← Resmî Gazete · 24 Ekim 2002

YARGI BÖLÜMÜ · Yargı Kararı

Yargıtay 2, 18 ve 20 nci Hukuk Dairelerine Ait 4 Adet Karar

Metin

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden :

Esas

: 2002/10804

Karar

: 2002/11537

İncelenen Kararın

Mahkemesi

: Suruç A.H.

Tarihi

: 27/9/2000

Numarası

: 2000/243-2000/188

Davacı

: Mehmet Emin Polat

Davalı

: –

Dava Türü

: Tanıma

Temyiz Eden

: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacı vekilinin, 18/9/2000 tarihli dava dilekçesi ile Mehmet Emin Polat’ın eşi Aynur Polat’tan boşanmasına dair Köln Hukuk Mahkemesince verilen kararın tanınmasını istediği, mahkemece sözü edilen kararın tenfize karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Tenfiz ve tanıma davaları çekişmeli yargı işidir.

2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 34, 36, 38, 39. maddeleri uyarınca, diğer eşe husumet yöneltilmesi, tanıma talebini içeren dilekçenin, usulen duruşma günü ile birlikte karşı tarafa tebliğ edilmesi, duruşma gününde de basit yargılama usulü hükümlerine göre incelenerek karara bağlanması gerekmektedir.

Mahkemece hasımsız olarak açılan davanın taraf teşkili yapılmaksızın, duruşma açılarak, karşı tarafa savunma imkanı sağlanmadan (HUMK. md.73) kabulü usul ve yasa hükümlerine aykırıdır.

Diğer taraftan, yabancı mahkeme kararının tanınması, kararın Türk Mahkemelerinde kesin delil veya kesin hüküm olarak kabulü sonucunu doğurmakta olup, (MÖHUK.MD.42) davacı vekili tarafında da yabancı mahkeme kararının tanınması istenilmiş olmasına rağmen, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 74. maddesi hükmüne aykı

rı olarak istek aşılarak tenfize karar verilmesi doğru bulunmamıştır.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 7/10/2002

—— • ——

Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden :

Esas : 2002/5864

Karar : 2002/8939

Davacı Hülya Saygılı ile davalı Nüfus Müdürlüğü aralarındaki dava hakkında Mihalıçcık Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 18/6/2001 günlü ve 2001/32-99 sayılı kararın temyiz edilmemekle kesinleşmesi ve yürürlükteki kanuna aykırı olduğu iddiasıyla C. Başsavcılığının 15/5/2002 gün ve Hukuk 2002073222 sayılı yazılarıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulmasının istenmesi üzerine gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı; dava açtığı dilekçesinde, 20/9/1970 tarihinde doğduğu halde nüfus kütüğüne kaydının yapılmadığını, 20/9/1967 tarihinde doğup daha sonra ölen kardeşinin ismi ve doğum tarihi ile yaşadığını, bu sebeple 20/9/1967 olan doğum tarihinin 20/9/1970 olarak düzeltilmesini istemiştir. Bu istek dikkate alındığında, doğum ve ölüm vukuatının nüfus kütüğüne tescilinin nüfus idaresine verilmiş idari bir görev olduğu cihetle, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 7. maddesinin 1

. fıkrası uyarınca dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esasına girilerek kabulü usul ve kanuna aykırıdır.

Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle C. Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın C. Başsavcılığına gönderilmesine, 30/9/2002 gününde oybirliğiyle karar verildi.

—— • ——

Yargıtay 20. Hukuk Dairesinden :

Esas

: 2002/7084

Karar

: 2002/7469

MAHKEMESİ

: Serik Kadastro Mahkemesi

TARİHİ

: 9/9/1992

NUMARASI

:1990/859-1992/194

DAVACI

: Ümmü Doğan

DAVALI

: Hazine - Orman Yönetimi

Taraflar arasında görülen orman tahdidine itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda davanın H.U.M.Y.’nın 409/5. maddesine göre açılmamış sayılması yolunda kurulup, temyiz edilmemek suretiyle kesinleşen hükmün H.U.M.Y.’nın 427. maddesi gereğince kanun yararına bozulması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 9/9/2002 tarih ve Hukuk

2002/98378 sayılı yazıları ile istenilmekle, dosya içerisindeki tüm belgeler incelenerek, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı, orman kadastro çalışmalarında orman sahası olarak tesbit edilen taşınmazın kadimden beri kendi mülkiyeti ve zilyetliği altında bulunduğunu iddia ile tesbitin iptalini istemiş, mahkemece H.U.M.Y.’nın 409/5. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.

3402 Sayılı Yasanın 25/1. maddesinde kadastro mahkemesinin, özel yasalarca kendisine verilen işlere bakacağı; 6831 Sayılı Yasanın değişik 11/1. maddesinde de sınırlama ve 2/B uygulamasından doğan davaların kadastro mahkemelerinde; kadastro mahkemesi olmayan yerlerde ise, kadastro davalarında bakmakla görevli genel mahkemede bakıla

cağı hükme bağlanmıştır. 3402 Sayılı Yasanın 33/1. maddesinde dava ayrımı yapılmaksızın, bu yasadaki usul ve esasların uygulanacağı vurgulanmış olup; 29/1. maddesinde de "kadastro mahkemesinde gelmeyen tarafın yokluğunda duruşma yapılır. Taraflardan hiç biri gelmez ise dosya işlemden kaldırılmaz" hükmüne yer verilmiştir. Orman kadastrosu da bir kadastro işidir. 6831 Sayılı Orman Yasası ve bunu değiştiren tüm orman yasalarında yer alan özel hükümler saklı olup; esas alınmak koşulu ile 3402 Sayılı Yasadaki yargılama usul hükümlerine tabidir.

Mahkemece, taraflar gelmese dahi, işin esasının görülüp, toplanması mümkün olan deliller toplanıp incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, davacının gelmediğinden bahisle dosyanın işlemden kaldırılıp; H.U.M.Y.’nın 409. maddesi gereğince, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; H.U.M.Y.’nın 427/6. maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulüne ve Serik Kadastro Mahkemesince verilen ve temyiz edilmemek suretiyle kesinleşen 9.9.1992 tarih ve 1990/859-1992/194 sayılı hükmün hukuki neticesi saklı kalmak kaydı ile KANUN YARARINA BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine 1/10/2002 günü oybirliği ile karar verildi.

—— • ——

Yargıtay 20. Hukuk Dairesinden :

Esas

: 2002/7083

Karar

: 2002/7470

MAHKEMESİ

: Serik Kadastro Mahkemesi

TARİHİ

: 26/5/1994

NUMARASI

:1993/116-1994/39

DAVACI

: Halil Demir

DAVALI

: Hazine - Orman Yönetimi

Taraflar arasında görülen orman tahdidine itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda davanın H.U.M.Y.’nın 409/5. maddesine göre açılmamış sayılması yolunda kurulup, temyiz edilmemek suretiyle kesinleşen hükmün H.U.M.Y.nın 427. maddesi gereğince kanun yararına bozulması Yargıtay

Cumhuriyet Başsavcılığının 9/9/2002 tarih ve Hukuk 2002/98377 sayılı yazıları ile istenilmekle, dosya içerisindeki tüm belgeler incelenerek, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı, orman kadastro çalışmalarında orman sahası olarak tesbit edilen taşınmazın kadimden beri kendi mülkiyeti ve zilyetliği altında bulunduğunu iddia ile tesbitin iptalini istemiş, mahkemece H.U.M.Y.nın 409/5. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.

3402 Sayılı Yasanın 25/1. maddesinde kadastro mahkemesinin, özel yasalarca kendisine verilen işlere bakacağı; 6831 Sayılı Yasanın değişik 11/1. maddesinde de sınırlama ve 2/B uygulamasından doğan davaların kadastro mahkemelerinde; kadastro mahkemesi olmayan yerlerde ise, kadastro d

avalarında bakmakla görevli genel mahkemede bakılacağı hükme bağlanmıştır. 3402 Sayılı Yasanın 33/1. maddesinde dava ayrımı yapılmaksızın, bu yasadaki usul ve esasların uygulanacağı vurgulanmış olup; 29/1. maddesinde de "kadastro mahkemesinde gelmeyen tarafın yokluğunda duruşma yapılır. Taraflardan hiç biri gelmez ise dosya işlemden kaldırılmaz" hükmüne yer verilmiştir. Orman kadastrosu da bir kadastro işidir. 6831 Sayılı Orman Yasası ve bunu değiştiren tüm orman yasalarında yer alan özel hükümler saklı olup; esas alınmak koşulu ile 3402 Sayılı Yasadaki yargılama usul hükümlerine tabidir.

Mahkemece, taraflar gelmese dahi, işin esasının görülüp, toplanması mümkün olan deliller toplanıp incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, davacının gelmediğinden bahisle dosyanın işlemden kaldırılıp; H.U.M.Y.’nın 409. maddesi gereğince, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; H.U.M.Y.’nın 427/6. maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulüne ve Serik Kadastro Mahkemesince verilen ve temyiz edilmemek suretiyle kesinleşen 26/5/1994 tarih ve 1993/116-1994/39

sayılı hükmün hukuki neticesi saklı kalmak kaydı ile KANUN YARARINA BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine 1/10/2002 günü oybirliği ile karar verildi.

Sayfa Başı