← Resmî Gazete · 17 Kasım 2003
YARGI BÖLÜMÜ · Yargı Kararı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesine Ait 4 Adet Karar
Metin
|
Esas |
: 2003/12266 |
|
Karar |
: 2003/13350 |
|
İncelenen Kararın |
|
|
Mahkemesi |
: Edremit A.H. |
|
Tarihi |
: 1.4.2002 |
|
Numarası |
: 2001/621-2002/241 |
|
Davacı |
: Canan Menekşe (Aren'e Velayeten) |
|
: Kayyım Güngör Menekşe |
|
|
Davalı |
: İbrahim Sami Karakoç |
|
Dava Türü |
: Babalığın Tesbiti |
|
Temyiz Eden |
: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı |
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı Canan Menekşe vekilinin, 24.08.2001 tarihli dava dilekçesinde, davacının davalı ile evlilik dışı beraberliğinden 06.10.1999 tarihinde dünyaya gelen Aren'in Medeni Kanunun 241. maddesi gereğince, boşandığı Adnan Demirhan'ın nüfusuna kaydedildiğini, Edremit Asliye Hukuk Mahkemesinde Adnan Demirhan tarafından açılan nesebin reddi davasının kabul edildiğinden bahisle, Aren'in babasının İbrah
im Sami Karakoç olduğunun tespiti ile davalının nüfusuna kaydedilmesini istediği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 301. maddesinin ikinci fıkrasında, "Babalık davası, Cumhuriyet Savcısına ve Hazineye; dava ana tarafından açılmışsa Kayyıma; kayyım tarafından açılmışsa anaya ihbar edilir." hükmü mevcuttur.
4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğe ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 13. maddesine göre ise "Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girmesinden önce açılmış olan babalık davaları, bu kanun hükümlerine göre karara bağlanır."
Mahkemece anılan hükümler gereğince, dava Cumhuriyet Savcısı ile Hazineye ihbar edilmeden eksik hasımla yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Türk Medeni Kanununun 321. maddesi ile "Çocuk, ana ve baba evli ise ailenin; evli değilse ananın soyadını taşır." hükmü getirilmiştir.
Bu nedenle, davalı İbrahim Sami Karakoç'un küçük Aren Demirhan'ın babası olduğunun tespitine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken babasının soyadının taşımasını sağlayacak şekilde, baba hanesine kaydedilmesine de karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 13.10.2003
—— • ——
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:
|
Esas |
: 2003/12268 |
|
Karar |
: 2003/13568 |
|
İncelenen Kararın |
|
|
Mahkemesi |
: Ordu S.H. |
|
Tarihi |
: 3.7.2002 |
|
Numarası |
: 624-590 |
|
Davacı |
: Emin Turan ve Sultan Turan |
|
Davalı |
: Hatice Ergin |
|
Dava Türü |
: Evlat Edinmeye İzin |
|
Temyiz Eden |
: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı |
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
l Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 315. maddesi ile "evlat edinme kararı, evlat edinenin oturma yeri; birlikte evlat edinmede eşlerden birinin oturma yeri mahkemesince verilir. Mahkeme kararıyla birlikte evlatlık ilişkisi kurulmuş olur." Hükmü getirilerek, evlat edinmeye izin ka
rarı verilmesi usulü kaldırıldığından, dava ve hüküm tarihi itibarıyla Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 8. maddesinin 5. bendindeki evlat edinme davalarında sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğuna ilişkin hüküm, örtülü (zımmi) olarak yürürlükten kaldırılmıştır.469 sayılı Mehakimi Şer'iyenin İlgasına ve Mehakim Teşkilatına Ait Ahkamı Muaddil Kanununun 3. maddesinde "asliye mahkemeleri, sulh mahkemelerinin salahiyetleri haricinde kalan bilcümle hukuk, ceza, ticaret davalarını usul ve kanuna tevfikan kabili temyiz olmak üzere görür." Hükmü gereğince, asliye hukuk mahkemesinin görevi asıl, sulh hukuk mahkemesinin ise istisna olduğundan, l Ocak 2002 tarihinden itibaren evlat edinme davalarında görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir.
Mahkemece, asliye huku
k mahkemesinin görevli olduğu nazara alınarak, re'sen dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken esasa girilerek, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 15.10.2003
—— • ——
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:
|
Esas |
: 2003/12274 |
|
Karar |
: 2003/13582 |
|
İncelenen Kararın |
|
|
Mahkemesi |
: Afyon 1.A.H. |
|
Tarihi |
: 14.10.2002 |
|
Numarası |
: 2002/94-2002/435 |
|
Davacı |
: Ömer Şahin |
|
Davalı |
: Serpil Şahin |
|
Dava Türü |
: Boşanma |
|
Temyiz Eden |
: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı |
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi hükmüne göre en az bir yıl sürmüş evliliklerde, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde evlilik birliğinin temelinden sarsılmış sayılabileceği öngörülmüştür. Bu halde dahi boşanma kararı verilebilmesi için, hakimi
n bizzat tarafları dinlemesi, iradelerin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması gerekmektedir.Taraflar hazır bulunup, bizzat anlaştıklarını açıklamaz veya hakim, tarafların anlaşmalarını uygun bulmaz ise, taraflardan delilleri sorulup toplanması sonucunda evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olup olmadığının Medeni Kanunun 184. maddesi çerçevesinde taktiri gerekirken, davacı asil dinlenilmeksizin, da
vacı vekili ve davalının beyanı ile yetinilerek boşanma hükmü kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır.SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 15.10.2003
—— • ——
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:
|
Esas |
: 2003/12267 |
|
Karar |
: 2003/13734 |
|
İncelenen Kararın |
|
|
Mahkemesi |
: Ordu S.H. |
|
Tarihi |
: 20.06.2002 |
|
Numarası |
: 2002/568 - 2002/539 |
|
Davacı |
: Selma Duyan |
|
Davalı |
: İlker Duyan |
|
Dava Türü |
: Evlat Edinmeye İzin |
|
Temyiz Eden |
: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı |
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
01 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 315. maddesi ile "evlat edinme kararı, evlat edinen oturma yeri, birlikte evlat edinmede eşlerden birinin oturma yeri mahkemesince verilir. Mahkeme kararıyla birlikte evlatlık ilişkisi kurulmuş olur." hükmü getirilerek, evlat edinmeye izin kararı verilmesi usulü kaldırıldığından, dava ve hüküm tarihi itibariyle
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 8. maddesinin 5. bendindeki evlat edinme davalarında sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğuna ilişkin hüküm, örtülü (zımmi) olarak yürürlükten kaldırılmıştır.469 sayılı Mehakimi Şer'iyenin İlgasına ve Mehakim Teşkilatına Ait Ahkamı Muaddil Kanununun 3. maddesinde "asliye mahkemeleri, sulh mahkemelerinin selahiyetleri haricinde kalan bilcümle hukuk, ceza, ticaret davalarını usul ve kanuna tevfikan kabili temyiz olmak üzere görür" Hükmü gereğince, asliye hukuk mahkemesinin
görevi asıl, sulh hukuk mahkemesinin ise istisna olduğundan, l Ocak 2002 tarihinden itibaren, evlat edinme davalarında görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir.Mahkemece, asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu nazar alınarak, re'sen dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken esasa girilerek, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 16.10.2003
Sayfa Başı