← Resmî Gazete · 9 Mayıs 2003

YARGI BÖLÜMÜ · Yargı Kararı

Yargıtay 2. ve 13. Hukuk Dairelerine Ait 4 Adet Karar

Metin

Yargıtay Kararları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:

Esas : 2003/4259

Karar : 2003/5302

İncelenen Kararın
 

Mahkemesi

: Eskişehir 3. S.H.

 

Tarihi

: 26/10/2000

 

Numarası

: 2000/1174-2000/1280

 

Davacı

: Pakize Yüksel

 

Davalı

: Ramazan Yüksel

 

Dava Türü

: Evlat Edinmeye İzin

 

Temyiz Eden

: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacı Pakize Yüksel’in 21/8/2000 tarihli dava dilekçesi ile, Ramazan Yüksel’i evlat edilmesine izin verilmesini istediği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Dava ve hüküm tarihinde yürürlükte olan 743 sayı Türk Kanunu Medenisi’nin 255. maddesi gereğince, eşlerden birinin evlat edinmesi veya evlatlık olması diğerinin rızasına bağlıdır.

Dosyadaki nüfus kaydından davalı Ramazan Yüksel’in evli olduğu görülmekte olup, eşinin rızası alınmadan davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 14/4/2003

—— • ——

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:

Esas : 2003/4260

Karar : 2003/5507

İncelenen Kararın
 

Mahkemesi

: Çorum 1.S.H.

 

Tarihi

: 10/6/2002

 

Numarası

: 2002/431-2002/583

 

Davacı

: Nazen ve Hamza Çatal

 

Davalı

: Hasan ve Ayten Çatal

 

Dava Türü

: Evlat Edinmeye İzin

 

Temyiz Eden

: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 8. maddesinin 5.

bendinde evlenmeye ve evlat edinmeye izin verilmesi isteklerinin sulh hukuk mahkemesinde görüleceği açıklanmıştır.

1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 315. maddesi ile “Evlat edinme kararı, evlat edinenin oturma yeri; birlikte evlat edinmede eşlerden birinin oturma yeri mahkemesince verilir. Mahkeme kararıyla birlikte evlatlık ilişkisi kurulmuş olur.” Hükmü getirilerek, evlat edinmeye izin kararı verilmesi usulü kaldırıldığından, evlat edinme davalarında görevli mahkem

e sulh hukuk mahkemesi değil anılan hükümler gereğince asliye hukuk mahkemesidir.

Mahkemece, asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu nazara alınarak re’sen dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken esasa girilerek, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 16/4/2003

—— • ——

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:

Esas   : 2003/4256

Karar : 2003/5646

İncelenen Kararın
 

Mahkemesi

: Mucur S.H.

 

Tarihi

: 11/9/2002

 

Numarası

: 2002/316-2002/301

 

Davacı

: İsmail ve Asiye Mert

 

Davalı

: Ha

sımsız
 

Dava Türü

: Evlenmeye İzin

 

Temyiz Eden

: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacılar Asiye ve İsmail Mert’in 11/9/2002 tarihli dava dilekçesi ile küçük kızları Banu’nun evlenmesine izin verilmesini istedikleri, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 124/2. maddesinde “ancak, hakim olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple onaltı yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilir. Olanak bulundukça, karardan önce ana ve baba veya vasi dinlenir” hükmü getirilmiştir.

Dosyada mevcut nüfus kaydından, evlenmesi için izin istenen 17/10/1987 doğumlu Banu Mert’in dava ve hüküm tarihinde onaltı yaşını doldurmadığı görülmesine rağmen, Medeni Kanunun 124. maddesine aykırı olarak evlenme izni verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

Diğer tarafdan, anılan madde uyarınca hakim tarafından evlenme izni verilebilmesi için onaltı yaşını doldurmuş olmak koşulunun yanı sıra olağanüstü durumların ve pek önemli bir nedeninin varlığı zorunlu olduğu halde dosyada bu konuda bir iddia olmadığı gibi, tanık ve sair delillerle bu husus ispatlanmadan eksik tahkikatla yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru bulunmamıştır.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 17/4/2003

—— • ——

Yargıtay 13. Hukuk Dairesinden:

Esas   : 2003/14815

Karar : 2003/3905

Mahkemesi

: Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

Tarihi

: 7/12/2001

No

: 570-934

Davacı

: İktisat Bankası T.A.Ş. vekili avukat Mustafa Öztürk

Davalı

: Gaziantep Sanayi Odası vekili avukat Murat Güneri

 KARAR

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine 10/7/2001 tarihinde açılan, kira bedelinin uyarlanması davasının yapılan yargılamasında; davacı Bankanın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilmesi nedeniyle tüzel kişiliğinin yasal olarak bitmiş olduğu, davanın devamında sıfatı kalmadığından 7/12/2001 tarihinde davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 16/12/2002 tarih 2002/82418 sayılı tebliğnamesi ile HUMK. 427/6. maddesi uyarınca hükmün kanun yararına bozulmasını istemiştir.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun 18/3/2001 tarihli ve 198 sayılı kararı ile İktisat Bankası T.A.Ş.nin temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin 4389 sayılı Bankalar Kanununun 14. maddesinin 3 ve 4. numaralı fıkralarına istinaden Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilmesine, 28/11/2001 tarih ve 527 sayılı kararı ile de İktisat Bankası T.A.Ş.nin bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izninin 7/12/2001 tarihi itibariyle kaldırılmasına, adı geçen bankanın tasfiyesinin, Türk Ticaret Kanununun infisah ve tasfiyeye ilişkin hükümleri ile 4389 sayılı Bankalar Kanununun 18. maddesi kapsamında ve banka ana sözleşme hükümlerine göre gerçekleştirilmesine bu konuda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun yetkili kılınma

sına karar verilmiştir.

Bankalar Kanununun 16. maddesi gereğince, bir bankanın bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izninin kaldırılması halinde yönetimi ve denetimi TMSF’na intikal eder. Yönetim ve denetimi devralan TMSF. ise bankanın tasfiyesini TTK. 434 ve devamı maddelerinde düzenlenen infisah ve tasfiyeye ilişkin hükümler ile Bankalar Kanunu ve Banka ana sözleşme hükümleri gereğince yapar.

TMSF bankayı temsilen bütün işlem ve denetlemeleri tasfiye amacına yönelik olarak yapacak bu arada bankanın açtığı veya banka aleyhine açılan davalar takip edilecektir. Tasfiye süreci devam ettiği müddetçe bankanın tüzel kişiliğinin sona ermesi söz konusu olamayacak, bankanın taraf olduğu davalar sonuçlanmadan tasfiye tamamlanmayacaktır. Somut olayda Ban

kacılık Düzenleme Denetleme Kurulunun 28/11/2001 tarihli kararıyla İktisat Bankası T.A.Ş.nin bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izni 7/12/2001 tarihi itibariyle kaldırılmış, ancak bu tarih itibariyle bankanın tüzel kişiliği devam etmektedir. Bu bağlamda mahkemece 7/12/2001 tarihli kararla davacı bankanın tüzel kişiliği yasal olarak bitmiş olduğu ve davacının da sıfatı kalmadığı gerekçesiyle davanın reddi usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına temyiz talebinin kabulü ile Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/570-934 sayılı ve 7/12/2001 tarihli kararının hukuki sonuçları saklı kalmak üzere kanun yararına BOZULMASINA, 2/4/2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Sayfa Başı