← Resmî Gazete · 23 Kasım 2003

YARGI BÖLÜMÜ · Yargı Kararı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesine Ait 2 Adet Karar

Metin

Yargıtay Kararları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:

Esas No   : 2003/12273

Karar No : 2003/13897

İncelenen Kararın

 

Mahkemesi

: Ordu 1.A.H.

 

Tarihi

: 24.6.2002

 

Numarası

: 2001/691-2002/449

 

Davacı

: Gündüz Gündüz

 

Davalı

: Nüfus Müdürlüğü ve İhsan Günindi

   

Dahili Davalı Enver Yeşiltepe

 

Dava Türü

: Nüfus Kaydının Düzeltilmesi

 

Temyiz Eden

:

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

İstek, babalık davası niteliğindedir. 4722 sayılı Türk Medeni Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 13. maddesi ile "Türk Medeni Kanunun yürürlüğe girmesinden önce açılmış olan babalık davaları, bu Kanun hükümlerine göre karara bağlanır" hükmü getirilmiştir.

4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 285. maddesinde de, "evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün için doğan çocuğun babası kocadır" hükmü mevcuttur.

Dosyada mevcut nüfus kaydından, küçük Reyhan'ın doğduğu kabul edilen tarihte anne Gündüz'ün evli olduğu görülmekte olup, 1587 Sayılı Nüfus Kanununun 7. maddesi ile doğum olaylarının nüfus siciline işlenmesi görevi nüfus idaresine verilmiştir.

Küçük Reyhan'ın doğduğu tarihte davacı Gündüz'ün evli olduğu Enver Yeşiltepe davaya dahil edilerek beyanı alınmış ise de, soybağının reddi davasının açılmadığı anlaşılmaktadır.

Mahkemece küçüğün soybağının reddine dair bir hüküm olmaksızın taraf beyanlarına itibar edilerek yazılı şekilde isteğin kabulüne karar verilmesi yasaya aykırı bulunmuştur.

Medeni Kanunun 301. maddesi; babalık davasını ananın ve çocuğun isteyebileceğini, babalık davasının Cumhuriyet Savcısına ve hazineye, dava ana tarafından açılmışsa kayyıma ihbar edileceğini Medeni Kanunun 426. maddesi; bir işte yasal temsilcisinin menfaati ile küçüğün menfaati çatışıyorsa vesayet makamınca kayyım atanacağını hükme bağladığından, küçüğe kayyım atanmadan, davanın Cumhuriyet Savcısı, hazine ve kayyıma ihbar edilmeden, bunların davaya katılıp gösterecekl

eri delillerin toplanması sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken bu hususa dikkat edilmeksizin hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 20.10.2003

—— • ——

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:

Esas No   : 2003/12265

Karar No : 2003/13995

İncelenen Kararın

 

Mahkemesi

: Ankara 16.S.H.

 

Tarihi

: 20.01.2003

 

Numarası

: 2002/1806 - 2003/45

 

Davacı

: Mehmet Dalar

 

Davalı

: Arife Özden Aşar, Tanınan Küçük Emir Bayram

 

Dava Türü

: Tanıma

 

Temyiz Eden

: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacı Mehmet Dalar vekilinin, 13.09.2002 tarihinde davalı Arife Özden Aşar ile evlilik dışı beraberliğinden dünyaya gelen küçük Emir Bayram'ı tanıma ve kendi nüfusuna kaydedilmesi isteği ile açtığı davada Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.11.2002 tarih ve 2002/852 esas, 2002/843 karar sayılı hükmü ile sulh hukuk

mahkemesinin görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verilerek dosyanın gönderildiği Ankara 16. Sulh Hukuk Mahkemesince davanın kabulü ile davasının Emir Bayram'ı kendi çocuğu olarak tanıdığının tespiti ve Mehmet Dalar'ın hanesine soyadıyla tesciline dair verilen kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 295. maddesinde "Tanıma, babanın nüfus memuruna ve mahkemeye yazılı başvurusu yada resmi senette veya vasiyetnamesinde yapacağı beyanla olur" hükmü mevc

uttur.

Aynı kanunun 321. maddesi ile "Çocuk, ana ve baba evli ise ailenin, evli değilse ananın soyadını taşır" hükmü getirilmiştir.

Mahkemece, tanıma kararı verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, Türk Medeni Kanununun 321. maddesine aykırı olarak çocuğun babasının soyadı ile baba hanesine kaydedilmesine karar verilmesi yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 21.10.2003

Sayfa Başı