YÜRÜTME VE İDARE BÖLÜMÜ · Karar
Yargıtay 14. Hukuk Dairesine Ait 14 Adet Karar
Metin
Esas No: 2001/289
Karar No: 2001/469
Mahkemesi: Karamürsel Asliye Hukuk
Tarihi: 5.4.2000
Nosu: 2000/241-2000/231
Davacı: Murat Uzungön
Davalı: Halise Sun vd.
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine, davalılar vekili tarafından davacı aleyhine 24.3.2000 gününde verilen dilekçeler ile taşınmazın haricen satış bedelinin tahsili, karşılık davada, tapu iptali ve karşı davacılar adına eşit hisseler ile tapuya tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; Alacak tahsili davasının feragat nedeniyle reddine, tapu iptali ve tescili istemine ilişkin karşılık davanın kabulüne dair verilen 5.4.2000 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 9.1.2001 gün ve 167308 sayılı tebliğnamesi ile HUMK’nun 427/6 maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, İzmir ili, Bornova ilçesi, Naldöken köyünde bulunan 88 sayılı parselde tarla cinsi ile adına kayıtlı taşınmazını harici satış senediyle davalılara satıp teslim ettiği halde satış bedelinin ödenmediğinden söz ederek Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesinde bedelin tahsili için dava açmış; davalılar vekili tarafından verilen esasa cevap dilekçesiyle birlikte açılan karşılık davada ise davacının dayandığı harici satış senedine göre taşınmazın tapudan kendilerine devredilmesi gerektiği halde ferağın verilmediğinden bahisle iptal ve müştereken adlarına tescilini istemişlerdir.
Mahkemece; İzmir İli, Bornova ilçesinde bulunan taşınmazla ilgili olarak Karamürsel’de açılan bu karşılık davanın, davacı ve karşılık davalısının mahkemedeki kabul beyanına dayanılarak kabulüne karar verilip tapusunun iptali ile karşılık davacı adına tesciline ilişkin hüküm kurulmuştur.
HUMK’nun 13. maddesine göre, taşınmaz mülkiyetine ilişkin davaların gayrimenkulün bulunduğu yer mahkemesinde açılması gerekir. Bu kamu düzeni ile ilgili kesin yetki kuralıdır. Re’sen gözetilmesi icab eder ve davanın her aşamasında dikkate alınmalıdır.
Hakim Kanunları resen uygulamakla yükümlü olup HUMK. 76. maddesini ihlal eden hallerde, tarafların kabul beyanlarının hukuki sonuç doğurmayacağını dikkate alarak mahkemenin kamu düzenine ilişkin HUMK’nun 13. maddesi gereğince yetkisiz olduğunu gözetmeden, davanın esasına girip davacı ve karşılık davalının kabul beyanına dayanarak tapunun iptali ile tescile karar vermesi doğru olmadığından Adalet Bakanlığının gösterdiği lüzum üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteğinin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün, HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak üzere, kanun yararına BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Resmî Gazete’de yayımlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 29.1.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
—— • ——
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinden :
Esas No: 2001/290
Karar No: 2001/470
Mahkemesi : Karamürsel Asliye Hukuk
Tarihi: 5.4.2000
Nosu: 2000/236-2000/226
Davacı: Remzi Tuş
Davalı: Sevgi Güleryüz vd.
Üçüncü Kişi:
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine, davalılar vekili tarafından davacı aleyhine 24.3.2000 gününde verilen dilekçeler ile taşınmazın haricen satış bedelinin tahsili, karşılık davada, tapu iptali ve karşı davacılar adına eşit hisseler ile tapuya tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; Alacak tahsili davasının feragat nedeniyle reddine, tapu iptali ve tescili istemine ilişkin karşılık davanın kabulüne dair verilen 5.4.2000 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 9.1.2001 gün ve 167312 sayılı tebliğnamesi ile HUMK.’nun 427/6 maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, Bursa ili, Osmangazi ilçesinde 82 sayılı parselde tarla cinsi ile adına kayıtlı taşınmazını harici satış senediyle davalılara satıp teslim ettiği halde, satış bedelinin ödenmediğinden söz ederek Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesinde bedelin tahsili için dava açmış; davalılar vekili tarafından verilen esasa cevap dilekçesiyle birlikte açılan karşılık davada ise, davacının dayandığı harici satış senedine göre taşınmazın tapudan kendilerine devredilmesi gerektiği halde ferağın verilmediğinden bahisle iptal ve müştereken adlarına tescilini istemişlerdir.
Mahkemece; Bursa ilinde bulunan taşınmazla ilgili olarak Karamürsel’de açılan bu karşılık davanın, davacı ve karşılık davalısının mahkemedeki kabul beyanına dayanılarak, kabulüne karar verilip tapusunun iptali ile karşılık davacı adına tesciline ilişkin hüküm kurulmuştur.
HUMK’nun 13. maddesine göre, taşınmaz mülkiyetine ilişkin davaların gayrimenkulün bulunduğu yer mahkemesinde açılması gerekir. Bu kamu düzeni ile ilgili kesin yetki kuralıdır. Re’sen gözetilmesi icap eder ve davanın her aşamasında dikkate alınmalıdır.
Hakim Kanunları resen uygulamakla yükümlü olup, HUMK. 76. maddesini ihlal eden hallerde, tarafların kabul beyanlarının hukuki sonuç doğurmayacağını dikkate alarak mahkemenin kamu düzenine ilişkin HUMK.’nun 13. maddesi gereğince yetkisiz olduğunu gözetmeden, davanın esasına girip davacı ve karşılık davalının kabul beyanına dayanarak tapunun iptali ile tescile karar vermesi doğru olmadığından Adalet Bakanlığının gösterdiği lüzum üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteğinin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün, HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak üzere, kanun yararına BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Resmî Gazete’de yayımlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 29.1.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
—— • ——
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinden :
Esas No: 2001/291
Karar No: 2001/471
Mahkemesi: Karamürsel Asliye Hukuk
Tarihi: 5.4.2000
Nosu: 2000/213-2000/204
Davacı: Ali Altuntaş
Davalı: Mustafa Altuntaş vd.
Üçüncü Kişi:
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine, davalılar vekili tarafından davacı aleyhine 24.3.2000 gününde verilen dilekçeler ile taşınmazın haricen satış bedelinin tahsili, karşılık davada, tapu iptali ve karşı davacılar adına eşit hisseler ile tapuya tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; Alacak tahsili davasının feragat nedeniyle reddine, tapu iptali ve tescili istemine ilişkin karşılık davanın kabulüne dair verilen 5.4.2000 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 9.1.2001 gün ve 167295 sayılı tebliğnamesi ile HUMK.’nun 427/6 maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, Bursa ili, Yıldırım ilçesi, Samanlı köyünde bulunan 3696, sayılı parselde tarla cinsi ile adına kayıtlı taşınmazını harici satış senediyle davalılara satıp teslim ettiği halde satış bedelinin ödenmediğinden söz ederek Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesinde bedelin tahsili için dava açmış; davalılar vekili tarafından verilen esasa cevap dilekçesiyle birlikte açılan karşılık davada ise, davacının dayandığı harici satış senedine göre taşınmazın tapudan kendilerine devredilmesi gerektiği halde ferağın verilmediğinden bahisle iptal ve müştereken adlarına tescilini istemişlerdir.
Mahkemece; Bursa ilinde bulunan taşınmazla ilgili olarak Karamürsel’de açılan bu karşılık davanın, davacı ve karşılık davalısının mahkemedeki kabul beyanına dayanılarak, kabulüne karar verilip tapusunun iptali ile karşılık davacı adına tesciline ilişkin hüküm kurulmuştur.
HUMK’nun 13. maddesine göre, taşınmaz mülkiyetine ilişkin davaların gayrimenkulün bulunduğu yer mahkemesinde açılması gerekir. Bu kamu düzeni ile ilgili kesin yetki kuralıdır. Re’sen gözetilmesi icap eder ve davanın her aşamasında dikkate alınmalıdır.
Hakim Kanunları resen uygulamakla yükümlü olup, HUMK. 76. maddesini ihlal eden hallerde, tarafların kabul beyanlarının hukuki sonuç doğurmayacağını dikkate alarak mahkemenin kamu düzenine ilişkin HUMK.’nun 13. maddesi gereğince yetkisiz olduğunu gözetmeden, davanın esasına girip davacı ve karşılık davalının kabul beyanına dayanarak tapunun iptali ile tescile karar vermesi doğru olmadığından Adalet Bakanlığının, gösterdiği lüzum üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteğinin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün, HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak üzere, kanun yararına BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Resmî Gazete’de yayımlanarak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 29.1.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
—— • ——
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinden :
Esas No: 2001/292
Karar No: 2001/472
Mahkemesi: Karamürsel Asliye Hukuk
Tarihi: 5.4.2000
Nosu : 2000/226-2000/217
Davacı: Mustafa Mutlu
Davalı: Murat Bıdı vd.
Üçüncü Kişi:
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine, davalılar vekili tarafından davacı aleyhine 24.3.2000 gününde verilen dilekçeler ile taşınmazın haricen satış bedelinin tahsili, karşılık davada, tapu iptali ve karşı davacılar adına eşit hisseler ile tapuya tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; Alacak tahsili davasının feragat nedeniyle reddine, tapu iptali ve tescili istemine ilişkin karşılık davanın kabulüne dair verilen 5.4.2000 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 9.1.2001 gün ve 167296 sayılı tebliğnamesi ile HUMK’nun 427/6 maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, Bursa ili, Osmangazi ilçesi, 58 sayılı parselde tarla cinsi ile adına kayıtlı taşınmazını harici satış senediyle davalılara satıp teslim ettiği halde satış bedelinin ödenmediğinden söz ederek Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesinde bedelin tahsili için dava açmış; davalılar vekili tarafından verilen esasa cevap dilekçesiyle birlikte açılan karşılık davada ise, davacının dayandığı harici satış senedine göre taşınmazın tapudan kendilerine devredilmesi gerektiği halde ferağın verilmediğinden bahisle iptal ve müştereken adlarına tescilini istemişlerdir.
Mahkemece; Bursa ilinde bulunan taşınmazla ilgili olarak Karamürsel’de açılan bu karşılık davanın, davacı ve karşılık davalısının mahkemedeki kabul beyanına dayanılarak, kabulüne karar verilip tapusunun iptali ile karşılık davacı adına tesciline ilişkin hüküm kurulmuştur.
HUMK’nun 13. maddesine göre, taşınmaz mülkiyetine ilişkin davaların gayrimenkulün bulunduğu yer mahkemesinde açılması gerekir. Bu kamu düzeni ile ilgili kesin yetki kuralıdır. Re’sen gözetilmesi icab eder ve davanın her aşamasında dikkate alınmalıdır.
Hakim Kanunları resen uygulamakla yükümlü olup HUMK. 76.maddesini ihlal eden hallerde tarafların kabul beyanlarının hukuki sonuç doğurmayacağını dikkate alarak mahkemenin kamu düzenine ilişkin HUMK.’nun 13. maddesi gereğince yetkisiz olduğunu gözetmeden, davanın esasına girip davacı ve karşılık davalının kabul beyanına dayanarak tapunun iptali ile tescile karar vermesi doğru olmadığından Adalet Bakanlığının gösterdiği lüzum üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteğinin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün, HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak üzere, kanun yararına BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Resmî Gazete’de yayımlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 29.1.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
—— • ——
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinden :
Esas No: 2001/293
Karar No: 2001/473
Mahkemesi: Karamürsel Asliye Hukuk
Tarihi: 5.4.2000
Nosu: 2000/184-2000/177
Davacı: Naci Üçüncü
Davalı: Gültekin Koç vd.
Üçüncü Kişi:
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine, davalılar vekili tarafından davacı aleyhine 24.3.2000 gününde verilen dilekçeler ile taşınmazın haricen satış bedelinin tahsili, karşılık davada, tapu iptali ve karşı davacılar adına eşit hisseler ile tapuya tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; Alacak tahsili davasının feragat nedeniyle reddine, tapu iptali ve tescili istemine ilişkin karşılık davanın kabulüne dair verilen 5.4.2000 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 9.1.2001 gün ve 167297 sayılı tebliğnamesi ile HUMK’nun 427/6 maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, Bursa ili, Yıldırım ilçesi, Cumalıkızık köyünde bulunan 1449 sayılı parselde tarla cinsi ile adına kayıtlı taşınmazını harici satış senediyle davalılara satıp teslim ettiği halde satış bedelinin ödenmediğinden söz ederek Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesinde bedelin tahsili için dava açmış; davalılar vekili tarafından verilen esasa cevap dilekçesiyle birlikte açılan karşılık davada ise davacının dayandığı harici satış senedine göre taşınmazın tapudan kendilerine devredilmesi gerektiği halde ferağın verilmediğinden bahisle iptal ve müştereken adlarına tescilini istemişlerdir.
Mahkemece Bursa ilinde bulunan taşınmazla ilgili olarak Karamürsel’de açılan bu karşılık davanın, davacı ve karşılık davalısının Mahkemedeki kabul beyanına dayanılarak kabulüne karar verilip tapusunun iptali ile karşılık davacı adına tesciline ilişkin hüküm kurulmuştur.
HUMK’nun 13. maddesine göre, taşınmaz mülkiyetine ilişkin davaların gayrimenkulün bulunduğu yer mahkemesinde açılması gerekir. Bu kamu düzeni ile ilgili kesin yetki kuralıdır. Re’sen gözetilmesi icab eder ve davanın her aşamasında dikkate alınmalıdır.
Hakim Kanunları resen, uygulamakla yükümlü olup, HUMK. 76. maddesini ihlal eden hallerde tarafların kabul beyanlarının hukuki sonuç doğurmayacağını dikkate alarak mahkemenin kamu düzenine ilişkin HUMK.’nun 13. maddesi gereğince yetkisiz olduğunu gözetmeden, davanın esasına girip davacı ve karşılık davalının kabul beyanına dayanarak tapunun iptali ile tescil karar vermesi doğru olmadığından Adalet Bakanlığının gösterdiği lüzum üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteğinin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün, HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak üzere, kanun yararına BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Resmî Gazete’de yayımlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 29.1.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
—— • ——
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinden :
Esas No: 2001/294
Karar No: 2001/474
Mahkemesi: Karamürsel Asliye Hukuk
Tarihi: 5.4.2000
Nosu: 2000/167-2000/161
Davacı: Emine Çetin-Atike Yalçı
Davalı: Mehmet Ulu vd.
Üçüncü Kişi:
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine, davalılar vekili tarafından davacı aleyhine 24.3.2000 gününde verilen dilekçeler ile taşınmazın haricen satış bedelinin tahsili, karşılık davada, tapu iptali ve karşı davacılar adına eşit hisseler ile tapuya tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; Alacak tahsili davasının feragat nedeniyle reddine, tapu iptali ve tescili istemine ilişkin karşılık davanın kabulüne dair verilen 5.4.2000 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 9.1.2001 gün ve 167298 sayılı tebliğnamesi ile HUMK’nun 427/6 maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, Bursa ili, Yıldırım ilçesinde 2 sayılı parselde tarla cinsi ile adına kayıtlı taşınmazını harici satış senediyle davalılara satıp teslim ettiği halde, satış bedelinin ödenmediğinden söz ederek Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesinde bedelin tahsili için dava açmış; davalılar vekili tarafından verilen esasa cevap dilekçesiyle birlikte açılan karşılık davada ise, davacının dayandığı harici satış senedine göre taşınmazın tapudan kendilerine devredilmesi gerektiği halde ferağın verilmediğinden bahisle iptal ve müştereken adlarına tescilini istemişlerdir.
Mahkemece; Bursa ilinde bulunan taşınmazla ilgili olarak Karamürsel’de açılan bu karşılık davanın, davacı ve karşılık davalısının mahkemedeki kabul beyanına dayanılarak, kabulüne karar verilip tapusunun iptali ile karşılık davacı adına tesciline ilişkin hüküm kurulmuştur.
HUMK’ nun 13. maddesine göre, taşınmaz mülkiyetine ilişkin davaların gayrimenkulün bulunduğu yer mahkemesinde açılması gerekir. Bu kamu düzeni ile ilgili kesin yetki kuralıdır. Re’sen gözetilmesi icap eder ve davanın her aşamasında dikkate alınmalıdır.
Hakim Kanunları resen uygulamakla yükümlü olup, HUMK. 76. maddesini ihlal eden hallerde, tarafların kabul beyanlarının hukuki sonuç doğurmayacağını dikkate alarak mahkemenin kamu düzenine ilişkin HUMK.’nun 13. maddesi gereğince yetkisiz olduğunu gözetmeden, davanın esasına girip davacı ve karşılık davalının kabul beyanına dayanarak tapunun iptali ile tescile karar vermesi doğru olmadığından, Adalet Bakanlığının gösterdiği lüzum üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteğinin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün, HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak üzere, kanun yararına BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Resmî Gazete’de yayımlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 29.1.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
—— • ——
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinden :
Esas No: 2001/295
Karar No: 2001/475
Mahkemesi: Karamürsel Asliye Hukuk
Tarihi: 5.4.2000
Nosu: 2000/210-2000/201
Davacı: Turan Uzungön
Davalı: İdris Uzundemir vd.
Üçüncü Kişi:
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine, davalılar vekili tarafından davacı aleyhine 24.3.2000 gününde verilen dilekçeler ile taşınmazın haricen satış bedelinin tahsili, karşılık davada, tapu iptali ve karşı davacılar adına eşit hisseler ile tapuya tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; Alacak tahsili davasının feragat nedeniyle reddine, tapu iptali ve tescili istemine ilişkin karşılık davanın kabulüne dair verilen 5.4.2000 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 9.1.2001 gün ve 167299 sayılı tebliğnamesi ile HUMK’nun 427/6 maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, İzmir ili Bornova ilçesi, Naldöken köyünde bulunan 355 sayılı parselde tarla cinsi ile adına kayıtlı taşınmazını harici satış senediyle davalılara satıp teslim ettiği halde, satış bedelinin ödenmediğinden söz ederek Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesinde bedelin tahsili için dava açmış; davalılar vekili tarafından verilen esasa cevap dilekçesiyle birlikte açılan karşılık davada ise, davacının dayandığı harici satış senedine göre taşınmazın tapudan kendilerine devredilmesi gerektiği halde ferağın verilmediğinden bahisle iptal ve müştereken adlarına tescilini istemişlerdir.
Mahkemece; İzmir ili Bornova ilçesinde bulunan taşınmazla ilgili olarak Karamürsel’de açılan bu karşılık davanın, davacı ve karşılık davalısının mahkemedeki kabul beyanına dayanılarak, kabulüne karar verilip tapusunun iptali ile karşılık davacı adına tesciline ilişkin hüküm kurulmuştur.
HUMK.’nun 13. maddesine göre, taşınmaz mülkiyetine ilişkin davaların gayrimenkulün bulunduğu yer mahkemesinde açılması gerekir. Bu kamu düzeni ile ilgili kesin yetki kuralıdır. Re’sen gözetilmesi icap eder ve davanın her aşamasında dikkate alınmalıdır.
Hakim Kanunları resen uygulamakla yükümlü olup, HUMK. 76. maddesini ihlal eden hallerde, tarafların kabul beyanlarının hukuki sonuç doğurmayacağını dikkate alarak mahkemenin kamu düzenine ilişkin HUMK.’nun 13. maddesi gereğince yetkisiz olduğunu gözetmeden, davanın esasına girip davacı ve karşılık davalının kabul beyanına dayanarak tapunun iptali ile tescile karar vermesi doğru olmadığından Adalet Bakanlığının gösterdiği lüzum üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteğinin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün, HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak üzere, kanun yararına BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Resmî Gazete’de yayımlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 29.1.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
—— • ——
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinden :
Esas No: 2001/296
Karar No: 2001/476
Mahkemesi: Karamürsel Asliye Hukuk
Tarihi: 5.4.2000
Nosu: 2000/175-2000/168
Davacı: Ali Başaran
Davalı: Sevim Karaca vd.
Üçüncü Kişi:
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine, davalılar vekili tarafından davacı aleyhine 24.3.2000 gününde verilen dilekçeler ile taşınmazın haricen satış bedelinin tahsili, karşılık davada, tapu iptali ve karşı davacılar adına eşit hisseler ile tapuya tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; Alacak tahsili davasının feragat nedeniyle reddine, tapu iptali ve tescili istemine ilişkin karşılık davanın kabulüne dair verilen 5.4.2000 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 9.1.2001 gün ve 167301 sayılı tebliğnamesi ile HUMK’nun 427/6 maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, Bursa ili, Mudanya ilçesi, Esence köyünde bulunan 1411 sayılı parselde tarla cinsi ile adına kayıtlı taşınmazını harici satış senediyle davalılara satıp teslim ettiği halde satış bedelinin ödenmediğinden söz ederek Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesinde bedelin tahsili için dava açmış; davalılar vekili tarafından verilen esasa cevap dilekçesiyle birlikte açılan karşılık davada ise, davacının dayandığı harici satış senedine göre taşınmazın tapudan kendilerine devredilmesi gerektiği halde ferağın verilmediğinden bahisle iptal ve müştereken adlarına tescilini istemişlerdir.
Mahkemece; Bursa ili Mudanya ilçesinde bulunan taşınmazla ilgili olarak Karamürsel’de açılan bu karşılık davanın, davacı ve karşılık davalısının mahkemedeki kabul beyanına dayanılarak, kabulüne karar verilip tapusunun iptali ile karşılık davacı adına tesciline ilişkin hüküm kurulmuştur.
HUMK’nun 13. maddesine göre, taşınmaz mülkiyetine ilişkin davaların gayrimenkulün bulunduğu yer mahkemesinde açılması gerekir. Bu kamu düzeni ile ilgili kesin yetki kuralıdır. Re’sen gözetilmesi icap eder ve davanın her aşamasında dikkate alınmalıdır.
Hakim Kanunları resen uygulamakla yükümlü olup HUMK. 76. maddesini ihlal eden hallerde tarafların kabul beyanlarının hukuki sonuç doğurmayacağını dikkate alarak mahkemenin kamu düzenine ilişkin HUMK’nun 13. maddesi gereğince yetkisiz olduğunu gözetmeden, davanın esasına girip davacı ve karşılık davalının kabul beyanına dayanarak tapunun iptali ile tescile karar vermesi doğru olmadığından Adalet Bakanlığının gösterdiği lüzum üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteğinin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün, HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak üzere, kanun yararına BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Resmî Gazete’de yayımlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 29.1.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
—— • ——
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinden :
Esas No: 2001/297
Karar No: 2001/477
Mahkemesi: Karamürsel Asliye Hukuk
Tarihi: 5.4.2000
Nosu: 2000/203-2000/245
Davacı: Leyla Akın
Davalı: Nursel Parlar vd.
Üçüncü Kişi:
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine, davalılar vekili tarafından davacı aleyhine 24.3.2000 gününde verilen dilekçeler ile taşınmazın haricen satış bedelinin tahsili, karşılık davada, tapu iptali ve karşı davacılar adına eşit hisseler ile tapuya tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; Alacak tahsili davasının feragat nedeniyle reddine, tapu iptali ve tescili istemine ilişkin karşılık davanın kabulüne dair verilen 5.4.2000 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 9.1.2001 gün ve 167302 sayılı tebliğnamesi ile HUMK.’nun 427/6 maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, Bursa ili, Orhaneli ilçesi, Göktepe köyünde bulunan 284 sayılı parselde tarla cinsi ile adına kayıtlı taşınmazını harici satış senediyle davalılara satıp teslim ettiği halde satış bedelinin ödenmediğinden söz ederek Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesinde bedelin tahsili için dava açmış; davalılar vekili tarafından verilen esasa cevap dilekçesiyle birlikte açılan karşılık davada ise, davacının dayandığı harici satış senedine göre taşınmazın tapudan kendilerine devredilmesi gerektiği halde ferağın verilmediğinden bahisle iptal ve müştereken adlarına tescilini istemişlerdir.
Mahkemece; Bursa ili Orhaneli ilçesinde bulunan taşınmazla ilgili olarak Karamürsel’de açılan bu karşılık davanın, davacı ve karşılık davalısının mahkemedeki kabul beyanına dayanılarak, kabulüne karar verilip tapusunun iptali ile karşılık davacı adına tesciline ilişkin hüküm kurulmuştur.
HUMK.’nun 13. maddesine göre, taşınmaz mülkiyetine ilişkin davaların gayrimenkulün bulunduğu yer mahkemesinde açılması gerekir. Bu kamu düzeni ile ilgili kesin yetki kuralıdır. Re’sen gözetilmesi icap eder ve davanın her aşamasında dikkate alınmalıdır.
Hakim Kanunları resen uygulamakla yükümlü olup, HUMK. 76. maddesini ihlal eden hallerde, tarafların kabul beyanlarının hukuki sonuç doğurmayacağını dikkate alarak mahkemenin kamu düzenine ilişkin HUMK.’nun 13. maddesi gereğince yetkisiz olduğunu gözetmeden, davanın esasına girip davacı ve karşılık davalının kabul beyanına dayanarak tapunun iptali ile tescile karar vermesi doğru olmadığından Adalet Bakanlığının gösterdiği lüzum üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteğinin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün, HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak üzere, kanun yararına BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Resmî Gazete’de yayımlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 29.1.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
—— • ——
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinden :
Esas No: 2001/298
Karar No: 2001/478
Mahkemesi: Karamürsel Asliye Hukuk
Tarihi: 5.4.2000
Nosu: 2000/194-2000/186
Davacı: Hatice Ünal
Davalı: Nevzat Yavuz vd.
Üçüncü Kişi:
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine, davalılar vekili tarafından davacı aleyhine 24.3.2000 gününde verilen dilekçeler ile taşınmazın haricen satış bedelinin tahsili, karşılık davada, tapu iptali ve karşı davacılar adına eşit hisseler ile tapuya tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; Alacak tahsili davasının feragat nedeniyle reddine, tapu iptali ve tescili istemine ilişkin karşılık davanın kabulüne dair verilen 5.4.2000 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 9.1.2001 gün ve 167303 sayılı tebliğnamesi ile HUMK.’nun 427/6 maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, Bursa ili, Yıldırım ilçesinde bulunan 2 sayılı parselde arsa cinsi ile adına kayıtlı taşınmazını harici satış senediyle davalılara satıp teslim ettiği halde, satış bedelinin ödenmediğinden söz ederek Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesinde bedelin tahsili için dava açmış; davalılar vekili tarafından verilen esasa cevap dilekçesiyle birlikte açılan karşılık davada ise, davacının dayandığı harici satış senedine göre taşınmazın tapudan kendilerine devredilmesi gerektiği halde ferağın verilmediğinden bahisle iptal ve müştereken adlarına tescilini istemişlerdir.
Mahkemece; Bursa ilinde bulunan taşınmazla ilgili olarak Karamürsel’de açılan bu karşılık davanın, davacı ve karşılık davalısının mahkemedeki kabul beyanına dayanılarak, kabulüne karar verilip tapusunun iptali ile karşılık davacı adına tesciline ilişkin hüküm kurulmuştur.
HUMK’nun 13. maddesine göre, taşınmaz mülkiyetine ilişkin davaların gayrimenkulün bulunduğu yer mahkemesinde açılması gerekir. Bu kamu düzeni ile ilgili kesin yetki kuralıdır. Re’sen gözetilmesi icap eder ve davanın her aşamasında dikkate alınmalıdır.
Hakim Kanunları resen uygulamakla yükümlü olup, HUMK. 76. maddesini ihlal eden hallerde, tarafların kabul beyanlarının hukuki sonuç doğurmayacağını dikkate alarak mahkemenin kamu düzenine ilişkin HUMK.’nun 13. maddesi gereğince yetkisiz olduğunu gözetmeden, davanın esasına girip davacı ve karşılık davalının kabul beyanına dayanarak tapunun iptali ile tescile karar vermesi doğru olmadığından Adalet Bakanlığının gösterdiği lüzum üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteğinin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün, HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak üzere, kanun yararına BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Resmî Gazete’de yayımlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 29.1.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
—— • ——
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinden :
Esas No: 2001/480
Karar No: 2001/739
Mahkemesi: Karamürsel Asliye Hukuk
Tarihi: 5.4.2000
Nosu: 2000/234-2000/224
Davacı: Erol Durmuş
Davalı: Müvif Yılmaz vd.
Üçüncü Kişi:
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine, davalılar vekili tarafından davacı aleyhine 24.3.2000 gününde verilen dilekçeler ile taşınmazın haricen satış bedelinin tahsili, karşılık davada, tapu iptali ve karşı davacılar adına eşit hisseler ile tapuya tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; Alacak tahsili davasının feragat nedeniyle reddine, tapu iptali ve tescili istemine ilişkin karşılık davanın kabulüne dair verilen 5.4.2000 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/1/2001 gün ve 167311 sayılı tebliğnamesi ile HUMK.’nun 427/6 maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, Bursa ili, Osmangazi ilçesinde bulunan 69 sayılı parselde tarla cinsi ile adına kayıtlı taşınmazını harici satış senediyle davalılara satıp teslim ettiği halde, satış bedelinin ödenmediğinden söz ederek Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesinde bedelin tahsili için dava açmış; davalılar vekili tarafından verilen esasa cevap dilekçesiyle birlikte açılan karşılık davada ise, davacının dayandığı harici satış senedine göre taşınmazın tapudan kendilerine devredilmesi gerektiği halde ferağın verilmediğinden bahisle iptal ve müştereken adlarına tescilini istemişlerdir.
Mahkemece; Bursa ilinde bulunan taşınmazla ilgili olarak Karamürsel’de açılan bu karşılık davanın, davacı ve karşılık davalısının mahkemedeki kabul beyanına dayanılarak, kabulüne karar verilip tapusunun iptali ile karşılık davacı adına tesciline ilişkin hüküm kurulmuştur.
HUMK.’nun 13. maddesine göre, taşınmaz mülkiyetine ilişkin davaların gayrimenkulün bulunduğu yer mahkemesinde açılması gerekir. Bu kamu düzeni ile ilgili kesin yetki kuralıdır. Re’sen gözetilmesi icap eder ve davanın her aşamasında dikkate alınmalıdır.
Hakim Kanunları resen uygulamakla yükümlü olup, HUMK. 76. maddesini ihlal eden hallerde, tarafların kabul beyanlarının hukuki sonuç doğurmayacağını dikkate alarak mahkemenin kamu düzenine ilişkin HUMK.’nun 13. maddesi gereğince yetkisiz olduğunu gözetmeden, davanın esasına girip davacı ve karşılık davalının kabul beyanına dayanarak tapunun iptali ile tescile karar vermesi doğru olmadığından Adalet Bakanlığının gösterdiği lüzum üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteğinin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün, HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak üzere, kanun yararına BOZULMASINA kararın bir örneğinin Resmî Gazete’de yayımlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 5.2.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
—— • ——
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinden :
Esas No: 2001/481
Karar No: 2001/740
Mahkemesi: Karamürsel Asliye Hukuk
Tarihi: 5.4.2000
Nosu: 2000/201-2000/193
Davacı: Necdet Düş
Davalı: Mustafa Sezer vd.
Üçüncü Kişi:
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine, davalılar vekili tarafından davacı aleyhine 24.3.2000 gününde verilen dilekçeler ile taşınmazın haricen satış bedelinin tahsili, karşılık davada, tapu iptali ve karşı davacılar adına eşit hisseler ile tapuya tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; Alacak tahsili davasının feragat nedeniyle reddine, tapu iptali ve tescili istemine ilişkin karşılık davanın kabulüne dair verilen 5.4.2000 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/1/2001 gün ve 167306 sayılı tebliğnamesi ile HUMK.’nun 427/6. maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, Bursa ili, Yıldırım ilçesinde bulunan 2680 sayılı parselde tarla cinsi ile adına kayıtlı taşınmazını harici satış senediyle davalılara satıp teslim ettiği halde, satış bedelinin ödenmediğinden söz ederek Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesinde bedelin tahsili için dava açmış; davalılar vekili tarafından verilen esasa cevap dilekçesiyle birlikte açılan karşılık davada ise, davacının dayandığı harici satış senedine göre taşınmazın tapudan kendilerine devredilmesi gerektiği halde ferağın verilmediğinden bahisle iptal ve müştereken adlarına tescilini istemişlerdir.
Mahkemece; Bursa ilinde bulunan taşınmazla ilgili olarak Karamürsel’de açılan bu karşılık davanın, davacı ve karşılık davalısının mahkemedeki kabul beyanına dayanılarak, kabulüne karar verilip tapusunun iptali ile karşılık davacı adına tesciline ilişkin hüküm kurulmuştur.
HUMK.’nun 13. maddesine göre, taşınmaz mülkiyetine ilişkin davaların gayrimenkulün bulunduğu yer mahkemesinde açılması gerekir. Bu kamu düzeni ile ilgili kesin yetki kuralıdır. Re’sen gözetilmesi icap eder ve davanın her aşamasında dikkate alınmalıdır.
Hakim Kanunları resen uygulamakla yükümlü olup, HUMK. 76. ihlal eden hallerde, tarafların kabul beyanlarının hukuki sonuç doğurmayacağını dikkate alarak mahkemenin kamu düzenine ilişkin HUMK.’nun 13. maddesi gereğince yetkisiz olduğunu gözetmeden, davanın esasına girip davacı ve karşılık davalının kabul beyanına dayanarak tapunun iptali ile tescile karar vermesi doğru olmadığından Adalet Bakanlığının gösterdiği lüzum üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteğinin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün, HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak üzere, kanun yararına BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Resmî Gazete’de yayımlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 5.2.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
—— • ——
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinden :
Esas No: 2001/482
Karar No: 2001/741
Mahkemesi: Karamürsel Asliye Hukuk
Tarihi: 5.4.2000
Nosu: 2000/157-2000/152
Davacı: Muammer Demir vd.
Davalı: Murat Kara vd.
Üçüncü Kişi:
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine, davalılar vekili tarafından davacı aleyhine 24.3.2000 gününde verilen dilekçeler ile taşınmazın haricen satış bedelinin tahsili, karşılık davada, tapu iptali ve karşı davacılar adına eşit hisseler ile tapuya tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; Alacak tahsili davasının feragat nedeniyle reddine, tapu iptali ve tescili istemine ilişkin karşılık davanın kabulüne dair verilen 5.4.2000 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/1/2001 gün ve 167300 sayılı tebliğnamesi ile HUMK.’nun 427/6 maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, Bursa ili, Mudanya ilçesi, Esence köyünde bulunan 1414 sayılı parselde tarla cinsi ile adına kayıtlı taşınmazını harici satış senediyle davalılara satıp teslim ettiği halde, satış bedelinin ödenmediğinden söz ederek Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesinde bedelin tahsili için dava açmış; davalılar vekili tarafından verilen esasa cevap dilekçesiyle birlikte açılan karşılık davada ise, davacının dayandığı harici satış senedine göre taşınmazın tapudan kendilerine devredilmesi gerektiği halde ferağın verilmediğinden bahisle iptal ve müştereken adlarına tescilini istemişlerdir.
Mahkemece; Bursa ili Mudanya ilçesinde bulunan taşınmazla ilgili olarak Karamürsel’de açılan bu karşılık davanın, davacı ve karşılık davalısının mahkemedeki kabul beyanına dayanılarak, kabulüne karar verilip tapusunun iptali ile karşılık davacı adına tesciline ilişkin hüküm kurulmuştur.
HUMK.’nun 13. maddesine göre, taşınmaz mülkiyetine ilişkin davaların gayrimenkulün bulunduğu yer mahkemesinde açılması gerekir. Bu kamu düzeni ile ilgili kesin yetki kuralıdır. Re’sen gözetilmesi icap eder ve davanın her aşamasında dikkate alınmalıdır.
Hakim Kanunları resen uygulamakla yükümlü olup, HUMK. 76. maddesini ihlal eden hallerde, tarafların kabul beyanlarının hukuki sonuç doğurmayacağını dikkate alarak mahkemenin kamu düzenine ilişkin HUMK.’nun 13. maddesi gereğince yetkisiz olduğunu gözetmeden, davanın esasına girip davacı ve karşılık davalının kabul beyanına dayanarak tapunun iptali ile tescile karar vermesi doğru olmadığından Adalet Bakanlığının gösterdiği lüzum üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteğinin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün, HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak üzere, kanun yararına BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Resmî Gazete’de yayımlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 5.2.2001tarihinde oybirliği ile karar verildi.
—— • ——
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinden :
Esas No: 2001/483
Karar No: 2001/742
Mahkemesi: Karamürsel Asliye Hukuk
Tarihi: 5.4.2000
Nosu: 2000/168-2000/162
Davacı: Cemal Ali Yılmaz
Davalı: Atilla Aydın vd.
Üçüncü Kişi:
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine, davalılar vekili tarafından davacı aleyhine 24.3.2000 gününde verilen dilekçeler ile taşınmazın haricen satış bedelinin tahsili, karşılık davada, tapu iptali ve karşı davacılar adına eşit hisseler ile tapuya tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; Alacak tahsili davasının feragat nedeniyle reddine, tapu iptali ve tescili istemine ilişkin karşılık davanın kabulüne dair verilen 5.4.2000 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/1/2001 gün ve 167294 sayılı tebliğnamesi ile HUMK.’nun 427/6 maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, Bursa ili, Osmangazi ilçesinde bulunan 1 sayılı parselde tarla cinsi ile adına kayıtlı taşınmazını harici satış senediyle davalılara satıp teslim ettiği halde, satış bedelinin ödenmediğinden söz ederek Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesinde bedelin tahsili için dava açmış; davalılar vekili tarafından verilen esasa cevap dilekçesiyle birlikte açılan karşılık davada ise, davacının dayandığı harici satış senedine göre taşınmazın tapudan kendilerine devredilmesi gerektiği halde ferağın verilmediğinden bahisle iptal ve müştereken adlarına tescilini istemişlerdir.
Mahkemece; Bursa ilinde bulunan taşınmazla ilgili olarak Karamürsel’de açılan bu karşılık davanın, davacı ve karşılık davalısının mahkemedeki kabul beyanına dayanılarak, kabulüne karar verilip tapusunun iptali ile karşılık davacı adına tesciline ilişkin hüküm kurulmuştur.
HUMK.’nun 13. maddesine göre, taşınmaz mülkiyetine ilişkin davaların gayrimenkulün bulunduğu yer mahkemesinde açılması gerekir. Bu kamu düzeni ile ilgili kesin yetki kuralıdır. Re’sen gözetilmesi icap eder ve davanın her aşamasında dikkate alınmalıdır.
Hakim Kanunları resen uygulamakla yükümlü olup, HUMK. 76. maddesini ihlal eden hallerde, tarafların kabul beyanlarının hukuki sonuç doğurmayacağını dikkate alarak mahkemenin kamu düzenine ilişkin HUMK.’nun 13. maddesi gereğince yetkisiz olduğunu gözetmeden, davanın esasına girip davacı ve karşılık davalının kabul beyanına dayanarak tapunun iptali ile tescile karar vermesi doğru olmadığından Adalet Bakanlığının gösterdiği lüzum üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteğinin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün, HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak üzere, kanun yararına BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Resmî Gazete’de yayımlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 5.2.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Sayfa Başı