YARGI BÖLÜMÜ · Yargı Kararı
Yargıtay 2. HukukDairesine Ait 2 Adet Karar
Metin
|
Esas |
: 2004/3206 |
|
Karar |
: 2004/3914 |
|
İncelenen Kararın: |
|
|
Mahkemesi |
: Sakarya 2. A.H. |
|
Tarihi |
: 11.09.2003 |
|
Numarası |
: 2003/550-2003/629 |
|
Davacı |
: Medet ve Menşure Serbest |
|
Davalı |
: İsmail ve Emine Dertli |
|
Dava Türü |
: Evlat Edinme |
|
Temyiz Eden |
: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı |
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü
.Davacıların davalılar aleyhine açtıkları davada, davalıların ikiz olan çocukları Tuğba ve Büşra'yı evlat edinmek istedikleri, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dosyada mevcut nüfus ka
yıt örneğinden, davacılar Medet Serbest ve Menşure Serbest'in 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 20. maddesi uyarınca Bakanlar Kurulunun 23.10.2002 gün ve 2000/1512 sayılı kararı ile Türk Vatandaşlığından çıkmalarına izin verildiği, 25.10.2002 tarihinde Türk Vatandaşlığını kaybettikleri ve bu sebeple nüfus kayıtlarının kapatıldığı anlaşıldığına göre; mahkemece 2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 2. maddesi gereğince öncelikle davacılara uygulanacak hukukun belirlenmesi ve buna göre bir karar verilmesi gerekirken, Türk Vatandaşı olmayan kişilerin açtığı davada araştırma yapılmadan doğrudan Türk Kanunları uygulanarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.Diğer taraftan;
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun evlat edinme kararı vermeden önce hakime araştırma yükümlülüğü getiren 316. maddesinde;
"Evlat edinmeye, ancak esaslı sayılan her türlü durum ve koşulların kapsamlı biçimde araştırılmasından, evlat edinen ile edinilenin dinlenilmelerinden ve gerektiğinde uzmanların görüşünün alınmasından sonra karar verilir.
Araştırma özellikle evlat edinen ile edinilenin kişiliği ve sağılığı, karşılıklı ilişkileri, ekonomik durumları, evlat edinenin eğitme yeteneği, evlat edinmeye yönelten sebepler ve aile ilişkileri ile bakım ilişkilerindeki gelişmelerin açıklığa kavuşturulması gerekir." Hükmü mevcuttur.
Mahkemece, Medeni Kanunun 316. maddesi gereğince kapsamlı bir araştırma yapılmadan eksik inceleme ile davanın kabulüne kararı verilmesi de doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yarg
ıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 29.03.2004—— • ——
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:|
Esas |
: 2004/3567 |
|
Karar |
: 2004/4312 |
|
İncelenen Kararın: |
|
|
Mahkemesi |
: Eskil Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi |
|
Tarihi |
: 3.12.2003 |
|
Numarası |
: 2003/110-2003/127 |
|
Davacı |
: Rukiye Turgut (Küçük Batuhan Turgut'a Velayeten) |
|
Davalı |
: Adnan Gezginci |
|
Dava Türü |
: Babalığın Hükmen Tayini |
|
Temyiz Eden |
: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı |
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı vekilinin, 25.08.2003 tarihli dava dilekçesi ile davalı aleyhine açtığı davada, müvekkilinin 02.09.2002 doğumlu oğlu Batuhan'ın babasının davalı olduğunu ileri sürerek davalının babalığına ve aylık 100.000.000 Türk lirası nafakaya karar verilmesini istediği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
l Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 301. maddesinin son fıkrası ile babalık davasının kamu düzenini de ilgilendirdiği dikkate alınarak Cumhuriyet Savcısı ile Hazineye ihbar edileceği kuralı getirilmiştir.
İncelenen dosyadan, davanın Cumhuriyet Savcısı ve Hazineye ihbar edilmediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, Cumhuriyet Savcısı ve Hazineye dava ihbar edilmeden hüküm kurulması, anılan madde hükmüne aykırı bulunmuştur.
Diğer taraftan;
Sözü edilen Kanunun 321. maddesinde "Çocuk, ana ve baba evli ise ailenin; evli değilse ananın soyadını taşır" hükmü mevcuttur.
Mahkemece babalığa hükmedilmesi ile yetinilmesi gerekirken açıklanan madde hükmüne aykırılık teşkil edecek şekilde çocuğun, babasının nüfusuna kaydının yapılmasına karar verilmesi de usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 05.04.2004
Sayfa Başı