YARGI BÖLÜMÜ · Yargı Kararı
Yargıtay 2. ve 20. Hukuk Dairelerine Ait 7 Adet Karar
Metin
|
Esas |
: 2003/929 |
|
Karar |
: 2003/2493 |
|
İncelenen Kararın |
|
|
Mahkemesi |
: Kayseri 2.A.H. |
|
Tarihi |
: 24.1.2002 |
|
Numarası |
: 2001/871-2002/15 |
|
Davacı |
: Ramazan Efe (Tunç) |
|
Davalı |
: İsmail Tunç ve ark.-Nüfus Müdürlüğü |
|
Dava Türü |
: Babalığın Tesbiti |
|
Temyiz Eden |
: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı |
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin 295 ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 301. maddesi hükmüne göre, babalık davası, babaya, ölmüşse mirasçılarına karşı açılır.
Nüfus kaydına göre 3.5.1954 doğumlu olan davacı davayı, 1.10.2001 tarihinde açmıştır.
İstek babalığın tesbitine ilişkindir.
Babalık davası çocuğun doğumundan önce veya sonra açılabilir. Ananın dava hakkı doğumdan başlayarak bir yıl geçmekle düşer. Çocuğa doğumdan sonra kayyım atanmışsa çocuk hakkındaki bir yıllık süre atamanın kayyıma tebliği tarihinde, kayyım atanmamışsa çocuğun ergin old
uğu tarihte işlemeye başlar. (743 sayılı M.K.m.296, 4721 sayılı M.K.m.3003) Yasadaki öngörülen süre hak düşürücü niteliktedir. Mahkemece kendiliğinden dikkate alması zorunludur. Süre dikkate alınmadan babalığa karar verilmesi isabetsizdir.SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 26.02.2003
—— • ——
Yargıtay 2. Hukuk Dai
resinden :|
Esas |
: 2003/1085 |
|
Karar |
: 2003/2492 |
|
İncelenen Kararın |
|
|
Mahkemesi |
: Saruhanlı S.H. |
|
Tarihi |
: 28.8.2002 |
|
Numarası |
: 2002/410-2002/387 |
|
Davacı |
: Yusuf ve Zekiye Kurter |
|
Davalı |
: _ |
|
Dava Türü |
: Evlenmeye İzin |
|
Temyiz Eden |
: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı |
Davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 124/2. maddesi hükmüne göre hakim olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple onaltı yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilir.
Dosyada mevcut nüfus kaydından, evlenmesi için izin istenen Duygu Kurter'in 26.5.1987 doğumlu olup, dava ve hüküm tarihinde 16 yaşını bitirmediği görülmesine rağmen Medeni Kanunun 124. maddesine aykırı olarak evlenme izni verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 26.02.2003
—— • ——
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden :
|
Esas |
: 2003/1086 |
|
Karar |
: 2003/2357 |
|
İncelenen Kararın |
|
|
Mahkemesi |
: Erfelek S.H. |
|
Tarihi |
: 11.3.2002 |
|
Numarası |
: 2002/30-2002/42 |
|
Davacı |
: Durmuş ve Nurhayat Coşkun |
|
Davalı |
: Elif Gümbelek |
|
Dava Türü |
: Evlat Edinmeye İzin |
|
Temyiz Eden |
: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı |
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacıların 07.02.2002 tarihli dava dilekçesi ile Elif Gümbelek'i evlat edinmelerine izin verilmesini istedikleri, mahkemece davanın kabulü ile, adı geçen kişinin davacılar tarafından evlat edinilmesine izin verilmesine karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadı
r.469 sayılı Mehakimi Şer'iyenin İlgasına ve Mehakim Teşkilatına Ait Ahkamı Muaddil Kanunun 3. maddesinde "Asliye Ceza Mahkemeleri, sulh mahkemelerinin salahiyetleri haricinde kalan bilcümle hukuk, ceza, ticaret davalarını usul ve kanuna tevfikan kabili t
emyiz olmak üzere görür" hükmü mevcuttur.Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 8. maddesinin 5. bendinde ise, evlenmeye ve evlat edinmeye izin verilmesi isteklerinin sulh hukuk mahkemesinde görüleceği açıklanmıştır.
l Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 315. maddesi ile "Evlat edinme kararı, evlat edinenin oturma yeri, birlikte evlat edinmeden eşlerden birinin oturma yeri mahkemece verilir. Mahkeme kararıyla birlikte evlatlık ilişkisi kurulmuş olur." Hükmü getirilerek, evlat
edinmeye izin kararı verilmesi usulü kaldırıldığından, evlat edinme davalarında görevli mahkeme Sulh Hukuk mahkemesi değil anılan hükümler gereğince Asliye Hukuk mahkemesidir.Mahkemece, Asliye Hukuk mahkemesinin görevli olduğu nazara alınarak, re'sen dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken esasa girilerek, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 24.02.2003
—— • ——
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden :
|
Esas |
: 2003/1087 |
|
Karar |
: 2003/2563 |
|
İncelenen Kararın |
|
|
Mahkemesi |
: Orhangazi S.H. |
|
Tarihi |
: 24.6.2002 |
|
Numarası |
: 2002/343-239 |
|
Davacı |
: Gülseven Gümüş'e Velayeten Ahmet Gümüş |
|
Davalı |
: Hasımsız |
|
Dava Türü |
: Evlenmeye İzin |
|
Temyiz Eden |
: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı |
Davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı Ahmet Gümüş'ün kızı Gülseven Gümüş'e velayeten açtığı dava ile, kızının evlenmesine izin verilmesini istediği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hüküm temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 124/2. maddesi hükmüne göre, hakim olağanüstü
durumlarda ve pek önemli bir sebeple onaltı yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilir.Dosyada mevcut nüfus kaydından, evlenmesi için izin istenen Gülseven Gümüş'ün 5.10.1986 doğumlu olup, dava ve hüküm tarihinde 16 yaşını bitirmediği görülmesine rağmen Medeni Kanunun 124. maddesine aykırı olarak evlenme izni verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 27.02.2003
—— • ——
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden :
|
Esas |
: 2003/1088 |
|
Karar |
: 2003/2633 |
|
İncelenen Kararın |
|
|
Mahkemesi |
: Suruç A.H. |
|
Tarihi |
: 24.1.2001 |
|
Numarası |
: 2001/14-2001/5 |
|
Davacı |
: Ahmet Yavuz |
|
Davalı |
: Hasımsız |
|
Dava Türü |
: Tanıma |
|
Temyiz Eden |
: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı |
Davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı vekilinin, 24.1.2001 tarihli dava dilekçesi ile davacı Ahmet Yavuz'un eşi Yeliz Yavuz'dan boşanmasına dair Frankfurt Asliye Hukuk Mahkemesince verilen kararın tanınmasını istediği, mahkemece, davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Tenfiz ve tanıma davaları çekişmeli yargı işidir.
2675 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 34, 36, 38, 39. maddeleri uyarınca, diğer eşe husumet yönetilmesi, tanıma talebini içeren dilekçenin, usulen duruşma günü ile birlikte karşı tarafa tebliğ edilmesi, duruşma gününde de basit yargılama usulü hükümlerine göre incelenerek karara bağlanması gerekmektedir.
Dava dilekçesinde, karşı taraf olarak gösterilen Yeliz Yavuz'a duruşma günü tebliğ edilerek savunma imkanı sağlandıktan sonra yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması gerekirken, mahkemece taraf teşkili tamamlanmadan davanın kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırıdır.
SON
UÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 27.02.2003—— • ——
Yargıtay
2. Hukuk Dairesinden :|
Esas |
: 2003/1089 |
|
Karar |
: 2003/2602 |
|
İncelenen Kararın |
|
|
Mahkemesi |
: Karadeniz-Ereğli 2.A.H. |
|
Tarihi |
: 2.7.2002 |
|
Numarası |
: 2002/338-2002/288 |
|
Davacı |
: Murat Yiğitoğlu |
|
Davalı |
: Yaşar Ok |
|
Dava Türü |
: Babalık |
|
Temyiz Eden |
: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı |
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Medeni Kanunun 301. maddesi; babalık davasını ananın ve çocuğun isteyebileceğini, bu davanın Cumhuriyet Savcısı ile Hazineye ihbar edileceğini hükme bağlamıştır. Mahkemece davanın Cumhuriyet Savcısı ile Hazineye ihbar edilmesi, davaya katılıp delil gösterdikleri takdirde toplanması, sonucu uyarınca karar verilmesi gerekir. Açıklanan husus üzerinde durulmaması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 27.02.2003
—— • ——
Yargıtay 20. Hukuk Dairesinden :
|
Esas |
: 2002/9994 |
|
Karar |
: 2003/446 |
|
Mahkemesi |
: Serik Kadastro Mahkemesi |
|
Tarihi |
: 23.09.1992 |
|
Numarası |
: 1990/853-1992/204 |
|
Davacı |
: Remzi Gebizli |
|
Davalı |
: Hazine-Orman Yönetimi |
Taraflar arasında görülen orman tahdidine itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda davanın H.U.M.Y.'nın 409. maddesine göre açılmamış sayılması yolunda kurulup, temyiz edilmemek suretiyle kesinleşen hükmün H.U.M.Y.nın 427. maddesi gereğince kanun yararına bozulması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/12/2002 tarih ve Hukuk 2002/85406 sayılı yazıları ile istenilmekle, dosya içerisindeki tüm
belgeler incelenerek, gereği düşünüldü:KARAR
Davacı, orman kadastro çalışmalarında orman sahası olarak tesbit edilen taşınmazın kadimden beri kendi mülkiyeti ve zilyetliği altında bulunduğunu iddia ile tesbitinin iptalini istemiş, mahkemece H.U.M.Y.nın 409/5. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
3402 Sayılı Yasanın 25/1. maddesinde kadastro mahkemesinin, özel yasalarca kendisine verilen işlere bakacağı; 6831 Sayılı Yasanın değişik 11/1. maddesinde de sınırlama ve 2/B uygulamasından doğan davaların kadastro mahkemelerinde; kadastro mahkemesi olmayan yerlerde ise, kadastro davalarında bakmakla görevli genel mahkemede bakılacağı hükme bağlanmıştır. 3402 Sayılı Yasanın 33/1. maddesinde dava
ayrımı yapılmaksızın, bu yasadaki usul ve esasların uygulanacağı vurgulanmış olup; 29/1. maddesinde de "kadastro mahkemesinde gelmeyen tarafın yokluğunda duruşma yapılır. Taraflardan hiç biri gelmez ise dosya işlemden kaldırılmaz" hükmüne yer verilmiştir. Orman kadastrosu da bir kadastro işidir. 6831 Sayılı Orman Yasası ve bunu değiştiren tüm orman yasalarında yer alan özel hükümler saklı olup; esas alınmak koşulu ile 3402 Sayılı Yasadaki yargılama usul hükümlerine tabidir.Mahkemece, taraflar gelmese dahi,
işin esasının görülüp, toplanması mümkün olan deliller toplanıp incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, davacının gelmediğinden bahisle dosyanın işlemden kaldırılıp; H.U.M.Y.'nın 409. maddesi gereğince, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi yasaya aykırıdır.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; H.U.M.Y.'nın 427/6. maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulüne ve Serik Kadastro Mahkemesince verilen ve temyiz edilmemek suretiyle kesinleşen 23/09/1992 tarih ve 1990/853-1992/204 sayılı hükmün hukuki neticesi saklı kalmak kaydı ile KANUN YARARINA BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine 18/02/2003 günü oybirliği ile karar verildi.
Sayfa Başı