YARGI BÖLÜMÜ · Yargı Kararı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesine Ait 2 AdetKarar
Metin
Yargıtay Kararları
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden :
|
Esas |
: 2002/863 |
|
|
Karar |
: 2002/1632 |
İncelenen Kararın
|
Mahkemesi |
: Tavşanlı S.H. |
|
|
Tarihi |
: 12/9/2001 |
|
|
Numarası |
: 2001/613-2001/635 |
|
|
Davacı |
: Hakkı Suçlu ve Hatice Suçlu |
|
|
Davalı |
: Mehmet Ali Çakır ve Fatma Çakır |
|
|
Dava Türü |
: Evlat Edinmeye İzin |
|
|
Temyiz Eden |
: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı |
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
4722 sayılı Kanunun 1. maddesi hükmü de dikkate alındığında olaya 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerinin uygulanması gerekir.
Davacılar Hakkı ve Hatice Suçlu’nun 23/8/2001 tarihli dilekçeleri ile küçük Özlem Çakır’ı evlat edinmelerine izin verilmesini istedikleri, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dosyada mevcut nüfus aile kayıt tablosundan davacı Hakkı Suçlu’nun önceki evliliğinden Süleyman adında bir oğlu olduğu görülmektedir.
743 Sayılı Türk Kanunu Medenisinin 253. maddesi hükmüne göre evlat edinme hakkı ancak nesebi sahih füruu bulunmayanlara münhasırdır.
Mahkemece, nesebi füruru bulunan Hakkı Suçlu’nun isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken, küçük Özlem’i evlat edinmesine izin verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 11/2/2002
—— • ——
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden :
|
Esas |
: 2002/1738 |
|
|
Karar |
: 2002/2206 |
|
Mahkemesi |
: Aydın 2.A.H. |
|
|
Tarihi |
: 23/3/2001 |
|
|
Numarası |
: 2001/186-2001/276 |
|
|
Davacı |
: Melike Uysal |
|
|
Davalı |
: Mustafa KemalUysal |
|
|
Dava Türü |
: Boşanma |
|
|
Temyiz Eden |
: Cumhuriyet Başsavcılığı |
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
743 sayılı Medeni Kanunun 134/3. maddesi hükmüne göre, en az bir yıl sürmüş evliliklerde eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde evlilik birliğinin temelinden sarsılmış sayılabileceği öngörülmüştür. Bu halde boşanma kararı verilebilmesi için, hakimin bizzat tarafları dinleyerek iradelerin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın
mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması gerekmektedir.Taraflar hazır bulunup, bizzat anlaştıklarını açıklamaz veya hakim, tarafların anlaşmalarını uygun bulmaz ise, taraflardan delilleri sorulup toplanması sonunda evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olup olmadığının Medeni Kanunun 150. maddesi çerçevesinde takdiri gerekirken, davacı asıl dinlenilmeksizin, davacı vekili ve davalının beyanı ile boşanma hükmü kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: YargıtayCumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 18/2/2002
Sayfa Başı