YARGI BÖLÜMÜ · Yargı Kararı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesine Ait 4 Adet Karar
Metin
Esas No : 2000/14684
Karar No : 2001/4
İncelenen Kararın
Mahkemesi : Sulusaray A.H.
Tarihi : 25/4/2000
Numarası : 2000/15-20
Davacı : İsmail Öner
Davalı : Hasımsız
Dava Türü : Yabancı Mahkeme Kararının Tanınması
Temyiz Eden : YargıtayCumhuriyet Başsavcılığı
Davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması AdaletBakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı İsmail Öner’in 4/4/2000 tarihli dava dilekçesi ile Fünfhaus Mahalli Mahkemesince verilen 12/10/1992 gün ve 2C.150/92y-10 sayılı kararın tanınmasını istediği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Tanıma talebinin incelenmesi ve karara bağlanması tenfiz davalarındaki usul ve esasa tabidir. (MÖHUK.Mad.42/111) Bu itibarla, 2675 sayılı Kanunun 36. maddesi uyarınca diğer eşe husumet yöneltilmesi, tanıma talebini içeren dilekçenin Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 39./1. maddesi hükümlerine uygun olarak duruşma günü ile birlikte karşı tarafa tebliğ edilmesi, duruşma gününde de basit yargılama usulü hükümlerine göre incelenerek karara bağlanması gerekmektedir.
Mahkemece, hasımsız olarak açılan davanın, taraf teşkili yapılmaksızın, karşı tarafa savunma imkanı verilmeden kabulü usul ve yasa hükümlerine aykırı bulunmuştur.
SONUÇ : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 8/1/2001
—— • ——
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden :Esas No : 2000/14454
Karar No : 2001/11
İncelenen Kararın
Mahkemesi : Kemalpaşa A.H.
Tarihi : 23/9/1998
Numarası : 1998/160-357
Davacı : Fatma Kaya
Davalı : Zafer Kaya
Dava Türü : Boşanma
Temyiz Eden : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı Fatma Kaya vekili marifetiyle, davalı Zafer Kaya aleyhine açtığı boşanma davasının, mahkemece tarafların beyanı doğrultusunda kabul edildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Medeni Kanunun 134/3. maddesi hükmüne göre “Evlilik en az bir yıl sürmüşse, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu halde boşanma kararı verilebilmesi için hakimin bizzat tarafları dinleyerek iradelerin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hakim tarafların ve çocukların menfaatlerini nazara alarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü halinde boşanmaya hükmolunur. Bu halde 150. maddenin 3 numaralı bendi hükmü uygulanmaz.
Mahkemece davacı ile davalı vekilinin beyan ve kabullerine dayanılarak hüküm kurulmuş ise de davalı asil dinlenilmeksizin, davacının dinlenilmesi ile yetinilmiştir.
Medeni Kanunun 134/3. maddesi şartları oluşmadan tarafların delilleri sorulmadan ve gösterilen deliller getirtilip, tanıkları dinlenmeden olayların varlığının kabulü ve sonucu boşanmaya karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
SONUÇ : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 8/1/2001
—— • ——
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden :Esas No : 2000/14455
Karar No : 2001/12
İncelenen Kararın
Mahkemesi : Mersin 3.A.H.
Tarihi : 15/12/1999
Numarası : 1999/788-1064
Davacı : Ali Rıza Karakaya
Davalı : Nejla Karakaya
Dava Türü : Boşanma
Temyiz Eden : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Medeni Kanunun 134/3. maddesi hükmüne göre “Evlilik en az bir yıl sürmüşse, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu halde boşanma kararı verilebilmesi için hakimin bizzat tarafları dinleyerek iradelerin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hakim tarafların ve çocukların menfaatlerini nazara alarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü halinde boşanmaya hükmolunur. Bu halde 150. maddenin 3 numaralı bendi hükmü uygulanmaz.
Mahkemece davacı ile davalı vekilinin beyan ve kabullerine dayanılarak hüküm kurulmuş ise de davalı asil dinlenilmeksizin, davacının dinlenilmesi ile yetinilmiştir.
Medeni Kanunun 134/3. maddesi şartları oluşmadan tarafların delilleri sorulmadan ve gösterilen deliller getirtilip, tanıkları dinlenmeden olayların varlığının kabulü ve sonucu boşanmaya karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
SONUÇ : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 8/1/2001
—— • ——
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden :Esas No : 2000/14685
Karar No : 2001/41
İncelenen Kararın
Mahkemesi : Ankara 29.A.H.
Tarihi : 8/9/1999
Numarası : 1999/197-1999/497
Davacı : Selma Selek
Davalı : Sadık Selek
Dava Türü : Boşanma
Temyiz Eden : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Medeni Kanunun 134/3. maddesi hükmüne göre, “Evlilik en az bir yıl sürmüşse, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu halde boşanma kararı verilebilmesi için, hakimin bizzat tarafları dinleyerek iradelerin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hakim, tarafların ve çocukların menfaatlerini nazara alarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü halinde boşanmaya hükmolunur. Bu halde 150. maddesinin (3) numaralı bendi hükmü uygulanmaz.”
Mahkemece, davacı vekili ile davalının beyan ve kabullerine dayanılarak hüküm kurulmuş ise de davalı Sadık Selek dinlenilmeksizin, davacının dinlenilmesi ile yetinilmiştir.
Medeni Kanunun 134/3. maddesi şartları oluşmadan, tarafların delilleri sorulmadan ve gösterilen deliller getirtilip, tanıkları dinlenmeden, olayların varlığının kabulü sonucu boşanmaya karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
SONUÇ : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 8/1/2001