← Resmî Gazete · 14 Nisan 2004

YARGI BÖLÜMÜ · Yargı Kararı

Yargıtay 2. ve 18. Hukuk Dairelerine Ait 3 Adet Karar

Metin

Yargıtay Kararları Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:
 

Esas No

: 2004/2320

 

Karar No

: 2004/3249

 

İncelenen Kararın

 
 

Mahkemesi

: Ayvacık - Çanakkale S.H.

 

Tarihi

: 31.05.2002

 

Numarası

: 2002/202-2002/192

 

Davacı

: Yaşar Nayman

 

Davalı

: İsmail Hakkı İnanç, Melek İnanç

 

Dava Türü

: Evlat Edi

nmeye İzin
 

Temyiz Eden

: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

l Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 315. maddesi ile " Evlat edinme kararı, evlat edinenin oturma yeri; birlikte evlat edinmede eşlerden birinin oturma yeri mahkemesine verilir. Mahkeme kararıyla birlikte evlatlık ilişkisi kurulmuş olur." Hükmü getirilerek, evlat edinmeye izin kararı verilmesi usulü kaldırıldığından, dava ve hüküm tarihi itibarıyla Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 8. maddesinin 5. bendindeki evlat edin

me davalarında sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğuna ilişkin hükmü de zımni olarak yürürlükten kaldırılmıştır.

4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesinin 1. bendinde 22.11.2001 tarihli 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabı ile 03.12.2001 tarihli ve Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna göre aile hukukundan doğan dava ve işlerde aile mahkemelerinin görevli olduğuna ilişkin hüküm mevcuttur.

Yukarıda açıklanan hükümler çerçevesinde, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girdiği l Ocak 2002 tarihinden itibaren aile mahkemelerinin faaliyete geçtiği tarihe kadar evlat edinme davalarında görevli mahkeme, asliye hukuk mahkemesidir.

Dava ve hüküm tarihinde, asliye

hukuk mahkemesinin görevli olduğu nazara alınarak, resen dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece esasa girilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

Diğer taraftan; Medeni Kanunun 305. maddesinin 1. fıkrasına göre bir küçüğün evlat edinilmesi, evlat edinen tarafından bir yıl süreyle bakılmış ve eğitilmiş olması koşuluna bağlıdır.

Aynı kanunun evlat edinme kararı vermeden önce hakime araştırma yükümlülüğü getiren 316. maddesinde;

"Evlat

edinmeye, ancak esaslı sayılan her türlü durum ve koşulların kapsamlı biçimde araştırılmasından, evlat edinen ile edinilenin dinlenmelerinden ve gerektiğinde uzmanların görüşünün alınmasından sonra karar verilir.

Araştırma özellikle evlat edinen ile edinilenin kişiliği ve sağlığı, karşılıklı ilişkileri, ekonomik durumları, evlat edinenin eğitme yeteneği, evlat edinmeye yönelten sebepler ve aile ilişkileri ile bakım ilişkilerindeki gelişmelerin açıklığa kavuşturulması gerekir." hükmü mevcuttur.

Mahkemece,

Medeni Kanunun 305. maddesinin 1. fıkrasındaki şartın gerçekleşip gerçekleşmediği tespit edilmeden ve 316. maddesi gereğince kapsamlı bir araştırma yapılmadan eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi de doğru bulunmamıştır.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyl

e karar verildi. 15.03.2004

—— • ——

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:
 

Esas No

: 2004/2319

 

Karar No

: 2004/3351

 

İncelenen Kararın

 
 

Mahkemesi

: Afyon l. A.H.

 

Tarihi

: 23.12.2002

 

Numarası

: 2002/180-2002/532

 

Davacı

: Zehra Karabuğa

 

Davalı

: Yaşar Karabuğa

 

Dava Türü

: Evlat Edinme

 

Temyiz Eden

: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 308. maddesinde "ayırt etme gücüne sahip olan küçük, rızası olmadıkça evlat edinilemez" hükmü mevcuttur.

Aynı Kanunun 313. maddesinde ergin ve kısıtlıların hangi hallerde evlat edinilebileceği düzenlenmiş, son fıkrada "bunlar dışında küçüklerin evlat edinilmesine ilişkin hükümler kıyas yoluyla uygulanır" denilmektedir.

Sözü edilen Kanunun evlat edinme kararı vermeden önce hakime araştırma yükümlülüğü getiren 316. maddesinin 1. fıkrasında da, evlat edinmeye, ancak esaslı sayılan her türlü durum ve koşulların kapsamlı biçimde araştırılmasından, evlat edinen ile edinilenin dinlenmelerinden ve gerektiğinde uzmanların görüşünün alınmasından sonra karar verileceği belirtilmiştir.

Mahkemece, yukarıda açıklanan hükümler uyarınca evlat edinilenlerin rızalarının alınması gerekirken, bu hususa dikkat edilmeksizin sadece davacı ile davalı Yaşar'ın beyanlarına itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle

karar verildi. 17.03.2004

—— • ——

Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:

Esas No   : 2004/1437

Karar No : 2004/2019

Davacı Mustafa Eren ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Gebze 1.Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 10.5.2002 günlü ve 2002/253-295 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Cumhuriyet Başsavcılığının 19.2.2004 gün ve Hukuk 2004-007810 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Mahkeme

ce, Saliha'nın nüfus kaydında 1.1.1987 olan doğum tarihinin 1.1.1983 olarak düzeltilmesine karar verilmiştir. Dosyaya getirtilen aile nüfus kaydı içeriğinden, Saliha'nın 15.3.1983 doğumlu aynı anneden olma kardeşi Fehmi ile aralarında düzeltilen doğum tarihine göre 2 ay 14 günlük bir zaman aralığı bulunduğu görülmektedir. Bir kadının bu süre içinde iki kez doğum yapması tıbben olanaklı değildir.

Nüfus kaydında yapılacak olan düzeltmenin, diğer kayıtlarla (özellikle ilgilinin annesinin babasının ve kardeşlerinin kayıtlarıyla) çelişki yaratmamasına özen gösterilmesi gerekirken, mahkemece böyle bir sonucu doğuracak biçimde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 16.3.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Sayfa Başı