← Resmî Gazete · 4 Temmuz 2002

YARGI BÖLÜMÜ · Yargı Kararı

Yargıtay 2 ve 20. Hukuk Dairelerine Ait 4 Adet Karar

Metin

Yargıtay Kararları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden :

 

Esas

: 2002/6980

 

Karar

: 2002/7944

 

İncelenen Kararın

 
 

Mahkemesi

: Üsküdar 5. A.H.

 

Tarihi

: 8/2/2000

 

Numarası

: 2000/12-70

 

Davacı

: Ali Oktay Göktaş’a

   

  Velayeten Caf

er Göktaş
 

Davalı

: .........

 

Dava Türü

: Kaza-i Rüşt

 

Temyiz Eden

: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacı, Cafer Göktaş’ın 4/1/2000 tarihli dava dilekçesi ile velayeti altındaki oğlu Ali Oktay Göktaş’ın reşit kılınmasını istediği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Dava tarihinde yürürlükte bulunan 743 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 12. maddesi hükmüne göre “On beş yaşını ikmal eden küçük, kendi rızası ve ana ve babasının muvafakatı ile mahkemei asliyece mezun kılınabilir.”

Dosyada mevcut nüfus kaydına göre, reşit kılınmasına karar verilen Ali Oktay dava tarihinde on beş yaşını ikmal etmiş ise de, rızası alınmadan, davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 13/6/2002

—— • ——

Yargıtay 20. Hukuk Dairesinden :

 

Esas

: 2002/3277

 

Karar

: 2002/4907

 

Mahkemesi

: Serik Kadastro Mahkemesi

 

Tarihi

: 5/8/1992

 

Numarası

: 1990/857-1992/151

 

Davacı

: Abdurrahman Meydan

 

Davalı

: Hazine-Orman Yönetimi

Taraflar arasında görülen orman tahdidine itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda, davanın H.U.M.Y.nın 409/5. maddesine göre açılmamış sayılması yolunda kurulup, temyiz edilmemek suretiyle kesinleşen hükmün H.U.M.Y’.nın 427. maddesi gereğince kanun yararına bozulması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/4/2002 tarih ve Hukuk 54356 sayılı yazıları ile istenilmekle, dosya içerisindeki tüm belgeler incelenerek, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı, orman kadastro çalışmalarında orman sahası olarak tesbit edilen taşınmazın kadimden beri kendi mülkiyeti ve zilyetliği altında bulunduğunu iddia ile tesbitinin iptalini istemiş, mahkemece H.U.M.Y.nın 409/5. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.

3402 Sayılı Yasanın 25/1. maddesinde kadastro mahkemesinin, özel yasalarca kendisine verilen işlere bakacağı; 6831 Sayılı Yasanın değişik 11/1. maddesinde de sınırlama ve 2/B uygulamasından doğan davaların kadastro mahkemelerinde; kadastro mahkemesi olmayan yerlerde ise, kadas

tro davalarında bakmakla görevli genel mahkemede bakılacağı hükme bağlanmıştır. 3402 Sayılı Yasanın 33/1. maddesinde dava ayrımı yapılmaksızın, bu yasadaki usul ve esasların uygulanacağı vurgulanmış olup; 29/1. maddesinde de “kadastro mahkemesinde gelmeyen tarafın yokluğunda duruşma yapılır. Taraflardan hiç biri gelmez ise dosya işlemden kaldırılmaz” hükmüne yer verilmiştir. Orman kadastrosu da bir kadastro işidir. 6831 Sayılı Orman Yasası ve bunu değiştiren tüm orman yasalarında yer alan özel hükümler saklı olup; esas alınmak koşulu ile 3402 Sayılı Yasadaki yargılama usul hükümlerine tabidir.

Mahkemece, taraflar gelmese dahi, işin esasının görülüp, toplanması mümkün olan deliller toplanıp incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, davacının gelmediğinden bahisle dosyanın işlemden kaldırılıp; H.U.M.Y.’nın 409. maddesi gereğince, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi yasaya aykırıdır.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; H.U.M.Y.’nın 427/6. maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulüne ve Serik Kadastro mahkemesince verilen ve temyiz edilmemek suretiyle kesinleşen 5/8/1992 tarih ve 1990/857-1992/151 sayılı hükmün hukuki neticesi saklı kalmak kaydı ile KANUN YARARINA BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine 21/5/2002 günü oybirliği ile karar verildi.

—— • ——

Yargıtay 20. Hukuk Dairesinden :

 

Esas

: 2002/3278

 

Karar

: 2002/4908

 

Mahkemesi

: Serik Kadastro Mahkemesi

 

Tarihi

: 17/9/1992

 

Numarası

: 1990/856-1992/201

 

Davacı

: Halis Kü

çükateş
 

Davalı

: Hazine-Orman Yönetimi

Taraflar arasında görülen orman tahdidine itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda, davanın H.U.M.Y.nın 409. maddesi gereğince açılmamış sayılması yolunda kurulup, temyiz edilmemek suretiyle kesinleşen hükmün H.U.M.Y.nın 427. maddesi gereğince kanun yararına bozulması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/4/2002 tarih ve Hukuk 54357 sayılı yazıları ile istenilmekle, dosya içerisindeki tüm belgeler incelenerek, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı, orman kadastro çalışmalarında orman sahası olarak tesbit edilen taşınmazın kadimden beri kendi mülkiyeti ve zilyetliği altında bulunduğunu iddia ile tesbitinin iptalini istemiş, mahkemece H.U.M.Y.nın 409/5. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş

, hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.

3402 Sayılı Yasanın 25/1. maddesinde kadastro mahkemesinin, özel yasalarca kendisine verilen işlere bakacağı; 6831 Sayılı Yasanın değişik 11/1. maddesinde de sınırlama ve 2/B uygulamasından doğan davaların kadastro mahkemelerinde; kadastro mahkemesi olmayan yerlerde ise, kadastro davalarında bakmakla görevli genel mahkemede bakılacağı hükme bağlanmıştır. 3402 Sayılı Yasanın 33/1. maddesinde dava ayrımı yapılmaksızın, bu yasadaki usul ve esasların uygulanacağı vur

gulanmış olup; 29/1. maddesinde de “kadastro mahkemesinde gelmeyen tarafın yokluğunda duruşma yapılır. Taraflardan hiç biri gelmez ise dosya işlemden kaldırılmaz” hükmüne yer verilmiştir. Orman kadastrosu da bir kadastro işidir. 6831 Sayılı Orman Yasası ve bunu değiştiren tüm orman yasalarında yer alan özel hükümler saklı olup; esas alınmak koşulu ile 3402 Sayılı Yasadaki yargılama usul hükümlerine tabidir.

Mahkemece, taraflar gelmese dahi, işin esasının görülüp, toplanması mümkün olan deliller toplanıp incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, davacının gelmediğinden bahisle dosyanın işlemden kaldırılıp; H.U.M.Y.nın 409. maddesi gereğince, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi yasaya aykırıdır.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; H.U.M.Y.nın 427/6. maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulüne ve Serik Kadastro mahkemesince verilen ve temyiz edilmemek suretiyle kesinleşen 17/9/1992 tarih ve 1990/856-1992/201 sayılı hükmün hukuki neticesi saklı kalmak kaydı i

le KANUN YARARINA BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine 21/5/2002 günü oybirliği ile karar verildi

—— • ——

 

Yargıtay 20. Hukuk Dairesinden :

 

Esas

: 2002/3279

 

Karar

: 2002/4909

 

Mahkemesi

: Serik Kadastro Mahkemesi

 

Tarihi

: 16/11/1992

 

Numarası

: 1990/888-1992/250

 

Davacı

: Yakup Kuzu

 

Davalı

: Orman Yönetimi

Taraflar arasında görülen orman tahdidine itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda, davanın H.U.M.Y.nın 409/2. maddesi gereğince açılmamış sayılması yolunda kurulup, temyiz edilmemek suretiyle kesinleşen hükmün H.U.M.Y.nın 427. maddesi gereğince kanun yararına bozulması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/4/2002 tarih ve Hukuk 53358 sayılı yazıları ile istenilmekle, dosya içerisindeki tüm belgeler incelenerek, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı, orman kadastro çalışmalarında orman sahası olarak tesbit edilen taşınmazın kadimden beri kendi mülkiyeti ve zilyetliği altında bulunduğunu iddia ile tesbitinin iptalini istemiş, mahkemece H.U.M.Y.nın 409/5. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.

3402 Sayılı Yasanın 25/1. maddesinde kadastro mahkemesinin, özel yasalarca kendisine verilen işlere bakacağı; 6831 Sayılı Yasanın değişik 11/1. maddesinde de sınırlama ve 2/B uygulamasından doğan davaların kadastro mahkemelerinde; kadastro mahkemesi olmayan yerlerde ise, kadastro davalarında bakmakla görevli genel mahkemede bakılacağı hükme bağlanmıştır. 3402 Sayılı Yasanın 33/1. maddesinde dava ayrımı yapı

lmaksızın, bu yasadaki usul ve esasların uygulanacağı vurgulanmış olup; 29/1. maddesinde de “kadastro mahkemesinde gelmeyen tarafın yokluğunda duruşma yapılır. Taraflardan hiç biri gelmez ise dosya işlemden kaldırılmaz” hükmüne yer verilmiştir. Orman kadastrosu da bir kadastro işidir. 6831 Sayılı Orman Yasası ve bunu değiştiren tüm orman yasalarında yer alan özel hükümler saklı olup; esas alınmak koşulu ile 3402 Sayılı Yasadaki yargılama usul hükümlerine tabidir.

Mahkemece, taraflar gelmese dahi, işin esasının görülüp, toplanması mümkün olan deliller toplanıp incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, davacının gelmediğinden bahisle dosyanın işlemden kaldırılıp; H.U.M.Y.nın 409. maddesi gereğince, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi yasaya aykırı

dır.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; H.U.M.Y.nın 427/6. maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulüne ve Serik Kadastro mahkemesince verilen ve temyiz edilmemek suretiyle kesinleşen 16/11/1992 tarih ve 1990/888-

1992/250 sayılı hükmün hukuki neticesi saklı kalmak kaydı ile KANUN YARARINA BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine 21/5/2002 günü oybirliği ile karar verildi

Sayfa Başı