün tabi olduğu soruşturma ve yargılama usulüne bağlı olması yolundaki genel ilke karşısında, şube müdürünün meslek derecesinin araştırılarak 4. meslek derecesi olması halinde Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunun polis memuru olan davacı hakkında 6 ay kısa süreli durdurma cezası verebileceği hususu değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlemin yetki yönünden iptal edilmesine ilişkin kararda hukuki isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, Danıştay Başsavcılığının temyiz isteminin kabulü ile İzmir 3. İdare Mahkemesince verilen 17.7.2002 günlü, E:2001/1255, K:2002/606 sayılı kararın; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca kanun yararına ve hükmün hukuki sonuçlarına etkili olmamak üzere bozulmasına kararın birer örneğinin İçişleri Bakanlığı ile Danıştay Başsavcılığına gönderilmesine ve Resmi Gazete'de yayımlanmasına, dosyanın İzmir 3. İdare Mahkemesine gönderilmesine, 31.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.Sayfa Başı