← Resmî Gazete · 26 Aralık 2001

YARGI BÖLÜMÜ · Yargı Kararı

Yargıtay 2. ve 20. Hukuk Dairelerine Ait 6 Adet Karar

Metin

Yargıtay Kararları

Yargıtay

2. Hukuk Dairesinden :
 

Esas

: 2001/14938

 

Karar

: 2001/16328

 

İncelenen Kararın

 
 

Mahkemesi

: Kırıkkale 2.S.H.

 

Tarihi

: 2.3.1999

 

Numarası

: 1998/782-1999/107

 

Davacı

: Gönül Baydar ve Ahmet Baydar

 

Davalı

: Sosyal Hizmetler Müdürlüğü

 

Dava Türü

: Evla

t Edinmeye İzin
 

Temyiz Eden

: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacılar Gönül ve Ahmet’in,Kırıkkale İl SosyalHizmetler Müdürlüğünün koruması altında bulunan, 21/1/1998 doğumlu Hatice ve Oğulcan’ın evlat edinmelerine izin verilmesini istedikleri, mahkemece, davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Türk Medeni Kanununun 253. maddesi hükmüne göre, evlat edinme hakkı en az otuz beş yaşında olup da nesebi sahih füruu bulunmayanlara münhasırdır.

Mahkemece, davacıların müşterek çocukları olmadığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, dosyada evlat edinenlere ait nüfus aile kayıt tablosunun bulunmadığı, mevcut ikametgah ilmuhaberi fotokopilerinden de davacı Gönül’ün 1/1/1965 doğumlu olup, gerek dava gerekse, hüküm tarihinde 35 yaşını doldurmadığı anlaşılmaktadır.

Davacılara ait nüfus aile kayıt tablosu getirtilerek, nesebi sahih füruu bulunup bulunmadığı araştırılmadan, davacı Gönül’ün 35 yaşını da ikmal etmediği dikkate alınmadan yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 22/11/2001

—— • —— 

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden :

 

Esas

: 2001/14936

 

Karar

: 2001/16459

 

İncelenen Kararın

 
 

Mahkemesi

: İncirliova S.H.

 

Tarihi

: 18.5.2001

 

Numarası

: 192-157

 

Davacı

: Mithat Kızıl

 

Davalı

: -----

 

Dava Türü

: Evlenme

ye İzin
 

Temyiz Eden

: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacı Mithat Kızıl’ın açtığı dava ile velayeti altındaki kızı Gürcan Kızıl’ın evlenmesine izin verilmesini istediği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Türk Medeni Kanununun 88/2. maddesi ile, “şu kadar ki hakim, fevkalade hallerde ve pek mühim bir sebebe mebni on beş yaşını ikmal etmiş olan bir erkeğin veya on dört yaşını bitirmiş bir kadının evlenmesine müsaade edebilir. Karardan önce ana, baba veya vasinin dinlenmesi şarttır.” Hükmü getirilmiş olup, evlenmeye izin verilebilmesi için ana, baba veya vasinin muvafakatlarından söz edilmemiş, adı geçenlerin karardan önce dinlenmeleri öngörülmüştür.

Anılan madde gereğince, mümeyyiz küçük ya da onun yasal temsicileri davayı açabileceklerdir. Yasal temsilci tarafından açılmış olan davada, mümeyyiz küçük dinlenecek, evlenme için gerekli kişiliğe bedeni ve fikri olgunluğa erişip erişmediği hakim tarafından gözlemlenecek, gerekirse

bu konularda uzman bilirkişiden rapor alınacaktır.

Evlenmesi için izin istenen Gürcan Kızıl dinlenmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 23/11/2001

—— • —— 

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden :

 

Esas

: 2001/15599

 

Karar

: 2001/16595

 

İncelenen Kararın

 
 

Mahkemesi

: Simav A.H.

 

Tarihi

: 24/5/2001

 

Numarası

: 203-175

 

Davacı

: Mandy Wöckner

 

Davalı

: Kazım Kaymaz (Kazim)

 

Dava Türü

: Boşanma

 

Temyiz Eden

: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Türk Medeni Kanunu’nun 134/3. maddesi hükmüne göre, en az bir yıl sürmüş evliliklerde, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde evlilik birliğinin temelinden sarsılmış sayılabileceği öngörülmüştür. Bu halde boşanma kararı verilebilmesi için hakimin tarafları bizzat dinlemesi, iradelerinin serb

estçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması gerekmektedir.

Taraflar hazır bulunup, bizzat anlaştıklarını açıklamaz veya hakim, tarafların anlaşmalarını uygun bulmaz ise, taraflardan delilleri sorulup toplanması sonucunda evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olup olmadığının, Medeni Kanunun 150. maddesi çerçevesinde takdiri gerekirken davacı ve davalı asil dinlenilmeksizin, taraf vekillerinin beyanı ile boşanma

hükmü kurulmuş olması da doğru bulunmamıştır.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 26/11/2001

—— • ——

Yargıtay 20. Hukuk Dairesinden :

 

Esas

: 2001/10137

 

Karar

: 2001/9360

 

Mahkemesi

: Serik Kadastro Mahkemesi

 

Tarihi

: 24/12/1992

 

Numarası

: 1990/858-1992/263

 

Davacı

: Muhterem Uzun

 

Davalı

: Hazine-Orman Yönetimi

Taraflar arasında görülen orman tahdidine itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda davanın açılmamış sayılması yolunda kurulup, temyiz edilmemek suretiyle kesinleşen hükmün H.U.M.Y.’nın 427. maddesi gereğince kanun yararına bozulması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/11/2001 tarih ve Hukuk 153665 sayılı yazıları ile istenilmekle, dosya içerisindeki tüm belgeler incelenerek, gereği düşünüldü:

– KARAR –

Davacı, orman kadastro çalışmalarında orman sahası olarak tesbit edilen taşınmazın kadimden beri kendi mülkiyeti ve zilyetliği altında bulunduğunu iddia ile tesbitinin iptalini istemiş, mahkemece H.U.M.Y.’nın 409/5. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.

3402 Sayılı Yasanın 25/1. maddesinde kadastro mahkemesinin, özel yasalarca kendisine verilen işlere bakacağı; 6831 Sayılı Yasanın değişik 11/1. maddesinde de sınırlama ve 2/B uygulamasından doğan davaların kadastro mahkemelerinde; kadastro mahkemesi olmayan yerlerde ise, kadast

ro davalarında bakmakla görevli genel mahkemede bakılacağı hükme bağlanmıştır. 3402 Sayılı Yasanın 33/1. maddesinde dava ayrımı yapılmaksızın, bu yasadaki usul ve esasların uygulanacağı vurgulanmış olup; 29/1. maddesinde de “kadastro mahkemesinde gelmeyen tarafın yokluğunda duruşma yapılır. Taraflardan hiç biri gelmez ise dosya işlemden kaldırılmaz” hükmüne yer verilmiştir. Orman kadastrosu da bir kadastro işidir. 6831 Sayılı Orman Yasası ve bunu değiştiren tüm orman yasalarında yer alan özel hükümler saklı olup; esas alınmak koşulu ile 3402 Sayılı Yasadaki yargılama usul hükümlerine tabidir.

Mahkemece, taraflar gelmese dahi, işin esasının görülüp, toplanması mümkün olan deliller toplanıp incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, davacının gelmediğinden bahisle dosyanın işlemden kaldırılıp; H.U.M.Y.’nın 409. maddesi gereğince, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; H.U.M.Y.’nın 427/6. maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulüne ve Serik Kadastro Mahkemesince verilen ve temyiz edilmemek suretiyle kesinleşen 24/12/1992 tarih ve 1990/858 – 1992/263 K. sayılı hükmün hukuki neticesi saklı kalmak kaydı ile KANUN YARARINA BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine 4/12/2001 günü oybirliğiyle karar verildi.

—— • —— 

Yargıtay 20. Hukuk Dairesinden :

 

Esas

: 2001/10138

 

Karar

: 2001/9361

 

Mahkemesi

: Serik Kadastro Mahkemesi

 

Tarihi

: 17/9/1992

 

Numarası

: 1990/878-1992/202

 

Davacı

: Hamza Uzun

 

Da

valı

: Hazine-Orman Yönetimi

Taraflar arasında görülen orman tahdidine itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda davanın açılmamış sayılması yolunda kurulup, temyiz edilmemek suretiyle kesinleşen hükmün H.U.M.Y.’nın 427. maddesi gereğince kanun yararına bozulması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/11/2001 tarih ve Hukuk 153666 sayılı yazıları ile istenilmekle, dosya içerisindeki tüm belgeler incelenerek, gereği düşünüldü:

– KARAR –

Davacı, orman kadastro çalışmalarında orman sahası olarak tesbit edilen taşınmazın kadimden beri kendi mülkiyeti ve zilyetliği altında bulunduğunu iddia ile tesbitinin iptalini istemiş, mahkemece H.U.M.Y.’nın 409/5. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir

.

3402 Sayılı Yasanın 25/1. maddesinde kadastro mahkemesinin, özel yasalarca kendisine verilen işlere bakacağı; 6831 Sayılı Yasanın değişik 11/1. maddesinde de sınırlama ve 2/B uygulamasından doğan davaların kadastro mahkemelerinde; kadastro mahkemesi olmayan yerlerde ise, kadastro davalarında bakmakla görevli genel mahkemede bakılacağı hükme bağlanmıştır. 3402 Sayılı Yasanın 33/1. maddesinde dava ayrımı yapılmaksızın, bu yasadaki usul ve esasların uygulanacağı vurgulanmış olup; 29/1. maddesinde de “kadast

ro mahkemesinde gelmeyen tarafın yokluğunda duruşma yapılır. Taraflardan hiç biri gelmez ise dosya işlemden kaldırılmaz” hükmüne yer verilmiştir. Orman kadastrosu da bir kadastro işidir. 6831 Sayılı Orman Yasası ve bunu değiştiren tüm orman yasalarında yer alan özel hükümler saklı olup; esas alınmak koşulu ile 3402 Sayılı Yasadaki yargılama usul hükümlerine tabidir.

Mahkemece, taraflar gelmese dahi, işin esasının görülüp, toplanması mümkün olan deliller toplanıp incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, davacının gelmediğinden bahisle dosyanın işlemden kaldırılıp; H.U.M.Y.’nın 409. maddesi gereğince, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; H.U.M.Y.’nın 427/6. maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulüne ve Serik Kadastro Mahkemesince verilen ve temyiz edilmemek suretiyle kesinleşen 17/9/1992 tarih ve 1990/878 E.– 1992/202 K. sayılı hükmün hukuki neticesi saklı kalmak kaydı ile KANUN YARARINA BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine 4/12/2001 günü oybirliğiyle karar verildi.

—— • —— 

Yargıtay 20. Hukuk Dairesinden :

 

Esas

: 2001/10139

 

Karar

: 2001/9362

 

Mahkemesi

: Serik Kadastro Mahkemesi

 

Tarihi

: 14/3/1995

 

Numarası

: 1990/850-1995/7

 

Davacı

: Ahmet Döndürür

 

Davalı

: Hazine-Orman Yönetimi

Taraflar arasında görülen orman tahdidine itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda davanın açılmamış sayılması yolunda kurulup, temyiz edilmemek suretiyle kesinleşen hükmün H.U.M.Y.’nın 427. maddesi gereğince kanun yararına bozulması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 5/11/2001 tarih ve Hukuk 153664 sayılı yazıları ile istenilmekle, dosya içerisindeki tüm belgeler incelenerek, gereği düşünüldü:

– KARAR –

Davacı, orman kadastro çalışmalarında orman sahası olarak tesbit edilen taşınmazın kadimden beri kendi mülkiyeti ve zilyetliği altında bulunduğunu iddia ile tesbitinin iptalini istemiş, mahkemece H.U.M.Y.’nın 409/5. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm temyiz e

dilmeksizin kesinleşmiştir.

3402 Sayılı Yasanın 25/1. maddesinde kadastro mahkemesinin, özel yasalarca kendisine verilen işlere bakacağı; 6831 Sayılı Yasanın değişik 11/1. maddesinde de sınırlama ve 2/B uygulamasından doğan davaların kadastro mahkemelerinde; kadastro mahkemesi olmayan yerlerde ise, kadastro davalarında bakmakla görevli genel mahkemede bakılacağı hükme bağlanmıştır. 3402 Sayılı Yasanın 33/1. maddesinde dava ayrımı yapılmaksızın, bu yasadaki usul ve esasların uygulanacağı vurgulanmış olup; 2

9/1. maddesinde de “kadastro mahkemesinde gelmeyen tarafın yokluğunda duruşma yapılır. Taraflardan hiç biri gelmez ise dosya işlemden kaldırılmaz” hükmüne yer verilmiştir. Orman kadastrosu da bir kadastro işidir. 6831 Sayılı Orman Yasası ve bunu değiştiren tüm orman yasalarında yer alan özel hükümler saklı olup; esas alınmak koşulu ile 3402 Sayılı Yasadaki yargılama usul hükümlerine tabidir.

Mahkemece, taraflar gelmese dahi, işin esasının görülüp, toplanması mümkün olan deliller toplanıp incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, davacının gelmediğinden bahisle dosyanın işlemden kaldırılıp; H.U.M.Y.’nın 409. maddesi gereğince, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; H.U.M.Y.’nın 427/6. maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulüne ve Serik Kadastro Mahkemesince verilen ve temyiz edilmemek suretiyle kesinleşen 14/3/1995 tarih ve 1990/850 E.-1995/7 K. sayılı hükmün hukuki neticesi saklı kalmak kaydı ile KANUN YARARINA BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine 4/12/2001 günü oybirliğiyle karar verildi.

Sayfa Başı