YARGI BÖLÜMÜ · Yargı Kararı
Yargıtay 14. Hukuk Dairesine Ait 13 Adet Karar
Metin
|
Esas No |
: 2001/166 |
|
Karar No |
: 2001/456 |
|
Mahkemesi |
: Karamürsel Asliye Hukuk |
|
Tarihi |
: 5.4.2000 |
|
Nosu |
: 2000/190-2000/183 |
|
Davacı |
: Halil İbrahim Efe |
|
Davalı |
: Efekan Güneş vd. |
|
Üçüncü Kişi |
: |
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine, davalılar vekili tarafından davacı aleyhine 24.3.2000 gününde verilen dilekçeler ile taşınmazın haricen satış bedelinin tahsili, karşılık davada, tapu iptali ve karşı davacılar adına eşit hisseler ile tapuya tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; Alacak tahsili davasının feragat nedeniyle reddine, tapu iptali ve tescili istemine ilişkin karşılık davanın kabulüne dair verilen 5.4.2000 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.12.2000 gün ve 165145 sayılı tebliğnamesi ile HUMK’nun 427/6 maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, Bursa İli Yıldırım ilçesinde bulunan 15 sayılı parselde tarla cinsi ile adına kayıtlı taşınmazını harici satış senediyle davalılara satıp teslim ettiği halde, satış bedelinin ödenmediğinden söz ederek Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesinde bedelin tahsili için dava açmış; davalılar vekili tarafından verilen esasa cevap dilekçesiyle birlikte açılan karşılık davada ise, davacının dayandığı harici satış senedine göre taşınmazın tapudan kendilerine devredilmesi gerektiği halde ferağın verilmediğinden bahisle iptal ve müştereken adlarına tescilini istemişlerdir.
Mahkemece; Bursa İlinde bulunan taşınmazla ilgili olarak Karamürsel’de açılan bu karşılık davanın, davacı ve karşılık davalısının mahkemedeki kabul beyanına dayanılarak, kabulüne karar verilip tapusunun iptali ile karşılık davacı adına tesciline ilişkin hüküm kurulmuştur.
HUMK’nun 13. maddesine göre, taşınmaz mülkiyetine ilişkin davaların gayrimenkulün bulunduğu yer mahkemesinde açılması gerekir. Bu kamu düzeni ile ilgili kesin yetki kuralıdır. Re’sen gözetilmesi icap eder ve davanın her aşamasında dikkate alınmalıdır.
Hakim Kanunları resen uygulamakla yükümlü olup, HUMK. 76. maddesini ihlal eden hallerde, tarafların kabul beyanlarının hukuki sonuç doğurmayacağını dikkate alarak mahkemenin kamu düzenine ilişkin HUMK.nun 13. maddesi gereğince yetkisiz olduğunu gözetmeden, davanın esasına girip davacı ve karşılık davalının kabul beyanına dayanarak tapunun iptali ile tescile karar vermesi doğru olmadığından, Adalet Bakanlığının gösterdiği lüzum üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteğinin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün, HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak üzere, kanun yararına BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Resmî Gazete’de yayımlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 29.1.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
—— • ——
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinden :|
Esas No |
: 2001/167 |
|
Karar No |
: 2001/457 |
|
Mahkemesi |
: Karamürsel Asliye Hukuk |
|
Tarihi |
: 5.4.2000 |
|
Nosu |
: 2000/199-2000/191 |
|
Davacı |
: Hüseyin Birben |
|
Davalı |
: Osman Karakaş vd. |
|
Üçüncü Kişi |
: |
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine, davalılar vekili tarafından davacı aleyhine 24.3.2000 gününde verilen dilekçeler ile taşınmazın haricen satış bedelinin tahsili, karşılık davada, tapu iptali ve karşı davacılar adına eşit hisseler ile tapuya tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; Alacak tahsili davasının feragat nedeniyle reddine, tapu iptali ve tescili istemine ilişkin karşılık davanın kabulüne dair verilen 5.4.2000 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.12.2000 gün ve 165152 sayılı tebliğnamesi ile HUMK’nun 427/6 maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, Bursa ili, Nilüfer ilçesi Yolçatı köyünde bulunan 2308 sayılı parselde tarla cinsi ile adına kayıtlı taşınmazını harici satış senediyle davalılara satıp teslim ettiği halde, satış bedelinin ödenmediğinden söz ederek Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesinde bedelin tahsili için dava açmış; davalılar vekili tarafından verilen esasa cevap dilekçesiyle birlikte açılan karşılık davada ise, davacının dayandığı harici satış senedine göre taşınmazın tapudan kendilerine devredilmesi gerektiği halde ferağın verilmediğinden bahisle iptal ve müştereken adlarına tescilini istemişlerdir.
Mahkemece; Bursa İlinde bulunan taşınmazla ilgili olarak Karamürsel’de açılan bu karşılık davanın, davacı ve karşılık davalısının mahkemedeki kabul beyanına dayanılarak, kabulüne karar verilip tapusunun iptali ile karşılık davacı adına tesciline ilişkin hüküm kurulmuştur.
HUMK’nun 13. maddesine göre, taşınmaz mülkiyetine ilişkin davaların gayrimenkulün bulunduğu yer mahkemesinde açılması gerekir. Bu kamu düzeni ile ilgili kesin yetki kuralıdır. Re’sen gözetilmesi icap eder ve davanın her aşamasında dikkate alınmalıdır.
Hakim Kanunları resen uygulamakla yükümlü olup, HUMK. 76. maddesini ihlal eden hallerde, tarafların kabul beyanlarının hukuki sonuç doğurmayacağını dikkate alarak mahkemenin kamu düzenine ilişkin HUMK.nun 13. maddesi gereğince yetkisiz olduğunu gözetmeden, davanın esasına girip davacı ve karşılık davalının kabul beyanına dayanarak tapunun iptali ile tescile karar vermesi doğru olmadığından Adalet Bakanlığının gösterdiği lüzum üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteğinin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün, HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak üzere, kanun yararına BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Resmî Gazete’de yayımlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 29.1.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
—— • ——
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinden :|
Esas No |
: 2001/168 |
|
Karar No |
: 2001/458 |
|
Mahkemesi |
: Karamürsel Asliye Hukuk |
|
Tarihi |
: 5.4.2000 |
|
Nosu |
: 2000/211-2000/202 |
|
Davacı |
: Ali Erken |
|
Davalı |
: Özlem Zehra Yetkin vd. |
|
Üçüncü Kişi |
: |
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine, davalılar vekili tarafından davacı aleyhine 24.3.2000 gününde verilen dilekçeler ile taşınmazın haricen satış bedelinin tahsili, karşılık davada, tapu iptali ve karşı davacılar adına eşit hisseler ile tapuya tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; Alacak tahsili davasının feragat nedeniyle reddine, tapu iptali ve tescili istemine ilişkin karşılık davanın kabulüne dair verilen 5.4.2000 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.12.2000 gün ve 165151 sayılı tebliğnamesi ile HUMK’nun 427/6 maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, Bursa ili, Mudanya ilçesinde bulunan 3617 sayılı parselde tarla cinsi ile adına kayıtlı taşınmazını harici satış senediyle davalılara satıp teslim ettiği halde, satış bedelinin ödenmediğinden söz ederek Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesinde bedelin tahsili için dava açmış; davalılar vekili tarafından verilen esasa cevap dilekçesiyle birlikte açılan karşılık davada ise, davacının dayandığı harici satış senedine göre taşınmazın tapudan kendilerine devredilmesi gerektiği halde ferağın verilmediğinden bahisle iptal ve müştereken adlarına tescilini istemişlerdir.
Mahkemece; Bursa İli, Mudanya ilçesinde bulunan taşınmazla ilgili olarak Karamürsel’de açılan bu karşılık davanın, davacı ve karşılık davalısının mahkemedeki kabul beyanına dayanılarak, kabulüne karar verilip tapusunun iptali ile karşılık davacı adına tesciline ilişkin hüküm kurulmuştur.
HUMK’nun 13. maddesine göre, taşınmaz mülkiyetine ilişkin davaların gayrimenkulün bulunduğu yer mahkemesinde açılması gerekir. Bu kamu düzeni ile ilgili kesin yetki kuralıdır. Re’sen gözetilmesi icap eder ve davanın her aşamasında dikkate alınmalıdır.
Hakim Kanunları resen uygulamakla yükümlü olup, HUMK. 76. maddesini ihlal eden hallerde, tarafların kabul beyanlarının hukuki sonuç doğurmayacağını dikkate alarak mahkemenin kamu düzenine ilişkin HUMK.nun 13. maddesi gereğince yetkisiz olduğunu gözetmeden, davanın esasına girip davacı ve karşılık davalının kabul beyanına dayanarak tapunun iptali ile tescile karar vermesi doğru olmadığından Adalet Bakanlığının gösterdiği lüzum üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteğinin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün, HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak üzere, kanun yararına BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Resmî Gazete’de yayımlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 29.1.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
—— • ——
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinden :|
Esas No |
: 2001/169 |
|
Karar No |
: 2001/459 |
|
Mahkemesi |
: Karamürsel Asliye Hukuk |
|
Tarihi |
: 5.4.2000 |
|
Nosu |
: 2000/225-2000/216 |
|
Davacı |
: Ramazan Karakoç |
|
Davalı |
: Ali Işık vd. |
|
Üçüncü Kişi |
: |
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine, davalılar vekili tarafından davacı aleyhine 24.3.2000 gününde verilen dilekçeler ile taşınmazın haricen satış bedelinin tahsili, karşılık davada, tapu iptali ve karşı davacılar adına eşit hisseler ile tapuya tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; Alacak tahsili davasının feragat nedeniyle reddine, tapu iptali ve tescili istemine ilişkin karşılık davanın kabulüne dair verilen 5.4.2000 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.12.2000 gün ve 165146 sayılı tebliğnamesi ile HUMK’nun 427/6 maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, Bursa ili, Yıldırım ilçesinde bulunan 571 sayılı parselde tarla cinsi ile adına kayıtlı taşınmazını harici satış senediyle davalılara satıp teslim ettiği halde satış bedelinin ödenmediğinden söz ederek Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesinde bedelin tahsili için dava açmış; davalılar vekili tarafından verilen esasa cevap dilekçesiyle birlikte açılan karşılık davada ise, davacının dayandığı harici satış senedine göre taşınmazın tapudan kendilerine devredilmesi gerektiği halde ferağın verilmediğinden bahisle iptal ve müştereken adlarına tescilini istemişlerdir.
Mahkemece; Bursa İlinde bulunan taşınmazla ilgili olarak Karamürsel’de açılan bu karşılık davanın, davacı ve karşılık davalısının mahkemedeki kabul beyanına dayanılarak, kabulüne karar verilip tapusunun iptali ile karşılık davacı adına tesciline ilişkin hüküm kurulmuştur.
HUMK’nun 13. maddesine göre, taşınmaz mülkiyetine ilişkin davaların gayrimenkulün bulunduğu yer mahkemesinde açılması gerekir. Bu kamu düzeni ile ilgili kesin yetki kuralıdır. Re’sen gözetilmesi icap eder ve davanın her aşamasında dikkate alınmalıdır.
Hakim Kanunları resen uygulamakla yükümlü olup, HUMK. 76. maddesini ihlal eden hallerde, tarafların kabul beyanlarının hukuki sonuç doğurmayacağını dikkate alarak mahkemenin kamu düzenine ilişkin HUMK.nun 13. maddesi gereğince yetkisiz olduğunu gözetmeden, davanın esasına girip davacı ve karşılık davalının kabul beyanına dayanarak tapunun iptali ile tescile karar vermesi doğru olmadığından Adalet Bakanlığının gösterdiği lüzum üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteğinin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün, HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak üzere, kanun yararına BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Resmî Gazete’de yayımlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 29.1.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
—— • ——
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinden :|
Esas No |
: 2001/170 |
|
Karar No |
: 2001/460 |
|
Mahkemesi |
: Karamürsel Asliye Hukuk |
|
Tarihi |
: 5.4.2000 |
|
Nosu |
: 2000/231-2000/222 |
|
Davacı |
: Atike Yalcı-Emine Çetin |
|
Davalı |
: Mehmet Ulu vd. |
|
Üçüncü Kişi |
: |
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine, davalılar vekili tarafından davacı aleyhine 24.3.2000 gününde verilen dilekçeler ile taşınmazın haricen satış bedelinin tahsili, karşılık davada, tapu iptali ve karşı davacılar adına eşit hisseler ile tapuya tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; Alacak tahsili davasının feragat nedeniyle reddine, tapu iptali ve tescili istemine ilişkin karşılık davanın kabulüne dair verilen 5.4.2000 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.12.2000 gün ve 165148 sayılı tebliğnamesi ile HUMK’nun 427/6 maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, Bursa ili, Yıldırım ilçesinde bulunan 6 sayılı parselde tarla cinsi ile adına kayıtlı taşınmazını harici satış senediyle davalılara satıp teslim ettiği halde, satış bedelinin ödenmediğinden söz ederek Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesinde bedelin tahsili için dava açmış; davalılar vekili tarafından esasa cevap dilekçesiyle birlikte açılan karşılık davada ise davacının dayandığı harici satış senedine göre taşınmazın tapudan kendilerine devredilmesi gerektiği halde ferağın verilmediğinden bahisle iptal ve müştereken adlarına tescilini istemişlerdir.
Mahkemece; Bursa İlinde bulunan taşınmazla ilgili olarak Karamürsel’de açılan bu karşılık davanın, davacı ve karşılık davalısının mahkemedeki kabul beyanına dayanılarak, kabulüne karar verilip tapusunun iptali ile karşılık davacı adına tesciline ilişkin hüküm kurulmuştur.
HUMK’nun 13. maddesine göre, taşınmaz mülkiyetine ilişkin davaların gayrimenkulün bulunduğu yer mahkemesinde açılması gerekir. Bu kamu düzeni ile ilgili kesin yetki kuralıdır. Re’sen gözetilmesi icap eder ve davanın her aşamasında dikkate alınmalıdır.
Hakim Kanunları resen uygulamakla yükümlü olup, HUMK. 76. maddesini ihlal eden hallerde, tarafların kabul beyanlarının hukuki sonuç doğurmayacağını dikkate alarak mahkemenin kamu düzenine ilişkin HUMK.nun 13. maddesi gereğince yetkisiz olduğunu gözetmeden, davanın esasına girip davacı ve karşılık davalının kabul beyanına dayanarak tapunun iptali ile tescile karar vermesi doğru olmadığından Adalet Bakanlığının gösterdiği lüzum üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteğinin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün, HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak üzere, kanun yararına BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Resmî Gazete’de yayımlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 29.1.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
—— • ——
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinden :|
Esas No |
: 2001/171 |
|
Karar No |
: 2001/461 |
|
Mahkemesi |
: Karamürsel Asliye Hukuk |
|
Tarihi |
: 5.4.2000 |
|
Nosu |
: 2000/235-2000/225 |
|
Davacı |
: Turan Uzungön |
|
Davalı |
: İdris Uzundemir vd. |
|
Üçüncü Kişi |
: |
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine, davalılar vekili tarafından davacı aleyhine 24.3.2000 gününde verilen dilekçeler ile taşınmazın haricen satış bedelinin tahsili, karşılık davada, tapu iptali ve karşı davacılar adına eşit hisseler ile tapuya tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; Alacak tahsili davasının feragat nedeniyle reddine, tapu iptali ve tescili istemine ilişkin karşılık davanın kabulüne dair verilen 5.4.2000 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.12.2000 gün ve 165147 sayılı tebliğnamesi ile HUMK’nun 427/6 maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, İzmir ili, Bornova ilçesi Naldöken köyünde bulunan 717 sayılı parselde tarla cinsi ile adına kayıtlı taşınmazını harici satış senediyle davalılara satıp teslim ettiği halde, satış bedelinin ödenmediğinden söz ederek Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesinde bedelin tahsili için dava açmış; davalılar vekili tarafından verilen esasa cevap dilekçesiyle birlikte açılan karşılık davada ise, davacının dayandığı harici satış senedine göre taşınmazın tapudan kendilerine devredilmesi gerektiği halde ferağın verilmediğinden bahisle iptal ve müştereken adlarına tescilini istemişlerdir.
Mahkemece; İzmir İli Bornova ilçesinde bulunan taşınmazla ilgili olarak Karamürsel’de açılan bu karşılık davanın, davacı ve karşılık davalısının mahkemedeki kabul beyanına dayanılarak, kabulüne karar verilip tapusunun iptali ile karşılık davacı adına tesciline ilişkin hüküm kurulmuştur.
HUMK’nun 13. maddesine göre, taşınmaz mülkiyetine ilişkin davaların gayrimenkulün bulunduğu yer mahkemesinde açılması gerekir. Bu kamu düzeni ile ilgili kesin yetki kuralıdır. Re’sen gözetilmesi icap eder ve davanın her aşamasında dikkate alınmalıdır.
Hakim Kanunları resen uygulamakla yükümlü olup, HUMK. 76. maddesini ihlal eden hallerde, tarafların kabul beyanlarının hukuki sonuç doğurmayacağını dikkate alarak mahkemenin kamu düzenine ilişkin HUMK.nun 13. maddesi gereğince yetkisiz olduğunu gözetmeden, davanın esasına girip davacı ve karşılık davalının kabul beyanına dayanarak tapunun iptali ile tescile karar vermesi doğru olmadığından Adalet Bakanlığının gösterdiği lüzum üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteğinin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün, HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak üzere, kanun yararına BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Resmî Gazete’de yayımlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 29.1.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
—— • ——
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinden :|
Esas No |
: 2001/172 |
|
Karar No |
: 2001/462 |
|
Mahkemesi |
: Karamürsel Asliye Hukuk |
|
Tarihi |
: 5.4.2000 |
|
Nosu |
: 2000/237-2000/227 |
|
Davacı |
: Remzi Tuş |
|
Davalı |
: Sevgi Güleryüz vd. |
|
Üçüncü Kişi |
: |
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine, davalılar vekili tarafından davacı aleyhine 24.3.2000 gününde verilen dilekçeler ile taşınmazın haricen satış bedelinin tahsili, karşılık davada, tapu iptali ve karşı davacılar adına eşit hisseler ile tapuya tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; Alacak tahsili davasının feragat nedeniyle reddine, tapu iptali ve tescili istemine ilişkin karşılık davanın kabulüne dair verilen 5.4.2000 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.12.2000 gün ve 165150 sayılı tebliğnamesi ile HUMK’nun 427/6 maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, Bursa İli Osmangazi ilçesinde bulunan 85 sayılı parselde tarla cinsi ile adına kayıtlı taşınmazını harici satış senediyle davalılara satıp teslim ettiği halde satış bedelinin ödenmediğinden söz ederek Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesinde bedelin tahsili için dava açmış; davalılar vekili tarafından verilen esasa cevap dilekçesiyle birlikte açılan karşılık davada ise, davacının dayandığı harici satış senedine göre taşınmazın tapudan kendilerine devredilmesi gerektiği halde ferağın verilmediğinden bahisle iptal ve müştereken adlarına tescilini istemişlerdir.
Mahkemece; Bursa İlinde bulunan taşınmazla ilgili olarak Karamürsel’de açılan bu karşılık davanın, davacı ve karşılık davalısının mahkemedeki kabul beyanına dayanılarak, kabulüne karar verilip tapusunun iptali ile karşılık davacı adına tesciline ilişkin hüküm kurulmuştur.
HUMK’nun 13. maddesine göre, taşınmaz mülkiyetine ilişkin davaların gayrimenkulün bulunduğu yer mahkemesinde açılması gerekir. Bu kamu düzeni ile ilgili kesin yetki kuralıdır. Re’sen gözetilmesi icap eder ve davanın her aşamasında dikkate alınmalıdır.
Hakim Kanunları resen uygulamakla yükümlü olup, HUMK. 76. maddesini ihlal eden hallerde, tarafların kabul beyanlarının hukuki sonuç doğurmayacağını dikkate alarak mahkemenin kamu düzenine ilişkin HUMK.nun 13. maddesi gereğince yetkisiz olduğunu gözetmeden, davanın esasına girip davacı ve karşılık davalının kabul beyanına dayanarak tapunun iptali ile tescile karar vermesi doğru olmadığından Adalet Bakanlığının gösterdiği lüzum üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteğinin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün, HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak üzere, kanun yararına BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Resmî Gazete’de yayımlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 29.01.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
—— • ——
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinden :|
Esas No |
: 2001/173 |
|
Karar No |
: 2001/463 |
|
Mahkemesi |
: Karamürsel Asliye Hukuk |
|
Tarihi |
: 5.4.2000 |
|
Nosu |
: 2000/243-2000/233 |
|
Davacı |
: Sadık Kalıntaş |
|
Davalı |
: Nuran Kalıntaş vd. |
|
Üçüncü Kişi |
: |
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine, davalılar vekili tarafından davacı aleyhine 24.3.2000 gününde verilen dilekçeler ile taşınmazın haricen satış bedelinin tahsili, karşılık davada, tapu iptali ve karşı davacılar adına eşit hisseler ile tapuya tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; Alacak tahsili davasının feragat nedeniyle reddine, tapu iptali ve tescili istemine ilişkin karşılık davanın kabulüne dair verilen 5.4.2000 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.12.2000 gün ve 165149 sayılı tebliğnamesi ile HUMK’nun 427/6 maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, Bursa ili, Yıldırım ilçesi, Cumalıkızık köyünde bulunan 948 sayılı parselde tarla cinsi ile adına kayıtlı taşınmazını harici satış senediyle davalılara satıp teslim ettiği halde, satış bedelinin ödenmediğinden söz ederek Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesinde bedelin tahsili için dava açmış; davalılar vekili tarafından verilen esasa cevap dilekçesiyle birlikte açılan karşılık davada ise, davacının dayandığı harici satış senedine göre taşınmazın tapudan kendilerine devredilmesi gerektiği halde ferağın verilmediğinden bahisle iptal ve müştereken adlarına tescilini istemişlerdir.
Mahkemece; Bursa İlinde bulunan taşınmazla ilgili olarak Karamürsel’de açılan bu karşılık davanın, davacı ve karşılık davalısının mahkemedeki kabul beyanına dayanılarak, kabulüne karar verilip tapusunun iptali ile karşılık davacı adına tesciline ilişkin hüküm kurulmuştur.
HUMK’nun 13. maddesine göre, taşınmaz mülkiyetine ilişkin davaların gayrimenkulün bulunduğu yer mahkemesinde açılması gerekir. Bu kamu düzeni ile ilgili kesin yetki kuralıdır. Re’sen gözetilmesi icap eder ve davanın her aşamasında dikkate alınmalıdır.
Hakim Kanunları resen uygulamakla yükümlü olup, HUMK. 76. maddesini ihlal eden hallerde, tarafların kabul beyanlarının hukuki sonuç doğurmayacağını dikkate alarak mahkemenin kamu düzenine ilişkin HUMK.nun 13. maddesi gereğince yetkisiz olduğunu gözetmeden, davanın esasına girip davacı ve karşılık davalının kabul beyanına dayanarak tapunun iptali ile tescile karar vermesi doğru olmadığından Adalet Bakanlığının gösterdiği lüzum üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteğinin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün, HUMK.nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak üzere, kanun yararına BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Resmî Gazete’de yayımlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 29.1.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
—— • ——
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinden :|
Esas No |
: 2001/283 |
|
Karar No |
: 2001/464 |
|
Mahkemesi |
: Karamürsel Asliye Hukuk |
|
Tarihi |
: 5.4.2000 |
|
Nosu |
: 2000/244-2000/234 |
|
Davacı |
: Telat Küçük |
|
Davalı |
: Efekan Güneş vd. |
|
Üçüncü Kişi |
: |
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine, davalılar vekili tarafından davacı aleyhine 24.3.2000 gününde verilen dilekçeler ile taşınmazın haricen satış bedelinin tahsili, karşılık davada, tapu iptali ve karşı davacılar adına eşit hisseler ile tapuya tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; Alacak tahsili davasının feragat nedeniyle reddine, tapu iptali ve tescili istemine ilişkin karşılık davanın kabulüne dair verilen 5.4.2000 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 9.1.2001 gün ve 167304 sayılı tebliğnamesi ile HUMK’nun 427/6 maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, Bursa ili, Yıldırım ilçesi, Fidyekızık köyünde bulunan 1 sayılı parselde arsa cinsi ile adına kayıtlı taşınmazını harici satış senediyle davalılara satıp teslim ettiği halde satış bedelinin ödenmediğinden söz ederek Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesinde bedelin tahsili için dava açmış; davalılar vekili tarafından verilen esasa cevap dilekçesiyle birlikte açılan karşılık davada ise, davacının dayandığı harici satış senedine göre taşınmazın tapudan kendilerine devredilmesi gerektiği halde ferağın verilmediğinden bahisle iptal ve müştereken adlarına tescilini istemişlerdir.
Mahkemece; Bursa İlinde bulunan taşınmazla ilgili olarak Karamürsel’de açılan bu karşılık davanın, davacı ve karşılık davalısının mahkemedeki kabul beyanına dayanılarak, kabulüne karar verilip tapusunun iptali ile karşılık davacı adına tesciline ilişkin hüküm kurulmuştur.
HUMK’nun 13. maddesine göre, taşınmaz mülkiyetine ilişkin davaların gayrimenkulün bulunduğu yer mahkemesinde açılması gerekir. Bu kamu düzeni ile ilgili kesin yetki kuralıdır. Re’sen gözetilmesi icap eder ve davanın her aşamasında dikkate alınmalıdır.
Hakim Kanunları resen uygulamakla yükümlü olup, HUMK. 76. maddesini ihlal eden hallerde, tarafların kabul beyanlarının hukuki sonuç doğurmayacağını dikkate alarak mahkemenin kamu düzenine ilişkin HUMK.nun 13. maddesi gereğince yetkisiz olduğunu gözetmeden, davanın esasına girip davacı ve karşılık davalının kabul beyanına dayanarak tapunun iptali ile tescile karar vermesi doğru olmadığından Adalet Bakanlığının gösterdiği lüzum üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteğinin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün, HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak üzere, kanun yararına BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Resmî Gazete’de yayımlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 29.1.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
—— • ——
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinden :|
Esas No |
: 2001/284 |
|
Karar No |
: 2001/465 |
|
Mahkemesi |
: Karamürsel Asliye Hukuk |
|
Tarihi |
: 5.4.2000 |
|
Nosu |
: 2000/176-2000/169 |
|
Davacı |
: Nihat Kazi |
|
Davalı |
: Ayhan Karaman vd. |
|
Üçüncü Kişi |
: |
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine, davalılar vekili tarafından davacı aleyhine 24.3.2000 gününde verilen dilekçeler ile taşınmazın haricen satış bedelinin tahsili, karşılık davada, tapu iptali ve karşı davacılar adına eşit hisseler ile tapuya tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; Alacak tahsili davasının feragat nedeniyle reddine, tapu iptali ve tescili istemine ilişkin karşılık davanın kabulüne dair verilen 5.4.2000 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 9.1.2001 gün ve 167309 sayılı tebliğnamesi ile HUMK’nun 427/6 maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, Bursa ili, Yıldırım ilçesi, 141 sayılı parselde tarla cinsi ile adına kayıtlı taşınmazını harici satış senediyle davalılara satıp teslim ettiği halde, satış bedelinin ödenmediğinden söz ederek Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesinde bedelin tahsili için dava açmış; davalılar vekili tarafından verilen esasa cevap dilekçesiyle birlikte açılan karşılık davada ise davacının dayandığı harici satış senedine göre taşınmazın tapudan kendilerine devredilmesi gerektiği halde ferağın verilmediğinden bahisle iptal ve müştereken adlarına tescilini istemişlerdir.
Mahkemece; Bursa İlinde bulunan taşınmazla ilgili olarak Karamürsel’de açılan bu karşılık davanın, davacı ve karşılık davalısının mahkemedeki kabul beyanına dayanılarak, kabulüne karar verilip tapusunun iptali ile karşılık davacı adına tesciline ilişkin hüküm kurulmuştur.
HUMK’nun 13. maddesine göre, taşınmaz mülkiyetine ilişkin davaların gayrimenkulün bulunduğu yer mahkemesinde açılması gerekir. Bu kamu düzeni ile ilgili kesin yetki kuralıdır, Re’sen gözetilmesi icap eder ve davanın her aşamasında dikkate alınmalıdır.
Hakim Kanunları resen uygulamakla yükümlü olup, HUMK. 76. maddesini ihlal eden hallerde, tarafların kabul beyanlarının hukuki sonuç doğurmayacağını dikkate alarak mahkemenin kamu düzenine ilişkin HUMK.nun 13. maddesi gereğince yetkisiz olduğunu gözetmeden, davanın esasına girip davacı ve karşılık davalının kabul beyanına dayanarak tapunun iptali ile tescile karar vermesi doğru olmadığından Adalet Bakanlığının gösterdiği lüzum üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteğinin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün, HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak üzere, kanun yararına BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Resmî Gazete’de yayımlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 29.1.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
—— • ——
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinden :|
Esas No |
: 2001/285 |
|
Karar No |
: 2001/466 |
|
Mahkemesi |
: Karamürsel Asliye Hukuk |
|
Tarihi |
: 5.4.2000 |
|
Nosu |
: 2000/193-2000/185 |
|
Davacı |
: Ülker Aktaş |
|
Davalı |
: İbrahim Kocatepe vd. |
|
Üçüncü Kişi |
: |
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine, davalılar vekili tarafından davacı aleyhine 24.3.2000 gününde verilen dilekçeler ile taşınmazın haricen satış bedelinin tahsili, karşılık davada, tapu iptali ve karşı davacılar adına eşit hisseler ile tapuya tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; Alacak tahsili davasının feragat nedeniyle reddine, tapu iptali ve tescili istemine ilişkin karşılık davanın kabulüne dair verilen 5.4.2000 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 9.1.2001 gün ve 167310 sayılı tebliğnamesi ile HUMK’nun 427/6 maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, Bursa ili, Osmangazi ilçesinde bulunan 1798 sayılı parselde tarla cinsi ile adına kayıtlı taşınmazını harici satış senediyle davalılara satıp teslim ettiği halde, satış bedelinin ödenmediğinden söz ederek Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesinde bedelin tahsili için dava açmış; davalılar vekili tarafından verilen esasa cevap dilekçesiyle birlikte açılan karşılık davada ise davacının dayandığı harici satış senedine göre taşınmazın tapudan kendilerine devredilmesi gerektiği halde ferağın verilmediğinden bahisle iptal ve müştereken adlarına tescilini istemişlerdir.
Mahkemece; Bursa İlinde bulunan taşınmazla ilgili olarak Karamürsel’de açılan bu karşılık davanın, davacı ve karşılık davalısının mahkemedeki kabul beyanına dayanılarak, kabulüne karar verilip tapusunun iptali ile karşılık davacı adına tesciline ilişkin hüküm kurulmuştur.
HUMK’nun 13. maddesine göre, taşınmaz mülkiyetine ilişkin davaların gayrimenkulün bulunduğu yer mahkemesinde açılması gerekir. Bu kamu düzeni ile ilgili kesin yetki kuralıdır. Re’sen gözetilmesi icap eder ve davanın her aşamasında dikkate alınmalıdır.
Hakim Kanunları resen uygulamakla yükümlü olup, HUMK. 76. maddesini ihlal eden hallerde, tarafların kabul beyanlarının hukuki sonuç doğurmayacağını dikkate alarak mahkemenin kamu düzenine ilişkin HUMK.nun 13. maddesi gereğince yetkisiz olduğunu gözetmeden, davanın esasına girip davacı ve karşılık davalının kabul beyanına dayanarak tapunun iptali ile tescile karar vermesi doğru olmadığından, Adalet Bakanlığının gösterdiği lüzum üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteğinin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün, HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak üzere, kanun yararına BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Resmî Gazete’de yayımlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 29.1.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
—— • ——
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinden :|
Esas No |
: 2001/286 |
|
Karar No |
: 2001/467 |
|
Mahkemesi |
: Karamürsel Asliye Hukuk |
|
Tarihi |
: 5.4.2000 |
|
Nosu |
: 2000/197-2000/189 |
|
Davacı |
: Ali Osman Külçe |
|
Davalı |
: Necati Köse vd. |
|
Üçüncü Kişi |
: |
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine, davalılar vekili tarafından davacı aleyhine 24.3.2000 gününde verilen dilekçeler ile taşınmazın haricen satış bedelinin tahsili, karşılık davada, tapu iptali ve karşı davacılar adına eşit hisseler ile tapuya tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; Alacak tahsili davasının feragat nedeniyle reddine, tapu iptali ve tescili istemine ilişkin karşılık davanın kabulüne dair verilen 5.4.2000 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 9.1.2001 gün ve 167305 sayılı tebliğnamesi ile HUMK’nun 427/6 maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, Bursa ili, Osmangazi ilçesinde bulunan 2152 sayılı parselde tarla cinsi ile adına kayıtlı taşınmazını harici satış senediyle davalılara satıp teslim ettiği halde, satış bedelinin ödenmediğinden söz ederek Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesinde bedelin tahsili için dava açmış; davalılar vekili tarafından verilen esasa cevap dilekçesiyle birlikte açılan karşılık davada ise davacının dayandığı harici satış senedine göre taşınmazın tapudan kendilerine devredilmesi gerektiği halde ferağın verilmediğinden bahisle iptal ve müştereken adlarına tescilini istemişlerdir.
Mahkemece; Bursa İlinde bulunan taşınmazla ilgili olarak Karamürsel’de açılan bu karşılık davanın, davacı ve karşılık davalısının mahkemedeki kabul beyanına dayanılarak, kabulüne karar verilip tapusunun iptali ile karşılık davacı adına tesciline ilişkin hüküm kurulmuştur.
HUMK’nun 13. maddesine göre, taşınmaz mülkiyetine ilişkin davaların gayrimenkulün bulunduğu yer mahkemesinde açılması gerekir. Bu kamu düzeni ile ilgili kesin yetki kuralıdır. Re’sen gözetilmesi icap eder ve davanın her aşamasında dikkate alınmalıdır.
Hakim Kanunları resen uygulamakla yükümlü olup, HUMK. 76. maddesini ihlal eden hallerde, tarafların kabul beyanlarının hukuki sonuç doğurmayacağını dikkate alarak mahkemenin kamu düzenine ilişkin HUMK.nun 13. maddesi gereğince yetkisiz olduğunu gözetmeden, davanın esasına girip davacı ve karşılık davalının kabul beyanına dayanarak tapunun iptali ile tescile karar vermesi doğru olmadığından Adalet Bakanlığının gösterdiği lüzum üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteğinin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün, HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak üzere, kanun yararına BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Resmî Gazete’de yayımlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 29.1.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
—— • ——
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinden :
|
Esas No |
: 2001/288 |
|
Karar No |
: 2001/468 |
|
Mahkemesi |
: Karamürsel Asliye Hukuk |
|
Tarihi |
: 5.4.2000 |
|
Nosu |
: 2000/182-2000/175 |
|
Davacı |
: Mehmet Turan |
|
Davalı |
: Feyzullah Öztürk vd. |
|
Üçüncü Kişi |
: |
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine, davalılar vekili tarafından davacı aleyhine 24.3.2000 gününde verilen dilekçeler ile taşınmazın haricen satış bedelinin tahsili, karşılık davada, tapu iptali ve karşı davacılar adına eşit hisseler ile tapuya tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; Alacak tahsili davasının feragat nedeniyle reddine, tapu iptali ve tescili istemine ilişkin karşılık davanın kabulüne dair verilen 5.4.2000 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 9.1.2001 gün ve 167307 sayılı tebliğnamesi ile HUMK’nun 427/6 maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, Bursa ili, Yıldırım ilçesi, Cumalıkızık köyünde bulunan 1499 sayılı parselde tarla cinsi ile adına kayıtlı taşınmazını harici satış senediyle davalılara satıp teslim ettiği halde, satış bedelinin ödenmediğinden söz ederek Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesinde bedelin tahsili için dava açmış; davalılar vekili tarafından verilen esasa cevap dilekçesiyle birlikte açılan karşılık davada ise, davacının dayandığı harici satış senedine göre taşınmazın tapudan kendilerine devredilmesi gerektiği halde ferağın verilmediğinden bahisle iptal ve müştereken adlarına tescilini istemişlerdir.
Mahkemece; Bursa İlinde bulunan taşınmazla ilgili olarak Karamürsel’de açılan bu karşılık davanın, davacı ve karşılık davalısının mahkemedeki kabul beyanına dayanılarak, kabulüne karar verilip tapusunun iptali ile karşılık davacı adına tesciline ilişkin hüküm kurulmuştur.
HUMK’nun 13. maddesine göre, taşınmaz mülkiyetine ilişkin davaların gayrimenkulün bulunduğu yer mahkemesinde açılması gerekir. Bu kamu düzeni ile ilgili kesin yetki kuralıdır. Re’sen gözetilmesi icap eder ve davanın her aşamasında dikkate alınmalıdır.
Hakim Kanunları resen uygulamakla yükümlü olup, HUMK. 76. maddesini ihlal eden hallerde, tarafların kabul beyanlarının hukuki sonuç doğurmayacağını dikkate alarak mahkemenin kamu düzenine ilişkin HUMK.nun 13. maddesi gereğince yetkisiz olduğunu gözetmeden, davanın esasına girip davacı ve karşılık davalının kabul beyanına dayanarak tapunun iptali ile tescile karar vermesi doğru olmadığından Adalet Bakanlığının gösterdiği lüzum üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteğinin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün, HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak üzere, kanun yararına BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Resmî Gazete’de yayımlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 29.1.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Sayfa Başı