← Resmî Gazete · 26 Aralık 2002
YARGI BÖLÜMÜ · Yargı Kararı
Yargıtay 2, 12 ve 18. Hukuk Dairelerine Ait 4 Adet Karar
Metin
Yargıtay Kararları
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden :
Esas : 2002/12295
Karar : 2002/13552
İncelenen Kararın
|
Mahkemesi |
: Narman A.H. |
|
|
Tarihi |
: 11/7/2000 |
|
|
Numarası |
: 2000/36-2000/40 |
|
|
Davacı |
: Nurettin Turan |
|
|
Davalı |
: Celil Düz |
|
|
Dava Türü |
: Nüfusta Kayıt Düzeltilmesi |
|
|
Temyiz Eden |
: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı |
Davacı Nurettin Turan’ın davalı CelilDüz aleyhine açtığı dava ile, Altun Düz ile evlilik dışı beraberliğinden olan Aykut, Nurtaç ve Birgül adlı çocuklarının 1995 yılında ölen Altun’un eşi Celil Düz’ün nüfusuna yazıldığından bahisle çocukların babası olduğunun kabulü ile neseplerinin düzeltilmesine karar verilmesini, mahkemedeki beyanı ile de nüfus kaydındaki yanlışlığın düzeltilmesini istediği, mahkemece davalının beyanı esas alınarak
davanın kabulü ile Aykut, Nurtaç ve Birgül Düz’ün Celil olarak gözüken baba adlarının Nurettin Düz soyadlarının da Turan olarak düzeltilerek nüfus kütüğüne tesciline karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.Dava niteliği itibariyle babalık davasıdır.
Dava ve hüküm tarihinde yürürlükte olan Türk Medeni Kanununun 295. maddesinde, “evlilik haricinde doğan çocuğun anası, babanın hükmen tayini için ikamet dava edebilir. Çocukta bu hakkı haizdir. Dava, baba veya mirasçıları aleyhine ikamet olunur” hükmü mevcut olup, babanın babalık davası açabileceğinden söz edilmemiş, aksine babayı ve mirasçılarını, aleyhlerine dava açılacak kişiler olarak göstermişken aktif dava ehliyeti bulunmayan babanın açtığı davanın reddine karar verilm
esi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.Aynı Kanunun 241. maddesi uyarınca “evlilik mevcut iken veya zevalinden itibaren üç yüz gün içinde doğan çocuğun babası, kocadır.”
242. maddesine göre, “koca, doğduğuna muttali olduğu günden itibaren bir ay içinde çocuğu reddedebilir.” 303. maddesine göre ise, “ana gebe kaldığı zaman evli idiyse; babalık davası, ancak çocuğun nesebi sahih olmadığına hakim hükmettikten sonra ikame edilebilir.”
Dosyada mevcut nüfus kaydından çocukların doğduğu tarihte davalı Celil Düz ile Altun Düz’ün evli olduğu görülmekte olup, kocanın çocukların nesebine reddettiğine ilişkin bir belgeye de dosyada rastlanmamaktadır.
Bu sebeple de, mahkemece isteğin reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Dava mahkemece, nüfus kaydındaki baba adının düzeltilmesi olarak kabul edilip, hüküm kurulmuş olduğuna göre, 1587 sayılı Nüfus Kanununun 46. maddesi gereğince davanın nüfus idaresi temsilcisi ve Cumhuriyet Savcısının huzurunda görülmemesi de doğru bulunmamıştır. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 18/6/1997 gün ve 1997/5865-7104 sayılı kararı)
SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 9/12/2002
—— • ——
Yargıtay 12. Hukuk Dairesinden :
|
Esas |
: 2002/21694 |
|
|
Karar |
: 2002/23083 |
|
|
Mahkemesi |
: Baklan İcra Tetkik Merci |
|
|
Tarihi |
: 28/12/2001 |
|
|
No.su |
: 1/4 |
|
|
Davacı |
: Borçlu : Celal Eski |
|
|
Davalı |
: Alacaklı : Selami Savar |
|
|
3. Şahıs |
: |
Yargıtay C. Başsavcılığının yazılı emir yoluyla bozma istemine ilişkin olan Merci kararı, ihalenin feshi iddiası ile ilgili şikayetin incelenmesi sonunda verilmiş olup, HUMK.nun 409/5. maddesi gereğince ve davanın açılmamış sayılması hakkındadır. Olayda uygulanması gerekli İİK.nun 134/2. maddesinde ihalenin feshi talebi üzerine tetkik Merciinin, talep tarihinden itibaren 20 gün
içinde duruşma yapacağı ve taraflar gelmese bile icap eden kararı vereceği hüküm altına alınmış bulunmamaktadır. Bu durumda Mercice tarafların yargılamaya katılmaması halinde veya şikayetçinin katılmayıp, davalının yargılamaya devam etmediğini bildirmesi üzerine işin esası ile ilgili mevcut deliller değerlendirilerek olumlu-olumsuz bir karar verilmesi yerine HUMK.nun 409. maddesi gerekçe gösterilip davanın açılmamış sayılması isabetsiz olup, hükmün kanun yararına bozulması gerekmiştir.SONUÇ:Yargıtay C. Başsavcılığının 9/9/2002 tarihli isteminin kabulüne Merci kararının HUMK.nun 427/7. maddesi gereğince kanun yararına bozulmasına, aynı fıkra uyarınca bozmanın hükmün hukuki sonuçlarını kaldırmayacağına, bozma kararının bir örneğinin Resmî Gazete’de yayınlan
ması için Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere C. Başsavcılığına tevdiine, 11/11/2002 gününde oybirliğiyle karar verildi.—— • ——
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden :
Esas : 2002/9073
Karar : 2002/11603
Davacı Seher Çetin ile davalı Nüfus Müdürlüğü aralarındaki dava hakkında Şenkaya Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 14/5/2002 günlü ve 2002/50-67 sayılı kararın temyiz edilmemekle kesinleşmesi ve yürürlükteki kanuna aykırı olduğu iddiasıyla C. Başsavcılığının 9/9/2002 gün ve Hukuk 2002/115064 sayılı
yazılarıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulmasının istenmesi üzerine gereği düşünüldü:YARGITAY KARARI
Doğum tarihinin düzeltilmesine karar verilen İslam ile aynı anneden doğduğu anlaşılan kardeşleri 25/12/1984 doğumlu Mehmet ve Hatice arasında düzeltilen doğum tarihine göre sadece bir aya yakın bir zaman süresi bulunmaktadır.
Bir kadının bu süre içerisinde iki kez doğum yapmasının tıbben mümkün olmadığı açık olup, hakim, nüfus kayıtlarında düzeltme yaparken bu kayıtların yek diğeri ile çelişik olmamasına özen göstermeli, böyle bir sonucu doğuracak kararlar vermemelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle C. Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın C. Başsavcılığına gönderilmesine, 25/11/2002 gününde oybirliğiyle karar verildi.
—— • ——
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden :
Esas : 2002/9072
Karar : 2002/11605
Davacı Aylin Saljooghi Badloo ile davalı Nüfus Müdürlüğü aralarındaki dava hakkında Üsküdar 4. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 23/11/2000 günlü ve 2000/1123-1007 sayılı kararın temyiz edilmemekle kesinleşmesi ve yürürlükteki kanuna aykırı olduğu iddiasıyla C. Başsavcılığının 9/9/2002 gün ve Hukuk 2114219 sayılı yazılarıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulmasının istenmesi üzerine gereği düşünüldü.
YARGITAY KARARI
743 Sayılı Türk Medeni Kanununun 153. maddesi gereğince kadın evlenmekle kocasının soyadını alır. Yasanın bu emredici kuralına aykırılık oluşturacak şekilde evli kadının soyadının değiştirilmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle C. Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın C. Başsavcılığına gönderilmesine, 25/11/2002 gününde oybirliğiyle karar verildi.