← Resmî Gazete · 1 Nisan 2003

YARGI BÖLÜMÜ · Yargı Kararı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesine Ait 4 Adet Karar

Metin

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden :

Esas

: 2003/1950

Karar

: 2003/3185

İncelenen Kararın

Mahkemesi

: Sulakyurt S.H.

Tarihi

: 8.8.2002

Numarası

: 2002/227 - 2002/216

Davacı

: Yeşim Yurt

Davalı

: _

Dava Türü

: Evlenmeye İzin

Temyiz Eden

: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacı Yeşim Yurt tarafından hasımsız olarak açılan "evlenmeye izin" davasının, mahkemece kabul edildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Dosyada mevcut nüfus kaydının incelenmesinden davacı Yeşim'in 16 Temmuz 1987 doğumlu olduğu, dava tarihi itibariyle de 15 yaşını ikmal ettiği görülmüştür.

Hüküm tarihinde yürürlükte olan 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 124. maddesi "erkek veya kadın onyedi yaşını doldurmadıkça evlenemez.

Ancak, hakim olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple onaltı yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verilebilir..." düzenlemesi getirmiştir.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 10.3.2003

—— • ——

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden :

Esas

: 2003/1948

Karar

: 2003/3186

İncelenen Kararın

Mahkemesi

: Ezine S.H.

Tarihi

: 25.4.2002

Numarası

: 2002/101-2002/159

Davacı

: Hasan ve Maide Yücedoğru

Davalı

: Mehmet ve Sevim Akyüz

Dava Türü

: Evlat Edinmeye İzin

Temyiz Eden

: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacıların 22.3.2002 tarihli dava dilekçesi ile küçük Tevfik Umut'u evlat edinmelerine izin verilmesini istedikleri, mahkemece davanın kabulü ile davacıların adı geçen kişiyi evlat edinmelerine karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

469 sayılı Mehakimi Şer'iyenin İlgasına ve Mehakim Teşkilatına Ait Ahkamı Muaddil Kanunun 3. maddesinde "Asliye mahkemeleri, sulh mahkemelerinin selahiyetleri haricinde kalan bilcümle hukuk, ceza, ticaret davalarını usul ve kanuna tevfikan kabili temyiz olmak üzere görür." hükmü mevcuttur.

Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 8. maddesinin 5. bendinde evlenmeye ve evlat edinmeye izin verilmesi isteklerinin Sulh Hukuk Mahkemesinde görüleceği açıklanmıştır.

l Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 315. maddesi ile "evlat edinme kararı, evlat edinenin oturma yeri; birlikte evlat edinmede eşlerden birinin oturma yeri mahkemesince verilir. Mahkeme kararıyla birlikte evlatlık ilişkisi kurulmuş olur." Hükmü getirilerek, evlat edinmeye izin kararı verilmesi usulü kaldırıldığından, evlat edinme davalarında görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi değil anılan hükümler gereğince Asliye Hukuk Mahkemesidir.

Mahkemece, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu nazara alınarak; re'sen dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken esasa girilerek, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 10.3.2003

—— • ——

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden :

Esas

: 2003/2268

Karar

: 2003/3407

İncelenen Kararın

Mahkemesi

: Yozgat S.H.

Tarihi

: 10.4.2001

Numarası

: 2001/3 - 2001/6

Davacı

: Güllü Teker

Davalı

: Hasımsız

Dava Türü

: Vasiyetnamenin Tenfizi

Temyiz Eden

: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Dava, muayyen mal vasiyetine ilişkin olup, (743 sayılı Medeni Kanunun 541. maddesi) görevli mahkemenin taşınmazın değerine göre belirlenmesi gerekmektedir.

Görev kuralları kamu düzenine ilişkin bulunduğundan, mahkemece görevli olup olmadığını yargılamanın her safhasında re'sen incelenir.

Mahkemece öncelikle, vasiyete konu taşınmazın kıymetinin usulüne uygun olarak belirlenip, görev yönünün değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

Diğer taraftan, anılan madde ile davanın varsa vasiyeti tenfiz memuruna yoksa yasal veya atanmış mirasçılara karşı açılacağı düzenlenmişken taraf teşkili tamamlanmaksızın hasımsız olarak açılan davanın kabulüne karar verilmesi de doğru değildir.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 12.3.2003

—— • ——

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden :

Esas

: 2003/1951

Karar

: 2003/3412

İncelenen Kararın

Mahkemesi

: Gölbaşı-Adıyaman A.H.

Tarihi

: 11.4.2002

Numarası

: 2002/60-107

Davacı

: Hüseyin Kıskaç

Davalı

: Elif Kıskaç

Dava Türü

: Boşanma

Temyiz Eden

: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi ile "Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır" hükmü getirilmiştir.

Dosyadaki nüfus kaydından tarafların 9.11.2001 tarihinde evlendikleri ve davanın açıldığı 5.2.2002 tarihinde henüz bir yıllık sürenin dolmadığı anlaşılmıştır.

Mahkemece, tarafların gösterdikleri delillerin toplanarak, Medeni Kanunun 166/1-2. maddesindeki şartların oluşup oluşmadığı araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yasal şartlar oluşmadan tarafların kabulüne dayanılarak boşanmaya karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 12.3.2003

Sayfa Başı