← Resmî Gazete · 1 Ağustos 2001

YARGI BÖLÜMÜ · Yargı Kararı

Yargıtay 2 nci HukukDairesine Ait 8 Adet Karar

Metin

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden :

Esas

: 2001/8455

Karar

: 2001/10356

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ

: Şişli l.A.H.

TARİHİ

: 12.9.2001

NUMARASI

: 2000/770-708

DAVACI

: K.H.

DAVALI

: Ulusal Sanayici ve İşadamları Derneği

DAVA TÜRÜ

: Derneğin Feshi

TEMYİZ EDEN

: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Şişli Cumhuriyet Başsavcılığının 26.6.2000 gün ve 2000/12246 Esas, 2000/6 iddianame sayılı davanamesi ile, Ulusal Sanayici ve İş Adamları Derneğinin yapılan tebligata ve tanınan süreye rağmen adındaki " Ulusal " kelimesi çıkartılmadığından derneğin feshine karar verilmesini istediği, mahkemece, davanın reddine karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

2908 sayılı Dernekler Kanununun 65. maddesinde "Dernekler adlarında; Türk, Türkiye, Milli, Cumhuriyet, Atatürk, Mustafa Kemal kelimeleri ile bunların baş ve sonlarına getirilen eklerle teşkil edilecek kelimeler Bakanlar Kurulu kararı ile kullanılabilirler." hükmü mevcuttur.

Aynı Kanunun 50. maddesi ile de, derneklerin yetkili mercilerce 10. madde gereğince yapılan yazılı isteme rağmen, kuruluş bildirisi ve eklerindeki kanuna aykırılık veya noksanlıkları otuz gün içinde gidermedikleri takdirde, dernek merkezinin bulunduğu yerin en büyük mülki amirinin yazılı ihbarı ve Cumhuriyet Savcılığının açacağı dava üzerine Asliye Hukuk Mahkemesi kararı ile feshedilebileceği hükmü getirilmiştir.

2908 sayılı Dernekler Kanununun 65. maddesinin, Danışma Meclisinde görüşülmesi sırasında, "Ulusal" "Milliyet" "Milliyetçilik" gibi eş anlamlı üretilmiş sözcükler için de uygulanmanın aynı yönde olduğu belirtilmiştir.

Türk Dil Kurumu sözlüğünde de "Ulusal" kelimesinin karşılığı olarak "Milli" gösterilmektedir. Şu halde kanunda ki yasağı yazılı sözcüklere mahsus kabul etmek kanunun amacı ile bağdaşmaz ve kanuna açık aykırılık teşkil eder.

Mahkemece, yazılı isteme rağmen, kanuna aykırılığı ve eksikliği gidermeyen derneğin feshine karar verilmesi gerekirken, 65. maddeye yanlış anlam verilerek, kelimelerin tahdidi olarak sayıldığından bahisle, davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 2.7.2001

—— • ——

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden :

Esas

: 2001/9321

Karar

: 2001/10820

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ

: Kızıltepe A.H.

TARİHİ

: 15.2.2001

NUMARASI

: 2001/77-52

DAVACI

: Y

vonne Haase Talş

DAVALI

: Mustafa Talş

DAVA TÜRÜ

: Boşanma

TEMYİZ EDEN

: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacı Yvonne Haase Talş vekilinin, davalı Mustafa Talş aleyhine açtığı boşanma davasının mahkemece tarafların beyanı doğrultusunda kabul edildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Türk Medeni Kanununun 134/3. maddesi hükmüne göre en az bir yıl sürmüş evliliklerde, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde evlilik birliğinin temelinden sarsılmış sayılabileceği öngörülmüştür. Bu halde dahi boşanma kararı verilebilmesi için, hakimin tarafları bizzat dinlemesi, iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda kabul edil

ecek düzenlemeyi uygun bulması gerekmektedir.

Taraflar bizzat hazır bulunup anlaşamazlar veya hakim, tarafların anlaşmalarını uygun bulmaz ise, taraflardan delilleri sorulup toplanması sonucunda evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olup olmadığının, Medeni Kanunun 150. maddesi çerçevesinde takdiri gerekirken davacı ve davalı asil dinlenilmeksizin, taraf vekillerinin beyanı ile boşanma hükmü kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 9.7.2001

—— • ——

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden :

Esas

: 2001/9322

Karar

: 2001/10822

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ

: Kızıltepe A.H.

TARİHİ

: 1.2.2001

NUMARASI

: 2001/62 - 2001/34

DAVACI

: Selma Savaşçı

DAVALI

: Hıdır Savaşçı

DAVA TÜRÜ

: Boşanma

TEMYİZ EDEN

: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacı Selma Savaşçı vekilinin, davalı Hıdır Savaşçı aleyhine açtığı boşanma davasının mahkemece tarafların beyanı doğrultusunda kabul edildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Türk Medeni Kanununun 134/3. maddesi hükmüne göre en az bir yıl sürmüş evliliklerde, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde evlilik birliğinin temelinden sarsılmış sayılabileceği öngörülmüştür. Bu halde dahi boşanma kararı verilebilmesi için, hakimin tarafları bizzat dinlemesi, iradelerinin serbestçe

açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması gerekmektedir.

Taraflar hazır bulunup bizzat anlaştıklarını açıklamaz ve hakim, tarafların anlaşmalarını uygun bulmaz ise, taraflardan delilleri sorulup toplanması sonucunda evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olup olmadığının Medeni Kanunun 150. maddesi çerçevesinde takdiri gerekirken davacı asil dinlenilmeksizin, davacı vekili ve davalının beyanı ile boşanma hükmü kurul

muş olması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliği

yle karar verildi. 9.7.2001

—— • ——

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden :

Esas

: 2001/9323

Karar

: 2001/10960

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ

: Erciş A.H.

TARİHİ

: 22.6.1999

NUMARASI

: 1999/119-106

DAVACI

: Süleyman Dadaş

DAVALI

: Hasımsız

DAVA TÜRÜ

: Ka

zai Rüşt

TEMYİZ EDEN

: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Türk Medeni Kanununun 12. maddesi hükmüne göre "onbeş yaşını ikmal eden küçük, kendi rızası ve ana ve babasının muvafakati ile mahkemei asliyece mezun kılınabilir."

Dosya içinde bulunan nüfus kaydına göre, Reşit kılınmasına karar verilen Safinaz, dava tarihinde on beş yaşını ikmal etmiş ise de, rızası alınmadan, davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 11.7.2001

—— • ——

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden :

Esas

: 2001/9324

Karar

: 2001/10961

İNCELENEN KARAR

IN

MAHKEMESİ

: Erciş A.H.

TARİHİ

: 15.9.1999

NUMARASI

: 1999/187 - 1999/190

DAVACI

: Aybeniz Akperova

DAVALI

: Hasımsız

DAVA TÜRÜ

: İddetin Kaldırılması

TEMYİZ EDEN

: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Eşinden boşanmış olan davacının, Türk Medeni Kanununun 95. maddesinde öngörülen iddetin, yeniden evlenmesini temin için kısaltılmasına karar verilmesini istediği mahkemece, davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 8/4. madd

esi, Türk Medeni Kanununun 95. maddesi uyarınca açılan davaların Sulh Hukuk Mahkemesinde bakılacağını amirdir.

Bu nedenle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, esasa girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi

. 11.7.2001

—— • ——

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden :

Esas

: 2001/9325

Karar

: 2001/11027

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ

: Erciş A.H.

TARİHİ

: 17.11.1999

NUMARASI

: 1999/228-1999/253

DAVACI

: Nurgül Akdağ

DAVALI

: Casim Akdağ

DAVA TÜRÜ

: Boşanma

TEM

YİZ EDEN

: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacı Nurgül Akdağ vekilinin, davalı Casim Akdağ aleyhine açtığı boşanma davasının mahkemece tarafların beyanı doğrultusunda kabul edildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Türk Medeni Kanun

unun 134/3. maddesi hükmüne göre en az bir yıl sürmüş evliliklerde, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde evlilik birliğinin temelinden sarsılmış sayılabileceği öngörülmüştür. Bu halde dahi boşanma kararı verilebilmesi için hakimin tarafları bizzat dinlemesi, iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması gerekmektedir.

Tarafların hazır bulunup, bizzat anlaştıklarını açıklamaz veya hakim, tarafların anlaşmalarını uygun bulmaz ise, taraflardan delilleri sorulup toplanması sonucunda evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olup olmadığının, Medeni Kanunun 150. maddesi çerçevesinde takdiri gerekirken davacı a

sil dinlenilmeksizin, davacı vekili ve davalının beyanı ile boşanma hükmü kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 11.7.2001

—— • ——

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden :

Esas

: 2001/9327

Karar

: 2001/10958

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ

: Erciş A.H.

TARİHİ

: 8.2.2000

NUMARASI

: 1999/251-2000/24

DAVACI

: Ahmet Aras

DAVALI

: Hasımsız

DAVA TÜRÜ

: Evlenmeye İzin

TEMYİZ EDEN

: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacı Ahmet Aras'ın açtığı dava ile velayeti altındaki oğlu Tufan Aras'ın evlenmesine izin verilmesini istediği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Türk Medeni Kanununun 88/2. maddesi ile, "şu kadar ki hakim, fevkalade hallerde ve pek mühim bir sebebe mebni on beş yaşını ikmal etmiş olan erkeğin veya on dört yaşını bitirmiş bir kadının evlenmesine müsaade edebilir. Karardan önce ana, baba veya vasinin dinlenmesi şarttır." Hükmü getirilmiş olup, evlenmeye izin verilebilmesi için ana, baba veya vasinin muvafakatlarından söz edilmemiş, adı geçenlerin karardan önce d

inlenmeleri öngörülmüştür.

Anılan madde gereğince, mümeyyiz küçük ya da onun yasal temsilcileri davayı açabileceklerdir. Yasal temsilci tarafından açılmış olan davada, mümeyyiz küçük dinlenecek, evlenme için gerekli kişiliğe bedeni ve fikri olgunluğa erişip erişmediği hakim tarafından gözlemlenecek, gerekirse bu konularda uzman bilirkişiden rapor alınacaktır.

Kaldı ki, evlenmeye izin için gereken fevkalade hallerin ve pek önemli bir nedenin var olup olmadığının da tanık ve diğer delillerle kanıtlanması ger

ekmektedir.

Hakim ancak bundan sonra tüm delilleri birlikte değerlendirerek mümeyyiz küçüğün menfaatleri gerektiriyorsa evlenmeye izin verebilecektir.

Evlenmesi için izin istenen Tufan Aras ile annesi Sehernaz Aras dinlenmeden, fevkalade hallerin ve pek

önemli bir nedenin varlığına ilişkin deliller sorulup toplanmadan, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 11.7.2001

—— • ——

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden :

Esas

: 2001/9329

Karar

: 2001/11028

İNCELENEN KARARIN

MAHKEM

ESİ

: Yunak A.H.

TARİHİ

: 15.4.1999

NUMARASI

: 1999/56 - 1999/59

DAVACI

: Ramazan Atıcı

DAVALI

: Hacer Atıcı

DAVA TÜRÜ

: Boşanma

TEMYİZ EDEN

: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacı Ramazan Atıcı'nın davalı Hacer Atıcı aleyhine açtığı boşanma davasının mahkemece tarafların beyanı doğrultusunda kabul edildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Türk Medeni Kanununun 134/3. maddesi hükmüne göre en az bir yıl sürmüş evliliklerde, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde evlilik birliğinin temelinden sarsılmış sayılabileceği öngörülmüştür. Bu halde dahi boşanma kararı verilebilmesi için, hakimin tarafları bizzat dinlemesi, iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanma

nın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması gerekmektedir.

Taraflar hazır bulunup bizzat anlaştıklarını açıklamaz veya hakim tarafların anlaşmalarını uygun bulmaz ise, taraflardan delilleri sorulup, toplanması sonucunda evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olup olmadığının, Medeni Kanunun 150. maddesi çerçevesinde takdiri gerekirken davalı asil dinlenilmeksizin, davacı ve davalı vekilinin beyanı ile boşanma hükmü kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır.

S

ONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 11.7.2001

Sayfa Başı