← Resmî Gazete · 23 Mayıs 2003

YARGI BÖLÜMÜ · Yargı Kararı

Yargıtay 2. ve 18. Hukuk Dairelerine Ait 3 Adet Karar

Metin

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:

Esas

: 2003/4647

Karar

: 2003/5948

İncelenen Kararın

Mahkemesi

: Balıkesir 1.A.H.

Mahkemesi

: Balıkesir l. A.H.

Tarihi

: 1.7.2002

Numarası

: 2002/418 - 2002/484

Davacı

: Şerif A

li Öztürk ve Zehra Öztürk

Davalı

: Hanife Akbıyık

Dava Türü

: Evlat Edinme

Temyiz Eden

: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacılar vekilinin 15.5.2002 tarihli dava dilekçesi ile davacıların küçük Mustafa Akbıyık'ı evlat edinmelerine izin verilmesini istediği, mahkemece davanın kabulü ile, davacıların adı geçen kişiyi evlat edinmelerine karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 306. maddesinin l fıkrası ile, "Eşler, ancak birlikte evlat edinebilirler; evli olmayanlar birlikte evlat edinemezler." 2. fıkrası İle de, "Eşlerin en az beş yıldan beri evli olmaları, veya otuz yaşını doldurmuş bulunmaları gerekir." hükmü doğru getirilmiştir.

22.12.1997 tarihinde evlenmiş olan davacıların, dava ve hüküm tarihinde beş yıldan beri evli olmadıkları gibi, 5.4.1973 doğumlu Zehra'nın da otuz yaşını doldurmadığı dikkate alınmadan. Medeni Kanunun 306. maddesine aykırı olarak, davanın kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamıştır.

Yeni Medeni Kanunumuzun hakime,

evlat edinme kararı vermeden önce araştırma yükümü getiren, 316. maddesinin 1. fıkrasında "Evlat edinmeye, ancak esaslı sayılan her türlü durum ve koşulların kapsamlı biçimde araştırılmasından, evlat edinen ile edinilenin dinlenmelerinden ve gerektiğinde uzmanların görüşünün alınmasından sonra karar verilir."

2. fıkrasında da, "Araştırma özellikle evlat edinen ile edinilenin kişiliği ve sağlığı, karşılıklı ilişkileri, ekonomik durumları, evlat edinenin eğitime yeteneği, evlat edinmeye yönelten sebepler ve aile ilişkileri ile bakım ilişkilerindeki gelişmelerin açıklığa kavuşturulması gerekir." hükmü mevcuttur.

Mahkemece, Medeni Kanunun 316. maddesi gereğince kapsamlı bir araştırma yapılmaksızın tarafların ve tanıkların ifadesi ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması da yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 24.4.2003

—— • ——

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:

Esas

: 2003/4645

Karar

: 2003/6017

İncelenen Kararın

Mahkemesi

: Eskişehir 2.S.H.

Tarihi

: 19.3.2002

Numarası

: 2002/188 - 2002/341

Davacı

: Süleyman Karamanlı ve İsmahan Karamanlı

Davalı

: Nuri Yelek ve Behice Yelek

Dava Türü

: Evlat Edinmeye İzin

Temyiz Eden

: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 8. maddesinin 5. bendinde evlenmeye ve evlat edinmeye izin verilmesi isteklerinin sulh hukuk mahkemesin

de görüleceği açıklanmıştır.

l Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 315. maddesi ile "Evlat edinme kararı, evlat edinenin oturma yeri; birlikte evlat edinmede eşlerden birinin oturma yeri mahkemesince verilir. Mahkeme kararıyla birlikte evlatlık ilişkisi kurulmuş olur." hükmü getirilerek, evlat edinmeye izin kararı verilmesi usulü kaldırıldığından Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 8. maddesindeki evlat edinmeye izin davalarında sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğuna ilişkin hüküm, örtülü (zımni) olarak yürürlükten kaldırılmıştır.

Asliye Hukuk Mahkemesinin görevi asıl, sulh hukuk mahkemesinin ise istisna olduğundan, l Ocak 2002 tarihinden itibaren, evlat edinme davalarında görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir.

Mahke

mece, asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu nazara alınarak re'sen dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi esasa girilerek, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 24.04.2003

—— • ——

Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:

Esas : 2003/1740

Karar : 2003/3429

YARGITAY İLAMI

Davacı Nurten Bensin ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Elazığ l. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 7.11.2002 günlü ve 2002/577-807 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Cumhuriyet Başsavcılığının 8.3.2003 gün ve Hukuk 2003-024284 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Mahkemece, davacının nüfus kaydında 10.1.1949 olan doğum tarihinin 10.1.1952 olarak düzeltilmesine karar verilmiştir. Dosyaya getirtilen aile nüfus kaydı içeriğinden, davacının annesi Nazime'nin 1.12.1949 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır. Bir kadının öldükten sonra doğum yapm

asına olanak yoktur. Daha açık bir anlatımla davacının, kayden 1949 yılında ölen annesi Nazime'den 1952 yılında dünyaya gelmesi her şeyden önce doğa kurallarına aykırı olup, hayatın gerçeklerine ters düşen böyle bir durumun varlığını kabul etmek asla doğru olamaz.

Nüfus kaydında yapılacak olan düzeltmenin, diğer kayıtlarla (özellikle ilgilinin annesinin babasının ve kardeşlerinin kayıtlarıyla) çelişki yaratmamasına özen gösterilmesi gerekirken, mahkemece böyle bir sonucu doğuracak biçimde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.nun 427.maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 28.4.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Sayfa Başı