← Resmî Gazete · 22 Şubat 2003

YARGI BÖLÜMÜ · Yargı Kararı

Yargıtay 2. ve 3. Hukuk Dairelerine Ait 2 Adet Karar

Metin

Yargıtay Kararları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden :

Esas             : 2002/14609

Karar           : 2003/440

İncelenen Kararın

 

Mahkemesi

: Ahlat S.H.

 

Tarihi

: 31/7/2002

 

Numarası

: 90-90

 

Davacı

: Feyzullah Yücel ve Süreyya Yücel

 

Davalı

: Muhsin ve Gülizar Seydanoğlu

 

Dava Türü

: Evlat Edinme

 

Temyiz Eden

: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 315. maddesi ile “Evlat edinme kararı, evlat edinenin oturma yeri, birlikte evlat edinmede eşlerden birinin oturma yeri mahkemesince verilir. Mahkeme kararıyla birlikte evlatlık ilişkisi kurulmuş olur” hükmü getirilerek, evlat edinmeye izin kararı verilmesi usulü kaldırıldığından, evlat edinme davalarında görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesi değil anılan hükümler gereğince asliye hukuk mahkemesidir.

Mahkemece, asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu nazara alınarak, re’sen dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken esasa girilerek, yazılı şekilde karar verilmesi yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 16/01/2003

—— • ——

Yargıtay 3. Hukuk Dai

resinden :
 

Esas

: 2002/11564

 

Karar

: 2002/12211

 

Mahkemesi

: Ankara 12. Sulh Hukuk Hakimliği

 

Tarihi

: 30.1.2002

 

Nosu

: 2001/1252-2002/58

 

Davacı

: Ümran Güven Vek. Av. Sait Kekeç

 

Davalı

: Veraset ve Harçlar Vergi Dairesi Müdürlüğü

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle gereği düşünüldü.

YARGITAY KARARI

Davacı vekilinin, 19.11.2001 tarihli dava dilekçesi ile,Ankara Bölge İdare Mahkemesinin itiraz üzerine verdiği 15.2.2001 gün ve 2001/127 Esas, 2001/302 Karar sayılı kararında davalı idare lehine vekalet ücreti takdir edilmediği halde Hazinenin anılan ilama dayanarak, vekalet ücretinin ödenm

esi için icra müdürlüğüne başvurduğundan bahisle borçlu olmadıklarının tespitini istediği, mahkemece davanın miktar itibariyle kesin olarak reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Dosyada mevcut Ankara 7. Vergi Mahkemesinin 15.11.2000 gün ve 2000/409 Esas

, 2000/783 Karar sayılı kararından, davacı Ümran Güven vekili olarak, Avukat Sait Kekeç tarafından, Veraset ve Harçlar Vergi Dairesi Müdürlüğü aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, takdir olunan 22.500.000-TL. vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verildiği görülmektedir.

Anılan karara, davalı Veraset ve Harçlar Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından, itiraz edilmesi üzerine, Ankara Bölge İdare Mahkemesinin, Ankara 7. Vergi Mahkemesinin kararının bozularak, tarhiyatın aynen onanması ve dava aşamasında davalı idareye yüklenen 4.700.000-TL. yargılama gideri ile 22.500.000-TL. avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine ilişkin kararından sonra, Hazine avukatı tarafından 22.500.000-TL. avukatlık ücreti için 11 Mayı

s 2001 tarihinde Ankara 10.İcra Müdürlüğüne verilen takip talebi ile, 2001/3242 sayılı dosyada takibin başladığı anlaşılmaktadır.

Davacı Ümran Güven vekilinin, 15.2.2001 gün ve 2001/127-302 sayılı karardaki yanlışlığın giderilmesi istemi ile başvurduğu, Ankara Bölge İdare Mahkemesince, 31.5.2001 gün ve 2001/1749 Esas, 2001/1107 sayılı karar ile, “Mahkememizin anılan kararının, bu hususa ilişkin hüküm fıkrası aynen “...yargılama giderlerinin davacıya yüklenerek dava aşamasında davalı idareye yüklenen 4.700.

000 lira yargılama gideriyle, 22.500.000-TL. avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine...” şeklinde olup, davalı lehine avukatlık ücretine hükmedilmediği ve mahkememizin belirtilen kararında herhangi bir yanlışlığın bulunmadığı görülmektedir” denilerek oyçokluğu ile karar verildiği, üye Mehmet Görenek’in ise karşı oyunda, mahkemece lehine vekalet ücreti takdir olunan taraf mahkeme kararı bozulmadan önceki aşamada vekalet ücretini tahsil etmediği ahvalde üst mahkemenin bozma kararında vekalet ücretinin alınmasına ilişkin hüküm dercetmemesi gerektiğini, aksi durumun hadisede olduğu gibi, tahsil edilmemiş bir vekalet ücretinin tahsili sonucunu doğuracağını,İdare Mahkemesince verilen kararın, Bölge İdare Mahkemesince bozulması sonucu, icra olanağı kalmadığı gibi, kararın vekalet ücreti yönünden uygulanarak davalı idareden tahsil edildiğine ilişkin bir bilgi de dosyada olmadığından, istemin kabulü gerektiği düşüncesinde olduğu görülmektedir.

Yargılama gideri olan vekalet ücreti, vekil ile temsil edilen ve davada haklı çıkan taraf lehine, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 423/6. maddesi gereğince mahkemece takdir olunmaktadır.

Sözü edilen kararlar ve icra dosyasından, davaya konu, yargılama gideri olarak takdir edilen vekalet ücretinin, Hazine vekilinin iddia ettiği gibi, vekil ile temsil edilmediği de anlaşılan davalı idare lehine hüküm olunmuş bir vekalet ücreti olmadığı, Ankara 7.İdare Mahkemesince takdir edilen vekalet ücretinin, davacı tarafından idareden tahsil edildiğine ilişkin bir iddia da

mevcut olmadığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle C. Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına bozulmasına ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın C. Başsavcılığına gönderilmesine 21.10.2002 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Sayfa Başı