← Resmî Gazete · 7 Mayıs 2004

YARGI BÖLÜMÜ · Anayasa Mahkemesi Kararı

Anayasa Mahkemesinin E: 2001/282 (6136 Sayılı Kanunda Değişiklik Yapan 4534 Sayılı Kanun ile İlgili), K: 2004/34 Sayılı Kararı

RG 07.05.2004Kurum Anayasa Mahkemesi BaşkanlığıKarar Sayısı 2004/34

Metin

Anayasa Mahkemesi Başkanlığından :

Esas Sayısı : 2001/282

Karar Sayısı : 2004/34

Karar Günü : 17.3.2004

İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN :

Danıştay Onuncu Daire İTİRAZIN KONUSU : 10.7.1953 günlü, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’un 7. maddesinin 4534 sayılı Yasa ile değiştirilen son fıkrasında yer alan "... (bu maddenin birinci fıkrasının 1 numaralı bendinde sayılanlar hariç) ..." ibaresinin, Anayasa’nın 2. ve 10. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.

I- OLAY

Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin değişik 16. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Kanunun 7 nci maddesinin (1) numaralı bendinde sayılanlar hariç..." ibaresinin iptali istemiyle açılan davada, itiraz konusu kuralın Anayasa’nın 2. ve 10. maddelerine

aykırı olduğu kanısına varan Danıştay Onuncu Daire iptali için başvurmuştur.

II- İTİRAZIN GEREKÇESİ

Başvuru kararı şöyledir:

"... Başbakanlık ve İçişleri Bakanlığına karşı açılan davada; Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin; 6.12.2000 tarih ve 24252 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik"in 9. maddesiyle değişik 16. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Kanunun 7 nci m

addesinin (l) numaralı bendinde sayılanlar hariç" ibaresinin iptali ve yürütülmesinin durdurulması istenilmektedir.

6136 sayılı Kanun kapsamında bulunan her türlü ateşli silahlarla mermilerinin ve bıçaklarla diğer aletlerin memlekete sokulması, yapılması, satılması, alınması, taşınması veya bulundurulmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla çıkarılan ve bu silahlarla ilgili ruhsatların düzenlenmesini, yenilenmesini, gerektiğinde geri alınmasını ve iptalini kapsayan düzenlemelere yer verilen "Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmelik"in; 16. maddesinde; kendilerine hiçbir şekilde ateşli silah ve mermilerini taşıma ya da bulundurma izni verilmeyecek hallerdeki kimseler belirtilmiştir.

Anılan Yönetmeliğin 16. maddesinin birinci fıkrasında, "Aşağıda belirtilen hallerden birine giren kimselere hiçbir şekilde ateşli silah ve mermilerini taşıma ya da bulundurma izni verilmez. Verilmiş ruhsatlar iptal edilir." kuralına yer verilerek bu durumlar 17 bent halinde sayılmış iken; 6.12.

2000 tarih ve 24252 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik"in 9. maddesiyle, davaya konu edilen, Yönetmeliğin 16. maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi; "Kanunun 7 nci maddesinin (1) numaralı bendinde sayılanlar hariç aşağıda belirtilen hallerden birine giren kimselere hiç bir şekilde ateşli silah ve mermilerini taşıma ya da bulundurma izni verilmez, verilmiş ruhsatlar iptal edilir" şeklinde düzenlenmiştir.

Dolayısıyla, dava konusu Yönetmelik değişikliğiyle; 6136 sayılı Kanun’un 7. maddesinin birinci fıkrasının l nolu bendinde yer alan "Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Bakanlar, Yasama Organı Üyeleri ile bu görevlerde bulunmuş olanlar" bakımından; Yönetmeliğin 16. maddesinde onyedi bent olarak sayılan ateşli silah ve mermilerini taşıma veya bulundurma ruhsatı verilmeyecek ve eğer verilmiş ise ruhsatlarının iptalini gerektirecek durumlar gerçekleşmiş olsa dahi bu kişilere ruhsat verileceği ve daha önceden veril

miş ruhsatların iptal edilmeyeceği sonucunu doğuran bir düzenleme getirilmiş olmaktadır.

6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun; 7. maddesinin birinci fıkrasında hangi görevi yapan ve hangi durumda bulunanlara ateşli silahları taşıma veya bulundurma izni verileceği belirtildikten sonra, bu maddenin 23.6.1981 tarihinde kabul edilen 2478 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik son fıkrasında, ateşli silahla işlenen cürümlerden hükümlü bulunanlar ile taksirli suçlar hariç olm

ak üzere bir yıldan fazla hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum olanlara; affa uğramış olsalar bile hiç bir suretle ateşli silah taşıma veya bulundurma izni verilemeyeceği hükme bağlanmış iken; 27.2.2000 tarih ve 23977 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4534 sayılı "Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun Üç Maddesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun"un 1. maddesinin son fıkrasıyla; 6136 sayılı Kanunun yukarıda belirtilen değişik 7. maddesinin son fıkrası "Ateşli silahla işlenen cürümlerden hükümlü bulunanlar ile taksirli suçlar hariç olmak üzere bir yıldan fazla hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum olanlara (bu maddenin birinci fıkrasının l numaralı bendinde sayılanlar hariç); affa uğramış olsalar bile hiçbir suretle ateşli silah taşıma ve bulundurma izni verilmez" şeklinde değiştirilmiştir.

Kurulumuzca, uyuşmazlığın kaynaklandığı ve dava konusu Yönetmelik değişikliğinin dayanağı olan 4534 sayılı "Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun Üç Maddesinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun"un 1. maddesinin son fıkrasıyla 6136 sayılı Kanunun 7. maddesinin son fıkrasında yapılan değişikliğin "(bu maddenin birinci fıkrasının l numaralı bendinde sayılanlar hariç)" ibaresinin Anayasaya uygunluğunun incelenmesi gerekli görüld

üğünden, konunun re’sen incelenmesine geçildi.

Anayasa Mahkemesinin pek çok kararında tanımlandığı gibi, hukuk devleti, insan haklarına saygı gösteren, bu hakları koruyucu adil bir hukuk düzeni kuran, bunu sürdürmeye kendini yükümlü sayan, bütünüyle hukuka uyan devlet demektir. Hukuk devleti niteliğini kazanmanın vazgeçilmez koşullarından birisi de yasalar önünde herkesin eşitliğidir. Anayasanın 10. maddesinde yer alan eşitlik ilkesi Anayasa Mahkemesi kararıyla açıklanmıştır. Bu kararlarda belirtildiği üze

re, eylemli değil, hukuksal eşitliği öngören eşitlik ilkesi, hukuksal durumları aynı olan kişiler arasında haklı bir nedene dayanılmadan ayrım yapılamayacağı esasını içermektedir. Böylece eşitlik ilkesine yer veren Anayasa hükmü, hukuki açıdan kişisel nitelikleri ve durumları özdeş olanlara değişik uygulama yapılmasını ve yasa önünde ayrımı yasaklamaktadır.

Yasa koyucu ve Bakanlar Kurulu tarafından, yukarıda belirtilen Yasa ve Yönetmelikte öngörülen durumların kapsamına giren kişilerin silah taşımalarının ve bulundurmalarının sakıncalı olduğu kabul edilerek, bunlara affa uğramış olsalar bile hiç bir surette ateşli silah taşıma ve bulundurma ruhsatı verilemeyeceği kabul edilmiş iken; 6136 sayılı Kanunun 7. maddesinin l numaralı bendinde sayılanlar (belirtile

n görevleri yapmakta olanlar ve daha önce bu görevlerde bulunmuş olanlar) bakımından ayrıcalık getirilmesi; Kanunun bu fıkrasında belirtilen suçlardan ve yine bu fıkrada belirtilen cezalara hükümlü bulunmaları nedeniyle hukuksal durumları aynı olan kişiler arasında haklı bir nedene dayanılmadan ayrım yapılmasına yol açtığından eşitlik ilkesiyle bağdaşmamakta ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşmektedir.

Açıklanan nedenlerle, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 4534 sayılı Kanunun 1. maddesi ile değişik 7. maddesinin son fıkrasında yer alan "(bu maddenin birinci fıkrasının l numaralı bendinde sayılanlar hariç)" tümcesinin Anayasanın 10. maddesine aykırı olduğu kanısına varıldığından, anılan Yasa hükmünün iptali istemiyl

e Anayasa Mahkemesi’ne başvurulmasına ve Anayasa Mahkemesi’nin bu konuda vereceği karara kadar dosyanın bekletilmesine 1.3.2001 tarihinde oybirliğiyle karar verildi."

III- YASA METİNLERİ

A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı

10.7.1953 günlü, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’un 7. maddesinin 4534 sayılı Kanun ile değiştirilen, itiraz konusu kuralın da yer aldığı son fıkrası şöyledir:

"Ateşli silahla işlenen cürümlerden hükümlü bulunanlar ile taksirli suçlar hariç olmak üzere bir yıldan fazla hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum olanlara (bu maddenin birinci fıkrasının 1 numaralı bendinde sayılanlar hariç); affa uğramış olsalar bile hiçbir suretle ateşli silah taşıma ve bulundurma izni verilemez."

B- İlgili Yasa Kuralı

6136 s

ayılı Yasa’nın 7. maddesinin ilgili bölümü şöyledir:

"Ateşli silahları ancak;

1. Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Bakanlar, Yasama Organı Üyeleri ile bu görevlerde bulunmuş olanlar,

…

Taşıyabilirler veya mesken ya da işyerinde bulundurabilirler."

C- Dayanılan Anayasa Kuralları

Başvuru kararında, Anayasa’nın 2. ve 10. maddelerine dayanılmıştır.

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 8. maddesi uyarınca, Mustafa BUMİN, Samia AKBULUT, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Fulya KANTARCIOĞLU, Aysel PEKİNER, Mahir Can ILICAK, Rüştü SÖNMEZ, Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU ve Ahmet AKYALÇIN’ın katılımlarıyla 17.5.2001 günü yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.

V- ESASIN İNCELENMESİ

Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kural, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Başvuru kararında, 6136 sayılı Yasa’nın 4534 sayılı Yasa ile değiştirilen 7. maddesinin son fıkrasında, affa uğramış olsalar bile ateşli silahla işlenen cürümlerden hükümlü bulunanlar ile taksirli suçlar hariç olmak üzere bir yıldan fazla hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum olanlara hiç bir suretle

ateşli silah taşıma ve bulundurma izni verilemeyeceği kabul edilmişken, aynı maddenin birinci fıkrasının 1 numaralı bendinde sayılanların hariç tutulması, bu fıkrada belirtilen suçlardan hükümlü olmaları nedeniyle hukuksal durumları aynı olan kişiler arasında haklı bir nedene dayanılmadan ayırım yapılmasına yol açtığından eşitlik ilkesiyle bağdaşmadığı, bu nedenle söz konusu ibarenin Anayasa’nın 2. ve 10. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun’un itiraz konusu ibarenin yer aldığı 7. maddesinin 4534 sayılı Yasa ile değişik son fıkrasında, "Ateşli silahla işlenen cürümlerden hükümlü bulunanlar ile taksirli suçlar hariç olmak üzere bir yıldan fazla hürriyeti bağlayıcı cezaya mahk

um olanlara (bu maddenin birinci fıkrasının 1 numaralı bendinde sayılanlar hariç); affa uğramış olsalar bile hiçbir suretle ateşli silah taşıma ve bulundurma izni verilemez." denilmektedir. 6136 sayılı Yasa’nın 7. maddesinin yollamada bulunulan birinci fıkrasının 1 numaralı bendinde sayılanlar ise, Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Bakanlar, Yasama Organı Üyeleri ile bu görevlerde bulunmuş olanlardır.

Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, yasaların üstünde yasakoy

ucunun da uyması gereken temel hukuk ilkeleri ve Anayasa’nın bulunduğu bilincinde olan devlettir. Bu bağlamda hukuk devletinde yasakoyucu yalnız yasaların Anayasa’ya değil, Anayasa’nın da hukukun evrensel temel ilkelerine uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür.

Anayasa’nın 10. maddesinde "Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar." denilmektedir. Bu yasak, insan hakları belgelerinde olduğu gibi, birbirinin aynı durumunda olanlara ayrı kuralların uygulanmasını, ayrıca ve açık

ça ayrıcalıklı kişi ve toplulukların yaratılmasını engellemektedir. Aynı durumda olanlar için farklı düzenleme, eşitliğe aykırılık oluşturur. Anayasa’nın amaçladığı eşitlik, mutlak ve eylemli eşitlik değil hukuksal eşitliktir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar ayrı kurallara bağlı tutulursa Anayasa’nın öngördüğü eşitlik çiğnenmiş olmaz. Başka bir anlatımla, kişisel nitelikleri ve durumları özdeş olanlar arasında, yasalara konulan kurallarla değişik uygulamalar yapılamaz.

6136 sayılı Yasa’nın 7. maddesinin son fıkrasında, kamu düzeni ve güvenliği bakımından silah taşımalarının ve bulundurmalarının sakıncalı olduğu kabul edilerek, ateşli silahla işlenen cürümlerden hükümlü bulunanlar ile taksirli suçlar hariç olmak üzere bir yıldan fazla hü

rriyeti bağlayıcı cezaya mahkum olanlara, affa uğramış olsalar bile hiçbir suretle ateşli silah taşıma ve bulundurma izni verilmeyeceği öngörülmüşken, aynı fıkradaki parantez içinde yer alan itiraz konusu ibare ile Yasa’nın 7. maddesinin 1 numaralı bendinde sayılan Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Bakanlar, Yasama Organı Üyeleri ile bu görevlerde bulunmuş olanlar anılan kuralın dışında tutulmuştur. Sayılan bu kişiler başka yönlerden farklı statüde bulunsalar bile, Yasa’nın sözü edilen fıkrasında belirtilen suç ve cezalar bakımından diğer kişiler ile aynı hukuki durumda olduklarından, anılan mahkumiyetlere bağlı olarak silah taşıma ve bulundurmalarının yasaklanmasında da fark gözetilemez. Söz konusu kural, sayılan kişilere, aynı hukuksal durumdaki diğer kişilerin hiç birisine tanınmayan ve adalet duygusuyla bağdaşmayan bir biçimde ayrıcalık getirmiştir.

Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 2. ve 10. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.

VI- SONUÇ

10.7.1953 günlü, 6136 sayılı "Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun"un 7. maddesinin 4534 sayılı Yasa ile değiştirilen son fıkrasında yer alan "...(bu maddenin birinci fıkrasının 1 numaralı bendinde sayılanlar hariç) ..." ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, 17.3.2004 gününde OYBİ

RLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Mustafa BUMİN

Sacit ADALI

Ali HÜNER

Üye

Üye

Üye

Fulya KANTARCIOĞLU

Aysel PEKİNER

Ertuğrul ERSOY

Üye

Üye

Üye

Tülay TUĞCU

Ahmet AKYALÇIN

Mehmet ERTEN

Üye

Üye

Fazıl SAĞLAM

A. Necmi ÖZLER

Sayfa Başı