YARGI BÖLÜMÜ · Yargı Kararı
Yargıtay 2. ve 14. Hukuk Dairelerine Ait 7 Adet KARAR
Metin
|
Esas No |
: 2000/16403 |
|
Karar No |
: 2001/1852 |
|
İncelenen Kararın |
|
|
Mahkemesi |
: Ankara 20. A.H. |
|
Tarihi |
: 27.2.1998 |
|
Numarası |
: 1997/723-1998/172 |
|
Davacı |
: Utku Karabağ Adına Velayeten Hüseyin (Ali Hüseyin) Karabağ |
|
Davalı |
: Nüfus Müdürlüğü |
|
Dava Türü |
: İsim Tashihi |
|
Temyiz Eden |
: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı |
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı vekilinin 5.11.1997 tarihli dava dilekçesi ile müvekkilinin velayeti altındaki oğlu Utku’nun nüfus kütüğünde Hüseyin olan baba adının Ali Hüseyin, Aysel olan ana adının da Ayşe Aysun olarak düzeltilmesini istediği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dava nüfus sicilinin düzeltilmesine ilişkin olup, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 73. maddesi uyarınca sonuçta hukuku etkilenecek olanlara tevcihi zorunludur.
Mahkemece, ana olduğu iddia edilen ve dosya içindeki nüfus kaydından hayatta olduğu anlaşılan Ayşe Aysun’un davaya dahil edilmesi gerekirken eksik hasımla hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere ve istekle sınırlı olarak BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 5.2.2001
—— • ——
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden :|
Esas No |
: 2001/793 |
|
Karar No |
: 2001/2454 |
|
İncelenen Kararın |
|
|
Mahkemesi |
: Bozyazı A.H. |
|
Tarihi |
: 15.2.1999 |
|
Numarası |
: 1999/13-1999/12 |
|
Davacı-Davalı |
: Güngör Bayar |
|
Davalı-Davalı |
: Songül Bayar |
|
Dava Türü |
: Karşılıklı Boşanma |
|
Temyiz Eden |
: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı |
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Medeni Kanunun 134/3 maddesi hükmüne göre "Evlilik en az bir yıl sürmüşse, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu halde boşanma kararı verilebilmesi için, hakimin bizzat tarafları dinleyerek iradelerin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hakim tarafların ve çocukların menfaatlerini nazara alarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü halinde boşanmaya hükmolunur. Bu halde 150. maddenin (3) numaralı bendi hükmü uygulanamaz."
Mahkemece, taraflar bizzat dinlenilmeden, taraf vekillerinin beyan ve kabullerine dayalı olarak hüküm kurulmuş olup, Medeni Kanunun 134/3. maddesi şartları oluşmadan, tarafların delilleri sorulmadan ve gösterilen deliller getirtilip, tanıkları dinlenmeden olayların varlığının kabulü sonucu boşanmaya karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 15.2.2001
—— • ——
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinden :|
Esas No |
: 2001/279 |
|
Karar No |
: 2001/441 |
|
Mahkemesi |
: Taraklı Asliye Hukuk |
|
Tarihi |
: 29.6.1999 |
|
Nosu |
: 1999/29-1999/22 |
|
Davacı |
: İrfan Ertürk |
|
Davalı |
: Tapu Sicil Müdürlüğü |
|
Üçüncü Kişi |
: |
Davacı tarafından, davalı aleyhine 17.6.1999 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.6.1999 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 8.1.2001 gün ve H-168851 sayılı tebliğnamesi ile HUMK.’nun 427/6. maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı İrfan Ertürk’ün 17.6.1999 tarihli dava dilekçesiyle, davalı Tapu Sicil Müdürlüğü aleyhine açtığı dava ile Taraklı ilçesinde bulunan 624-1443-2278-2508-2533 parsel nolu taşınmazların tapu kayıt malikleri, murisleri, Nuri ve Seher Ertürk’ün, baba adlarının nüfus kayıtlarına uygun olarak düzeltilmesini istediği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dava, Medeni Kanunun 935. maddesine göre açılan tapuda isim tashihi istemine ilişkindir. Dosyada bulunan veraset ilamından da anlaşılacağı üzere muris Seher Ertürk 7.11.1975 tarihinde ölmüş olup, davacı İrfan Ertürk’ten başka mirasçıları da mevcuttur. Ölüm tarihi itibarıyla terekenin iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi olması nedeniyle Medeni Kanunun 581. maddesi gereğince, bütün mirasçıların tereke mallarında iştirak halinde malik bulundukları kanun hükmü gereğidir. Bir davada tarafların taraf ehliyetine sahip olmaları, dava şartlarındandır ve bu yön yargılamanın her safhasında mahkemece kendiliğinden (re’sen) nazara alınır.
Bu nedenle; davada, Medeni Kanunun 581. maddesi gereğince bütün mirasçıların birlikte dava açmaları (mecburi dava arkadaşlığı) veya açılan davaya muvafakat etmeleri (icazet vermeleri) ya da terekeye temsilci tayini suretiyle davaya devamla oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, murisin başka mirasçıları da olduğu halde, sadece davacının temsili suretiyle açılan davanın dinlenme olanağı yok iken davaya bakılarak hüküm verilmiş olması bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemli temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.’nun 427/6. maddesi gereğince hukuki sonuçları saklı kalmak üzere, kanun yararına BOZULMASINA, bozma kararının bir örneğinin Resmî Gazete’de yayınlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 29.1.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
—— • ——
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinden :|
Esas No |
: 2001/280 |
|
Karar No |
: 2001/442 |
|
Mahkemesi |
: Taraklı Asliye Hukuk |
|
Tarihi |
: 29.3.2000 |
|
Nosu |
: 2000/11-2000/6 |
|
Davacı |
: Feride Esen |
|
Davalı |
: Tapu Sicil Müdürlüğü |
|
Üçüncü Kişi |
: |
Davacı tarafından, davalı aleyhine 24.2.2000 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.3.2000 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 8.1.2001 gün ve 168850 sayılı tebliğnamesi ile HUMK.’nun 427/6. maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı Feride Esen’in 24.2.2000 tarihli dava dilekçesiyle davalı Tapu Sicil Müdürlüğü aleyhine açtığı dava ile, Taraklı ilçesinde bulunan, 114 ve 2269 parsel nolu taşınmazların, tapu kayıt maliki murisi Ayşe Özdenmezoğlu’nun tapuda Özdenmez olan soyadının nüfus kaydına uygun olarak Özdenmezoğlu olarak düzeltilmesini istediği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dava, Medeni Kanunun 935. maddesine göre açılan tapuda isim tashihi istemine ilişkindir. Dosyada bulunan veraset ilamından da anlaşılacağı üzere muris Ayşe Özdenmezoğlu 27.9.1991 tarihinde ölmüş olup, davacı Feride Esen’den başka mirasçıları da mevcuttur. Ölüm tarihi itibarıyla terekenin iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi olması nedeniyle Medeni Kanunun 581. maddesi gereğince, bütün mirasçıların tereke mallarında iştirak halinde malik bulundukları kanun hükmü gereğidir. Bir davada tarafların taraf ehliyetine sahip olmaları, dava şartlarındandır ve bu yön yargılamanın her safhasında mahkemece kendiliğinden (re’sen) nazara alınır.
Bu nedenle; davada, Medeni Kanunun 581. maddesi gereğince bütün mirasçıların birlikte dava açmaları (mecburi dava arkadaşlığı) veya açılan davaya muvafakat etmeleri (icazet vermeleri) ya da terekeye temsilci tayini suretiyle davaya devamla oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, murisin başka mirasçıları da olduğu halde, sadece davacının temsili suretiyle açılan davanın dinlenme olanağı yok iken davaya bakılarak hüküm verilmiş olması bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemli temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.’nun 427/6. maddesi gereğince hukuki sonuçları saklı kalmak üzere, kanun yararına BOZULMASINA, bozma kararının bir örneğinin Resmî Gazete’de yayınlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 29.1.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
—— • ——
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinden :|
Esas No |
: 2001/281 |
|
Karar No |
: 2001/443 |
|
Mahkemesi |
: Yahyalı Asliye Hukuk |
|
Tarihi |
: 8.12.1998 |
|
Nosu |
: 1998/139-1998/149 |
|
Davacı |
: Ali Özer |
|
Davalı |
: Tapu Sicil Müdürlüğü |
|
Üçüncü Kişi |
: |
Davacı tarafından, davalı aleyhine 19.8.1998 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 8.12.1998 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 8.1.2001 gün ve 168849 sayılı tebliğnamesi ile HUMK.’nun 427/6. maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı Ali Özer 19.8.1998 tarihli dava dilekçesiyle davalı Tapu Sicil Müdürlüğü aleyhine açtığı davada, Yahyalı ilçesinde bulunan 1026 ve 314 parsel nolu taşınmazların tapu kayıt maliki murisi annesi Refika Özer’in tapu kaydında Refiye olan adının, nüfus kaydına uygun biçimde Refika olarak düzeltilmesini istediği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dava, Medeni Kanunun 935. maddesine göre açılan tapuda isim tashihi istemine ilişkindir. Dosyada bulunan veraset ilamından da anlaşılacağı üzere muris Refika Özer 7.9.1978 tarihinde ölmüş olup, davacı Ali Özer’den başka mirasçıları da mevcuttur. Ölüm tarihi itibarıyla terekenin iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi olması nedeniyle Medeni Kanunun 581. maddesi gereğince, bütün mirasçıların tereke mallarında iştirak halinde malik bulundukları kanun hükmü gereğidir. Bir davada tarafların taraf ehliyetine sahip olmaları, dava şartlarındandır ve bu yön yargılamanın her safhasında mahkemece kendiliğinden (re’sen) nazara alınır.
Bu nedenle; davada, Medeni Kanunun 581. maddesi gereğince bütün mirasçıların birlikte dava açmaları (mecburi dava arkadaşlığı) veya açılan davaya muvafakat etmeleri (icazet vermeleri) ya da terekeye temsilci tayini suretiyle davaya devamla oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, murisin başka mirasçıları da olduğu halde, sadece davacının temsili suretiyle açılan davanın dinlenme olanağı yok iken davaya bakılarak hüküm verilmiş olması bozma nedenidir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemli temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.’nun 427/6. maddesi gereğince hukuki sonuçları saklı kalmak üzere, kanun yararına BOZULMASINA, bozma kararının bir örneğinin Resmî Gazete’de yayınlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 29.1.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
—— • ——
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinden :
|
Esas No |
: 2001/282 |
|
Karar No |
: 2001/444 |
|
Mahkemesi |
: Yahyalı Asliye Hukuk |
|
Tarihi |
: 8.12.1998 |
|
Nosu |
: 1998/125-1998/152 |
|
Davacı |
: Ali Turaç |
|
Davalı |
: Tapu Sicil Müdürlüğü |
|
Üçüncü Kişi |
: |
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 4.8.1998 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 8.12.1998 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 9.1.2001 gün ve 168846 sayılı tebliğnamesi ile HUMK.’nun 427/6 maddesi gereğince "kanun yararına" bozulması istenilmiş olmakla, dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı Ali Turaç vekili 4.8.1998 tarihli dava dilekçesiyle, davalı Tapu Sicil Müdürlüğü aleyhine açtığı dava ile, Yahyalı ilçesinde bulunan 27 parsel nolu taşınmazın tapu kayıt maliki murisi babası Hacı Turaç’ın tapu kaydında "Hayalat" olarak yazılı bulunan soyadının nüfus kaydına uygun olarak "Turaç" olarak düzeltilmesini istediği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dava, Medeni Kanunun 935. maddesine göre açılan tapuda isim tashihi istemine ilişkindir. Dosyada bulunan veraset ilamından da anlaşılacağı üzere muris Hacı Turaç 17.3.1986 tarihinde ölmüş olup, davacı Ali Turaç’tan başka mirasçıları da mevcuttur. Ölüm tarihi itibarıyla terekenin iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi olması nedeniyle Medeni Kanunun 581. maddesi gereğince, bütün mirasçıların tereke mallarında iştirak halinde malik bulundukları kanun hükmü gereğidir. Bir davada tarafların taraf ehliyetine sahip olmaları, dava şartlarındandır ve bu yön yargılamanın her safhasında mahkemece kendiliğinden (re’sen) nazara alınır.
Bu nedenle; davada, Medeni Kanunun 581. maddesi gereğince bütün mirasçıların birlikte dava açmaları (mecburi dava arkadaşlığı) veya açılan davaya muvafakat etmeleri (icazet vermeleri) ya da terekeye temsilci tayini suretiyle davaya devamla oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, murisin başka mirasçıları da olduğu halde, sadece davacının temsili suretiyle açılan davanın dinlenme olanağı yok iken davaya bakılarak hüküm verilmiş olması bozma nedenidir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemli temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.’nun 427/6. maddesi gereğince hukuki sonuçları saklı kalmak üzere, kanun yararına BOZULMASINA, bozma kararının bir örneğinin Resmî Gazete’de yayınlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 29.1.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
—— • ——
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinden :|
Esas No |
: 2001/287 |
|
Karar No |
: 2001/445 |
|
Mahkemesi |
: Taraklı Asliye Hukuk |
|
Tarihi |
: 14.7.1999 |
|
Nosu |
: 1999/30-1999/26 |
|
Davacı |
: Seniye Keçeci |
|
Davalı |
: Tapu Sicil Müdürlüğü |
|
Üçüncü Kişi |
: |
Davacı tarafından, davalı aleyhine 1.7.1999 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.7.1999 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 8.1.2001 gün ve 168847 sayılı tebliğnamesiyle HUMK.’nun 427/6. maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla, dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı Seniye Keçeci’nin 1.7.1999 tarihli dava dilekçesiyle davalı Tapu Sicil Müdürlüğü aleyhine açtığı davada Taraklı ilçesinde bulunan 196-572-1027-1368-2035 ve 2772 parsel sayılı taşınmazlarda tapu kayıt maliki miras bırakan annesi Hatice Çevik’in tapu kayıtlarında "Ali" olarak yazılı bulunan baba adının nüfus kaydına uygun olarak "Ali Molla" olarak düzeltilmesini istediği, Mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dava, Medeni Kanunun 935. maddesine göre açılan tapuda isim tashihi istemine ilişkindir. Dosyada bulunan veraset ilamından da anlaşılacağı üzere muris Hatice Çevik 22.2.1995 tarihinde ölmüş olup, davacı Seniye Çevik "Keçeci" den başka mirasçıları da mevcuttur. Ölüm tarihi itibarıyla terekenin iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi olması nedeniyle Medeni Kanunun 581. maddesi gereğince, bütün mirasçıların tereke mallarında iştirak halinde malik bulundukları kanun hükmü gereğidir. Bir davada tarafların taraf ehliyetine sahip olmaları, dava şartlarındandır ve bu yön yargılamanın her safhasında mahkemece kendiliğinden (re’sen) nazara alınır.
Bu nedenle; davada, Medeni Kanunun 581. maddesi gereğince bütün mirasçıların birlikte dava açmaları (mecburi dava arkadaşlığı) veya açılan davaya muvafakat etmeleri (icazet vermeleri) ya da terekeye temsilci tayini suretiyle davaya devamla oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, murisin başka mirasçıları da olduğu halde, sadece davacının temsili suretiyle açılan davanın dinlenme olanağı yok iken davaya bakılarak hüküm verilmiş olması bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemli temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.’nun 427/6. maddesi gereğince hukuki sonuçları saklı kalmak üzere, kanun yararına BOZULMASINA, bozma kararının bir örneğinin Resmî Gazete’de yayınlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 29.1.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Sayfa Başı