← Resmî Gazete · 20 Temmuz 2001
YARGI BÖLÜMÜ · Yargı Kararı
Yargıtay 18 inci Hukuk Dairesine Ait 4 Adet Karar
Metin
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden :
Esas No : 2001/5706
Karar No : 2001/6499
Davacı Mehmet Bayram ile davalı Nüfus Müdürlüğü aralarındaki dava hakkında Erbaa Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 26.7.2000 günlü ve 2000/175-238 sayılı kararın temyiz edilmemekle kesinleşmesi ve yürürlükteki kanuna aykırı olduğu iddiasıyla C. Başsavcılığının 23.5.2001 gün ve Hukuk 2001-063522 sayılı yazılarıyla kanun yar
arına temyiz edilerek bozulmasının istenmesi üzerine gereği düşünüldü:YARGITAY KARARI
Davacı; dava dilekçesinde, 7.1.1971 tarihinde doğduğu halde nüfus kütüğüne kaydının yapılmadığını, 7.1.1969 tarihinde doğup daha sonra ölen kardeşinin ismi ve doğum tarihi ile yaşadığını, bu nedenle 7.1.1969 olan doğum tarihinin 7.1.1971 olarak düzeltilmesini istemiştir. Bu istek dikkate alındığında, doğum ve ölüm vukuatının nüfus kütüğüne tescilinin nüfus idaresine verilmiş bir idari görev olduğu cihetle; Hukuk Usulü
Muhakemeleri Kanununun 7. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esasına girilerek kabul edilmesi usul ve kanuna aykırıdır.Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle C. Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK'nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın C. Başsavcılığına gönderilmesine, 25.6.2001 gününde oybirliğiyle karar v
erildi.—— • ——
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden : Esas No : 2001/5707Karar No : 2001/6516
Davacı Nazlı Çiçek Altınbaş ile davalı Nüfus Müdürlüğü aralarındaki dava hakkında Samandağ Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 28.1.2000 günlü ve 1999/540-2000/18 sayılı kararın temyiz edilmemekle kesinleşmesi ve yürürlükteki kanuna aykırı olduğu iddiasıyla C. Başsavcılığının 23.5.2001 gün ve Hukuk 2001/062591 sayılı yazılarıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulmasının istenmesi üzerine gereği düşünüldü.
YARGITAY KARARI
Medeni Kanunun 259. maddesi hükmüne göre, doğru nesepli çocuk babasının ismini taşır. Boşanma veya ölüm üzerine velayetin annede olması soyadında herhangi bir değişikliğe neden olamaz. Babanın soyadı veya çocuk reşit olduktan sonra kendi soyadı usulüne uygun olarak açacağı bir dava sonunda verilecek kararla değişmedikçe çocuğun da soyadı değişmez. O halde velayete sahip ana dahi bu hakka dayanarak çocuğun soyadının değiştirilmesi davası açamaz.
Bu konuda soyadını alacağı kişinin buna onay vermesi, kamu düzeni ile ilgili olan kanun hükmü karşısında sonucu etkilemeyeceğinden, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde kabulü usul ve kanuna aykırıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle C. Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.'nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın C. Başsavcılığına gönderilmesine, 25.6.2001 gününde oybirliğiyle karar verildi.
—— • ——
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden : Esas No : 2001/5708Karar No : 2001/6500
Davacı Şükrü Aktaş ile davalı Nüfus Müdürlüğü aralarındaki dava hakkında Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 12.5.2000 günlü ve 2000/60-243 sayılı kararın temyiz edilmemekle kesinleşmesi ve yürürlükteki kanuna aykırı olduğu iddiasıyla C. Başsavcılığının 21.5.2001 gün ve Hukuk 2001/061899 sayılı yazılarıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulmasının istenmesi üzerine gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı; dava dilekçesinde, 15.7.1983 tarihinde doğduğu halde nüfus kütüğüne kaydının yapılmadığını, 15.7.1981 tarihinde doğup daha sonra ölen kardeşinin ismi ve doğum tarihi ile yaşadığını, bu nedenle 15.7.1981 olan doğum tarihinin 15.7.1983 olarak düzeltilmesini istemiş
tir. Bu istek dikkate alındığında, doğum ve ölüm vukuatının nüfus kütüğüne tescilinin nüfus idaresine verilmiş bir idari görev olduğu cihetle; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 7. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esasına girilerek kabul edilmesi usul ve kanuna aykırıdır.Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle C. Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK'nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararın BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın C. Başsavcılığına gönderilmesine, 25.6.2001 gününde oybirliğiyle karar verildi.
—— • ——
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden : Esas No : 2001/5972Karar No : 2001/6734
Davacı Hüsnü Doğan ile davalı Nüfus Müdürlüğü aralarındaki dava hakkında Kaş Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 21.4.1999 günlü ve 1999/2-68 sayılı kararın temyiz edilmemekle kesinleşmesi ve yürürlükteki kanuna aykırı olduğu iddiasıyla C. Başsavcılığının 31.5.200
1 gün ve Hukuk 2001/069685 sayılı yazılarıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulmasının istenmesi üzerine gereği düşünüldü:YARGITAY KARARI
Nüfus Kanununun 46. maddesi hükmüne göre, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine (ad ve soyadı değişikliği davaları dahil) ilişkin davalarda Cumhuriyet Savcısı ile nüfus başmemuru veya memurunun bulunması ve kararın onların önünde verilmesi zorunludur.
Mahkemenin oluşumuna ilişkin bu yasa hükmü dikkate alınmadan nüfus idaresi temsilcisi yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle C. Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK'nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın C. Başsavcılığına gönderilmesine, 2.7.2001 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Sayfa Başı